Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

5 — Mâide Suresi (المائدة) • Ayet 90
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ 90 اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ 91
Meal ve Tefsiri

90- Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. O halde bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. 91- Muhakkak şeytan içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?

90-91. Yüce Allah bu çirkin şeyleri yermekte, bunların şeytanın işlerinden birer pislik olduklarını haber vermektedir. “O halde bunlardan kaçının” onları terk edin “ki kurtuluşa eresiniz.” Çünkü kurtuluş ancak Allah’ın haram kıldığı şeyleri, özellikle de sözü edilen bu çirkin ve hayasız işleri terk etmekle gerçekleşir. Sözü geçen bu çirkin işlerden biri içkidir. “İçki” (الخمر), sarhoşluk vermesi sebebi ile aklı örten ve perdeleyen her şeydir. “Kumar”(الميسر) ise tarafların karşılıklı olarak belli bir bedel koydukları -at yarışları vb. gibi- bütün yarışlardır. “Dikili taşlar” dikilip de Allah’tan başka kendilerine ibadet olunan putlar ve benzeri gibi Allah’a denk tutulan şeylerdir. “Fal okları” ise kendileri ile kısmetin öğrenilmeye çalışıldığı oklardır. İşte Allah bu dört hususu yasaklamakta ve onlardan uzak durulmasını istemektedir. Bunları terk etmeyi ve onlardan uzak durmayı gerektiren kötülüklerini de bize şöyle haber vermektedir: 1. Bu sözü edilenler, birer pislik, yani necasettir. Bunlar maddi bir necaset olmasalar da manevi birer pisliktir. Pis şeyler ise kendilerinden uzak kalınması ve pislikleri ile kirlenilmemesi gereken şeylerdir. 2. Bunlar, şeytan işidir. Şeytan ise insanın en azılı düşmanıdır. Bilindiği gibi düşmandan sakınmak gerekir. Düşmanın tuzaklarından, düşmanın işlerinden, özellikle de düşmanın düşürmek istediği hallerden uzak durmak, sakınmak gerekir. Çünkü kulun helaki bunlardadır. O halde kulun apaçık düşmanının işlerini işlemekten kesinlikle uzak kalması, bunlardan sakınması ve bunlara düşmekten yana korkması gerekir. 3. Bunlardan uzak durmayı gerektiren bir diğer sebep, kulun kutuluşunun, felahının ancak bunlardan uzak kalması halinde mümkün olmasıdır. Çünkü felâh sevilen ve istenen şeyleri elde etme başarısı, korkulan şeylerden yana da emin olmaktır. Bu işler ise felâha engeldir ve onun yolunda tökezletici sebeplerdir. 4. Bu gibi amellerin insanlar arasında düşmanlığı ve kini gerektirmesi de bunları terk etmeyi gerektiren sebeplerdendir. Şeytan bunları, özellikle de içki ve kumarı yaygınlaştırmaya özel gayret harcar. Çünkü o, bu yolla mü’minler arasına düşmanlık ve kin sokmak ister. Çünkü içki ile akıl altüst olur, aklın sınırları ortadan kalkar. Bu ise kişinin kendisi ile mü’min kardeşleri arasında kinin ortaya çıkmasına sebep olur. Özellikle de içki içmenin kaçınılmaz sonuçlarından olan sövme ve hakaret de buna eklenecek olursa… Hatta bu, kimi zaman adam öldürmeye kadar gidebilir. Kumar oyunlarındaki birinin diğerini yenmesi ve karşılıksız olarak karşı tarafın pek çok malını alması ise düşmanlık ve kinin en büyük sebepleri arasındadır. 5. Bu işler kalbi ve ona bağlı olarak bedeni Allah’ı anmaktan da namazdan da alıkoyar. Halbuki kul, bunlar için yaratılmıştır ve kulun mutluluğu bunlara bağlıdır. İçki ve kumar, kişiyi bunlardan en ileri derecede alıkoyar. Kişinin kalbi bunlarla meşgul olur ve aklı bunlarla oyalanıp durur. Bu uzun bir süre böylece sürüp gider ve kişi nerede olduğunun dahi farkına varmaz. Kişiyi kirleten, onu murdar kimseler arasına katan, şeytanın işlerine ve ağlarına düşüren, böylelikle zelil bir davarın çobanına itaat ettiği gibi şeytana itaat ettiren, kulun kurtuluşunu engelleyen, mü’minler arasına kin ve düşmanlık sokan, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoyan bir günahtan daha büyük ve daha çirkin hangi günah vardır? Acaba bütün bu kötülüklerden daha ileri ve daha büyük bir kötülük olabilir mi? Bundan dolayı Allah azze ve celle selim akıl sahiplerine bunları yasakladığını “Artık vazgeçtiniz, değil mi?” buyruğu ile teklif üslubu ile bildirmektedir. Çünkü aklı başında bir kimse, bu kötülüklerden birisini dahi göz önünde bulunduracak olursa bunlardan uzak durur. Nefsi bu gibi işlere yaklaşmak istemez. Çokça öğüde ihtiyacı olmaz, ileri derecede bir azara da gerek kalmaz.