Tefsir As-Saadi / Abdurrahman b. Nasır es-Sadi
اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تُتْرَكُوا وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَلَمْ يَتَّخِذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلَا رَسُولِه۪ وَلَا الْمُؤْمِن۪ينَ وَل۪يجَةًۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟
16
Meal ve Tefsiri
16- Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenlerle Allah’tan, Rasûlünden ve mü’minlerden başkasını dost ve sırdaş edinmeyenleri bilip ortaya çıkarmadan bırakılıvereceğinizi mi sandınız? Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
16. Yüce Allah, mü’min kullarına cihad emrini verdikten sonra şöyle demektedir:“Yoksa siz” sınanıp denenmeksizin, sizden samimi olanı yalancıdan ayırt edecek emirler verilmeksizin ve böylelikle “Allah içinizden cihad edenlerle Allah’tan, Rasûlünden ve mü’minlerden başkasını dost ve sırdaş edinmeyenleri” kâfirleri dost ve sırdaş edinmeyip Allah’ı, Rasûlünü ve mü’minleri dost ve sırdaş edinenlerle kendi yolunda yalnızca kendi dinini yüceltmek için cihad edenleri “bilip ortaya çıkarmadan” yani içinizde potansiyel olarak bulunanları mükâfaat ve ceza almayı gerektirecek şekilde dış dünyaya çıkartmaksızın “bırakılıvereceğinizi mi sandınız?” İşte bu yüzden Yüce Allah, bu en büyük maksadın gerçekleşmesi için cihadı teşrî’ buyurmuştur. Bu maksat, yalnız Allah’ın dininin yanında yer alan gerçek ve samimi mü’minlerle iman iddiasında bulunmakla birlikte Allah’tan, Rasûlünden ve mü’minlerden başkalarını dost ve sırdaş edinen yalancıların birbirinden ayırt edilmesidir. “Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Sizin ortaya koyduklarınızı da koyacaklarınızı da çok iyi bilir. Bu yüzden sizi gerçek durumunuzu ortaya koyacak şeylerle imtihan eder, hayrı ile şerri ile amellerinizin karşılığını da verir.