ظ ه ر
57ayette
59kez geçiyor
30/114surede
21farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %58 · Medenî %42
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
İnşirâh 3
12. inen sure
En çok geçtiği sure
En’âm
6 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| ظُهُورِهِمْ | İsim | فُعُولِهِمْ | Onların sırtları | 11 |
| ظَهَرَ | Feale-Yefalu | فَعَلَ | Göründü | 5 |
| يَظْهَرُوا | Feale-Yefalu | يَفْعَلُوا | Üstün gelirler | 5 |
| لِيُظْهِرَهُ | İfal Babı | لِيُفْعِلَهُ | Onu bilinir yapmak için | 5 |
| ظَاهِرَ | İsim | فَاعِلَ | Görünen | 4 |
| ظَهْرِهَا | İsim | فَعْلِهِ | Onun sırtı | 4 |
| يُظَاهِرُونَ | Faale Babı | يُفَاعِلُونَ | Zıhar yaparlar | 3 |
| تَظَاهَرُونَ | Tefaul Babı | تَتَفَاعَلُونَ | Birbirinize arka çıkarsınız | 2 |
| ظَه۪يراً | Sıfat | فَعِيلًا | Arka çıkan | 2 |
| ظَاهِراًۖ | İsim | فَاعِلًا | Görünen | 2 |
| ظَه۪يراً | İsim | فَعِيلًا | Arka çıkan | 2 |
| ظَاهِرَةً | İsim | فَاعِلَةً | Görünen | 2 |
| ظَاهَرُوهُمْ | Faale Babı | فَاعَلُوهُمْ | Onlara arka çıktılar | 2 |
| ظَه۪يرٍ | İsim | فَعِيلٍ | Arka çıkan | 2 |
| ظَاهِر۪ينَ | İsim | فَاعِلِينَ | Görünenler | 2 |
| ظِهْرِياًّۜ | İsim | فِعْلِيًّا | İhmal edilen | 1 |
| الظَّه۪يرَةِ | İsim | الْفَعِيلَةِ | Öğle | 1 |
| تَظَاهَرَا۠ | İfal Babı | تَفَاعَلَا | İkisi birbirine arka çıktı | 1 |
| تُظْهِرُونَ | İfal Babı | تُفْعِلُونَ | Öğleye ulaşırsınız | 1 |
| تُظَاهِرُونَ | Faale Babı | تُفَاعِلُونَ | Zıhar yaparsınız | 1 |
| وَاَظْهَرَهُ | İfal Babı | وَأَفْعَلَهُ | Ve onu bilinir yaptı | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Arka çıkan 6
Onların sırtları 5
Görünen 5
Göründü 4
Onun sırtları 3
Onu bilinir yapmak için 3
Onun sırtı 3
Üstün gelirler 2
İkisi birbirine arka çıktı 2
Bilinir yapar 2
Görünenler 2
Zıhar yaparlar 2
Birbirinize arka çıkarsınız 1
Sizin sırtlarınız 1
Diğer 18 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ك ف ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
8 ayet
ثُمَّ
اَنْتُمْ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
تَقْتُلُونَ
اَنْفُسَكُمْ
وَتُخْرِجُونَ
فَر۪يقاً
مِنْكُمْ
مِنْ
دِيَارِهِمْۘ
تَظَاهَرُونَ
عَلَيْهِمْ
بِالْاِثْمِ
وَالْعُدْوَانِۜ
وَاِنْ
يَأْتُوكُمْ
اُسَارٰى
تُفَادُوهُمْ
وَهُوَ
مُحَرَّمٌ
عَلَيْكُمْ
اِخْرَاجُهُمْۜ
اَفَتُؤْمِنُونَ
بِبَعْضِ
الْكِتَابِ
وَتَكْفُرُونَ
بِبَعْضٍۚ
فَمَا
جَزَٓاءُ
مَنْ
يَفْعَلُ
ذٰلِكَ
مِنْكُمْ
اِلَّا
خِزْيٌ
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَاۚ
وَيَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
يُرَدُّونَ
اِلٰٓى
اَشَدِّ
الْعَذَابِۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.[85]
اَفَمَنْ
هُوَ
قَٓائِمٌ
عَلٰى
كُلِّ
نَفْسٍ
بِمَا
كَسَبَتْۚ
وَجَعَلُوا
لِلّٰهِ
شُرَكَٓاءَۜ
قُلْ
سَمُّوهُمْۜ
اَمْ
تُنَبِّؤُ۫نَهُ
بِمَا
لَا
يَعْلَمُ
فِي
الْاَرْضِ
اَمْ
بِظَاهِرٍ
مِنَ
الْقَوْلِۜ
بَلْ
زُيِّنَ
لِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مَكْرُهُمْ
وَصُدُّوا
عَنِ
السَّب۪يلِۜ
وَمَنْ
يُضْلِلِ
اللّٰهُ
فَمَا
لَهُ
مِنْ
هَادٍ
Herkesin yaptığını gözeten Allah, bunu yapamayan putlarla bir olur mu? Onlar Allah’a ortak koştular. De ki: «Onlara bir ad bulun bakalım; yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi Allah’a haber veriyorsunuz? Yoksa kuru sözlere mi aldanıyorsunuz? Fakat inkar edenlere, kurdukları düzenler güzel gösterildi ve doğru yoldan alıkonuldular. Zaten Allah’ın saptırdığına yol gösteren bulunmaz.[33]
لَوْ
يَعْلَمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
ح۪ينَ
لَا
يَكُفُّونَ
عَنْ
وُجُوهِهِمُ
النَّارَ
وَلَا
عَنْ
ظُهُورِهِمْ
وَلَا
هُمْ
يُنْصَرُونَ
Bu kafirler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından menedemeyecekleri ve yardım da göremiyecekleri zamanı keşke bilseler.[39]
وَيَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
مَا
لَا
يَنْفَعُهُمْ
وَلَا
يَضُرُّهُمْۜ
وَكَانَ
الْكَافِرُ
عَلٰى
رَبِّه۪
ظَه۪يراً
Allah’ı bırakıp, kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere kulluk ederler. İnkar eden, Rabbine karşı gelenin (şeytanın) yardımcısıdır.[55]
فَلَمَّا
جَٓاءَهُمُ
الْحَقُّ
مِنْ
عِنْدِنَا
قَالُوا
لَوْلَٓا
اُو۫تِيَ
مِثْلَ
مَٓا
اُو۫تِيَ
مُوسٰىۜ
اَوَلَمْ
يَكْفُرُوا
بِمَٓا
اُو۫تِيَ
مُوسٰى
مِنْ
قَبْلُۚ
قَالُوا
سِحْرَانِ
تَظَاهَرَا۠
وَقَالُٓوا
اِنَّا
بِكُلٍّ
كَافِرُونَ
Ama onlara katımızdan gerçek gelince: «Musa’ya verildiği gibi buna da mucize verilmesi gerekmez mi?» dediler. Daha önce Musa’ya verileni de inkar etmemişler miydi? «Yardımlaşan iki sihir (Tevrat ve Kuran); hepsini inkar edenleriz» dediler.[48]
وَمَا
كُنْتَ
تَرْجُٓوا
اَنْ
يُلْقٰٓى
اِلَيْكَ
الْكِتَابُ
اِلَّا
رَحْمَةً
مِنْ
رَبِّكَ
فَلَا
تَكُونَنَّ
ظَه۪يراً
لِلْكَافِر۪ينَۘ
Sen, sana bu Kitap’ın verileceğini ummazdın. O ancak Rabbinin bir rahmetidir. Öyleyse sakın inkarcılara yardımcı olma.[86]
وَلَوْلَٓا
اَنْ
يَكُونَ
النَّاسُ
اُمَّةً
وَاحِدَةً
لَجَعَلْنَا
لِمَنْ
يَكْفُرُ
بِالرَّحْمٰنِ
لِبُيُوتِهِمْ
سُقُفاً
مِنْ
فِضَّةٍ
وَمَعَارِجَ
عَلَيْهَا
يَظْهَرُونَۙ
Eğer bütün insanlar tek ümmet olma durumuna gelmeyecek olsaydı, Rahman olan Allah’ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını, üzerinde yükseldikleri merdivenleri, evlerinin kapılarını, üzerine yaslanacakları kerevetleri gümüşten yapar ve altın bezeklerle işlerdik. Bunların hepsi ancak dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret, Rabbinin katında O’na karşı gelmekten sakınanlaradır.[33-35]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
كُونُٓوا
اَنْصَارَ
اللّٰهِ
كَمَا
قَالَ
ع۪يسَى
ابْنُ
مَرْيَمَ
لِلْحَوَارِيّ۪نَ
مَنْ
اَنْصَار۪ٓي
اِلَى
اللّٰهِۜ
قَالَ
الْحَوَارِيُّونَ
نَحْنُ
اَنْصَارُ
اللّٰهِ
فَاٰمَنَتْ
طَٓائِفَةٌ
مِنْ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
وَكَـفَرَتْ
طَٓائِفَةٌۚ
فَاَيَّدْنَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
عَلٰى
عَدُوِّهِمْ
فَاَصْبَحُوا
ظَاهِر۪ينَ
Ey inananlar! Allah’ın dininin yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa, Havarilere: «Allah’a giden yolda yardımcılarım kimlerdir?» deyince, Havariler: «Allah’ın dininin yardımcıları biziz» demişlerdi. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da inkar etmişti; ama Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de üstün geldiler.[14]
Yükleniyor...