Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَماً مِنْ اَهْلِه۪ وَحَكَماً مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ يُر۪يدَٓا اِصْلَاحاً يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يماً خَب۪يراً
35
Meal ve Tefsiri
35- Eğer aralarının açılmasından endişe ederseniz o vakit erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden de bir hakem gönderin. Eğer her ikisi de onların aralarının düzelmesini isterlerse Allah onların arasını bulur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.
35. “Eğer aralarının açılmasından endişe ederseniz” Yani eşlerin aralarının açılmasından ve her birisi bir tarafa gidecek şekilde birbirlerinden iyice uzaklaşıp ayrı düşmelerinden korkacak olursanız “o vakit erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden de bir hakem gönderin.” Yani mükellef, müslüman, adaletli, aklı başında, eşlerin arasında olup biteni bilen, bunları bir araya getirmeyi ve ayırmayı bilen iki erkek hakem gönderin. Bütün bu hususlar “hakem” lafzından anlaşılmaktadır. Çünkü ancak bu niteliklere sahip olan bir kimse hakem olabilir. Bunlar her birisinin diğerine öfkelenmesini gerektiren hususları ele alırlar, sonra da her birisinin üzerine düşeni yerine getirmelerini isterler. Şâyet onlardan birisi bunu yapamayacak olursa bu sefer hakemler, eşlerden birisini mümkün olabilen geçimi için gerek duyduklarını sağlamak ve güzel huylu olmak ile razı ederek ikna yoluna gitmeye çalışırlar. Onları bir arada tutmayı ve aralarını düzeltmeyi bir şekilde başarırlarsa artık başka bir yola başvurmazlar. Şâyet durum eşlerin bir arada olmalarına, aralarının düzeltilmesine imkân vermeyecek bir noktaya ulaşmışsa, birbirlerine düşmanlık edecek, bağları koparacak ve Allah’a isyan edeceklerse, hakemler de ayrılmalarını daha uygun görüyorlarsa o takdirde onları birbirlerinden ayırırlar. Yüce Allah’ın bu iki kimseye “hakem” adını vermesinden de anlaşıldığı gibi bu durumda kocanın razı olması şartı da yoktur. Zira hakem, hakkında hüküm verilen kimse razı olmasa dahi hüküm verme yetkisine sahiptir. İşte bundan dolayı Yüce Allah:“Eğer her ikisi de onların aralarının düzelmesini isterlerse” buyurmaktadır. Yani uygun olan görüşle, kalpleri bağlayan ve arkadaşları birbirine ısındıran sözlerle aralarının düzelmesini isterlerse “Allah onların arasını bulur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.” O gizli açık her şeyi bilir. Bütün işlerin gizli ve saklı yönlerine muttalidir. Bu üstün ve değerli hükümleri, bu güzel şeriatı teşrî’ buyurması da O’nun ilminden ve her şeyden haberdar olmasından dolayıdır.