5- Tevrat’la yükümlü tutulup da sonra bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlerin misali, koca koca kitaplar taşıyan eşeğin misali gibidir. Allah’ın âyetlerini yalanlayan toplumun misali ne kötüdür! Allah zalim toplumu hidâyete iletmez. 6- De ki:“Ey Yahudiler! Madem siz, insanlar içinde sadece kendinizin Allah’ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsunuz o halde eğer (bu iddianızda) samimi iseniz haydi ölümü temenni edin (de görelim).” 7- Ama kendi elleriyle yaptıklarından ötürü ölümü asla temenni etmezler. Allah zâlimleri çok iyi bilir. 8- De ki:“Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz o ölüm var ya, işte o kesinlikle karşınıza çıkacaktır. Sonra gizliyi de açığı da bilen Allah’a döndürüleceksiniz de O da yapmakta olduklarınızı size haber verecektir.”
5. Yüce Allah, kendilerine ümmî peygamberi gönderdiği bu ümmete olan lütfunu, hiçbir kimsenin kendilerine yetişmesi söz konusu olmayan meziyet ve üstünlüklerle onları seçkin kılmasını söz konusu etmişti ki bunlar, ümmî bir ümmet idiler. Ancak bu üstünlükleri ile onlar, öncekileri de sonrakileri de hatta kendilerinin Rabbâni âlimler ve önde gelen bilginler olduklarını iddia eden Kitap ehlini dahi geride bırakmışlardır. İşte bundan sonra Yüce Allah, şunu bildirmektedir: Allah’ın kendilerini Tevrat’ı taşımakla yükümlü tuttuğu, Tevrat’ı öğrenmelerini ve gereğince amel etmelerini emrettiği, ancak kendilerine yüklenen sorumlulukların gereğini yerine getirmeyen yahudilerle hristiyanların hiçbir faziletleri, üstünlükleri yoktur. Onların misali, sırtında koca koca ilim kitapları taşıyan eşeğe benzer. Şimdi böyle bir eşek sırtında taşıdığı bu kitaplardan yararlanabilir mi? Hiç onun bundan dolayı bir fazilet sahibi olduğu söylenebilir mi? Bu koca kitapları taşımakyan başka bir kârı var mıdır? İşte Tevrat’ın içindeki hükümler gereğince amel etmeyen Kitap ehli âlimleri de buna benzerler. Tevrat’ın içindeki en büyük ve en değerli hüküm ise Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e uymayı emreden, onun geleceğini müjdeleyen ve getireceği Kur’ân-ı Kerîm’e iman etmeyi bildiren emirlerdir. Şimdi bu niteliğe sahip olanların, Tevrat’tan yan -hüsrana uğramanın ve onlara karşı delilin ortaya konulmuş olmasının dışında- herhangi bir faydaları oldu mu? İşte bu örnek, gerçekten de onların durumuna tam olarak uygun bir örnektir. Rasûlümüzün de getirdiklerinin de doğruluğuna delil teşkil eden “Allah’ın âyetlerini yalanlayan toplumun misali ne kötüdür!”“Allah zalim toplumu hidâyete iletmez.” Yani zulüm, ayrılmaz nitelikleri, inat temel özellikleri olarak devam ettiği sürece onları menfaatlerine olacak şeylere iletmez. Bâtıl üzere olduklarını bildikleri halde yalan yere hak üzere olduklarını iddia etmeleri ve insanlar içinde sadece kendilerinin Allah’ın dostları olduklarını söylemeleri de yahudilerin zalimliklerinin ve inatlarının bir göstergesidir. Bundan dolayı Yüce Allah, rasûlüne şunları söylemesini emretmektedir:
6. Yani sizler kendi iddianıza göre hak üzere iseniz ve gerçekten Allah’ın dostları iseniz “haydi ölümü temenni edin.” Bu basit bir istektir. Eğer kendilerinin hak üzere olduklarını biliyor olsalardı, Yüce Allah’ın, eğer temenni ederlerse doğruluklarına, etmeyecek olurlarsa yalancı olduklarına delil olarak ortaya koyduğu bu meydan okumanın gereğini yerine getirmekte hiçbir şekilde tereddüt etmezlerdi. Bu, onlara karşı açıkça ilan edilmekle birlikte böyle bir temennide bulunmadıklarına göre izlemekte oldukları yolun bâtıl ve çürük olduğunu bildikleri açıkça ortaya çıkmış olmaktadır. Bundan dolayı da şöyle buyrulmaktadır:
7. “Ama kendi elleriyle yaptıklarından” yani kendileri sebebi ile ölümden çekindikleri günah ve masiyetlerinden “ötürü ölümü asla temenni etmezler. Allah zâlimleri çok iyi bilir.” Zalimliklerinden hiçbir şeyin O’na gizli kalmasına imkân yoktur.
8. Eğer ellerinin yaptıkları sebebiyle ölümü temenni etmiyor, aksine ondan alabildiğine kaçıyor iseler şüphesiz ki bu, kendilerini kurtarmaya yetmeyecektir. Bilakis Allah’ın kulları için kesin olarak takdir etmiş olduğu ölüm ile karşılaşmaları kaçınılmaz bir şeydir. Ölümden ve ecellerin tamamlanmasından sonra bütün insanlar, Kıyamet gününde gizliyi ve açığı bilen Allah'ın huzuruna döndürülecekler, O da dünyada iken yaptıkları hayır ve şer, az ya da çok her şeyi kendilerine bildirecektir.