ع ب د
251ayette
275kez geçiyor
57/114surede
20farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %83 · Medenî %17
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 10
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Zümer
16 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| عِبَادِه۪ | İsim | فِعَالِهِ | Onun kulları | 94 |
| اعْبُدُوا | Feale-Yefulu | افْعُلُوا | Kulluk edin | 50 |
| تَعْبُدُونَ | Feale-Yefulu | تَفْعُلُونَ | Kulluk edersiniz | 33 |
| يَعْبُدُ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُ | Kulluk ederler | 27 |
| عَبْدِنَا | İsim | فَعْلِهِ | Kul | 22 |
| نَعْبُدُ | Feale-Yefulu | نَفْعُلُ | Kulluk ederiz | 8 |
| عِبَادَتِه۪ | İsim | فِعَالَتِهِ | Onun kulluğu | 8 |
| عَبْداً | İsim | فَعْلًا | Kul | 6 |
| عَابِدُونَ | İsim | فَاعِلُونَ | Kulluk edenler | 5 |
| لِلْعَب۪يدِ۟ | İsim | لِلْفَعِيلِ | Kullar | 5 |
| وَعَبَدَ | Feale-Yefulu | وَفَعَلَ | Ve kulluk etti | 4 |
| عَابِد۪ينَ | İsim | فَاعِلِينَ | Kulluk edenler | 4 |
| عِبَاداً | İsim | فِعَالًا | Kullar | 2 |
| بِعِبَادَةِ | İsim | بِفِعَالَةِ | Kulluğa | 1 |
| عَابِد۪ينَۜ | Sıfat | فَاعِلِينَ | Kulluk edenler | 1 |
| عَبَّدْتَ | Tef'il Babı | فَعَّلْتَ | Kul edindin | 1 |
| بِعِبَاد۪ي | İsim | بِفِعَالِي | Kullarımı | 1 |
| عَابِدَاتٍ | Sıfat | فَاعِلَاتٍ | Kulluk edenler | 1 |
| عَبْدَيْنِ | İsim | فَعْلَيْنِ | İki kul | 1 |
| عَابِدٌ | İsim | فَاعِلٌ | Kulluk eden | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onun kulları 31
Kullar 20
Kulluk edin 18
Kulluk edersiniz 18
Kul 14
Kulluk ederler 12
Bizim kullarımız 11
Benim kullarım 10
Kulluk ederim 10
Kulluk edenler 9
Kulluk eder 9
Senin kulların 7
Kulluk etmeyin 7
Kulluk ederiz 6
Diğer 58 anlam
Onun kulu 6
Kulları 5
Ey kullarım 5
Kulumuz 4
Ve kulluk edin 3
Onun kulluğu 3
Kulluk eder misiniz? 3
Ona kulluk edin 3
Kullarımı 3
Hemen ona kulluk edin 2
Onun kulları için 2
Kullarıma 2
Onların kulluğunu 2
Hemen bana kulluk edin 2
Bana kulluk edin 2
Kullara 2
sizin kulluk ettiğiniz 2
benim kulluk ettiğim 2
Kulumuz- 1
Ve kul 1
Kula karşılık 1
Ve kulluk etti 1
Kulluk etmemiz için 1
Kulluk etmeleri 1
Sizin kulluğunuz 1
Hemen ona kulluk et 1
Ve kulluk et 1
Kulluk ettik 1
Onun kulunu 1
Kulluğa 1
Kulluk edersin 1
Kulluk etme 1
Ona kulluk et 1
Onun kulluğuna 1
Bana kulluk et 1
Kulluk edenler için 1
Sizin kullarınız 1
Bana kulluk ederler 1
Kul edindin 1
kulluk etttiğiniz 1
Ve ona kulluk edin 1
Kullarımız için 1
Hemen kulluk et 1
Onlara kulluk ederiz 1
Ona kulluk ederler 1
Kullarım 1
Kulluk et 1
Kulluğum 1
Onun kullarına 1
Onlara kulluk ettik 1
Kulluk edilirler 1
Bana kulluk etmeleri için 1
İki kul 1
Kulluk etmeleri için 1
Kulluk etsinler 1
ben kulluk et- 1
kulluğu 1
Kulluk eden 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
251 ayet
اِنْ
هُوَ
اِلَّا
عَبْدٌ
اَنْعَمْنَا
عَلَيْهِ
وَجَعَلْنَاهُ
مَثَلاً
لِبَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪ـلَۜ
Meryemoğlu, ancak kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.[59]
اِنَّ
اللّٰهَ
هُوَ
رَبّ۪ي
وَرَبُّكُمْ
فَاعْبُدُوهُۜ
هٰذَا
صِرَاطٌ
مُسْتَق۪يمٌ
«Doğrusu Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir, artık O’na kulluk edin, bu, doğru yoldur.»[64]
يَا عِبَادِ
لَا
خَوْفٌ
عَلَيْكُمُ
الْيَوْمَ
وَلَٓا
اَنْتُمْ
تَحْزَنُونَۚ
Allah: «Ey kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz» der.[68]
قُلْ
اِنْ
كَانَ
لِلرَّحْمٰنِ
وَلَدٌۗ
فَاَنَا۬
اَوَّلُ
الْعَابِد۪ينَ
De ki: «Eğer Rahman olan Allah’ın çocuğu olsa, kulluk edenlerin ilki ben olurdum.»[81]
اَنْ
اَدُّٓوا
اِلَيَّ
عِبَادَ
اللّٰهِۜ
اِنّ۪ي
لَكُمْ
رَسُولٌ
اَم۪ينٌۙ
«Ey Allah’ın kulları! Bana gelin, doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.»[18]
فَاَسْرِ
بِعِبَاد۪ي
لَيْلاً
اِنَّكُمْ
مُتَّبَعُونَۙ
Allah da şöyle buyurdu: «Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip olunacaksınız.»[23]
وَاِذَا
حُشِرَ
النَّاسُ
كَانُوا
لَهُمْ
اَعْدَٓاءً
وَكَانُوا
بِعِبَادَتِهِمْ
كَافِر۪ينَ
Ama, insanlar kıyamet günü toplatılınca, putları onlara düşman olurlar ve tapınmalarını inkar ederler.[6]
وَاذْكُرْ
اَخَا
عَادٍۜ
اِذْ
اَنْذَرَ
قَوْمَهُ
بِالْاَحْقَافِ
وَقَدْ
خَلَتِ
النُّذُرُ
مِنْ
بَيْنِ
يَدَيْهِ
وَمِنْ
خَلْفِه۪ٓ
اَلَّا
تَعْبُدُٓوا
اِلَّا
اللّٰهَۜ
اِنّ۪ٓي
اَخَافُ
عَلَيْكُمْ
عَذَابَ
يَوْمٍ
عَظ۪يمٍ
Ad milletinin kardeşi Hud’u an; ondan önce ve sonra, «Allah’tan başkasına kulluk etmeyin» diyen nice uyarıcılar gelip geçmişken, Ahkaf bölgesindeki milletini uyarmış «Doğrusu sizin için, büyük günün azabından korkuyorum» demişti.[21]
تَبْصِرَةً
وَذِكْرٰى
لِكُلِّ
عَبْدٍ
مُن۪يبٍ
Allah’a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.[7-8]
رِزْقاً
لِلْعِبَادِۙ
وَاَحْيَيْنَا
بِه۪
بَلْدَةً
مَيْتاًۜ
كَذٰلِكَ
الْخُرُوجُ
Gökten bereketli bir su indirdik, kullara rızık olmak üzere onunla bahçeler, biçilecek taneli ekinler, küme küme tomurcukları olan boylu hurma ağaçları yetiştirdik. O su ile ölü yeri dirilttik. İşte insanların diriltilmesi de böyledir.[9-11]
مَا
يُبَدَّلُ
الْقَوْلُ
لَدَيَّ
وَمَٓا
اَنَا۬
بِظَلَّامٍ
لِلْعَب۪يدِ۟
Allah: «Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem» der.[28-29]
وَمَا
خَلَقْتُ
الْجِنَّ
وَالْاِنْسَ
اِلَّا
لِيَعْبُدُونِ
Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır.[56]
فَاَوْحٰٓى
اِلٰى
عَبْدِه۪
مَٓا
اَوْحٰىۜ
Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti.[10]
فَاسْجُدُوا
لِلّٰهِ
وَاعْبُدُوا ۩
Artık secdeye varın, Allah’a kulluk edin.[62]
كَذَّبَتْ
قَبْلَهُمْ
قَوْمُ
نُوحٍ
فَـكَذَّبُوا
عَبْدَنَا
وَقَالُوا
مَجْنُونٌ
وَازْدُجِرَ
Bu ortak koşanlardan önce Nuh milleti de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak: «Delidir» demişlerdi, yolu kesilmişti.[9]
هُوَ
الَّذ۪ي
يُنَزِّلُ
عَلٰى
عَبْدِه۪ٓ
اٰيَاتٍ
بَيِّنَاتٍ
لِيُخْرِجَكُمْ
مِنَ
الظُّلُمَاتِ
اِلَى
النُّورِۜ
وَاِنَّ
اللّٰهَ
بِكُمْ
لَرَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌ
Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna, apaçık ayetler indiren O’dur. Doğrusu Allah size karşı şefkatlidir, merhametlidir.[9]
قَدْ
كَانَتْ
لَكُمْ
اُسْوَةٌ
حَسَنَةٌ
ف۪ٓي
اِبْرٰه۪يمَ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُۚ
اِذْ
قَالُوا
لِقَوْمِهِمْ
اِنَّا
بُرَءٰٓؤُ۬ا
مِنْكُمْ
وَمِمَّا
تَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۘ
كَفَرْنَا
بِكُمْ
وَبَدَا
بَيْنَنَا
وَبَيْنَكُمُ
الْعَدَاوَةُ
وَالْبَغْضَٓاءُ
اَبَداً
حَتّٰى
تُؤْمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَحْدَهُٓ
اِلَّا
قَوْلَ
اِبْرٰه۪يمَ
لِاَب۪يهِ
لَاَسْتَغْفِرَنَّ
لَكَ
وَمَٓا
اَمْلِكُ
لَكَ
مِنَ
اللّٰهِ
مِنْ
شَيْءٍۜ
رَبَّـنَا
عَلَيْكَ
تَوَكَّلْنَا
وَاِلَيْكَ
اَنَبْنَا
وَاِلَيْكَ
الْمَص۪يرُ
İbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Onlar milletlerine şöyle demişlerdi: «Biz sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız; sizin dininizi inkar ediyoruz; bizimle sizin aranızda yalnız Allah’a inanmanıza kadar ebedi düşmanlık ve öfke başgöstermiştir.» -Yalnız, İbrahim’in, babasına: «And olsun ki, senin için mağfiret dileyeceğim, fakat sana Allah’tan gelecek herhangi bir şeyi savmaya gücüm yetmez» sözü bu örneğin dışındadır- «Rabbimiz! Sana güvendik, Sana yöneldik; dönüş Sanadır.»[4]
عَسٰى
رَبُّهُٓ
اِنْ
طَلَّقَكُنَّ
اَنْ
يُبْدِلَهُٓ
اَزْوَاجاً
خَيْراً
مِنْكُنَّ
مُسْلِمَاتٍ
مُؤْمِنَاتٍ
قَانِتَاتٍ
تَٓائِبَاتٍ
عَابِدَاتٍ
سَٓائِحَاتٍ
ثَيِّبَاتٍ
وَاَبْكَاراً
Ey Peygamber’in eşleri! Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona; sizden daha iyi olan, kendini Allah’a veren, inanan, boyun eğen, tevbe eden, kulluk eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.[5]
ضَرَبَ
اللّٰهُ
مَثَلاً
لِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
امْرَاَتَ
نُوحٍ
وَامْرَاَتَ
لُوطٍۜ
كَانَتَا
تَحْتَ
عَبْدَيْنِ
مِنْ
عِبَادِنَا
صَالِحَيْنِ
فَخَانَتَاهُمَا
فَلَمْ
يُغْنِيَا
عَنْهُمَا
مِنَ
اللّٰهِ
شَيْـٔاً
وَق۪يلَ
ادْخُلَا
النَّارَ
مَعَ
الدَّاخِل۪ينَ
Allah, inkar edenlere, Nuh’un karısıyla Lut’un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara karşı hainlik edip inkarlarını gizlemişlerdi de iki peygamber Allah’tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: «Cehenneme girenlerle beraber siz de girin» dendi.[10]
اَنِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَاتَّقُوهُ
وَاَط۪يعُونِۙ
«Allah’a kulluk edin; O’ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah’ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!»[3-4]
Yükleniyor...