ف ر ق
66ayette
72kez geçiyor
30/114surede
24farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %42 · Medenî %58
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kıyâme 28
31. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
14 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| فَر۪يقاً | İsim | فَعِيلًا | Bölüm | 15 |
| فَر۪يقٌ | İsim | فَعِيلٌ | Bölüm | 14 |
| الْفُرْقَانَ | İsim | الْفُعْلَانَ | Ve ayırt etmek | 6 |
| تَفَرَّقُواۖ | Tefe'ale Babı | تَفَعَّلُوا | Ayrılığa düştüler | 5 |
| يُفَرِّقُوا | Tef'il Babı | يُفَعِّلُوا | Ayırırlar | 3 |
| نُفَرِّقُ | Tef'il Babı | نُفَعِّلُ | Ayırırız | 3 |
| الْفَر۪يقَيْنِ | İsim | الْفَعِيلَيْنِ | İki bölüm | 3 |
| فَرَّقُوا | Tef'il Babı | فَعَّلُوا | Ayırdılar | 3 |
| فَرَقْنَا | Feale-Yefulu | فَعَلْنَا | Ayırdık | 2 |
| يَتَفَرَّقَا | Tefe'ale Babı | يَتَفَعَّلَا | İkisi ayrılığa düşer | 2 |
| يَفْرَقُونَ | Feale-Yefulu | يَفْعَلُونَ | Korkarlar | 2 |
| فِرَاقُ | İsim | فِعَالُ | Ayrılık | 2 |
| فَافْرُقْ | Feale-Yefulu | فَافْعُلْ | Hemen ayır | 1 |
| فُرْقَاناً | İsim | فُعْلَانًا | Ayırt etmek | 1 |
| وَتَفْر۪يقاً | İsim | وَتَفْعِيلًا | Ve ayırmak | 1 |
| فِرْقَةٍ | İsim | فِعْلَةٍ | Parti | 1 |
| مُتَفَرِّقُونَ | İsim | مُتَفَعِّلُونَ | Ayrılığa düşenler | 1 |
| مُتَفَرِّقَةٍۜ | İsim | مُتَفَعِّلَةٍ | Ayrılığa düşen | 1 |
| فِرْقٍ | İsim | فَعْلٍ | Parça | 1 |
| فَر۪يقَانِ | İsim | فَعِيلَانِ | İki bölüm | 1 |
| تَتَفَرَّقُوا | Tefe'ale Babı | تَتَفَعَّلُوا | Ayrılığa düşrmeyin | 1 |
| فَارِقُوهُنَّ | Faale Babı | فَاعِلُوهُنَّ | Onlardan ayrılın | 1 |
| فَالْفَارِقَاتِ | İsim | فَالْفَاعِلَاتِ | Ayıranlar | 1 |
| فَرْقاًۙ | İsim | فَعْلًا | Ayırmak | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ك ف ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
8 ayet
ثُمَّ
اَنْتُمْ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
تَقْتُلُونَ
اَنْفُسَكُمْ
وَتُخْرِجُونَ
فَر۪يقاً
مِنْكُمْ
مِنْ
دِيَارِهِمْۘ
تَظَاهَرُونَ
عَلَيْهِمْ
بِالْاِثْمِ
وَالْعُدْوَانِۜ
وَاِنْ
يَأْتُوكُمْ
اُسَارٰى
تُفَادُوهُمْ
وَهُوَ
مُحَرَّمٌ
عَلَيْكُمْ
اِخْرَاجُهُمْۜ
اَفَتُؤْمِنُونَ
بِبَعْضِ
الْكِتَابِ
وَتَكْفُرُونَ
بِبَعْضٍۚ
فَمَا
جَزَٓاءُ
مَنْ
يَفْعَلُ
ذٰلِكَ
مِنْكُمْ
اِلَّا
خِزْيٌ
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَاۚ
وَيَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
يُرَدُّونَ
اِلٰٓى
اَشَدِّ
الْعَذَابِۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.[85]
وَاتَّـبَعُوا
مَا
تَتْلُوا
الشَّيَاط۪ينُ
عَلٰى
مُلْكِ
سُلَيْمٰنَۚ
وَمَا
كَفَرَ
سُلَيْمٰنُ
وَلٰكِنَّ
الشَّيَاط۪ينَ
كَفَرُوا
يُعَلِّمُونَ
النَّاسَ
السِّحْرَۗ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
عَلَى
الْمَلَكَيْنِ
بِبَابِلَ
هَارُوتَ
وَمَارُوتَۜ
وَمَا
يُعَلِّمَانِ
مِنْ
اَحَدٍ
حَتّٰى
يَقُولَٓا
اِنَّمَا
نَحْنُ
فِتْنَةٌ
فَلَا
تَكْفُرْۜ
فَيَتَعَلَّمُونَ
مِنْهُمَا
مَا
يُفَرِّقُونَ
بِه۪
بَيْنَ
الْمَرْءِ
وَزَوْجِه۪ۜ
وَمَا
هُمْ
بِضَٓارّ۪ينَ
بِه۪
مِنْ
اَحَدٍ
اِلَّا
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
وَيَتَعَلَّمُونَ
مَا
يَضُرُّهُمْ
وَلَا
يَنْفَعُهُمْۜ
وَلَقَدْ
عَلِمُوا
لَمَنِ
اشْتَرٰيهُ
مَا
لَهُ
فِي
الْاٰخِرَةِ
مِنْ
خَلَاقٍ۠
وَلَبِئْسَ
مَا
شَرَوْا
بِه۪ٓ
اَنْفُسَهُمْۜ
لَوْ
كَانُوا
يَعْلَمُونَ
Şeytanların Süleyman’ın hükümdarlığı hakkında söylediklerine uydular. Oysa Süleyman kafir değildi, ama insanlara sihri öğreten şeytanlar kafir olmuşlardı. Babil’de, melek denilen Harut ve Marut’a bir şey indirilmemişti. Bu ikisi «Biz sadece imtihan ediyoruz, sakın inkar etme» demedikçe kimseye bir şey öğretmezlerdi. Halbuki bu ikisinden, koca ile karısının arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Oysa Allah’ın izni olmadıkça onlar kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek, faydalı olmayacak şeyler öğreniyorlardı. And olsun ki, onu satın alanın ahiretten bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şeyin ne kötü olduğunu keşke bilselerdi![102]
مِنْ
قَبْلُ
هُدًى
لِلنَّاسِ
وَاَنْزَلَ
الْفُرْقَانَۜ
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
لَهُمْ
عَذَابٌ
شَد۪يدٌۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
ذُو
انْتِقَامٍ
Kendisinden önceki Kitapları tasdik eden Hak Kitap’ı sana indirdi. Önceden insanlara yol gösterici olarak Tevrat ve İncil’i de indirmişti. O, doğruyu yanlıştan ayıran Kitap’ı indirdi. Doğrusu Allah’ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli azab vardır. Allah güçlüdür, mazlumların öcünü alır.[3-4]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِنْ
تُط۪يعُوا
فَر۪يقاً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
يَرُدُّوكُمْ
بَعْدَ
ا۪يمَانِكُمْ
كَافِر۪ينَ
Ey İnananlar! Kitap verilenlerin bir takımına uyarsanız, inanmanızdan sonra sizi kafir olmağa çevirirler.[100]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَكْفُرُونَ
بِاللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَيُر۪يدُونَ
اَنْ
يُفَرِّقُوا
بَيْنَ
اللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَيَقُولُونَ
نُؤْمِنُ
بِبَعْضٍ
وَنَكْفُرُ
بِبَعْضٍۙ
وَيُر۪يدُونَ
اَنْ
يَتَّخِذُوا
بَيْنَ
ذٰلِكَ
سَب۪يلاًۙ
Allah’ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah’la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, «Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz» diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.[150-151]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِنْ
تَتَّقُوا
اللّٰهَ
يَجْعَلْ
لَكُمْ
فُرْقَاناً
وَيُكَفِّرْ
عَنْكُمْ
سَيِّـَٔاتِكُمْ
وَيَغْفِرْ
لَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
ذُو
الْفَضْلِ
الْعَظ۪يمِ
Ey inananlar! Allah’tan sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırdedecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük, bol nimet sahibidir.[29]
وَالَّذ۪ينَ
اتَّخَذُوا
مَسْجِداً
ضِرَاراً
وَكُفْراً
وَتَفْر۪يقاً
بَيْنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَاِرْصَاداً
لِمَنْ
حَارَبَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
مِنْ
قَبْلُۜ
وَلَيَحْلِفُنَّ
اِنْ
اَرَدْنَٓا
اِلَّا
الْحُسْنٰىۜ
وَاللّٰهُ
يَشْهَدُ
اِنَّهُمْ
لَكَاذِبُونَ
Zarar vermek, inkar etmek, müminlerin arasını ayırmak, Allah ve Peygamber’ine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak üzere bir mescid kurup: «Biz sadece iyilik yapmak istedik» diye yemin edenlerin yalancı olduklarına şüphesiz ki Allah şahiddir.[107]
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُنَا
بَيِّنَاتٍ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓواۙ
اَيُّ
الْفَر۪يقَيْنِ
خَيْرٌ
مَقَاماً
وَاَحْسَنُ
نَدِياًّ
Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkar edenler inananlara: «Bu iki takımın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?» derler.[73]
Yükleniyor...