Kelime Haritası
انّ
1.755ayette
2.043kez geçiyor
98/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet
Alak 6
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
İnsan suresi ✕ Süzgeci kaldır
11 ayet
اِنَّا
خَلَقْنَا
الْاِنْسَانَ
مِنْ
نُطْفَةٍ
اَمْشَاجٍۗ
نَبْتَل۪يهِ
فَجَعَلْنَاهُ
سَم۪يعاً
بَص۪يراً
Biz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır.[2]
اِنَّا
هَدَيْنَاهُ
السَّب۪يلَ
اِمَّا
شَاكِراً
وَاِمَّا
كَفُوراً
Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük.[3]
اِنَّٓا
اَعْتَدْنَا
لِلْـكَافِر۪ينَ
سَلَاسِلَا۬
وَاَغْلَالاً
وَسَع۪يراً
Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık.[4]
اِنَّ
الْاَبْرَارَ
يَشْرَبُونَ
مِنْ
كَأْسٍ
كَانَ
مِزَاجُهَا
كَافُوراًۚ
Şüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler.[5]
اِنَّمَا
نُطْعِمُكُمْ
لِوَجْهِ
اللّٰهِ
لَا
نُر۪يدُ
مِنْكُمْ
جَزَٓاءً
وَلَا
شُكُوراً
«Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız» derler.[9-10]
اِنَّا
نَخَافُ
مِنْ
رَبِّنَا
يَوْماً
عَبُوساً
قَمْطَر۪يراً
«Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız» derler.[9-10]
اِنَّ
هٰذَا
كَانَ
لَـكُمْ
جَزَٓاءً
وَكَانَ
سَعْيُكُمْ
مَشْكُوراً۟
«İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer» denir.[22]
اِنَّا
نَحْنُ
نَزَّلْنَا
عَلَيْكَ
الْقُرْاٰنَ
تَنْز۪يلاًۚ
Kuran’ı sana indiren şüphesiz Biziz.[23]
اِنَّ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
يُحِبُّونَ
الْعَاجِلَةَ
وَيَذَرُونَ
وَرَٓاءَهُمْ
يَوْماً
ثَق۪يلاً
Doğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar.[27]
اِنَّ
هٰذِه۪
تَذْكِرَةٌۚ
فَمَنْ
شَٓاءَ
اتَّخَذَ
اِلٰى
رَبِّه۪
سَب۪يلاً
Bu sadece bir öğüttür; dileyen, Rabbine giden yolu tutar.[29]
وَمَا
تَشَٓاؤُ۫نَ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
عَل۪يماً
حَك۪يماًۗ
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir, Hakim’dir.[30]
Yükleniyor...