Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ
75
وَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۘ
76
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاق۪ينَۘ
77
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَۘ
78
سَلَامٌ عَلٰى نُوحٍ فِي الْعَالَم۪ينَ
79
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
80
اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ
81
ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ
82
Meal ve Tefsiri
75- Andolsun ki Nuh Bize seslen(ip dua et)mişti. Biz (duaya) ne güzel karşılık veririz! 76- Biz onu ve ehlini o büyük felaketten kurtardık. 77- Geride yalnız onun zürriyetini baki kıldık. 78- Sonra gelenler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık. 79- Âlemler içinde Nûh’a selâm olsun! 80- Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. 81- Gerçekten o, Bizim mü’min kullarımızdandır. 82- Sonra da diğerlerini (kavmini) suda boğduk.
75-82. Yüce Allah, kulu ve rasûlü, rasûllerin ilki Nuh aleyhisselam’ın haberini vermektedir. O, kavmini uzunca bir süre Allah’ın yoluna davet ettiği halde bu daveti, kendisinden kaçıp uzaklaşmalarından başka bir şeylerini artırmadı. O da Rabbine dua ederek şöyle yalvardı:“Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden dönüp dolaşan tek bir kimse bırakma!”(Nuh, 71/26) Yüce Allah da onun duasını kabul etti ve bu kabulden ötürü de zatını överek şöyle buyurdu: “Biz (duaya) ne güzel karşılık veririz!” Dua edenlerin duasını, onların yalvarıp yakarmalarını ne güzel işitiriz ve kabul ederiz! Yüce Allah, duasını tıpkı istediği şekilde kabul etti. Kendisini ve aile halkını o büyük felaketten kurtardı, bütün kâfirleri de suda boğdu. Geride sadece onun soyundan gelenler kaldı. O nedenle bütün insanlar Nuh aleyhisselam’ın soyundandır. Yüce Allah, ayrıca Kıyamete kadar devam edecek şekilde onun güzel bir surette övülmesini sağladı. Çünkü Nuh aleyhisselam Yüce Allah’a ihsan üzere ibadet etmiş, insanlara da ihsanda bulunmuş bir kimse idi. Yüce Allah’ın da ihsan sahiplerine uygulayageldiği kanunu şu şekildedir: İhsanlarına uygun olarak onların övgüsünü yaymak. Yüce Allah’ın:“Gerçekten o, Bizim mü’min kullarımızdandır” buyruğu şunu göstermektedir: İman, kulların ulaşabildiği en yüksek mertebedir ve o, dinin bütün şer’î hükümlerini, itikadî esaslarını ve fer’î meselelerini tamamı ile kapsamaktadır. Çünkü Yüce Allah, yarattıklarının en üstün olanlarını iman ile övmüştür.