ع و د
58ayette
63kez geçiyor
39/114surede
13farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %81 · Medenî %19
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Fecr 6
10. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
6 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| عَادٍ | İsmi Alem | فَعَلٍ | Âd | 24 |
| يُع۪يدُهُ | İfal Babı | يُفْعِلُهُ | Onu geri döndürür | 13 |
| لَتَعُودُنَّ | Feale-Yefulu | لَتَفْعُلُنَّ | Geri dönersiniz | 5 |
| عَادَ | Feale-Yefulu | فَعَلَ | Geri döndü | 4 |
| عُدْنَا | Feale-Yefulu | فَعَلْنَا | Geri döndük | 4 |
| يَعُودُونَ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُونَ | Geri dönerler | 3 |
| سَنُع۪يدُهَا | İfal Babı | سَنُفْعِلُهَا | Yakında onu geri döndürüreceğiz | 3 |
| اُع۪يدُوا | İfal Babı | أُفْعِلُوا | Geri döndürüldüler | 2 |
| ع۪يداً | İsim | فِعْلًا | Bayram | 1 |
| نَعُودَ | Feale-Yefulu | نَفْعُلَ | Geri döneriz | 1 |
| نَعُدْۚ | Feale-Yefulu | نَفْعُلْ | Geri döneriz | 1 |
| مَعَادٍۜ | İsim | مَفْعَلٍ | Geri dönüş yeri | 1 |
| عَٓائِدُونَۢ | İsim | فَاعِلُونَ | Geri dönenler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ع ذ ب ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
7 ayet
اِلَيْهِ
مَرْجِعُكُمْ
جَم۪يعاًۜ
وَعْدَ
اللّٰهِ
حَقاًّۜ
اِنَّهُ
يَبْدَؤُا
الْخَلْقَ
ثُمَّ
يُع۪يدُهُ
لِيَجْزِيَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
بِالْقِسْطِۜ
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لَهُمْ
شَرَابٌ
مِنْ
حَم۪يمٍ
وَعَذَابٌ
اَل۪يمٌ
بِمَا
كَانُوا
يَكْفُرُونَ
Hepinizin dönüşü, O’nadır. Allah’ın vadi haktır. O, önce yaratır, sonra inanıp yararlı işler yapanların ve inkar edenlerin hareketlerinin karşılığını adaletle vermek için tekrar diriltir. İnkarcılara, inkarlarından ötürü kızgın bir içecek ve can yakıcı azab vardır.[4]
كُلَّمَٓا
اَرَادُٓوا
اَنْ
يَخْرُجُوا
مِنْهَا
مِنْ
غَمٍّ
اُع۪يدُوا
ف۪يهَا
وَذُوقُوا
عَذَابَ
الْحَر۪يقِ۟
Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler: «Yakıcı azabı tadın» denir.[22]
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
فَسَقُوا
فَمَأْوٰيهُمُ
النَّارُۜ
كُلَّمَٓا
اَرَادُٓوا
اَنْ
يَخْرُجُوا
مِنْهَٓا
اُع۪يدُوا
ف۪يهَا
وَق۪يلَ
لَهُمْ
ذُوقُوا
عَذَابَ
النَّارِ
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
بِه۪
تُكَذِّبُونَ
Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: «Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın» denir.[20]
اِنَّا
كَاشِفُوا
الْعَذَابِ
قَل۪يلاً
اِنَّكُمْ
عَٓائِدُونَۢ
Biz sizden azabı az bir süre için kaldıracağız, siz yine de eski inkarcılığınıza döneceksiniz.[15]
وَاذْكُرْ
اَخَا
عَادٍۜ
اِذْ
اَنْذَرَ
قَوْمَهُ
بِالْاَحْقَافِ
وَقَدْ
خَلَتِ
النُّذُرُ
مِنْ
بَيْنِ
يَدَيْهِ
وَمِنْ
خَلْفِه۪ٓ
اَلَّا
تَعْبُدُٓوا
اِلَّا
اللّٰهَۜ
اِنّ۪ٓي
اَخَافُ
عَلَيْكُمْ
عَذَابَ
يَوْمٍ
عَظ۪يمٍ
Ad milletinin kardeşi Hud’u an; ondan önce ve sonra, «Allah’tan başkasına kulluk etmeyin» diyen nice uyarıcılar gelip geçmişken, Ahkaf bölgesindeki milletini uyarmış «Doğrusu sizin için, büyük günün azabından korkuyorum» demişti.[21]
كَذَّبَتْ
عَادٌ
فَـكَيْفَ
كَانَ
عَذَاب۪ي
وَنُذُرِ
Ad milleti peygamberini yalanlamıştı; Benim azabım ve uyarmam nasılmış?[18]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
نُهُوا
عَنِ
النَّجْوٰى
ثُمَّ
يَعُودُونَ
لِمَا
نُهُوا
عَنْهُ
وَيَتَنَاجَوْنَ
بِالْاِثْمِ
وَالْعُدْوَانِ
وَمَعْصِيَتِ
الرَّسُولِۘ
وَاِذَا
جَٓاؤُ۫كَ
حَيَّوْكَ
بِمَا
لَمْ
يُحَيِّكَ
بِهِ
اللّٰهُۙ
وَيَقُولُونَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ
لَوْلَا
يُعَذِّبُنَا
اللّٰهُ
بِمَا
نَقُولُۜ
حَسْبُهُمْ
جَهَنَّمُۚ
يَصْلَوْنَهَاۚ
فَبِئْسَ
الْمَص۪يرُ
Gizli toplantıdan menedilen, sonra menolundukları şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek konusunda gizli gizli konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde, Allah’ın seni selamlamadığı bir şekilde seni selamlarlar; içlerinden, «Gerçekten peygamber olsaydı Allah’ın bizi, söylediklerimizden ötürü, cezalandırması gerekmez miydi?» derler. Cehennem onlara yeter. Oraya girerler, ne kötü dönüştür![8]
Yükleniyor...