Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
قُلْ مَنْ حَرَّمَ ز۪ينَةَ اللّٰهِ الَّت۪ٓي اَخْرَجَ لِعِبَادِه۪ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِۜ قُلْ هِيَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
32
قُلْ اِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالْاِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَاَنْ تُشْرِكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَاناً وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
33
Meal ve Tefsiri
32- De ki:“Allah’ın kulları için çıkardığı zineti, temiz ve hoş rızıkları haram kılan da kim?” De ki: “Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet günü ise yalnız onlarındır.” İşte biz âyetleri bilen bir toplum için böylece açıklarız. 33- De ki:“Rabbim ancak hayasızlıkları, bunların hem açık olanını hem de gizli olanını, günahı, haksız saldırıyı, Allah’a hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”
32. Yüce Allah dikkafalılık eden ve Allah'ın helal kıldığı hoş ve temiz şeyleri haram kılanların bu yaptıklarını eleştirerek şöyle buyurmaktadır:“De ki: “Allah’ın kulları için çıkardığı zineti” çeşitli türleriyle elbiseleri “temiz ve hoş rızıkları” her çeşit yiyeceği, içeceği, helal ve hoş rızıkları “haram kılan da kim?” Yani Allah'ın, kullarına ihsan ettiği bu nimetleri haram kılmaya cüret eden de kim? Allah'ın kullara geniş kıldığı bu nimet dairesini daraltan da kim? Allah, kullarına dairesini geniş tuttuğu bu temiz ve hoş nimetleri, kendisine ibadet yolunda kullansınlar diye ihsan etmiştir ve onları, sadece mümin kullarına helal kılmıştır. Bu sebepledir ki devamla şöyle buyrulmuştur:“De ki: “Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir.” Yani bu nimetlerden istifade etmeleri nedeniyle onlara bir vebal yoktur. Ayetin mefhumu şuna delalet etmektedir: Allah'a iman etmeyen, aksine bu nimetleri O’na isyanda kullananlar için bu nimetler mubah değildir. Aksine onlar bu nimetlerden faydalanmaları dolayısıyla cezalandırılacaklardır. Kıyamet gününde de o nimetlerden sorguya çekileceklerdir. “İşte biz âyetleri bilen bir toplum için böylece açıklarız.” ve beyan ederiz. Çünkü Allah'ın açıklamış olduğu ayetlerden ancak onlar yararlanırlar. Onların Allah'ın katından olduğunu bilirler ve onlar üzerinde düşünüp onları anlarlar.
33. Daha sonra Yüce Allah indirmiş olduğu her bir şeriatte haram kıldığı şeyleri söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“De ki: Rabbim ancak hayasızlıkları” yani oldukça kötü ve iğrenç olduklarından dolayı çirkin ve kötü görülen zina, livata ve bunlara benzer günahları; “bunların hem açık olanını hem de gizli olanını” yani gerek bedenin hareketleri ile ilgili gerekse de kibir, ucb, riyakârlık, münafıklık ve buna benzer kalbin davranışları ile alakalı olanları; “günahı, haksız saldırıyı” yani hem kişiyi vebale sokan, Allah’ın hukuku ile ilgili hallerde cezalandırmayı gerektiren işleri hem de kan, mal ve namuslarında insanlara yönelik haksızlıkları… Böylelikle hem Allah’ın hakkı ile alakalı hem de kulların hakkı ile alakalı olan günahlar bunların kapsamına girmektedir. “Allah’a hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri ortak koşmanızı” Çünkü Yüce Allah, kendisine ortak koşulması konusunda delil indirmek şöyle dursun tam aksine tevhid hakkında delil ve belge indirmiştir. Ortak koşmak (şirk), Allah’a ibadette yaratılmışlardan herhangi birisini ortak koşmak demektir. Bunun kapsamına riyakarlık, Allah’tan başkası adına yemin etmek gibi küçük şirkler de girebilir. “Ve Allah’a karşı” isimleri, sıfatları, fiilleri ve şeriatı hakkında “bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.” Bütün bunları Yüce Allah haram kılmış, bunları işlemeyi kullarına yasaklamıştır. Bunun sebebi ise zulüm, Allah’a karşı cüretkârlık, Allah’ın kullarına yönelik haksızlıklar, Allah’ın din ve şeriatının değişikliğe uğratılması vb. gibi bunlarda bulunan özel ve genel fesatlar ve kötülüklerdir.