Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

39 — Zümer Suresi (الزمر) • Ayet 64
قُلْ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَأْمُرُٓونّ۪ٓي اَعْبُدُ اَيُّهَا الْجَاهِلُونَ 64 وَلَقَدْ اُو۫حِيَ اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَئِنْ اَشْرَكْتَ لَيَحْبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ 65 بَلِ اللّٰهَ فَاعْبُدْ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ 66
Meal ve Tefsiri

64- De ki:“Şimdi siz benden Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi istiyorsunuz, ey cahiller?” 65- Andolsun sana da senden öncekilere de şöyle vahyedilmiştir:“Eğer şirk koşarsan bütün amellerin kesinlikle boşa çıkar ve sen mutlaka zarar edenlerden olursun.” 66- “Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol!”

64. Ey Peygamber, sen seni Allah’tan başkasına ibadet etmeye çağıran şu cahillere “de ki: Şimdi siz benden Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi istiyorsunuz, ey cahiller?” Sizin bu isteğinizin kaynağı cahilliğinizdir. Yoksa sizler, Yüce Allah’ın her bakımdan kemâl sıfatlarına sahip olduğunu, bütün nimetleri O’nun ihsan ettiğini, ibadeti hak edenin yalnızca O olduğunu, her bakımdan aciz, fayda veremeyen ve zararı önleyemeyen varlıkların hiçbir şekilde ibadete layık olmadıklarını bilmiş olsaydınız siz benden böyle bir şeyi istemezdiniz. Çünkü Allah’a ortak koşmak, amelleri boşa çıkartır ve her işi ifsad eder. Bu yüzden Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:
65. “Andolsun sana da senden önceki” bütün peygamberlere “de şöyle vahyedilmiştir: “Eğer şirk koşarsan bütün amellerin kesinlikle boşa çıkar.” Burada şirk koşma halinde bütün amellerin boşa çıkacağı ifade edilmektedir. Bütün peygamberlerin bildirdikleri mesajların arasında şirkin bütün amelleri boşa çıkarttığı gerçeği de vardır. Nitekim Yüce Allah, En’âm Sûresi’nde nebi ve rasûllerin pek çoğunu saydıktan sonra haklarında şöyle buyurmaktadır:“Bu, Allah’ın hidâyetidir. O, kullarından kimi dilerse onunla hidâyete erdirir. Eğer onlar dahi şirk koşsalardı, yaptıkları her şey boşa giderdi.”(el-En’âm 6/88)“ve sen mutlaka zarar edenlerden olursun.” Dinini ve âhiretini kaybederdin. Şirk sebebi ile bütün ameller boşa çıkar, azaba ve ibretli cezalara müstehak olunur.
66. Daha sonra:“Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et” buyrulmaktadır. Cahillerin, kendisine şirk koşmayı emrettiklerini ve şirkin ne kadar çirkin ve kötü olduğunu bildirdikten sonra “Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et” buyruğuyla ihlâs emredilmektedir. Yani ibadetini O’na halis kıl ve yalnızca O’na ibadet et, hiçbir şeyi de O’na ortak koşma! “Ve” Allah’a sana ihsan ettiği tevfikinden dolayı “şükredenlerden ol.” Bedenî sıhhat ve afiyet, rızık ve benzeri şeylere nail olmak gibi dünyevi nimetlerden ötürü şükür söz konusu olduğu gibi; ihlâs ve takvâ muvaffakiyeti gibi dinî nimetler dolayısı ile de Yüce Allah’a şükredilir ve bundan dolayı O’na hamd-ü senada bulunulur. Hatta asıl nimet, din nimetlerdir. Bunların Allah tarafından geldiğini düşünmek ve bundan dolayı Allah’a şükretmek, birtakım amellerde bulunan pek çok kimsenin cahillikleri sebebi ile karşı karşıya kaldıkları ucb (kendini ve amelini beğenme) afetinden esenlikte kalmaya vesildir. Çünkü kul, durumu gerçek mahiyeti ile bilecek olursa, daha çok şükretmesini gerektiren ilâhî bir nimet dolayısı ile ucba kapılarak kendisini ve amelini beğenmeye kalkışmaz.