Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ فَانْفُذُواۜ لَا تَنْفُذُونَ اِلَّا بِسُلْطَانٍۚ
33
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
34
Meal ve Tefsiri
33- Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerin ve yerin bucaklarından çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa çıkın. Ama büyük bir güç olmadıkça çıkamazsınız! 34- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
33. Yani Allah, onları Kıyamette bir araya getireceği vakit âcizliklerini ve güçsüzlüklerini, buna karşılık kendisinin egemenliğinin kemâlini, meşîet ve kudretinin mutlak geçerliliğini onlara haber verecektir. Onların âcizliklerini dile getirmek üzere de şöyle buyuracaktır:“Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerin ve yerin bucaklarından çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa çıkın.” Yani Allah’ın egemenlik ve saltanatının dışına çıkabilmek için bir yer, bir çıkış yolu bulabiliyorsanız çıkın. "Ama büyük bir güç olmadıkça çıkamazsınız!” Oradan ancak büyük bir güç, bir egemenlik ve kemâl derecesindeki bir kudret sahibi olmak suretiyle çıkabilirsiniz. Ancak bunu nerede bulabilecekler? Kendilerine bir fayda sağlayamıyorlar, bir zararı defedemiyorlar, öldüremiyor, hayat veremiyor, öldükten sonra da diriltemiyorlar. İşte o konumda O’nun izni olmaksızın hiç kimse konuşamayacaktır. Orada fısıltı dışında bir şey işitilmeyecektir. O konumda hükümdarlar da, köleler de, yönetenler de yönetilenlerde, zenginler de fakirler de eşit olacaktır.
Daha sonra Yüce Allah, böyle bir günde onlara neler hazırladığını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: