Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪ـلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ
16
وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِۚ فَمَا اخْتَلَفُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۙ بَغْياً بَيْنَهُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ
17
Meal ve Tefsiri
16- Andolsun Biz İsrailoğulları’na Kitabı, hükmü ve peygamberliği vermiş, onları hoş ve temiz şeylerle rızıklandırmış ve onları âlemlere üstün kılmıştık. 17- Onlara din hususunda apaçık deliller verdik. Onlar, ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki haset yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, anlaşmazlığa düştükleri hususlar hakkında Kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
16. Yani Biz, İsrailoğulları’na başka insanlar hakkında söz konusu olmayan nimetler ihsan etmiştik. Onlara Kitabı yani Tevrat’ı ve İncil’i, insanlar arasında hüküm ve idareyi ve kendisi ile diğer insanlardan ayrıcalıklı kılındıkları nübüvveti/peygamberliği verdik. Nitekim İbrahim aleyhisselam’ın soyundan gelen peygamberlerin büyük çoğunluğu İsrailoğullarındandır. “Onları” yiyecek, içecek ve giyecek türünden, bir de üzerlerine men ve selvâyı indirmek sureti ile “hoş ve temiz şeylerle rızıklandırmış ve onları âlemlere” yani bu nimetler ile insanlara “üstün kılmıştık.” Genellik ifade eden “alemlere” lafzının kapsamından, bu ümmet (Muhammed ümmeti) müstesnâdır. Çünkü bu ümmet, bütün insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmettir. Ayrıca ifadelerin akışı/siyâk da maksadın, bu ümmetin dışındakiler olduğunu göstermektedir. Çünkü Yüce Allah, bize İsrailoğularına vermiş olduğu lütufları ve onları kendileri ile başkalarından ayrıcalıklı kılmış olduğu hususları anlatmaktadır. Aynı şekilde İsrailoğullarının üstünlüğünü sağlayan Kitap, insanlar arasında hükmetme, nübüvvet ve buna benzer vasıfların tümü, bu ümmet için de söz konusudur. Ayrıca bu ümmet, fazladan pek çok fazilet ve üstünlüklere de sahiptir. İsrailoğullarının şeriati de bu ümmetin şeriatinin sadece bir parçasıdır. Diğer taraftan bu Kitap (Kur’ân-ı Kerîm) kendisinden önceki diğer kitaplar üzerinde hakim konumundadır. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de bütün peygamberleri tasdik etmiştir.
17. “Onlara” İsrailoğullarına “din hususunda” Yüce Allah’ın kendilerine ulaştırdığı takdiri emri gereğince; hakkı batıldan ayırt eden “apaçık deliller verdi.” Bu apaçık deliller, Mûsâ aleyhisselam tarafından kendilerine gösterilen mucizelerdir. Bunlar, Yüce Allah’ın İsrailoğullarına ihsan etmiş olduğu nimetler olup bu durum, onların bu nimetlerin gereğini en mükemmel şekilde yerine getirmelerini ve Allah’ın kendilerine açıklamış olduğu hakkın etrafında birleşmelerini gerektirmekte idi. Ancak tam aksini yaptılar ve bunca nimete karşı gerekenin aksi davranışları gösterdiler. Etrafında toplanmaları emrolundukları hususlarda ayrılığa düştüler. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onlar ancak kendilerine” ayrılığa düşmemeyi gerektiren “ilim geldikten sonra aralarındaki haset yüzünden anlaşmazlığa düştüler.” Onları anlaşmazlığa iten, birbirlerine karşı duydukları kıskançlıkları ve haksızlıkları olmuştu. “Şüphesiz Rabbin, anlaşmazlığa düştükleri hususlar hakkında Kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.” Haklı ile haksızı ayırt edecek, hevâdan mı başka husustan dolayı mı ihtilâf ve ayrılık çıktığını ortaya koyacaktır.