Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
قَالَ اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ
24
قَالَ ف۪يهَا تَحْيَوْنَ وَف۪يهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ۟
25
يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاساً يُوَار۪ي سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشاً۠ وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ
26
Meal ve Tefsiri
24- Buyurdu ki:“Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde sizin için bir zamana kadar (kalacağınız) bir karar yeri ve geçim vardır.” 25- “Orada yaşayacak, orada ölecek ve yine oradan (diriltilip) çıkarılacaksınız.” buyurdu. 26- Ey Ademoğulları! Size hem avret yerlerinizi örtecek bir elbise hem de süsleneceğiniz bir elbise indirdik. Takvâ elbisesine gelince işte o daha hayırlıdır. Bu, Allah’ın delillerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar.
[24. “Kiminiz kiminize düşman olarak inin.” Yani Âdem ve zürriyeti ile İblis ve zürriyeti düşmandırlar. Bilindiği gibi düşman bir kimse düşmanına zarar vermek, ona kötülük yapmak için her türlü yolu dener, her fırsatta onu hayırdan mahrum bırakmaya çalışır. İşte bu çerçevede Âdem’in oğulları şeytana karşı uyarılmaktadırlar. Daha sonra Yüce Allah indirilmenin nihai yerinin yeryüzü olduğunu bildirerek “yeryüzünde sizin için bir zamana kadar” yani ecellerinizin biteceği vakte kadar “bir karar yeri” mesken ve yerleşecek yer “ve geçim vardır.” Ecellerinizin bitiminden sonra ise o dünyadan kendisi için yaratılmış olduğunuz ve sizin için yaratılmış bulunan (ahiret) yurduna intikal edeceksiniz. Bu ayette şu ifade edilmektedir: Yeryüzündeki hayat süreli ve geçici. Yeryüzü gerçek mesken değildir, sadece bir geçiş yeridir. Orada bu ebedi yurt için azık hazırlanır; yoksa orası ebedi kalacak şekilde imar edilmez.][10] 25. Yani Yüce Allah, Adem’i, onun eşini ve onların soyundan gelecekleri yeryüzüne indirdikten sonra onlara yeryüzünde kalacaklarını, orada onlara bir hayat takdir etmiş olduğunu, bunun arkasından ölümün geleceğini, yeryüzünün imtihan ve sınamalarla dolu olduğunu, yeryüzünde kaldıkları süre zarfında kendilerine peygamberlerini göndereceğini, üzerlerine kitaplarını indireceğini, sonunda ölüm gelince de orada defnedileceklerini haber vermiştir. Nihâyet kabirdeki süreleri de dolduktan sonra Allah onları ölümlerinden sonra diriltecek ve oradan ebedi kalınacak ve gerçek yurt olan ahiret yurduna gitmek üzere o yerden çıkartacaktır.
26. Daha sonra Yüce Allah zaruri elbise ile güzellik amacıyla giyilen elbise edinme imkânını onlara kolaylaştırmış olma lütfunu hatırlatmaktadır. Yiyecek, içecek, binek, nikah vb. nimetler de bu kabildendir. Yüce Allah bunların da hem zaruri olanlarını hem de onları tamamlayıcı ve lüks nitelikte olanlarını da ihsan etmiştir. Ayrıca Yüce Allah bunların asıl maksat olmadıklarını, aksine onları kendisine ibadete ve itaate yardımcı olsun diye indirmiş olduğunu beyan etmektedir. İşte bundan dolayı:“Takva elbisesine gelince işte o daha hayırlıdır” buyurmaktadır. Yani takva elbisesi maddi elbiseden daha hayırlıdır. Çünkü takva elbisesinin varlığı kulun varlığı ile birlikte devam eder gider. Eskimez ve çürümez. Ayrıca o, kalbin ve ruhun güzelliğidir. Maddi elbise ise en fazla belli bir süre maddi avreti örter ya da kişi için bir güzellik sebebi olur. Bunun ötesinde bir faydası yoktur. Aynı şekilde böyle bir elbisenin olmadığını farz edecek olsak maddi avreti açıkta kalır ki kişinin zaruret halinde onu açmasının bir zararı yoktur. Ancak takva elbisesi olmayacak olursa o takdirde kişinin batınî avreti de açığa çıkar ki bunun sonucunda o, rezil ve rüsvay olur. “Bu, Allah’ın delillerindendir, belki öğüt alırlar” Yani zikri geçen bu elbiseler, sizin faydanıza ve zararınıza olacak şeyleri düşünerek ve zahir elbiseyi batına kıyas ederek ders alacağınız hususlar arasındadır.