Kelime Haritası
من
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 3 farklı görevde kullanılıyor.
2.323ayette
3.447kez geçiyor
98/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %60 · Medenî %40
İlk inen ayet
Alak 2
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Kamer suresi ✕ Süzgeci kaldır
12 ayet
وَلَقَدْ
جَٓاءَهُمْ
مِنَ
الْاَنْـبَٓاءِ
مَا
ف۪يهِ
مُزْدَجَرٌۙ
And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.[4]
خُشَّعاً
اَبْصَارُهُمْ
يَخْرُجُونَ
مِنَ
الْاَجْدَاثِ
كَاَنَّهُمْ
جَرَادٌ
مُنْتَشِرٌۙ
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: «Bu, zorlu bir gündür» derler.[7-8]
وَلَقَدْ
تَرَكْنَاهَٓا
اٰيَةً
فَهَلْ
مِنْ
مُدَّكِرٍ
And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?[15]
وَلَقَدْ
يَسَّرْنَا
الْقُرْاٰنَ
لِلذِّكْرِ
فَهَلْ
مِنْ
مُدَّكِرٍ
And olsun ki Kuran’ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?[17]
وَلَقَدْ
يَسَّرْنَا
الْقُرْاٰنَ
لِلذِّكْرِ
فَهَلْ
مِنْ
مُدَّكِرٍ۟
And olsun ki, Kuran’ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?[22]
فَقَالُٓوا
اَبَشَراً
مِنَّا
وَاحِداً
نَتَّبِعُهُٓۙ
اِنَّٓا
اِذاً
لَف۪ي
ضَلَالٍ
وَسُعُرٍ
«İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir» dediler.[24-25]
ءَاُلْقِيَ
الذِّكْرُ
عَلَيْهِ
مِنْ
بَيْنِنَا
بَلْ
هُوَ
كَذَّابٌ
اَشِرٌ
«İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir» dediler.[24-25]
وَلَقَدْ
يَسَّرْنَا
الْقُرْاٰنَ
لِلذِّكْرِ
فَهَلْ
مِنْ
مُدَّكِرٍ
And olsun ki, Kuran’ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?[32]
نِعْمَةً
مِنْ
عِنْدِنَاۜ
كَذٰلِكَ
نَجْز۪ي
مَنْ
شَكَرَ
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut’un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.[34-35]
وَلَقَدْ
يَسَّرْنَا
الْقُرْاٰنَ
لِلذِّكْرِ
فَهَلْ
مِنْ
مُدَّكِرٍ۟
And olsun ki, Kuran’ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?[40]
اَكُفَّارُكُمْ
خَيْرٌ
مِنْ
اُو۬لٰٓئِكُمْ
اَمْ
لَـكُمْ
بَرَٓاءَةٌ
فِي
الزُّبُرِۚ
Sizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür? Yoksa Kitablarda size bir kurtuluş belgesi mi var?[43]
وَلَقَدْ
اَهْلَكْنَٓا
اَشْيَاعَكُمْ
فَهَلْ
مِنْ
مُدَّكِرٍ
And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?[51]
Yükleniyor...