Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

77 — Mürselât Suresi (المرسلات) • Ayet 20
اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ 20 فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ 21 اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ 22 فَقَدَرْنَاۗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ 23 وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ 24
Meal ve Tefsiri

20- Biz sizi hakir bir sudan yaratmadık mı? 21- Onu sağlam bir yere yerleştirdik; 22- Malum bir süreye kadar. 23- Bunu biz takdir ettik ki ne güzel takdir edenleriz Biz! 24- O gün yalanlayanların vay haline!

20-21. Yani ey Âdemoğulları “Biz sizi hakir bir sudan” son derece değersiz, sırt ile göğüs kemiği arasından çıkan bir sudan “yaratmadık mı? Onu sağlam bir yere” rahme “yerleştirdik.” O, orada yerleşip gelişir. 22. “Malum bir süreye” süresi tayin edilmiş bir vakte “kadar.” 23. “Bunu biz takdir ettik.” Yani Biz, o ceninin o karanlıklar içerisinde kalmasını takdir ettik ve bunun tedbirini aldık. Onu nutfeden bir kan damlacığına, ondan da bir lokmacık ete dönüştürdük. Sonunda Allah onu bir bedene döndürdü ve sonra da ona ruh üfledi. Bundan önce ölenler de vardır. "ki ne güzel takdir edenleriz Biz!” Bununla Yüce Allah, kendi mukaddes zatını kastetmektedir. Çünkü O’nun takdiri, hikmetine tabidir ve hamde lâyıktır. 24. “O gün” Allah kendilerine ayetleri açıkladığı, ibret ve apaçık delilleri gösterdiği halde “yalanlayanların vay haline!”