Kelime Haritası
من
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 3 farklı görevde kullanılıyor.
2.323ayette
3.447kez geçiyor
98/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %60 · Medenî %40
İlk inen ayet
Alak 2
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Câsiye suresi ✕ Süzgeci kaldır
16 ayet
تَنْز۪يلُ
الْـكِتَابِ
مِنَ
اللّٰهِ
الْعَز۪يزِ
الْحَك۪يمِ
Kitap’ın indirilmesi, güçlü ve Hakim olan Allah katındandır.[2]
وَف۪ي
خَلْقِكُمْ
وَمَا
يَبُثُّ
مِنْ
دَٓابَّةٍ
اٰيَاتٌ
لِقَوْمٍ
يُوقِنُونَۙ
Ey insanlar! Sizin yaratılmanızda ve canlıların yeryüzünde yayılmasında, kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardır.[4]
وَاخْتِلَافِ
الَّيْلِ
وَالنَّهَارِ
وَمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مِنْ
رِزْقٍ
فَاَحْيَا
بِهِ
الْاَرْضَ
بَعْدَ
مَوْتِهَا
وَتَصْر۪يفِ
الرِّيَاحِ
اٰيَاتٌ
لِقَوْمٍ
يَعْقِلُونَ
Gece ile gündüzün birbiri ardından gelmesinde, gökten, Allah’ın rızık vermek için yağmur indirip, yeri onunla, ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları yönetmesinde, akleden kimseler için dersler vardır.[5]
وَاِذَا
عَلِمَ
مِنْ
اٰيَاتِنَا
شَيْـٔاًۨ
اتَّخَذَهَا
هُزُواًۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
عَذَابٌ
مُه۪ينٌۜ
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allah’ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.[9-10]
مِنْ
وَرَٓائِهِمْ
جَهَنَّمُۚ
وَلَا
يُغْن۪ي
عَنْهُمْ
مَا
كَسَبُوا
شَيْـٔاً
وَلَا
مَا
اتَّخَذُوا
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
اَوْلِيَٓاءَۚ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌۜ
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allah’ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.[9-10]
هٰذَا
هُدًىۚ
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِاٰيَاتِ
رَبِّهِمْ
لَهُمْ
عَذَابٌ
مِنْ
رِجْزٍ
اَل۪يمٌ۟
İşte bu Kuran doğruluk rehberidir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere, onlara, tiksindiren, can yakan bir azap vardır.[11]
اَللّٰهُ
الَّذ۪ي
سَخَّرَ
لَكُمُ
الْبَحْرَ
لِتَجْرِيَ
الْفُلْكُ
ف۪يهِ
بِاَمْرِه۪
وَلِتَبْتَغُوا
مِنْ
فَضْلِه۪
وَلَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَۚ
Emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, lütfedip verdiği rızkı aramanız için denizi buyruğunuz altına veren Allah’tır, belki artık şükredersiniz.[12]
وَسَخَّرَ
لَكُمْ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاً
مِنْهُۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَتَفَكَّرُونَ
Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için dersler vardır.[13]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪ـلَ
الْكِتَابَ
وَالْحُكْمَ
وَالنُّبُوَّةَ
وَرَزَقْنَاهُمْ
مِنَ
الطَّيِّبَاتِ
وَفَضَّلْنَاهُمْ
عَلَى
الْعَالَم۪ينَۚ
And olsun ki Biz, İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik; onları temiz şeylerle rızıklandırdık; onları dünyalara üstün kıldık.[16]
وَاٰتَيْنَاهُمْ
بَيِّنَاتٍ
مِنَ
الْاَمْرِۚ
فَمَا
اخْتَلَفُٓوا
اِلَّا
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَهُمُ
الْعِلْمُۙ
بَغْياً
بَيْنَهُمْۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
يَقْض۪ي
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
ف۪يمَا
كَانُوا
ف۪يهِ
يَخْتَلِفُونَ
Din konusunda, onlara belgeler verdik; ancak, kendilerine ilim geldikten sonra birbirini çekememezlikten ayrılığa düştüler. Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında şüphesiz aralarında hükmedecektir.[17]
ثُمَّ
جَعَلْنَاكَ
عَلٰى
شَر۪يعَةٍ
مِنَ
الْاَمْرِ
فَاتَّبِعْهَا
وَلَا
تَتَّبِـعْ
اَهْوَٓاءَ
الَّذ۪ينَ
لَا
يَعْلَمُونَ
Sonra seni de din konusunda bir şeriat sahibi kıldık, ona uy; bilmeyenlerin heveslerine uyma.[18]
اِنَّهُمْ
لَنْ
يُغْنُوا
عَنْكَ
مِنَ
اللّٰهِ
شَيْـٔاًۜ
وَاِنَّ
الظَّالِم۪ينَ
بَعْضُهُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
بَعْضٍۚ
وَاللّٰهُ
وَلِيُّ
الْمُتَّق۪ينَ
Şüphesiz onlar, seni Allah’tan müstağni kılamazlar. Doğrusu zalimler birbirlerinin dostudurlar. Sakınanların dostu ise Allah’tır.[19]
اَفَرَاَيْتَ
مَنِ
اتَّخَذَ
اِلٰهَهُ
هَوٰيهُ
وَاَضَلَّهُ
اللّٰهُ
عَلٰى
عِلْمٍ
وَخَتَمَ
عَلٰى
سَمْعِه۪
وَقَلْبِه۪
وَجَعَلَ
عَلٰى
بَصَرِه۪
غِشَاوَةًۜ
فَمَنْ
يَهْد۪يهِ
مِنْ
بَعْدِ
اللّٰهِۜ
اَفَلَا
تَذَكَّرُونَ
Heva ve hevesini tanrı edinen, bilgisi olduğu halde Allah’ın şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Ey insanlar! Anlamaz mısınız?[23]
وَقَالُوا
مَا
هِيَ
اِلَّا
حَيَاتُنَا
الدُّنْيَا
نَمُوتُ
وَنَحْيَا
وَمَا
يُهْلِكُنَٓا
اِلَّا
الدَّهْرُۚ
وَمَا
لَهُمْ
بِذٰلِكَ
مِنْ
عِلْمٍۚ
اِنْ
هُمْ
اِلَّا
يَظُنُّونَ
«Hayat, ancak bu dünyadaki hayatımızdır. Ölürüz ve yaşarız; bizi ancak zamanın geçişi yokluğa sürükler» derler. Onların bu hususta bir bilgisi yoktur, sadece böyle sanırlar.[24]
وَق۪يلَ
الْيَوْمَ
نَنْسٰيكُمْ
كَمَا
نَس۪يتُمْ
لِقَٓاءَ
يَوْمِكُمْ
هٰذَا
وَمَأْوٰيكُمُ
النَّارُ
وَمَا
لَكُمْ
مِنْ
نَاصِر۪ينَ
Onlara denir ki: «Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi Biz de sizi unuttuk; varacağınız yer ateştir, yardımcılarınız da yoktur.»[34]
ذٰلِكُمْ
بِاَنَّكُمُ
اتَّخَذْتُمْ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
هُزُواً
وَغَرَّتْكُمُ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَاۚ
فَالْيَوْمَ
لَا
يُخْرَجُونَ
مِنْهَا
وَلَا
هُمْ
يُسْتَعْتَبُونَ
«Bu, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasından ötürüdür.» O gün, ne oradan çıkarılırlar ve ne de özürleri dinlenir.[35]
Yükleniyor...