Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحاً مُب۪يناًۙ
1
لِيَغْفِرَ لَكَ اللّٰهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَاَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَاطاً مُسْتَق۪يماًۙ
2
وَيَنْصُرَكَ اللّٰهُ نَصْراً عَز۪يزاً
3
Meal ve Tefsiri
1- Şüphesiz Biz sana apaçık bir fetih/zafer ihsan ettik. 2- Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın, seni dosdoğru bir yola iletsin; 3- Ve Allah, seni şerefli ve üstün bir zafere ulaştırsın.
(Medine’de inmiştir. 29 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. Burada sözü geçen fetih/zafer, Hudeybiye Sulhüdür. Siret kitaplarında uzunca anlatıldığı üzere Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, umre yapmak üzere Mekke’ye geldiğinde müşriklerin onu umreden alıkoymuştur.[21] Sonunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, onlarla on yıllığına “biribirleri ile savaşmamak ve gelecek yıl umre yapmak üzere, ayrıca isteyenlerin Kureyşliler tarafında isteyenlerin de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tarafında bu antlaşmaya katılabileceği” esasları üzerinde onlarla sulh yaptı. Bunun büyük bir fetih/zafer oluş sebebine gelince bu dönemde insanlar birbirlerine güvenince Allah’ın dinine davet alanı genişledi. Her mü’min nerede olursa olsun, buna imkân buldu. Ayrıca İslâm’ın hakikatini bilmek isteyenler de bunu öğrenme fırsatı buldular. Bu süre zarfında insanlar Allah’ın dinine kitleler halinde girdiler. Bundan dolayı Yüce Allah, buna “fetih/zafer” adını vermiş ve bunun “apaçık bir fetih” vasfına sahip olduğunu dile getirmiştir. Çünkü müşriklerin ülkelerini fethetmekten kasıt, Allah’ın dinini güçlendirmek ve müslümanların zafer kazanmalarını sağlamaktır. İşte böyle bir fetih, bu sulh ile gerçekleşmiş oldu.
2. Yüce Allah, bu fethin birtakım sonuçlarını da dile getirmiş ve şöyle buyurmuştur:“Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın.” Bu -Allah en iyi bilir ama- böyle bir fetih sebebi ile husule gelen pek çok itaatler ve dine pek çok girişlerin olması, ayrıca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, ancak peygamberlerin “ulu’l-azm” olanlarından birisinin katlanabileceği şartları kabul etmesi dolayısı iledir. Yüce Allah’ın Rasûlünün geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamış olması, peygamber efendimizin şanının yüceliğini ve değerini ortaya koyan en büyük hususlardandır. “Üzerindeki nimetini” dinini, güçlü ve aziz, seni de düşmanlarına karşı muzaffer kılmak ve dininin hakim olduğu alanı genişletmek sureti ile “tamamlasın, seni” kendisi vasıtası ile ebedi mutluluğa ve sonsuz kurtuluşa nail olacağın “dosdoğru yola iletsin;”
3. “Ve Allah, seni şerefli ve üstün” İslâm’ın sarsılmasına imkân vermeyecek şekilde güçlü bir “zafere ulaştırsın.” Bu sayede tam bir zafer sağlanır, kâfirlerin kökü kazınır, hepsi zelil olurlar, gerilerler. Diğer taraftan müslümanlar çoğalır, sayıları da malları da artar. Daha sonra Yüce Allah, bu fethin mü’minler üzerindeki etkilerini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: