Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
وَلَا تُؤْتُوا السُّفَـهَٓاءَ اَمْوَالَكُمُ الَّت۪ي جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ قِيَاماً وَارْزُقُوهُمْ ف۪يهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلاً مَعْرُوفاً
5
Meal ve Tefsiri
5- Allah’ın sizin için geçimlik kıldığı mallarınızı sefihlere vermeyin. Onlara bu (mal)lardan yedirin ve giydirin. Bir de onlara güzel söz söyleyin.
5. “Sefih”, deli, bunak vb. kimselerde olduğu gibi akıl yetersizliği yahut da küçük ve reşit olmayan çocuklarda olduğu gibi olgunluğa erişmemiş olmak gibi nedenlerden dolayı malda gereği gibi uygun tasarrufta bulunamayan kimse demektir. İşte Şanı Yüce Allah, velilere böylelerine mallarını vermelerini yasaklamaktadır. Çünkü mallarını ifsad ve telef etmelerinden korkulur. Halbuki Yüce Allah malları, kullarının din ve dünya maslahatlarını ayakta tutmaya sebep kılmıştır. Böyleleri ise mallarını gereği gibi idare edip koruyamazlar. O bakımdan Yüce Allah bu kimselere mallarının verilmemesini, bunun yerine o mallardan onların yiyeceklerinin ve giyeceklerinin temin edilmesini, dini ve dünyevi zorunluluklarla ihtiyaçlarını ilgilendiren harcamaların yapılmasını emretmektedir. Bir de onlara güzel söz söylenmesini, yâni mallarını isteyecek olurlarsa, onlara reşid olmalarından sonra mallarını kendilerine vereceklerini vaadederek ve benzeri uygun sözler söyleyerek gönüllerini hoş etmek maksadı güzel karşılık vermelerini emretmektedir. Allah Teala’nın malları velilere izafe etmesinde onların, sefihlerin mallarını koruma, onlarda tasarrufta bulunma ve onları tehlikelerden koruma konusunda onlarda kendi malları gibi muamele etmeleri gerektiğine işaret vardır. Bu ayette delinin, küçük çocuğun ve reşit olmayanların nafakasının -şâyet kendilerine ait malları varsa- kendi mallarından karşılanacağına delil vardır. Çünkü Yüce Allah: “Onlara bu (mal)lardan yedirin ve giydirin” buyurmaktadır. Yine bu buyrukta velinin makul harcama ve giyim masrafları ile ilgili yaptığını iddia ettiği masraflara dair sözünün kabul edileceğine delil vardır. Çünkü Yüce Allah velileri bu gibi kimselerin malları üzerinde emin kabul etmiştir. O bakımdan emin kabul edilen kimsenin sözünün de kabul edilmesi gerekmektedir.