أ ت ي

486ayette
549kez geçiyor
72/114surede
40farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 41 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 54 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
اٰتَيْنَا İfal Babı أَفْعَلْنَا Verdik 90
يَأْتِيَ Feale-Yefilu يَفْعِلَ Gelir 72
يَأْتِ Feale-Yefilu يَفْعِلْ Size gelir 46
اُو۫تُوا İfal Babı أُفْعِلُوا Onlara verildi 34
وَاٰتُوا İfal Babı وَأَفْعِلُوا Ve verin 33
اٰتٰيهُمُ İfal Babı أَفْعَلَهُمْ Onlara verdi 30
فَأْتُوا Feale-Yefilu فَفْعِلُوا Öyleyse getirin 27
تَأْت۪يهِمْ Feale-Yefilu تَفْعِلُهِمْ Onlara gelir 27
اُو۫تِيَ İfal Babı أُفْعِلَ Ona verildi 25
وَيُؤْتُونَ İfal Babı وَيُفْعِلُونَ Ve verirler 24
اٰت۪يكُمْ Feale-Yefilu فَعَلَ Geldi 23
اَتٰيكَ Feale-Yefilu فَعَلَكَ Sana geldi 21
لَتَأْتُونَ Feale-Yefilu لَتَفْعِلُونَ Gelirsiniz 18
يُؤْت۪ي İfal Babı يُفْعِلُ Verir 13
ائْتِنَا Feale-Yefilu اِفْعِلْنَا Bize getir 11
وَتُؤْتُوهَا İfal Babı وَتُفْعِلُوهَا Ve ona verirsiniz 5
اَتَتْكُمُ Feale-Yefilu فَعَلَتْكُمُ Size geldi 5
نَأْتِي Feale-Yefilu نَفْعِلُ Geliriz 5
نُؤْتِه۪ İfal Babı نُفْعِلْهُ Ona veririz 4
نُؤْت۪يهِ İfal Babı نُفْعِلُهُ Ona veririz 4
لَاٰتِيَةٌ İsim لَفَاعِلَةٌ Gelen 4
فَاٰتَتْ İfal Babı فَأَفْعَلَتْ Hemen verdi 3
اٰت۪يهِمْ İsim فَاعِلُهُمْ Onlara gelen 3
تُؤْتِي İfal Babı تُفْعِلُ Verirsin 2
وَاٰتَيْنَاهُمْ İfal Babı وَأَفْعَلْنَاهُمْ Ve onlara verdik 2
لَاٰتٍۙ İsim لَفَاعِلٌ Gelen 2
ائْتُون۪ي Feale-Yefilu اِفْعِلُونِي Bana getirin 2
وَا۪يتَٓاءَ İsim وَإِفْعَالَ Ve vermek 2
فَأْتُوا Feale-Yefilu فَفْعِلُوا Öyleyse getirin 1
يَأْتُوكُمْ Feale-Yefilu يَفْعِلُوكُمْ Size gelirler 1
نَأْتِ Feale-Yefilu نَفْعِلْ Getiririz 1
فَاٰتُوهُمْ İfal Babı فَأَفْعِلُوهُمْ Hemen onlara verin 1
وَالْمُؤْتُونَ İsim وَالْمُفْعِلُونَ Ve verenler 1
لَاٰتِيَنَّهُمْ Feale-Yefilu لَأَفْعِلَنَّهُمْ Kesinlikle onlara geleceğim 1
يَأْتِيَنَّكُمْ Feale-Yefilu يَفْعِلَنَّكُمْ Kesinlikle size gelecek 1
وَا۪يتَٓائِ İsim وَإِفْعَالِ Ve vermek 1
مَأْتِياًّ İsim مَفْعُولًا Getirilen 1
فَأْتِيَاهُ Feale-Yefilu فَفْعِلَاهُ İkiniz ona gelin 1
وَاُو۫تِيَتْ İfal Babı وَأُفْعِلَتْ Ve ona verildi 1
ائْتِيَا Feale-Yefilu اِفْعِلَا İkiniz gelin 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 174 anlam
Sana geldi 7 Öyleyse getirin 6 Verir 6 Ona verir 6 Ona veririz 6 Size verdi 6 Ve verirler 6 Onlara geldi 6 Size getirir 6 Ona verdik 6 Ona gelir 6 Gelirsiniz 5 (Size) verildi 5 Gelirler 5 Bana getirin 5 Kesinlikle size gelecek 4 Ve verdi 4 Bize ver 4 Onlara verdiniz 4 Ona verilir 4 Hemen getir 4 Ve verdiler 4 Verirler 4 Ve onlara verdik 4 Ve ona verdik 4 Size geldi 4 Size verir 4 Size verdik 3 Verdiniz 3 Ona verdi 3 Sana gelirler 3 Geldiler 3 Ve onlara verin 3 Ve getirir 3 Öyleyse bize getir 3 Bize getir 3 Gelir misiniz? 3 Sana getirirler 3 Ona geldi 3 Ve vermek 3 Size getiririm 3 Bize gelir 2 Gelin 2 Hemen getirin 2 Bize getirir 2 Ve verdiniz 2 Öyleyse onlara verin 2 Ve verir 2 Onlara verir 2 Ve size verdi 2 İkisine verdi 2 Onlara getirirsin 2 Verdin 2 Ve bana verdi 2 İkinize gelir 2 Bana getirir 2 Geliriz 2 Sana verdik 2 Sana gelir 2 Bana verin 2 Bana verdi 2 Onlara getirdik 2 Ve bize verildi 2 Sana getiririm 2 Hemen onlara geldi 2 Ve onlara verildi 1 Size gelirler 1 Getiririz 1 Getirdin 1 Onlara o verildi 1 Öyleyse onlara gidin 1 Hemen gelin 1 Ve ona verdi 1 Hemen verdi 1 Ve ona verirsiniz 1 Verirsin 1 Size verdim 1 Ve size gelirler 1 Ve bize ver 1 Vermeyin 1 İkisi ona gelir 1 Getirdiler 1 Hemen onlara verin 1 Öyleyse kesinlikle onlara verdik 1 Ve gelsin 1 Onlara verirsiniz 1 Ve verenler 1 Onlara vereceğiz 1 Ona verilirsiniz 1 Hemen onlara getirirsin 1 Bize gel 1 Bize verilir 1 Kesinlikle onlara geleceğim 1 Hemen onlara ver 1 Bize gelirsin 1 Bize getirirsin 1 Hemen geldiler 1 Sana verdim 1 Bize verdin 1 Bize verecek 1 Bize verdi 1 Sana geldiler 1 Getir 1 Onlara gelen 1 Bana getirirsiniz 1 Bana verirsiniz 1 Kesinlikle bana getireceksiniz 1 Ona verdiler 1 Ve bana getirin 1 Bana verdin 1 Öyleyse bize getirin 1 Size getiririz 1 Ve ona gelir 1 Bize getir- 1 Ve sana getirdik 1 Hemen geldi 1 Ve onlara geldi 1 Ve ver 1 Getirirsin 1 Hemen size getirsin 1 Verdi 1 Bana verir 1 İkisi geldi 1 Getirdi 1 Bize gelirler 1 Getirilen 1 Kesinlikle bana verilecek 1 Ve bize gelir 1 Ona gelen 1 (Sana) verildi 1 İkiniz ona gelin 1 Kesinlikle sana getireceğiz 1 Hemen gelir misiniz? 1 Hemen bize getirsin 1 Getirdik 1 Verdiler 1 Hemen onlara gelecek 1 Git 1 Hemen ikiniz gelin 1 Hemen onlara gelir 1 Size getireceğim 1 Kesinlikle bana getirecek 1 Ve ona verildi 1 Ve bana gelin 1 Kesinlikle onlara getireceğiz 1 Bana gelirler 1 Ona geldiler 1 Onlara verilir 1 Sana verdi 1 Ona verildim 1 Ve gelirsiniz 1 Ve kesinlikle onlara gelecek 1 Ver 1 Öyleyse kesinlikle verdik 1 Öyleyse kesinlikle ona verdiler 1 Onlara verdin 1 Onlara ver 1 Bize gelirsiniz 1 Bana o verildi 1 İkiniz gelin 1 Geldik 1 Size getiren 1 Getirin 1 Ve onlara verdi 1 Öyleyse ona verecek 1 Getirsinler 1 Öyleyse getirsin 1 Hemen verdik 1 Öyleyse verin 1 -mak 1 Öyleyse getirsinler 1 Bana verilir 1 Bize geldi 1 Hemen gelirsiniz 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 1 kez 3. inen: Müzzemmil — 1 kez 4. inen: Müddessir — 4 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 0 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 1 kez 10. inen: Fecr — 0 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 0 kez 24. inen: Abese — 0 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 1 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 0 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 0 kez 34. inen: Kâf — 0 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 0 kez 38. inen: Sâd — 2 kez 39. inen: A’râf — 27 kez 40. inen: Cin — 0 kez 41. inen: Yâsîn — 2 kez 42. inen: Furkân — 3 kez 43. inen: Fâtır — 2 kez 44. inen: Meryem — 10 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 17 kez 46. inen: Vâkı’a — 0 kez 47. inen: Şu’arâ — 10 kez 48. inen: Neml — 20 kez 49. inen: Kasas — 19 kez 50. inen: İsrâ — 11 kez 51. inen: Yûnus — 7 kez 52. inen: Hûd — 13 kez 53. inen: Yûsuf — 19 kez 54. inen: Hicr — 7 kez 55. inen: En’âm — 25 kez 56. inen: Sâffât — 3 kez 57. inen: Lokman — 3 kez 58. inen: Sebe’ — 6 kez 59. inen: Zümer — 6 kez 60. inen: Mü’min — 7 kez 61. inen: Fussilet — 6 kez 62. inen: Şûrâ — 3 kez 63. inen: Zuhruf — 3 kez 64. inen: Duhân — 4 kez 65. inen: Câsiye — 3 kez 66. inen: Ahkâf — 2 kez 67. inen: Zâriyât — 4 kez 68. inen: Gâşiye — 1 kez 69. inen: Kehf — 13 kez 70. inen: Nahl — 13 kez 71. inen: Nûh — 1 kez 72. inen: İbrahim — 9 kez 73. inen: Enbiyâ — 13 kez 74. inen: Mü’minûn — 6 kez 75. inen: Secde — 3 kez 76. inen: Tûr — 3 kez 77. inen: Mülk — 2 kez 78. inen: Hâkka — 3 kez 79. inen: Me’âric — 0 kez 80. inen: Nebe’ — 1 kez 81. inen: Nâzi’ât — 1 kez 82. inen: İnfitâr — 0 kez 83. inen: İnşikâk — 2 kez 84. inen: Rûm — 6 kez 85. inen: Ankebût — 10 kez 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez 87. inen: Bakara — 54 kez 88. inen: Enfâl — 2 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 24 kez 90. inen: Ahzâb — 9 kez 91. inen: Mümtehine — 4 kez 92. inen: Nisâ — 35 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 7 kez 95. inen: Muhammed — 4 kez 96. inen: Ra’d — 4 kez 97. inen: Rahmân — 0 kez 98. inen: İnsan — 1 kez 99. inen: Talâk — 4 kez 100. inen: Beyyine — 3 kez 101. inen: Haşr — 3 kez 102. inen: Nûr — 8 kez 103. inen: Hac — 8 kez 104. inen: Münâfikûn — 1 kez 105. inen: Mücâdele — 2 kez 106. inen: Hucurât — 0 kez 107. inen: Tahrîm — 0 kez 108. inen: Teğâbun — 2 kez 109. inen: Saff — 1 kez 110. inen: Cum’a — 1 kez 111. inen: Fetih — 2 kez 112. inen: Mâide — 17 kez 113. inen: Tevbe — 14 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

486 ayet

يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪ي وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا شَهِدْنَا عَلٰٓى اَنْفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ
«Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?» «Kendi hakkımızda şahidiz» derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkarcı olduklarına, kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler.[130]
اِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَاٰتٍۙ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ
Size vadedilen, mutlaka yerine gelecektir; siz O’nu aciz kılamazsınız.[134]
وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفاً اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهاً وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ كُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِه۪ۘ وَلَا تُسْرِفُواۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَۙ
Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah’tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O’dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.[141]
ثُمَّ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ تَمَاماً عَلَى الَّـذ۪ٓي اَحْسَنَ وَتَفْص۪يلاً لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ۟
Sonra, iyilik işleyenlere nimeti tamamlamak, her şeyi uzun uzadıya açıklamak, doğruyu göstermek ve rahmet olmak üzere Musa’ya Kitap’ı verdik. Rablerine kavuşacaklarına belki artık inanırlar.[154]
هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ رَبُّكَ اَوْ يَأْتِيَ بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَۜ يَوْمَ يَأْت۪ي بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَ لَا يَنْفَعُ نَفْساً ا۪يمَانُهَا لَمْ تَكُنْ اٰمَنَتْ مِنْ قَبْلُ اَوْ كَسَبَتْ ف۪ٓي ا۪يمَانِهَا خَيْراًۜ قُلِ انْتَظِرُٓوا اِنَّا مُنْتَظِرُونَ
Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım mucizeleri geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imaniyle bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara: «Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz» de.[158]
وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ سَر۪يعُ الْعِقَابِۘ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ
Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün yapan O’dur. Doğrusu Rabbinin cezalandırması süratlidir. Şüphesiz O bağışlar, merhamet eder.[165]
ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْۜ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِر۪ينَ
«Beni azdırdığın için, and olsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım; sonra önlerinden, ardlarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın» dedi.[16-17]
يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪يۙ فَمَنِ اتَّقٰى وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Ey Adem oğulları! Size aranızdan ayetlerimizi okuyan peygamberler geldiğinde, onların bildirdiklerine karşı gelmekten sakınan ve gidişini düzeltenlere, işte onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.[35]
قَالَ ادْخُلُوا ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِي النَّارِۜ كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا ادَّارَكُوا ف۪يهَا جَم۪يعاًۙ قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُو۫لٰيهُمْ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَاباً ضِعْفاً مِنَ النَّارِۜ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ
Allah, « Sizden önce geçmiş cin ve insan ümmetleriyle beraber ateşe girin» der. Her ümmet girdikçe kendi yoldaşına lanet eder. Hepsi birbiri ardından cehennemde toplanınca, sonrakiler öncekiler için, «Rabbimiz! Bizi sapıtanlar işte bunlardır, onlara ateş azabını kat kat ver» derler, Allah, «Hepsinin kat kattır, ama bilmezsiniz» der.[38]
هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا تَأْو۪يلَهُۜ يَوْمَ يَأْت۪ي تَأْو۪يلُهُ يَقُولُ الَّذ۪ينَ نَسُوهُ مِنْ قَبْلُ قَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۚ فَهَلْ لَنَا مِنْ شُفَعَٓاءَ فَيَشْفَعُوا لَـنَٓا اَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ قَدْ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟
Kitap’ın haber verdiği sonuçtan başka bir şey mi bekliyorlar? Sonuç gelip çattığı gün, önceleri onu unutmuş olanlar, «Rabbimizin peygamberleri şüphesiz bize gerçeği getirmişti, şimdi bize şefaat etsin, yahut geriye çevrilsek de işlediklerimizin başka türlüsünü işlesek» derler. Doğrusu kendilerini mahvetmişlerdir, uydurdukları şeyler onları koyup kaçmışlardır.[53]
قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ اللّٰهَ وَحْدَهُ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
«Bize yalnız Allah’a kulluk etmemizi, babalarımızın taptıklarını bırakmamızı söylemek için mi geldin? Doğru sözlülerden isen haydi bizi tehdit ettiğin azaba uğrat» dediler.[70]
فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ
Büyüklük taslayanlar, «Sizin inandığınızı biz inkar ediyoruz» dediler ve dişi deveyi kesip devirdiler; Rablerinin buyruğuna baş kaldırdılar, «Ey Salih, eğer sen peygambersen bizi tehdit ettiğin azaba uğrat bakalım» dediler.[76-77]
وَلُوطاً اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ
Lut’u da gönderdik, milletine «Dünyalarda hiç kimsenin sizden önce yapmadığı bir hayasızlığı mı yapıyorsunuz? Siz kadınları bırakıp erkeklere yaklaşıyorsunuz, doğrusu çok aşırı giden bir milletsiniz» dedi.[80-81]
اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ
Lut’u da gönderdik, milletine «Dünyalarda hiç kimsenin sizden önce yapmadığı bir hayasızlığı mı yapıyorsunuz? Siz kadınları bırakıp erkeklere yaklaşıyorsunuz, doğrusu çok aşırı giden bir milletsiniz» dedi.[80-81]
اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا بَيَاتاً وَهُمْ نَٓائِمُونَۜ
Kentlerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?[97]
اَوَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ
Yahut kentlerin halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?[98]
قَالَ اِنْ كُنْتَ جِئْتَ بِاٰيَةٍ فَأْتِ بِهَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Firavun: «Bir mucize getirdiysen ortaya koy bakalım, doğru sözlülerden isen bunu yaparsın» dedi.[106]
يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ
«Onu ve kardeşini eğle; şehirlere toplayıcılar gönder, bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler» dediler.[111-112]
قَالُٓوا اُو۫ذ۪ينَا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَأْتِيَنَا وَمِنْ بَعْدِ مَا جِئْتَنَاۜ قَالَ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ۟
Milleti: «Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyet çektik» dediler. Musa da: «Rabbinizin düşmanlarınızı yok etmesi ve yeryüzünde sizi onların yerine geçirmesi umulur. O zaman nasıl davranacağınıza bakar» dedi.[129]
وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِه۪ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَاۙ فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ
Firavun ailesi: «Bizi sihirlemek için ne mucize gösterirsen göster, sana inanmayacağız» dediler.[132]
Yükleniyor...