أ ت ي

486ayette
549kez geçiyor
72/114surede
40farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 41 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 54 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
اٰتَيْنَا İfal Babı أَفْعَلْنَا Verdik 90
يَأْتِيَ Feale-Yefilu يَفْعِلَ Gelir 72
يَأْتِ Feale-Yefilu يَفْعِلْ Size gelir 46
اُو۫تُوا İfal Babı أُفْعِلُوا Onlara verildi 34
وَاٰتُوا İfal Babı وَأَفْعِلُوا Ve verin 33
اٰتٰيهُمُ İfal Babı أَفْعَلَهُمْ Onlara verdi 30
فَأْتُوا Feale-Yefilu فَفْعِلُوا Öyleyse getirin 27
تَأْت۪يهِمْ Feale-Yefilu تَفْعِلُهِمْ Onlara gelir 27
اُو۫تِيَ İfal Babı أُفْعِلَ Ona verildi 25
وَيُؤْتُونَ İfal Babı وَيُفْعِلُونَ Ve verirler 24
اٰت۪يكُمْ Feale-Yefilu فَعَلَ Geldi 23
اَتٰيكَ Feale-Yefilu فَعَلَكَ Sana geldi 21
لَتَأْتُونَ Feale-Yefilu لَتَفْعِلُونَ Gelirsiniz 18
يُؤْت۪ي İfal Babı يُفْعِلُ Verir 13
ائْتِنَا Feale-Yefilu اِفْعِلْنَا Bize getir 11
وَتُؤْتُوهَا İfal Babı وَتُفْعِلُوهَا Ve ona verirsiniz 5
اَتَتْكُمُ Feale-Yefilu فَعَلَتْكُمُ Size geldi 5
نَأْتِي Feale-Yefilu نَفْعِلُ Geliriz 5
نُؤْتِه۪ İfal Babı نُفْعِلْهُ Ona veririz 4
نُؤْت۪يهِ İfal Babı نُفْعِلُهُ Ona veririz 4
لَاٰتِيَةٌ İsim لَفَاعِلَةٌ Gelen 4
فَاٰتَتْ İfal Babı فَأَفْعَلَتْ Hemen verdi 3
اٰت۪يهِمْ İsim فَاعِلُهُمْ Onlara gelen 3
تُؤْتِي İfal Babı تُفْعِلُ Verirsin 2
وَاٰتَيْنَاهُمْ İfal Babı وَأَفْعَلْنَاهُمْ Ve onlara verdik 2
لَاٰتٍۙ İsim لَفَاعِلٌ Gelen 2
ائْتُون۪ي Feale-Yefilu اِفْعِلُونِي Bana getirin 2
وَا۪يتَٓاءَ İsim وَإِفْعَالَ Ve vermek 2
فَأْتُوا Feale-Yefilu فَفْعِلُوا Öyleyse getirin 1
يَأْتُوكُمْ Feale-Yefilu يَفْعِلُوكُمْ Size gelirler 1
نَأْتِ Feale-Yefilu نَفْعِلْ Getiririz 1
فَاٰتُوهُمْ İfal Babı فَأَفْعِلُوهُمْ Hemen onlara verin 1
وَالْمُؤْتُونَ İsim وَالْمُفْعِلُونَ Ve verenler 1
لَاٰتِيَنَّهُمْ Feale-Yefilu لَأَفْعِلَنَّهُمْ Kesinlikle onlara geleceğim 1
يَأْتِيَنَّكُمْ Feale-Yefilu يَفْعِلَنَّكُمْ Kesinlikle size gelecek 1
وَا۪يتَٓائِ İsim وَإِفْعَالِ Ve vermek 1
مَأْتِياًّ İsim مَفْعُولًا Getirilen 1
فَأْتِيَاهُ Feale-Yefilu فَفْعِلَاهُ İkiniz ona gelin 1
وَاُو۫تِيَتْ İfal Babı وَأُفْعِلَتْ Ve ona verildi 1
ائْتِيَا Feale-Yefilu اِفْعِلَا İkiniz gelin 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 174 anlam
Sana geldi 7 Öyleyse getirin 6 Verir 6 Ona verir 6 Ona veririz 6 Size verdi 6 Ve verirler 6 Onlara geldi 6 Size getirir 6 Ona verdik 6 Ona gelir 6 Gelirsiniz 5 (Size) verildi 5 Gelirler 5 Bana getirin 5 Kesinlikle size gelecek 4 Ve verdi 4 Bize ver 4 Onlara verdiniz 4 Ona verilir 4 Hemen getir 4 Ve verdiler 4 Verirler 4 Ve onlara verdik 4 Ve ona verdik 4 Size geldi 4 Size verir 4 Size verdik 3 Verdiniz 3 Ona verdi 3 Sana gelirler 3 Geldiler 3 Ve onlara verin 3 Ve getirir 3 Öyleyse bize getir 3 Bize getir 3 Gelir misiniz? 3 Sana getirirler 3 Ona geldi 3 Ve vermek 3 Size getiririm 3 Bize gelir 2 Gelin 2 Hemen getirin 2 Bize getirir 2 Ve verdiniz 2 Öyleyse onlara verin 2 Ve verir 2 Onlara verir 2 Ve size verdi 2 İkisine verdi 2 Onlara getirirsin 2 Verdin 2 Ve bana verdi 2 İkinize gelir 2 Bana getirir 2 Geliriz 2 Sana verdik 2 Sana gelir 2 Bana verin 2 Bana verdi 2 Onlara getirdik 2 Ve bize verildi 2 Sana getiririm 2 Hemen onlara geldi 2 Ve onlara verildi 1 Size gelirler 1 Getiririz 1 Getirdin 1 Onlara o verildi 1 Öyleyse onlara gidin 1 Hemen gelin 1 Ve ona verdi 1 Hemen verdi 1 Ve ona verirsiniz 1 Verirsin 1 Size verdim 1 Ve size gelirler 1 Ve bize ver 1 Vermeyin 1 İkisi ona gelir 1 Getirdiler 1 Hemen onlara verin 1 Öyleyse kesinlikle onlara verdik 1 Ve gelsin 1 Onlara verirsiniz 1 Ve verenler 1 Onlara vereceğiz 1 Ona verilirsiniz 1 Hemen onlara getirirsin 1 Bize gel 1 Bize verilir 1 Kesinlikle onlara geleceğim 1 Hemen onlara ver 1 Bize gelirsin 1 Bize getirirsin 1 Hemen geldiler 1 Sana verdim 1 Bize verdin 1 Bize verecek 1 Bize verdi 1 Sana geldiler 1 Getir 1 Onlara gelen 1 Bana getirirsiniz 1 Bana verirsiniz 1 Kesinlikle bana getireceksiniz 1 Ona verdiler 1 Ve bana getirin 1 Bana verdin 1 Öyleyse bize getirin 1 Size getiririz 1 Ve ona gelir 1 Bize getir- 1 Ve sana getirdik 1 Hemen geldi 1 Ve onlara geldi 1 Ve ver 1 Getirirsin 1 Hemen size getirsin 1 Verdi 1 Bana verir 1 İkisi geldi 1 Getirdi 1 Bize gelirler 1 Getirilen 1 Kesinlikle bana verilecek 1 Ve bize gelir 1 Ona gelen 1 (Sana) verildi 1 İkiniz ona gelin 1 Kesinlikle sana getireceğiz 1 Hemen gelir misiniz? 1 Hemen bize getirsin 1 Getirdik 1 Verdiler 1 Hemen onlara gelecek 1 Git 1 Hemen ikiniz gelin 1 Hemen onlara gelir 1 Size getireceğim 1 Kesinlikle bana getirecek 1 Ve ona verildi 1 Ve bana gelin 1 Kesinlikle onlara getireceğiz 1 Bana gelirler 1 Ona geldiler 1 Onlara verilir 1 Sana verdi 1 Ona verildim 1 Ve gelirsiniz 1 Ve kesinlikle onlara gelecek 1 Ver 1 Öyleyse kesinlikle verdik 1 Öyleyse kesinlikle ona verdiler 1 Onlara verdin 1 Onlara ver 1 Bize gelirsiniz 1 Bana o verildi 1 İkiniz gelin 1 Geldik 1 Size getiren 1 Getirin 1 Ve onlara verdi 1 Öyleyse ona verecek 1 Getirsinler 1 Öyleyse getirsin 1 Hemen verdik 1 Öyleyse verin 1 -mak 1 Öyleyse getirsinler 1 Bana verilir 1 Bize geldi 1 Hemen gelirsiniz 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 1 kez (binde 3.3) 3. inen: Müzzemmil — 1 kez (binde 5) 4. inen: Müddessir — 4 kez (binde 15.7) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 1 kez (binde 14.1) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 0 kez (binde 0) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 1 kez (binde 9.2) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 2 kez (binde 2.7) 39. inen: A’râf — 27 kez (binde 8.1) 40. inen: Cin — 0 kez (binde 0) 41. inen: Yâsîn — 2 kez (binde 2.8) 42. inen: Furkân — 3 kez (binde 3.4) 43. inen: Fâtır — 2 kez (binde 2.6) 44. inen: Meryem — 10 kez (binde 10.4) 45. inen: Tâ-Hâ — 17 kez (binde 12.7) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 10 kez (binde 7.6) 48. inen: Neml — 20 kez (binde 17.4) 49. inen: Kasas — 19 kez (binde 13.3) 50. inen: İsrâ — 11 kez (binde 7.1) 51. inen: Yûnus — 7 kez (binde 3.8) 52. inen: Hûd — 13 kez (binde 6.8) 53. inen: Yûsuf — 19 kez (binde 10.7) 54. inen: Hicr — 7 kez (binde 10.7) 55. inen: En’âm — 25 kez (binde 8.2) 56. inen: Sâffât — 3 kez (binde 3.5) 57. inen: Lokman — 3 kez (binde 5.5) 58. inen: Sebe’ — 6 kez (binde 6.8) 59. inen: Zümer — 6 kez (binde 5.1) 60. inen: Mü’min — 7 kez (binde 5.7) 61. inen: Fussilet — 6 kez (binde 7.6) 62. inen: Şûrâ — 3 kez (binde 3.5) 63. inen: Zuhruf — 3 kez (binde 3.6) 64. inen: Duhân — 4 kez (binde 11.6) 65. inen: Câsiye — 3 kez (binde 6.1) 66. inen: Ahkâf — 2 kez (binde 3.1) 67. inen: Zâriyât — 4 kez (binde 11.1) 68. inen: Gâşiye — 1 kez (binde 10.9) 69. inen: Kehf — 13 kez (binde 8.2) 70. inen: Nahl — 13 kez (binde 7) 71. inen: Nûh — 1 kez (binde 4.4) 72. inen: İbrahim — 9 kez (binde 10.8) 73. inen: Enbiyâ — 13 kez (binde 11.1) 74. inen: Mü’minûn — 6 kez (binde 5.7) 75. inen: Secde — 3 kez (binde 8.1) 76. inen: Tûr — 3 kez (binde 9.6) 77. inen: Mülk — 2 kez (binde 6) 78. inen: Hâkka — 3 kez (binde 11.6) 79. inen: Me’âric — 0 kez (binde 0) 80. inen: Nebe’ — 1 kez (binde 5.8) 81. inen: Nâzi’ât — 1 kez (binde 5.6) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 2 kez (binde 18.7) 84. inen: Rûm — 6 kez (binde 7.3) 85. inen: Ankebût — 10 kez (binde 10.2) 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez (binde 0) 87. inen: Bakara — 54 kez (binde 8.8) 88. inen: Enfâl — 2 kez (binde 1.6) 89. inen: Âl-i İmrân — 24 kez (binde 6.9) 90. inen: Ahzâb — 9 kez (binde 7) 91. inen: Mümtehine — 4 kez (binde 11.5) 92. inen: Nisâ — 35 kez (binde 9.3) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 7 kez (binde 12.2) 95. inen: Muhammed — 4 kez (binde 7.4) 96. inen: Ra’d — 4 kez (binde 4.7) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 1 kez (binde 4.1) 99. inen: Talâk — 4 kez (binde 13.9) 100. inen: Beyyine — 3 kez (binde 31.9) 101. inen: Haşr — 3 kez (binde 6.7) 102. inen: Nûr — 8 kez (binde 6.1) 103. inen: Hac — 8 kez (binde 6.3) 104. inen: Münâfikûn — 1 kez (binde 5.6) 105. inen: Mücâdele — 2 kez (binde 4.2) 106. inen: Hucurât — 0 kez (binde 0) 107. inen: Tahrîm — 0 kez (binde 0) 108. inen: Teğâbun — 2 kez (binde 8.3) 109. inen: Saff — 1 kez (binde 4.5) 110. inen: Cum’a — 1 kez (binde 5.7) 111. inen: Fetih — 2 kez (binde 3.6) 112. inen: Mâide — 17 kez (binde 6.1) 113. inen: Tevbe — 14 kez (binde 5.6) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

486 ayet

قَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتَى اللّٰهُ بُنْيَانَهُمْ مِنَ الْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ
Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.[26]
ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُخْز۪يهِمْ وَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تُشَٓاقُّونَ ف۪يهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اِنَّ الْخِزْيَ الْيَوْمَ وَالسُّٓوءَ عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ
Sonra kıyamet günü onları rezil eder ve: «Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede?» der. İlim sahibleri şöyle derler: «Doğrusu bugün inkarcılara rezillik ve iğrençlik vardır.»[27]
هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ اَمْرُ رَبِّكَۜ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ
Onlar kendilerine yalnız meleklerin veya senin Rabbinin buyruğunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmemişti, ama onlar kendilerine yazık ediyorlardı.[33]
اَفَاَمِنَ الَّذ۪ينَ مَكَرُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَخْسِفَ اللّٰهُ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَۙ
Kötü işler düzenleyenler Allah’ın kendilerini yere batırmasından yahut farketmedikleri bir yerden onlara azabın gelmesinden güvende midirler?[45]
لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.[54-55]
وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً رَجُلَيْنِ اَحَدُهُمَٓا اَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلٰى مَوْلٰيهُۙ اَيْنَمَا يُوَجِّهْهُ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍۜ هَلْ يَسْتَو۪ي هُوَۙ وَمَنْ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِۙ وَهُوَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟
Allah iki adamı misal veriyor: Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür, nereye gönderse bir hayır çıkmaz; bu, doğru yolda olan, adaletle emreden kimse ile bir olabilir mi?[76]
اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَا۪يتَٓائِ ذِي الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.[90]
يَوْمَ تَأْت۪ي كُلُّ نَفْسٍ تُجَادِلُ عَنْ نَفْسِهَا وَتُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
O gün, herkesin kendi derdine düşüp çabalayacağı ve herkesin işlediğinin haksızlığa uğratılmadan kendisine ödeneceği bir gündür.[111]
وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً قَرْيَةً كَانَتْ اٰمِنَةً مُطْمَئِنَّةً يَأْت۪يهَا رِزْقُهَا رَغَداً مِنْ كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِاَنْعُمِ اللّٰهِ فَاَذَاقَهَا اللّٰهُ لِبَاسَ الْجُوعِ وَالْخَوْفِ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ
Allah size güven ve huzur içinde olan bir kasabayı misal verir: Her taraftan oraya bolca rızık geliyordu. Ama Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden Allah onlara yaptıklarına karşılık açlık ve korku belasını tattırdı.[112]
وَاٰتَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَۜ
Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.[122]
وَاٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اَلَّا تَتَّخِذُوا مِنْ دُون۪ي وَك۪يلاًۜ
Musa’ya kitap verdik. Ey Nuh’la beraber taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Beni bırakıp başkasını vekil edinmeyesiniz diye onu İsrailoğullarına doğruluk rehberi kıldık. Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.[2-3]
وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذ۪يراً
Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma.[26]
وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِمَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ النَّبِيّ۪نَ عَلٰى بَعْضٍ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُوراً
Göklerde ve yerde olan kimseleri Rabbin daha iyi bilir. And olsun ki peygamberleri birbirinden üstün kılmış ve Davud’a Zebur vermişizdir.[55]
وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفاً
Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud milletine gözle görülebilen bir mucize, bir dişi deve vermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa Biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.[59]
يَوْمَ نَدْعُوا كُلَّ اُنَاسٍ بِاِمَامِهِمْۚ فَمَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَقْرَؤُ۫نَ كِتَابَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلاً
Bir gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız. O gün kitabı sağından verilenler, işte onlar kitablarını okurlar. Onlara kıl kadar haksizlik edilmez.[71]
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الرُّوحِۜ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّ۪ي وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنَ الْعِلْمِ اِلَّا قَل۪يلاً
Sana ruhun ne olduğunu soruyorlar, de ki: «Ruh, Rabbimin emrinden ibarettir. Bu hususta size pek az bilgi verilmiştir.»[85]
قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه۪ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَه۪يراً
De ki: «İnsanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak bu Kuran’ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, and olsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar.»[88]
اَوْ تُسْقِطَ السَّمَٓاءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفاً اَوْ تَأْتِيَ بِاللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ قَب۪يلاًۙ
«Yahut da iddia ettiğin gibi, göğü tepemize parça parça düşürmeli, ya da Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.»[92]
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى تِسْعَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ فَسْـَٔلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اِذْ جَٓاءَهُمْ فَقَالَ لَهُ فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا مُوسٰى مَسْحُوراً
And olsun ki, Musa’ya dokuz tane apaçık mucize verdik. İsrailoğullarına sor, Musa onlara geldiğinde, Firavun kendisine: «Ey Musa! Ben seni büyülenmiş sanıyorum» demişti.[101]
قُلْ اٰمِنُوا بِه۪ٓ اَوْ لَا تُؤْمِنُواۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِه۪ٓ اِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّداًۙ
De ki: «Kuran’a ister inanın, isten inanmayın, O’ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar» ve «Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz’in sözü şüphesiz yerine gelecektir» derler.[107-108]
Yükleniyor...