Kelime Haritası
انّ
1.755ayette
2.043kez geçiyor
98/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet
Alak 6
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Câsiye suresi ✕ Süzgeci kaldır
7 ayet
اِنَّ
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
لَاٰيَاتٍ
لِلْمُؤْمِن۪ينَۜ
Göklerde ve yerde inananlara nice dersler vardır.[3]
وَسَخَّرَ
لَكُمْ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاً
مِنْهُۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَتَفَكَّرُونَ
Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için dersler vardır.[13]
وَاٰتَيْنَاهُمْ
بَيِّنَاتٍ
مِنَ
الْاَمْرِۚ
فَمَا
اخْتَلَفُٓوا
اِلَّا
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَهُمُ
الْعِلْمُۙ
بَغْياً
بَيْنَهُمْۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
يَقْض۪ي
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
ف۪يمَا
كَانُوا
ف۪يهِ
يَخْتَلِفُونَ
Din konusunda, onlara belgeler verdik; ancak, kendilerine ilim geldikten sonra birbirini çekememezlikten ayrılığa düştüler. Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında şüphesiz aralarında hükmedecektir.[17]
اِنَّهُمْ
لَنْ
يُغْنُوا
عَنْكَ
مِنَ
اللّٰهِ
شَيْـٔاًۜ
وَاِنَّ
الظَّالِم۪ينَ
بَعْضُهُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
بَعْضٍۚ
وَاللّٰهُ
وَلِيُّ
الْمُتَّق۪ينَ
Şüphesiz onlar, seni Allah’tan müstağni kılamazlar. Doğrusu zalimler birbirlerinin dostudurlar. Sakınanların dostu ise Allah’tır.[19]
هٰذَا
كِتَابُنَا
يَنْطِقُ
عَلَيْكُمْ
بِالْحَقِّۜ
اِنَّا
كُنَّا
نَسْتَنْسِخُ
مَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
«Bu kitabımız gerçekten sizin aleyhinize konuşur. Biz yaptıklarınızı şüphesiz bir bir kaydediyorduk.»[29]
وَاِذَا
ق۪يلَ
اِنَّ
وَعْدَ
اللّٰهِ
حَقٌّ
وَالسَّاعَةُ
لَا
رَيْبَ
ف۪يهَا
قُلْتُمْ
مَا
نَدْر۪ي
مَا
السَّاعَةُۙ
اِنْ
نَظُنُّ
اِلَّا
ظَناًّ
وَمَا
نَحْنُ
بِمُسْتَيْقِن۪ينَ
«Doğrusu Allah’ın verdiği söz gerçektir, kıyamet saati şüphe götürmez» dendiği zaman: «Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, yalnız yoktur sanıyoruz, buna dair kesin bir bilgi elde etmiş değiliz» derdiniz.[32]
ذٰلِكُمْ
بِاَنَّكُمُ
اتَّخَذْتُمْ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
هُزُواً
وَغَرَّتْكُمُ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَاۚ
فَالْيَوْمَ
لَا
يُخْرَجُونَ
مِنْهَا
وَلَا
هُمْ
يُسْتَعْتَبُونَ
«Bu, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasından ötürüdür.» O gün, ne oradan çıkarılırlar ve ne de özürleri dinlenir.[35]
Yükleniyor...