ع ل و
68ayette
70kez geçiyor
41/114surede
25farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %80 · Medenî %20
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’lâ 1
8. inen sure
En çok geçtiği sure
İsrâ
5 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَتَعَالٰى | Feale-Yefulu | وَتَفَاعَلَ | Ve yüceldi | 14 |
| الْعَلِيُّ | İsim | الْفَعِيلُ | Yüce | 7 |
| تَعَالَوْا | İfal Babı | تَفَاعَلُوا | Gelin | 7 |
| الْاَعْلٰى | İsim | الْأَفْعَلَ | En üstün | 6 |
| عُلُواًّ | İsim | فُعُولًا | Üstün olmak | 4 |
| عَالِيَهَا | İsim | فَاعِلَهَا | Onun üstü | 3 |
| تَعْلُوا | Feale-Yefulu | تَفْعِلُوا | Üstün çıkmayın | 3 |
| الْعُلٰىۜ | Sıfat | الْفُعَلَ | En üstünler | 3 |
| الْاَعْلٰىۘ | Sıfat | الْأَفْعَلَ | En üstün | 3 |
| الْاَعْلَوْنَ | İsim | الْأَفْعَلُونَ | En üstünler | 2 |
| عَلِياًّ۟ | Sıfat | فَعِيلًا | Yüce | 2 |
| وَلَعَلَا | Feale-Yefulu | وَلَفَعَلَ | Ve öyleyse üstün oldu | 2 |
| عَالِيَةٍۙ | Sıfat | فَاعِلَةٍ | Üstün olan | 2 |
| عَلِياًّ | İsim | فَعِيلًا | Yüce | 1 |
| الْعُلْيَاۜ | İsim | الْفُعْلَا | En üstün | 1 |
| لَعَالٍ | İsim | لَفَاعِلٌ | Üstün olan | 1 |
| الْمُتَعَالِ | İsim | الْمُتَفَاعِلُ | Yücelen | 1 |
| عَلَوْا | Feale-Yefulu | فَعَلُوا | Üstün oldular | 1 |
| اسْتَعْلٰى | İstifal | اسْتَفْعَلَ | Üstün geldi | 1 |
| عَال۪ينَۚ | Sıfat | فَاعِلِينَ | Üstün olanlar | 1 |
| فَتَعَالَيْنَ | İfal Babı | فَتَفَاعَلْنَ | Öyleyse gelin | 1 |
| الْعَال۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Üstün olanlar | 1 |
| عَالِياً | İsim | فَاعِلًا | Üstün olan | 1 |
| عِلِّيّ۪ينَۜ | İsim | فِعِّيلِينَ | Yüksek yerler | 1 |
| عِلِّيُّونَۜ | İsim | فِعِّيلُونَ | Yüksek yerler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ج ع ل ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
9 ayet
فَمَنْ
حَٓاجَّكَ
ف۪يهِ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَكَ
مِنَ
الْعِلْمِ
فَقُلْ
تَعَالَوْا
نَدْعُ
اَبْنَٓاءَنَا
وَاَبْنَٓاءَكُمْ
وَنِسَٓاءَنَا
وَنِسَٓاءَكُمْ
وَاَنْفُسَنَا
وَاَنْفُسَكُمْ
ثُمَّ
نَبْتَهِلْ
فَنَجْعَلْ
لَعْنَتَ
اللّٰهِ
عَلَى
الْكَاذِب۪ينَ
Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki: «Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra lanetleşelim de, Allah’ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim».[61]
وَجَعَلُوا
لِلّٰهِ
شُرَكَٓاءَ
الْجِنَّ
وَخَلَقَهُمْ
وَخَرَقُوا
لَهُ
بَن۪ينَ
وَبَنَاتٍ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۜ
سُبْحَانَهُ
وَتَعَالٰى
عَمَّا
يَصِفُونَ۟
Cinleri O yaratmışken kafirler Allah’a ortak koştular. Körü körüne O’na oğullar ve kızlar uydurdular. Haşa, O onların vasıflandırmalarından yücedir.[100]
فَلَمَّٓا
اٰتٰيهُمَا
صَالِحاً
جَعَلَا
لَهُ
شُرَكَٓاءَ
ف۪يمَٓا
اٰتٰيهُمَاۚ
فَتَعَالَى
اللّٰهُ
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Allah onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey hakkında Allah’a ortaklar koştular. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.[190]
اِلَّا
تَنْصُرُوهُ
فَقَدْ
نَصَرَهُ
اللّٰهُ
اِذْ
اَخْرَجَهُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
ثَانِيَ
اثْنَيْنِ
اِذْ
هُمَا
فِي
الْغَارِ
اِذْ
يَقُولُ
لِصَاحِبِه۪
لَا
تَحْزَنْ
اِنَّ
اللّٰهَ
مَعَنَاۚ
فَاَنْزَلَ
اللّٰهُ
سَك۪ينَتَهُ
عَلَيْهِ
وَاَيَّدَهُ
بِجُنُودٍ
لَمْ
تَرَوْهَا
وَجَعَلَ
كَلِمَةَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
السُّفْلٰىۜ
وَكَلِمَةُ
اللّٰهِ
هِيَ
الْعُلْيَاۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
Ona (Muhammed’e) yardım etmezseniz, bilin ki, inkar edenler onu Mekke’den çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah ona yardım etmişti. Arkadaşına (Ebu Bekir’e) «Üzülme, Allah bizimledir» diyordu; Allah da ona güven vermiş, görmediğiniz askerlerle onu desteklemiş, inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Ancak Allah’ın sözü yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir.[40]
فَلَمَّا
جَٓاءَ
اَمْرُنَا
جَعَلْنَا
عَالِيَهَا
سَافِلَهَا
وَاَمْطَرْنَا
عَلَيْهَا
حِجَارَةً
مِنْ
سِجّ۪يلٍۙ
مَنْضُودٍۙ
Buyruğumuz gelince oraların altını üstüne getirdik; üzerine Rabbinin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar zalimlerden hiçbir zaman uzak olmayacaktır.[82-83]
فَجَعَلْنَا
عَالِيَهَا
سَافِلَهَا
وَاَمْطَرْنَا
عَلَيْهِمْ
حِجَارَةً
مِنْ
سِجّ۪يلٍۜ
Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.[74]
وَوَهَبْنَا
لَهُمْ
مِنْ
رَحْمَتِنَا
وَجَعَلْنَا
لَهُمْ
لِسَانَ
صِدْقٍ
عَلِياًّ۟
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onların her dilde üstün şekilde anılmalarını sağladık.[50]
اِنَّ
فِرْعَوْنَ
عَلَا
فِي
الْاَرْضِ
وَجَعَلَ
اَهْلَهَا
شِيَعاً
يَسْتَضْعِفُ
طَٓائِفَةً
مِنْهُمْ
يُذَبِّـحُ
اَبْنَٓاءَهُمْ
وَيَسْتَحْـي۪
نِسَٓاءَهُمْۜ
اِنَّهُ
كَانَ
مِنَ
الْمُفْسِد۪ينَ
Firavun memleketin başına geçti ve halkını fırkalara ayırdı. İçlerinden bir topluluğu güçsüz bularak onların oğullarını boğazlıyor, kadınları sağ bırakıyordu; çünkü o, bozguncunun biriydi.[4]
تِلْكَ
الدَّارُ
الْاٰخِرَةُ
نَجْعَلُهَا
لِلَّذ۪ينَ
لَا
يُر۪يدُونَ
عُلُواًّ
فِي
الْاَرْضِ
وَلَا
فَسَاداًۜ
وَالْعَاقِبَةُ
لِلْمُتَّق۪ينَ
Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Sonuç Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.[83]
Yükleniyor...