ع د د
50ayette
57kez geçiyor
26/114surede
19farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %37 · Medenî %63
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 31
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Ahzâb
8 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَاَعَدَّ | İfal Babı | وَأَفْعَلَ | Hazırladı | 15 |
| فَعِدَّةٌ | İsim | فَفِعْلَةٌ | Sayı | 8 |
| اُعِدَّتْ | İfal Babı | أُفْعِلَتْ | Hazırlanıldı | 4 |
| تَعُدُّوا | Feale-Yefulu | تَفْعُلُوا | Sayarsınız | 4 |
| بِعِدَّتِهِمْ | İsim | بِفِعْلَتِهِمْ | Onların sayısı ile | 4 |
| مَعْدُودَاتٍۜ | Sıfat | مَفْعُولَاتٍ | Sayılanlar | 3 |
| عَدَدَ | İsim | فَعَلَ | Sayı | 3 |
| مَعْدُودَةًۜ | Sıfat | مَفْعُولَةً | Sayılan | 2 |
| نَعُدُّ | Feale-Yefulu | نَفْعُلُ | Sayarız | 2 |
| عَداًّۚ | İsim | فَعْلًا | Saymak | 2 |
| عَدَداً | İsim | فَعَلًا | Sayı | 2 |
| لَاَعَدُّوا | İfal Babı | لَأَفْعَلُوا | Öyleyse hazırladılar | 1 |
| مَعْدُودَةٍ | İsim | مَفْعُولَةٍ | Sayılan | 1 |
| مَعْدُودٍۜ | İsim | مَفْعُولٍ | Sayılan | 1 |
| عَدَداًۙ | Sıfat | فَعَلًا | Sayı | 1 |
| وَعَدَّهُمْ | Feale-Yefulu | وَفَعَلَهُمْ | Ve onları saydı | 1 |
| الْعَٓادّ۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Sayanlar | 1 |
| تَعْتَدُّونَهَاۚ | İftial Babı | تَفْتَعِلُونَهَا | Onu sayarak tamamlarsınız | 1 |
| وَعَدَّدَهُۙ | Tef'il Babı | وَفَعَّلَهُ | Ve onu tek tek saydı | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ق و ل ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
9 ayet
وَقَالُوا
لَنْ
تَمَسَّنَا
النَّارُ
اِلَّٓا
اَيَّاماً
مَعْدُودَةًۜ
قُلْ
اَتَّخَذْتُمْ
عِنْدَ
اللّٰهِ
عَهْداً
فَلَنْ
يُخْلِفَ
اللّٰهُ
عَهْدَهُٓ
اَمْ
تَقُولُونَ
عَلَى
اللّٰهِ
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
«Ateş bize sadece sayılı birkaç gün değecektir», derler; sor, «Allah katından siz söz mü aldınız?», eğer öyle ise Allah sözünden caymayacaktır. «Yoksa Allah’a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?»[80]
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
قَالُوا
لَنْ
تَمَسَّنَا
النَّارُ
اِلَّٓا
اَيَّاماً
مَعْدُودَاتٍۖ
وَغَرَّهُمْ
ف۪ي
د۪ينِهِمْ
مَا
كَانُوا
يَفْتَرُونَ
Bu, onların: «Bize ateş sadece sayılı birkaç gün değecektir» demelerindendir. Uydurup durdukları şeyler, onları dinlerinde yanıltmıştır.[24]
وَلَوْ
اَرَادُوا
الْخُرُوجَ
لَاَعَدُّوا
لَهُ
عُدَّةً
وَلٰكِنْ
كَرِهَ
اللّٰهُ
انْبِعَاثَهُمْ
فَثَبَّطَهُمْ
وَق۪يلَ
اقْعُدُوا
مَعَ
الْقَاعِد۪ينَ
Eğer savaşa çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah davranışlarını beğenmedi de onları alıkoydu. «Acizlerle beraber oturun» denildi.[46]
وَلَئِنْ
اَخَّرْنَا
عَنْهُمُ
الْعَذَابَ
اِلٰٓى
اُمَّةٍ
مَعْدُودَةٍ
لَيَقُولُنَّ
مَا
يَحْبِسُهُۜ
اَلَا
يَوْمَ
يَأْت۪يهِمْ
لَيْسَ
مَصْرُوفاً
عَنْهُمْ
وَحَاقَ
بِهِمْ
مَا
كَانُوا
بِه۪
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
And olsun ki, onların azabını sayılı bir süreye kadar ertelesek, «Onu alıkoyan nedir?» derler. Bilin ki, onlara azab geldiği gün, artık geri çevrilmez; alaya aldıkları şey onları mahvedecektir.[8]
سَيَقُولُونَ
ثَلٰثَةٌ
رَابِعُهُمْ
كَلْبُهُمْۚ
وَيَقُولُونَ
خَمْسَةٌ
سَادِسُهُمْ
كَلْبُهُمْ
رَجْماً
بِالْغَيْبِۚ
وَيَقُولُونَ
سَبْعَةٌ
وَثَامِنُهُمْ
كَلْبُهُمْۜ
قُلْ
رَبّ۪ٓي
اَعْلَمُ
بِعِدَّتِهِمْ
مَا
يَعْلَمُهُمْ
اِلَّا
قَل۪يلٌ۠
فَلَا
تُمَارِ
ف۪يهِمْ
اِلَّا
مِرَٓاءً
ظَاهِراًۖ
وَلَا
تَسْتَفْتِ
ف۪يهِمْ
مِنْهُمْ
اَحَداً۟
Karanlığa taş atar gibi, «Mağara ehli üçtür, dördüncüleri köpekleridir» derler, yahut, «Beştir, altıncıları köpekleridir» derler, yahut «Yedidir, sekizincileri köpekleridir» derler. De ki: «Onların sayısını en iyi bilen Rabbim’dir. Onları pek az kimseden başkası bilmez.» Bunun için, onlar hakkında, bu kısaca anlatılanın dışında, kimseyle tartışma ve onlar hakkında kimseden bir şey sorma.[22]
قَالَ
كَمْ
لَبِثْتُمْ
فِي
الْاَرْضِ
عَدَدَ
سِن۪ينَ
Allah onlara yine: «Yeryüzünde kaç yıl kaldınız» der.[112]
قَالُوا
لَبِثْنَا
يَوْماً
اَوْ
بَعْضَ
يَوْمٍ
فَسْـَٔلِ
الْعَٓادّ۪ينَ
«Bir gün veya daha az bir süre kaldık, sayanlara sor» derler.[113]
وَقَالُوا
مَا
لَنَا
لَا
نَرٰى
رِجَالاً
كُنَّا
نَعُدُّهُمْ
مِنَ
الْاَشْرَارِۜ
Şöyle derler: «Kendilerini dünyada iken kötü saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?»[62]
وَمَا
جَعَلْنَٓا
اَصْحَابَ
النَّارِ
اِلَّا
مَلٰٓئِكَةًۖ
وَمَا
جَعَلْنَا
عِدَّتَهُمْ
اِلَّا
فِتْنَةً
لِلَّذ۪ينَ
كَـفَرُواۙ
لِيَسْتَيْقِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْـكِتَابَ
وَيَزْدَادَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
ا۪يمَاناً
وَلَا
يَرْتَابَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْـكِتَابَ
وَالْمُؤْمِنُونَۙ
وَلِيَقُولَ
الَّذ۪ينَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
مَرَضٌ
وَالْـكَافِرُونَ
مَاذَٓا
اَرَادَ
اللّٰهُ
بِهٰذَا
مَثَلاًۜ
كَذٰلِكَ
يُضِلُّ
اللّٰهُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَـهْد۪ي
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَمَا
يَعْلَمُ
جُنُودَ
رَبِّكَ
اِلَّا
هُوَۜ
وَمَا
هِيَ
اِلَّا
ذِكْرٰى
لِلْبَشَرِ۟
Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: «Allah bu misalle neyi muradetti?» desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.[31]
Yükleniyor...