Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi

80 — Abese Suresi (عبس) • Ayet 1
عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ 1 اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ 2 وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ 3 اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ 4 اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ 5 فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ 6 وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ 7 وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ 8 وَهُوَ يَخْشٰىۙ 9 فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ 10
Meal ve Tefsiri

1- Yüzünü ekşitip çevirdi; 2- Âmâ yanına geldi diye. 3- Ne biliyorsun; belki de o, arınacak? 4- Yahut da öğüt alacak da öğüt ona fayda verecek? 5- (Hidayete) ihtiyaç görmeyen kimseye gelince; 6- Sen ona yöneliyorsun. 7- Halbuki onun (küfründen) arınmamasının vebali sana ait değildir! 8- Ama sana koşarak gelen, 9- Üstelik de (Allah'tan) korkan kimseye gelince; 10- Sen, onu bırakıp ilgilenmiyorsun.

(Mekke’de inmiştir. 42 âyettir)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.

Bu âyet-i kerimelerin nûzül sebebi şudur: Mü’minlerden âmâ bir kişi, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e soru sormak ve ondan bazı hususları öğrenmek üzere gelmişti. O sırada zenginlerden bir adam da gelmişti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de insanların hidâyete ermelerini çokça arzu ediyordu. O nedenle o, zengine yönelip ona kulak verdi, fakir ve âmâ olandan ise yüzünü çevirdi. Ancak bunu o zenginin hidâyet bulması umudu ile ve arınması arzusu ile yapmıştı. Yüce Allah da ona nazik bir şekilde azarda bulunarak şöyle buyurdu:
1-2. “Yüzünü ekşitip” bedenini “çevirdi. Âmâ yanına geldi diye.” 3-4. Daha sonra o âmâya yönelmenin faydasını söz konusu ederek şöyle buyurdu:“Ne biliyorsun belki de o” âmâ “arınacak” bayağı huylardan kurtulacak ve güzel huylarla bezenecek! “Yahut da öğüt alacak da bu öğüt ona fayda verecek!” Kendisine faydalı olacak öğütleri alarak bu öğütlerden yararlanacak! Bu ise büyük bir faydadır ve peygamberlerin gönderilmesinden, öğüt verenlerin öğütlerinden ve hatırlatanların hatırlatmalarından maksat da budur. O nednele ihtiyaç duyarak kendiliğinden senin yanına gelen ve sana yönelen kimseye yönelmen, daha uygundur ve bu, yerine getirilmesi gereken bir görevdir. 5-10. Soru sormayan, hayra arzu ve istekli olmadığı için sormaya gerek de görmeyen zengin kimseye yönelmene, bununla birlikte ondan daha önemli olanları terk edip ilgilenmemene gelince böyle bir şey sana yakışmaz. Çünkü onun arınmamasından dolayı sana bir vebal yoktur. Şayet o arınmazsa, onun yaptığı kötülüklerden dolayı sen hesaba çekilmeyeceksin. Bu, şu meşhur kaideye delil teşkil etmektedir:“Muhtemel bir iş dolayısı ile gerçekleşeceği bilinen bir iş, muhtemel bir maslahat dolayısı ile de gerçekleşeceği kesin olan bir maslahat terk edilmez.” Ayrıca ilim talep eden, ona ihtiyaç duyan ve buna özellikle gayret gösteren kimseyle başkalarından daha çok ilgilenmek gerekir.