Kelime Haritası
انّ
1.755ayette
2.043kez geçiyor
98/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet
Alak 6
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Yâsîn suresi ✕ Süzgeci kaldır
17 ayet
اِنَّكَ
لَمِنَ
الْمُرْسَل۪ينَۙ
Kuran’ı Hakim’e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.[2-4]
اِنَّا
جَعَلْنَا
ف۪ٓي
اَعْنَاقِهِمْ
اَغْلَالاً
فَهِيَ
اِلَى
الْاَذْقَانِ
فَهُمْ
مُقْمَحُونَ
Boyunlarına, çenelerine kadar varan demir halkalar geçirmişizdir, bunun için başları yukarı kalkıktır.[8]
اِنَّمَا
تُنْذِرُ
مَنِ
اتَّبَعَ
الذِّكْرَ
وَخَشِيَ
الرَّحْمٰنَ
بِالْغَيْبِۚ
فَبَشِّرْهُ
بِمَغْفِرَةٍ
وَاَجْرٍ
كَر۪يمٍ
Sen ancak, Kuran’a uyan ve görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.[11]
اِنَّا
نَحْنُ
نُحْـيِ
الْمَوْتٰى
وَنَكْتُبُ
مَا
قَدَّمُوا
وَاٰثَارَهُمْۜ
وَكُلَّ
شَيْءٍ
اَحْصَيْنَاهُ
ف۪ٓي
اِمَامٍ
مُب۪ينٍ۟
Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan Biziz; herşeyi, apaçık bir kitabda saymışızdır.[12]
اِذْ
اَرْسَلْـنَٓا
اِلَيْهِمُ
اثْنَيْنِ
فَكَذَّبُوهُمَا
فَعَزَّزْنَا
بِثَالِثٍ
فَقَالُٓوا
اِنَّٓا
اِلَيْكُمْ
مُرْسَلُونَ
Onlara iki elçi göndermiştik; onu yalanladıkları için üçüncü biriyle desteklemiştik. Onlar: «Biz size gönderildik» demişlerdi.[14]
قَالُوا
رَبُّنَا
يَعْلَمُ
اِنَّٓا
اِلَيْكُمْ
لَمُرْسَلُونَ
Elçiler: «Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir» demişlerdi.[16-17]
قَالُٓوا
اِنَّا
تَطَيَّرْنَا
بِكُمْۚ
لَئِنْ
لَمْ
تَنْتَهُوا
لَنَرْجُمَنَّكُمْ
وَلَيَمَسَّنَّكُمْ
مِنَّا
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
«Doğrusu sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık; vazgeçmezseniz and olsun ki sizi taşlayacağız ve bizden size can yakıcı bir azap dokunacaktır» dediler.[18]
اِنّ۪ٓي
اِذاً
لَف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
«Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum.»[24]
اِنّ۪ٓي
اٰمَنْتُ
بِرَبِّكُمْ
فَاسْمَعُونِۜ
«Şüphesiz ben Rabbinize inandım, beni dinleyin.»[25]
اَلَمْ
يَرَوْا
كَمْ
اَهْلَكْنَا
قَبْلَهُمْ
مِنَ
الْقُرُونِ
اَنَّهُمْ
اِلَيْهِمْ
لَا
يَرْجِعُونَ
Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?[31]
وَاٰيَةٌ
لَهُمْ
اَنَّا
حَمَلْنَا
ذُرِّيَّتَهُمْ
فِي
الْفُلْكِ
الْمَشْحُونِۙ
Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.[41-42]
اِنَّ
اَصْحَابَ
الْجَنَّةِ
الْيَوْمَ
ف۪ي
شُغُلٍ
فَاكِهُونَۚ
Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.[55]
اَلَمْ
اَعْهَدْ
اِلَيْكُمْ
يَا بَن۪ٓي
اٰدَمَ
اَنْ
لَا
تَعْبُدُوا
الشَّيْطَانَۚ
اِنَّهُ
لَكُمْ
عَدُوٌّ
مُب۪ينٌۙ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?[59-61]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّا
خَلَقْنَا
لَهُمْ
مِمَّا
عَمِلَتْ
اَيْد۪ينَٓا
اَنْعَاماً
فَهُمْ
لَهَا
مَالِكُونَ
Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar.[71]
فَلَا
يَحْزُنْكَ
قَوْلُهُمْۢ
اِنَّا
نَعْلَمُ
مَا
يُسِرُّونَ
وَمَا
يُعْلِنُونَ
Bunların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da şüphesiz biliriz.[76]
اَوَلَمْ
يَرَ
الْاِنْسَانُ
اَنَّا
خَلَقْنَاهُ
مِنْ
نُطْفَةٍ
فَاِذَا
هُوَ
خَص۪يمٌ
مُب۪ينٌ
İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; «Çürümüş kemikleri kim yaratacak» diyerek, Bize misal vermeye kalkar?[77-78]
اِنَّـمَٓا
اَمْرُهُٓ
اِذَٓا
اَرَادَ
شَيْـٔاً
اَنْ
يَقُولَ
لَهُ
كُنْ
فَيَكُونُ
Bir şeyi dilediği zaman, O’nun buyruğu sadece, o şeye «Ol» demektir, hemen olur.[82]
Yükleniyor...