ا ن ت
78ayette
81kez geçiyor
36/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %77 · Medenî %23
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 2
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Mâide
8 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| اَنْتَ | Zamir | أَنْتَ | Sen | 81 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ خ ي ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
7 ayet
قَالَ
ع۪يسَى
ابْنُ
مَرْيَمَ
اللّٰهُمَّ
رَبَّنَٓا
اَنْزِلْ
عَلَيْنَا
مَٓائِدَةً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
تَكُونُ
لَنَا
ع۪يداً
لِاَوَّلِنَا
وَاٰخِرِنَا
وَاٰيَةً
مِنْكَۚ
وَارْزُقْنَا
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الرَّازِق۪ينَ
Meryem oğlu İsa, «Allahım! Rabbimiz! Bize ve bizden sonra geleceklere bayram ve Sen’den bir delil olarak gökten bir sofra indir, bizi rızıklandır, Sen rızık verenlerin en hayırlısısın» dedi.[114]
قَدِ
افْتَرَيْنَا
عَلَى
اللّٰهِ
كَذِباً
اِنْ
عُدْنَا
ف۪ي
مِلَّتِكُمْ
بَعْدَ
اِذْ
نَجّٰينَا
اللّٰهُ
مِنْهَاۜ
وَمَا
يَكُونُ
لَـنَٓا
اَنْ
نَعُودَ
ف۪يهَٓا
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُ
رَبُّنَاۜ
وَسِعَ
رَبُّنَا
كُلَّ
شَيْءٍ
عِلْماًۜ
عَلَى
اللّٰهِ
تَوَكَّلْنَاۜ
رَبَّـنَا
افْتَحْ
بَيْنَنَا
وَبَيْنَ
قَوْمِنَا
بِالْحَقِّ
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الْفَاتِح۪ينَ
Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, «Ey Şuayb! Ya dinimize dönersiniz ya da, and olsun ki seni ve inananları seninle beraber kentimizden çıkarırız» dediler. Şuayb, onlara: «İstemezsek de mi? Allah bizi dininizden kurtardıktan sonra ona dönecek olursak, doğrusu Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakışmaz. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a güvendik. Rabbimiz! Bizimle milletimiz arasında hak ile Sen hüküm ver, Sen hükmedenlerin en hayırlısısın» dedi.[88-89]
وَاخْتَارَ
مُوسٰى
قَوْمَهُ
سَبْع۪ينَ
رَجُلاً
لِم۪يقَاتِنَاۚ
فَلَمَّٓا
اَخَذَتْهُمُ
الرَّجْفَةُ
قَالَ
رَبِّ
لَوْ
شِئْتَ
اَهْلَكْتَهُمْ
مِنْ
قَبْلُ
وَاِيَّايَۜ
اَتُهْلِكُنَا
بِمَا
فَعَلَ
السُّفَـهَٓاءُ
مِنَّاۚ
اِنْ
هِيَ
اِلَّا
فِتْنَتُكَۜ
تُضِلُّ
بِهَا
مَنْ
تَشَٓاءُ
وَتَهْد۪ي
مَنْ
تَشَٓاءُۜ
اَنْتَ
وَلِيُّنَا
فَاغْفِرْ
لَنَا
وَارْحَمْنَا
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الْغَافِر۪ينَ
Musa, tayin ettiğimiz müddette milletinden yetmiş kişi seçti; onları sarsıntı tutunca dedi ki: «Rabbim! Dileseydin daha önce beni ve onları yok ederdin, aramızdaki beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi yok eder misin? Bu, Senin imtihanından başka birşey değildir, bununla dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletirsin; bizim dostumuz Sensin; bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bağışlayanların en iyisisin.»[155]
وَزَكَرِيَّٓا
اِذْ
نَادٰى
رَبَّهُ
رَبِّ
لَا
تَذَرْن۪ي
فَرْداً
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الْوَارِث۪ينَۚ
Zekeriya da: «Rabbim! Beni tek Başıma bırakma, Sen varislerin en hayırlısısın» diye nida etmişti.[89]
وَقُلْ
رَبِّ
اَنْزِلْن۪ي
مُنْزَلاً
مُبَارَكاً
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الْمُنْزِل۪ينَ
«Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin» de.[29]
اِنَّهُ
كَانَ
فَر۪يقٌ
مِنْ
عِبَاد۪ي
يَقُولُونَ
رَبَّـنَٓا
اٰمَنَّا
فَاغْفِرْ
لَنَا
وَارْحَمْنَا
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الرَّاحِم۪ينَۚ
Allah: «Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: «Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin» diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır» der.[108-111]
وَقُلْ
رَبِّ
اغْفِرْ
وَارْحَمْ
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الرَّاحِم۪ينَ
De ki: «Rabbim! Bağışla, merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.»[118]
Yükleniyor...