ع ص ف
6ayette
7kez geçiyor
6/114surede
6farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %100 · Medenî %0
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Fil 5
19. inen sure
En çok geçtiği sure
Mürselât
2 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
6 ayet
هُوَ
الَّذ۪ي
يُسَيِّرُكُمْ
فِي
الْبَرِّ
وَالْبَحْرِۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
كُنْتُمْ
فِي
الْفُلْكِۚ
وَجَرَيْنَ
بِهِمْ
بِر۪يحٍ
طَيِّبَةٍ
وَفَرِحُوا
بِهَا
جَٓاءَتْهَا
ر۪يحٌ
عَاصِفٌ
وَجَٓاءَهُمُ
الْمَوْجُ
مِنْ
كُلِّ
مَكَانٍ
وَظَنُّٓوا
اَنَّهُمْ
اُح۪يطَ
بِهِمْۙ
دَعَوُا
اللّٰهَ
مُخْلِص۪ينَ
لَهُ
الدّ۪ينَۚ
لَئِنْ
اَنْجَيْتَنَا
مِنْ
هٰذِه۪
لَنَكُونَنَّ
مِنَ
الشَّاكِر۪ينَ
Sizi karada ve denizde yürüten Allah’tır. Bulunduğunuz gemi, içindekileri güzel bir rüzgarla götürürken yolcular neşelenirler; bir fırtına çıkıp da onları her taraftan dalgaların sardığı ve çepeçevre kuşatıldıklarını sandıkları anda ise Allah’ın dinine sarılarak, «Bizi bu tehlikeden kurtarırsan and olsun ki şükredenlerden oluruz» diye O’na yalvarırlar.[22]
مَثَلُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِرَبِّهِمْ
اَعْمَالُهُمْ
كَرَمَادٍۨ
اشْتَدَّتْ
بِهِ
الرّ۪يحُ
ف۪ي
يَوْمٍ
عَاصِفٍۜ
لَا
يَقْدِرُونَ
مِمَّا
كَسَبُوا
عَلٰى
شَيْءٍۜ
ذٰلِكَ
هُوَ
الضَّلَالُ
الْبَع۪يدُ
Rablerini inkar edenlerin işleri, fırtınalı bir günde, rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer; yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu uzak sapıklıktır.[18]
وَلِسُلَيْمٰنَ
الرّ۪يحَ
عَاصِفَةً
تَجْر۪ي
بِاَمْرِه۪ٓ
اِلَى
الْاَرْضِ
الَّت۪ي
بَارَكْنَا
ف۪يهَاۜ
وَكُنَّا
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَالِم۪ينَ
Bereketli kıldığımız yere doğru, Süleyman’ın emriyle yürüyen şiddetli rüzgarı, onun buyruğuna verdik. Biz herşeyi biliyorduk.[81]
وَالْحَبُّ
ذُو
الْعَصْفِ
وَالرَّيْحَانُۚ
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.[11-12]
فَالْعَاصِفَاتِ
عَصْفاًۙ
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah’ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.[1-7]
فَجَعَلَهُمْ
كَعَصْفٍ
مَأْكُولٍ
Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı.[5]
Yükleniyor...