أ ت ي

486ayette
549kez geçiyor
72/114surede
40farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 41 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 54 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
اٰتَيْنَا İfal Babı أَفْعَلْنَا Verdik 90
يَأْتِيَ Feale-Yefilu يَفْعِلَ Gelir 72
يَأْتِ Feale-Yefilu يَفْعِلْ Size gelir 46
اُو۫تُوا İfal Babı أُفْعِلُوا Onlara verildi 34
وَاٰتُوا İfal Babı وَأَفْعِلُوا Ve verin 33
اٰتٰيهُمُ İfal Babı أَفْعَلَهُمْ Onlara verdi 30
فَأْتُوا Feale-Yefilu فَفْعِلُوا Öyleyse getirin 27
تَأْت۪يهِمْ Feale-Yefilu تَفْعِلُهِمْ Onlara gelir 27
اُو۫تِيَ İfal Babı أُفْعِلَ Ona verildi 25
وَيُؤْتُونَ İfal Babı وَيُفْعِلُونَ Ve verirler 24
اٰت۪يكُمْ Feale-Yefilu فَعَلَ Geldi 23
اَتٰيكَ Feale-Yefilu فَعَلَكَ Sana geldi 21
لَتَأْتُونَ Feale-Yefilu لَتَفْعِلُونَ Gelirsiniz 18
يُؤْت۪ي İfal Babı يُفْعِلُ Verir 13
ائْتِنَا Feale-Yefilu اِفْعِلْنَا Bize getir 11
وَتُؤْتُوهَا İfal Babı وَتُفْعِلُوهَا Ve ona verirsiniz 5
اَتَتْكُمُ Feale-Yefilu فَعَلَتْكُمُ Size geldi 5
نَأْتِي Feale-Yefilu نَفْعِلُ Geliriz 5
نُؤْتِه۪ İfal Babı نُفْعِلْهُ Ona veririz 4
نُؤْت۪يهِ İfal Babı نُفْعِلُهُ Ona veririz 4
لَاٰتِيَةٌ İsim لَفَاعِلَةٌ Gelen 4
فَاٰتَتْ İfal Babı فَأَفْعَلَتْ Hemen verdi 3
اٰت۪يهِمْ İsim فَاعِلُهُمْ Onlara gelen 3
تُؤْتِي İfal Babı تُفْعِلُ Verirsin 2
وَاٰتَيْنَاهُمْ İfal Babı وَأَفْعَلْنَاهُمْ Ve onlara verdik 2
لَاٰتٍۙ İsim لَفَاعِلٌ Gelen 2
ائْتُون۪ي Feale-Yefilu اِفْعِلُونِي Bana getirin 2
وَا۪يتَٓاءَ İsim وَإِفْعَالَ Ve vermek 2
فَأْتُوا Feale-Yefilu فَفْعِلُوا Öyleyse getirin 1
يَأْتُوكُمْ Feale-Yefilu يَفْعِلُوكُمْ Size gelirler 1
نَأْتِ Feale-Yefilu نَفْعِلْ Getiririz 1
فَاٰتُوهُمْ İfal Babı فَأَفْعِلُوهُمْ Hemen onlara verin 1
وَالْمُؤْتُونَ İsim وَالْمُفْعِلُونَ Ve verenler 1
لَاٰتِيَنَّهُمْ Feale-Yefilu لَأَفْعِلَنَّهُمْ Kesinlikle onlara geleceğim 1
يَأْتِيَنَّكُمْ Feale-Yefilu يَفْعِلَنَّكُمْ Kesinlikle size gelecek 1
وَا۪يتَٓائِ İsim وَإِفْعَالِ Ve vermek 1
مَأْتِياًّ İsim مَفْعُولًا Getirilen 1
فَأْتِيَاهُ Feale-Yefilu فَفْعِلَاهُ İkiniz ona gelin 1
وَاُو۫تِيَتْ İfal Babı وَأُفْعِلَتْ Ve ona verildi 1
ائْتِيَا Feale-Yefilu اِفْعِلَا İkiniz gelin 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 174 anlam
Sana geldi 7 Öyleyse getirin 6 Verir 6 Ona verir 6 Ona veririz 6 Size verdi 6 Ve verirler 6 Onlara geldi 6 Size getirir 6 Ona verdik 6 Ona gelir 6 Gelirsiniz 5 (Size) verildi 5 Gelirler 5 Bana getirin 5 Kesinlikle size gelecek 4 Ve verdi 4 Bize ver 4 Onlara verdiniz 4 Ona verilir 4 Hemen getir 4 Ve verdiler 4 Verirler 4 Ve onlara verdik 4 Ve ona verdik 4 Size geldi 4 Size verir 4 Size verdik 3 Verdiniz 3 Ona verdi 3 Sana gelirler 3 Geldiler 3 Ve onlara verin 3 Ve getirir 3 Öyleyse bize getir 3 Bize getir 3 Gelir misiniz? 3 Sana getirirler 3 Ona geldi 3 Ve vermek 3 Size getiririm 3 Bize gelir 2 Gelin 2 Hemen getirin 2 Bize getirir 2 Ve verdiniz 2 Öyleyse onlara verin 2 Ve verir 2 Onlara verir 2 Ve size verdi 2 İkisine verdi 2 Onlara getirirsin 2 Verdin 2 Ve bana verdi 2 İkinize gelir 2 Bana getirir 2 Geliriz 2 Sana verdik 2 Sana gelir 2 Bana verin 2 Bana verdi 2 Onlara getirdik 2 Ve bize verildi 2 Sana getiririm 2 Hemen onlara geldi 2 Ve onlara verildi 1 Size gelirler 1 Getiririz 1 Getirdin 1 Onlara o verildi 1 Öyleyse onlara gidin 1 Hemen gelin 1 Ve ona verdi 1 Hemen verdi 1 Ve ona verirsiniz 1 Verirsin 1 Size verdim 1 Ve size gelirler 1 Ve bize ver 1 Vermeyin 1 İkisi ona gelir 1 Getirdiler 1 Hemen onlara verin 1 Öyleyse kesinlikle onlara verdik 1 Ve gelsin 1 Onlara verirsiniz 1 Ve verenler 1 Onlara vereceğiz 1 Ona verilirsiniz 1 Hemen onlara getirirsin 1 Bize gel 1 Bize verilir 1 Kesinlikle onlara geleceğim 1 Hemen onlara ver 1 Bize gelirsin 1 Bize getirirsin 1 Hemen geldiler 1 Sana verdim 1 Bize verdin 1 Bize verecek 1 Bize verdi 1 Sana geldiler 1 Getir 1 Onlara gelen 1 Bana getirirsiniz 1 Bana verirsiniz 1 Kesinlikle bana getireceksiniz 1 Ona verdiler 1 Ve bana getirin 1 Bana verdin 1 Öyleyse bize getirin 1 Size getiririz 1 Ve ona gelir 1 Bize getir- 1 Ve sana getirdik 1 Hemen geldi 1 Ve onlara geldi 1 Ve ver 1 Getirirsin 1 Hemen size getirsin 1 Verdi 1 Bana verir 1 İkisi geldi 1 Getirdi 1 Bize gelirler 1 Getirilen 1 Kesinlikle bana verilecek 1 Ve bize gelir 1 Ona gelen 1 (Sana) verildi 1 İkiniz ona gelin 1 Kesinlikle sana getireceğiz 1 Hemen gelir misiniz? 1 Hemen bize getirsin 1 Getirdik 1 Verdiler 1 Hemen onlara gelecek 1 Git 1 Hemen ikiniz gelin 1 Hemen onlara gelir 1 Size getireceğim 1 Kesinlikle bana getirecek 1 Ve ona verildi 1 Ve bana gelin 1 Kesinlikle onlara getireceğiz 1 Bana gelirler 1 Ona geldiler 1 Onlara verilir 1 Sana verdi 1 Ona verildim 1 Ve gelirsiniz 1 Ve kesinlikle onlara gelecek 1 Ver 1 Öyleyse kesinlikle verdik 1 Öyleyse kesinlikle ona verdiler 1 Onlara verdin 1 Onlara ver 1 Bize gelirsiniz 1 Bana o verildi 1 İkiniz gelin 1 Geldik 1 Size getiren 1 Getirin 1 Ve onlara verdi 1 Öyleyse ona verecek 1 Getirsinler 1 Öyleyse getirsin 1 Hemen verdik 1 Öyleyse verin 1 -mak 1 Öyleyse getirsinler 1 Bana verilir 1 Bize geldi 1 Hemen gelirsiniz 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 1 kez 3. inen: Müzzemmil — 1 kez 4. inen: Müddessir — 4 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 0 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 1 kez 10. inen: Fecr — 0 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 0 kez 24. inen: Abese — 0 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 1 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 0 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 0 kez 34. inen: Kâf — 0 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 0 kez 38. inen: Sâd — 2 kez 39. inen: A’râf — 27 kez 40. inen: Cin — 0 kez 41. inen: Yâsîn — 2 kez 42. inen: Furkân — 3 kez 43. inen: Fâtır — 2 kez 44. inen: Meryem — 10 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 17 kez 46. inen: Vâkı’a — 0 kez 47. inen: Şu’arâ — 10 kez 48. inen: Neml — 20 kez 49. inen: Kasas — 19 kez 50. inen: İsrâ — 11 kez 51. inen: Yûnus — 7 kez 52. inen: Hûd — 13 kez 53. inen: Yûsuf — 19 kez 54. inen: Hicr — 7 kez 55. inen: En’âm — 25 kez 56. inen: Sâffât — 3 kez 57. inen: Lokman — 3 kez 58. inen: Sebe’ — 6 kez 59. inen: Zümer — 6 kez 60. inen: Mü’min — 7 kez 61. inen: Fussilet — 6 kez 62. inen: Şûrâ — 3 kez 63. inen: Zuhruf — 3 kez 64. inen: Duhân — 4 kez 65. inen: Câsiye — 3 kez 66. inen: Ahkâf — 2 kez 67. inen: Zâriyât — 4 kez 68. inen: Gâşiye — 1 kez 69. inen: Kehf — 13 kez 70. inen: Nahl — 13 kez 71. inen: Nûh — 1 kez 72. inen: İbrahim — 9 kez 73. inen: Enbiyâ — 13 kez 74. inen: Mü’minûn — 6 kez 75. inen: Secde — 3 kez 76. inen: Tûr — 3 kez 77. inen: Mülk — 2 kez 78. inen: Hâkka — 3 kez 79. inen: Me’âric — 0 kez 80. inen: Nebe’ — 1 kez 81. inen: Nâzi’ât — 1 kez 82. inen: İnfitâr — 0 kez 83. inen: İnşikâk — 2 kez 84. inen: Rûm — 6 kez 85. inen: Ankebût — 10 kez 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez 87. inen: Bakara — 54 kez 88. inen: Enfâl — 2 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 24 kez 90. inen: Ahzâb — 9 kez 91. inen: Mümtehine — 4 kez 92. inen: Nisâ — 35 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 7 kez 95. inen: Muhammed — 4 kez 96. inen: Ra’d — 4 kez 97. inen: Rahmân — 0 kez 98. inen: İnsan — 1 kez 99. inen: Talâk — 4 kez 100. inen: Beyyine — 3 kez 101. inen: Haşr — 3 kez 102. inen: Nûr — 8 kez 103. inen: Hac — 8 kez 104. inen: Münâfikûn — 1 kez 105. inen: Mücâdele — 2 kez 106. inen: Hucurât — 0 kez 107. inen: Tahrîm — 0 kez 108. inen: Teğâbun — 2 kez 109. inen: Saff — 1 kez 110. inen: Cum’a — 1 kez 111. inen: Fetih — 2 kez 112. inen: Mâide — 17 kez 113. inen: Tevbe — 14 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ أ ل ه ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

198 ayet

وَاِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِه۪ۖ وَادْعُوا شُهَدَٓاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Kulumuza indirdiğimiz Kuran’dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz, Allah’tan başka, güvendiklerinizi de yardıma çağırın.[23]
وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ لَا تَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناً وَذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْناً وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ اِلَّا قَل۪يلاً مِنْكُمْ وَاَنْتُمْ مُعْرِضُونَ
İsrailoğullarından, «Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekatı verin» diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız müstesna, döndünüz; hala da yüz çevirip duruyorsunuz.[83]
ثُمَّ اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تَقْتُلُونَ اَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَر۪يقاً مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْۘ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۜ وَاِنْ يَأْتُوكُمْ اُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ اِخْرَاجُهُمْۜ اَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍۚ فَمَا جَزَٓاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ اِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُرَدُّونَ اِلٰٓى اَشَدِّ الْعَذَابِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.[85]
وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَر۪يقٌ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَۗ كِتَابَ اللّٰهِ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ كَاَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Yanlarındakini doğrulayan bir Peygamber, Allah katından onlara gelince Kitap verilenlerden bir takımı, bilmiyorlarmış gibi, Allah’ın Kitabı’nı arkalarına attılar.[101]
مَا نَنْسَخْ مِنْ اٰيَةٍ اَوْ نُنْسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَٓا اَوْ مِثْلِهَاۜ اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya unutturursak, onun yerine daha hayırlısını veya onun benzerini getiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?[106]
وَدَّ كَث۪يرٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُمْ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِكُمْ كُفَّاراًۚ حَسَداً مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّۚ فَاعْفُوا وَاصْفَحُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Kitap ehlinin çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki çekememezlikten ötürü, sizi, inandıktan sonra küfre döndürmeyi isterler. Allah’ın emri gelene kadar onları affedin, geçin. Allah muhakkak her şeye Kadir’dir.[109]
وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ
Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önden gönderdiğiniz her hayrı Allah katında bulacaksınız. Allah yaptıklarınızı şüphesiz görür.[110]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَأْت۪ينَٓا اٰيَةٌۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْۜ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْۜ قَدْ بَيَّنَّا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ
Bilmeyenler: «Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?» dediler. Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler için ayetleri açıklamışızdır.[118]
قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
«Allah’a, bize gönderilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına gönderilene, Musa ve İsa’ya verilene, Rableri tarafından peygamberlere verilene, onları birbirinden ayırt etmeyerek inandık, biz O’na teslim olanlarız» deyin.[136]
قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ
Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Hoşnud olacağın kıbleye seni elbette çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir; bulunduğunuz yerde yüzlerinizi o yöne çevirin. Doğrusu Kitap verilenler, bunun Rab’lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.[144]
وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلّ۪يهَا فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اَيْنَ مَا تَكُونُوا يَأْتِ بِكُمُ اللّٰهُ جَم۪يعاًۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Hayırlı işlerde birbirinizle yarışın. Nerede olursanız olun Allah sizi bir araya toplar, Allah şüphesiz her şeye Kadir’dir.[148]
لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ
Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitap’a, peygamberlere inanan, O’nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır.[177]
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِۜ قُلْ هِيَ مَوَاق۪يتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّۜ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِاَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقٰىۚ وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ اَبْوَابِهَاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Sana hilal halindeki ayları sorarlar. De ki: «Onlar, insanların ve hac vakitlerinin ölçüsüdür». Evlere arkalarından girmeniz iyilik değildir; iyi kimse kötülükten sakınan kimsedir. Evlere kapılarından girin; Allah’tan sakının ki muradınıza erersiniz.[189]
فَاِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْراًۜ فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir anışla Allah’ı anın. «Rabbimiz! Bize sadece dünyada ver» diyen insanlar vardır, öylesine, ahirette bir pay yoktur.[200]
هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَأْتِيَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي ظُلَلٍ مِنَ الْغَمَامِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ الْاَمْرُۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟
Onlar, bulut gölgeleri içinde, Allah’ın azabının ve meleklerin tepelerine inip işin bitmesini mi bekliyorlar? Bütün işler Allah’a dönecektir.[210]
سَلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ كَمْ اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ اٰيَةٍ بَيِّنَةٍۜ وَمَنْ يُبَدِّلْ نِعْمَةَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ
İsrailoğullarına sor; onlara apaçık nice ayetler verdik, Allah’ın nimetini, kendisine geldikten sonra kim değiştirirse, bilsin ki, Allah’ın cezası şüphesiz şiddetlidir.[211]
كَانَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّٰهُ النَّبِيّ۪نَ مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۖ وَاَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ ف۪يمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَمَا اخْتَلَفَ ف۪يهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْياً بَيْنَهُمْۚ فَهَدَى اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِ مِنَ الْحَقِّ بِاِذْنِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
İnsanlar bir tek ümmetti. Allah peygamberleri müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdi; insanların ayrılığa düşecekleri hususlarda aralarında hüküm vermek için onlarla birlikte hak Kitaplar indirdi. Ancak Kitap verilenler, kendilerine belgeler geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden onda ayrılığa düştüler. Allah, inananları, ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izni ile eriştirdi. Allah dilediğini doğru yola eriştirir.[213]
اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ
Sizden önce gelenlerin durumu sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Peygamber ve onunla beraber müminler: «Allah’ın yardımı ne zaman?» diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı; iyi bilin ki Allah’ın yardımı şüphesiz yakındır.[214]
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ قُلْ هُوَ اَذًىۙ فَاعْتَزِلُوا النِّسَٓاءَ فِي الْمَح۪يضِۙ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتّٰى يَطْهُرْنَۚ فَاِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ اَمَرَكُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ
Sana, kadınların aybaşı hali hakkında da sorarlar, de ki: «O bir ezadır (rahatsızlıktır)». Aybaşı halinde iken kadınlardan el çekin, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah’ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.[222]
نِسَٓاؤُ۬كُمْ حَرْثٌ لَكُمْۖ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ اَنّٰى شِئْتُمْۘ وَقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ مُلَاقُوهُۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ
Kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlanıza istediğiniz gibi gelin. İstikbal için hazırlıklı olun, Allah’tan sakının. O’na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin, bunu inananlara müjdele.[223]
Yükleniyor...