Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

41 — Fussilet Suresi (فصلت) • Ayet 33
وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلاً مِمَّنْ دَعَٓا اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحاً وَقَالَ اِنَّن۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ 33
Meal ve Tefsiri

33- Allah’a davet eden, salih amel işleyen ve:“Şüphesiz ben müslümanlardanım” diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?

33. Bu, bilinen bir hususu vurgulamak kasdı taşıyan olumsuz anlamında bir sorudur. Yani “Allah’a davet eden... kimseden” söz, yol ve davranış itibari ile “daha güzel” hiç kimse yoktur, olamaz, demektir. Allah'a davet; cahillere öğretmek, gafil ve yüz çevirenlere öğüt vermek, batıl peşinde olanlarla mücadele etmektir ki bu da bütün türleri ile Allah’a ibadeti emir ve teşvik etmek, mümkün olduğunca bunun güzelliğini ortaya koymak, Allah’ın yasakladıklarından alıkoymak ve terk edilmesini sağlayacak her bir yolla o yasakların çirkin olduklarını göstermekle olur. Özellikle İslam dinine davet edip onun güzelliklerini ortaya koymak, bu dinin düşmanları ile en güzel yolla mücadele etmek, onun zıddı olan küfür ve şirki engellemek, iyiliği emredip kötülüketen alıkoymak Allah'a davete dahildir. Allah’ın kullarına olan nimetlerini etraflı bir şekilde hatırlatmak, cömertliğinin genişliğini ve rahmetinin kemalini dile getirmek, kemal sıfatlarını, celâl ve azametinin niteliklerini anlatmak suretiyle Allah’ı kullarına sevdirmek de Allah’a davetin kapsamı içerisindedir. İlim ve hidâyeti Allah’ın Kitabından, Rasûlünün sünnetinden almaya yönlendirmek ve buna, bunu gerçekleştiren her bir yol ile teşvikte bulunmak da Allah’a davetin kapsamı içerisindedir. Üstün ahlâkî değerlere, bütün insanlara iyilik yapmaya, kötülük yapana iyilikle karşılık vermeye teşvik etmek, akrabalık bağlarını gözetmeyi, anne-babaya iyilikte bulunmayı emretmek de bunun kapsamına girer. Bütün insanlara, belli toplantı zamanlarında, çeşitli arızî hallerde ve musibet anında duruma uygun şekilde öğüt vermek de böyledir. Bunlara benzer olup tek tek sayılması mümkün olmayan bütün hayırlara daveti ve tüm şerlerden korkutup sakındırmayı içeren bütün yollar, Allah’a davetin kapsamı içerisindedir. Daha sonra Yüce Allah, “salih amel işleyen” buyurmaktadır. Yani o, insanları Allah’a davet etmekle birlikte, bizzat kendisi de Rabbini razı eden, salih amel işlemek sureti ile Allah’ın emirlerini uygulamaya gayret eden biridir. “Şüphesiz ben müslümanlardanım” yani Allah’ın emrine boyun eğen ve O’nun yolunda yürüyenlerdenim “diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?” İşte bu mertebe, tamamıyla hem kendilerini mükemmelleştirmek için hem de başkalarını mükemmelleştirmek için çalışan sıddîkların mertebesidir. Böyleleri tam anlamı ile peygamberlerin mirasçısıdır. Diğer taraftan insanlar arasında en kötü sözlü kişi fde sapıklığa davet eden ve sapıklık yollarını izleyen kişilerdir. Bu birbirinden farklı, biri yükseğin de yükseğinde, diğeri ise aşağıların en aşağısında bulunan bu iki ayrı mertebe arasında, Yüce Allah’tan başkasının bilemediği pek çok mertebeler vardır ve bu mertebelerin hepsini de izleyen pek çok insanlar bulunmaktadır:“Herkesin işlediklerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların işlediklerinden habersiz değildir.”(el-En’âm, 6/132)