أ ت ي
486ayette
549kez geçiyor
72/114surede
40farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 41
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
54 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| اٰتَيْنَا | İfal Babı | أَفْعَلْنَا | Verdik | 90 |
| يَأْتِيَ | Feale-Yefilu | يَفْعِلَ | Gelir | 72 |
| يَأْتِ | Feale-Yefilu | يَفْعِلْ | Size gelir | 46 |
| اُو۫تُوا | İfal Babı | أُفْعِلُوا | Onlara verildi | 34 |
| وَاٰتُوا | İfal Babı | وَأَفْعِلُوا | Ve verin | 33 |
| اٰتٰيهُمُ | İfal Babı | أَفْعَلَهُمْ | Onlara verdi | 30 |
| فَأْتُوا | Feale-Yefilu | فَفْعِلُوا | Öyleyse getirin | 27 |
| تَأْت۪يهِمْ | Feale-Yefilu | تَفْعِلُهِمْ | Onlara gelir | 27 |
| اُو۫تِيَ | İfal Babı | أُفْعِلَ | Ona verildi | 25 |
| وَيُؤْتُونَ | İfal Babı | وَيُفْعِلُونَ | Ve verirler | 24 |
| اٰت۪يكُمْ | Feale-Yefilu | فَعَلَ | Geldi | 23 |
| اَتٰيكَ | Feale-Yefilu | فَعَلَكَ | Sana geldi | 21 |
| لَتَأْتُونَ | Feale-Yefilu | لَتَفْعِلُونَ | Gelirsiniz | 18 |
| يُؤْت۪ي | İfal Babı | يُفْعِلُ | Verir | 13 |
| ائْتِنَا | Feale-Yefilu | اِفْعِلْنَا | Bize getir | 11 |
| وَتُؤْتُوهَا | İfal Babı | وَتُفْعِلُوهَا | Ve ona verirsiniz | 5 |
| اَتَتْكُمُ | Feale-Yefilu | فَعَلَتْكُمُ | Size geldi | 5 |
| نَأْتِي | Feale-Yefilu | نَفْعِلُ | Geliriz | 5 |
| نُؤْتِه۪ | İfal Babı | نُفْعِلْهُ | Ona veririz | 4 |
| نُؤْت۪يهِ | İfal Babı | نُفْعِلُهُ | Ona veririz | 4 |
| لَاٰتِيَةٌ | İsim | لَفَاعِلَةٌ | Gelen | 4 |
| فَاٰتَتْ | İfal Babı | فَأَفْعَلَتْ | Hemen verdi | 3 |
| اٰت۪يهِمْ | İsim | فَاعِلُهُمْ | Onlara gelen | 3 |
| تُؤْتِي | İfal Babı | تُفْعِلُ | Verirsin | 2 |
| وَاٰتَيْنَاهُمْ | İfal Babı | وَأَفْعَلْنَاهُمْ | Ve onlara verdik | 2 |
| لَاٰتٍۙ | İsim | لَفَاعِلٌ | Gelen | 2 |
| ائْتُون۪ي | Feale-Yefilu | اِفْعِلُونِي | Bana getirin | 2 |
| وَا۪يتَٓاءَ | İsim | وَإِفْعَالَ | Ve vermek | 2 |
| فَأْتُوا | Feale-Yefilu | فَفْعِلُوا | Öyleyse getirin | 1 |
| يَأْتُوكُمْ | Feale-Yefilu | يَفْعِلُوكُمْ | Size gelirler | 1 |
| نَأْتِ | Feale-Yefilu | نَفْعِلْ | Getiririz | 1 |
| فَاٰتُوهُمْ | İfal Babı | فَأَفْعِلُوهُمْ | Hemen onlara verin | 1 |
| وَالْمُؤْتُونَ | İsim | وَالْمُفْعِلُونَ | Ve verenler | 1 |
| لَاٰتِيَنَّهُمْ | Feale-Yefilu | لَأَفْعِلَنَّهُمْ | Kesinlikle onlara geleceğim | 1 |
| يَأْتِيَنَّكُمْ | Feale-Yefilu | يَفْعِلَنَّكُمْ | Kesinlikle size gelecek | 1 |
| وَا۪يتَٓائِ | İsim | وَإِفْعَالِ | Ve vermek | 1 |
| مَأْتِياًّ | İsim | مَفْعُولًا | Getirilen | 1 |
| فَأْتِيَاهُ | Feale-Yefilu | فَفْعِلَاهُ | İkiniz ona gelin | 1 |
| وَاُو۫تِيَتْ | İfal Babı | وَأُفْعِلَتْ | Ve ona verildi | 1 |
| ائْتِيَا | Feale-Yefilu | اِفْعِلَا | İkiniz gelin | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onlara gelir 34
Onlara verildi 32
Gelir 23
Verdik 19
Onlara verdik 16
Ona verildi 14
Ve verdik 13
Ve verin 12
Getirir 10
Size gelir 10
Onlara verdi 9
Getirirler 9
Gelen 7
Geldi 7
Diğer 174 anlam
Sana geldi 7
Öyleyse getirin 6
Verir 6
Ona verir 6
Ona veririz 6
Size verdi 6
Ve verirler 6
Onlara geldi 6
Size getirir 6
Ona verdik 6
Ona gelir 6
Gelirsiniz 5
(Size) verildi 5
Gelirler 5
Bana getirin 5
Kesinlikle size gelecek 4
Ve verdi 4
Bize ver 4
Onlara verdiniz 4
Ona verilir 4
Hemen getir 4
Ve verdiler 4
Verirler 4
Ve onlara verdik 4
Ve ona verdik 4
Size geldi 4
Size verir 4
Size verdik 3
Verdiniz 3
Ona verdi 3
Sana gelirler 3
Geldiler 3
Ve onlara verin 3
Ve getirir 3
Öyleyse bize getir 3
Bize getir 3
Gelir misiniz? 3
Sana getirirler 3
Ona geldi 3
Ve vermek 3
Size getiririm 3
Bize gelir 2
Gelin 2
Hemen getirin 2
Bize getirir 2
Ve verdiniz 2
Öyleyse onlara verin 2
Ve verir 2
Onlara verir 2
Ve size verdi 2
İkisine verdi 2
Onlara getirirsin 2
Verdin 2
Ve bana verdi 2
İkinize gelir 2
Bana getirir 2
Geliriz 2
Sana verdik 2
Sana gelir 2
Bana verin 2
Bana verdi 2
Onlara getirdik 2
Ve bize verildi 2
Sana getiririm 2
Hemen onlara geldi 2
Ve onlara verildi 1
Size gelirler 1
Getiririz 1
Getirdin 1
Onlara o verildi 1
Öyleyse onlara gidin 1
Hemen gelin 1
Ve ona verdi 1
Hemen verdi 1
Ve ona verirsiniz 1
Verirsin 1
Size verdim 1
Ve size gelirler 1
Ve bize ver 1
Vermeyin 1
İkisi ona gelir 1
Getirdiler 1
Hemen onlara verin 1
Öyleyse kesinlikle onlara verdik 1
Ve gelsin 1
Onlara verirsiniz 1
Ve verenler 1
Onlara vereceğiz 1
Ona verilirsiniz 1
Hemen onlara getirirsin 1
Bize gel 1
Bize verilir 1
Kesinlikle onlara geleceğim 1
Hemen onlara ver 1
Bize gelirsin 1
Bize getirirsin 1
Hemen geldiler 1
Sana verdim 1
Bize verdin 1
Bize verecek 1
Bize verdi 1
Sana geldiler 1
Getir 1
Onlara gelen 1
Bana getirirsiniz 1
Bana verirsiniz 1
Kesinlikle bana getireceksiniz 1
Ona verdiler 1
Ve bana getirin 1
Bana verdin 1
Öyleyse bize getirin 1
Size getiririz 1
Ve ona gelir 1
Bize getir- 1
Ve sana getirdik 1
Hemen geldi 1
Ve onlara geldi 1
Ve ver 1
Getirirsin 1
Hemen size getirsin 1
Verdi 1
Bana verir 1
İkisi geldi 1
Getirdi 1
Bize gelirler 1
Getirilen 1
Kesinlikle bana verilecek 1
Ve bize gelir 1
Ona gelen 1
(Sana) verildi 1
İkiniz ona gelin 1
Kesinlikle sana getireceğiz 1
Hemen gelir misiniz? 1
Hemen bize getirsin 1
Getirdik 1
Verdiler 1
Hemen onlara gelecek 1
Git 1
Hemen ikiniz gelin 1
Hemen onlara gelir 1
Size getireceğim 1
Kesinlikle bana getirecek 1
Ve ona verildi 1
Ve bana gelin 1
Kesinlikle onlara getireceğiz 1
Bana gelirler 1
Ona geldiler 1
Onlara verilir 1
Sana verdi 1
Ona verildim 1
Ve gelirsiniz 1
Ve kesinlikle onlara gelecek 1
Ver 1
Öyleyse kesinlikle verdik 1
Öyleyse kesinlikle ona verdiler 1
Onlara verdin 1
Onlara ver 1
Bize gelirsiniz 1
Bana o verildi 1
İkiniz gelin 1
Geldik 1
Size getiren 1
Getirin 1
Ve onlara verdi 1
Öyleyse ona verecek 1
Getirsinler 1
Öyleyse getirsin 1
Hemen verdik 1
Öyleyse verin 1
-mak 1
Öyleyse getirsinler 1
Bana verilir 1
Bize geldi 1
Hemen gelirsiniz 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Ahzâb suresi ✕ Süzgeci kaldır
9 ayet
وَلَوْ
دُخِلَتْ
عَلَيْهِمْ
مِنْ
اَقْطَارِهَا
ثُمَّ
سُئِلُوا
الْفِتْنَةَ
لَاٰتَوْهَا
وَمَا
تَلَبَّثُوا
بِهَٓا
اِلَّا
يَس۪يراً
Eğer Medine’nin etrafından üzerlerine varılmış olsa, sonra da kendilerinden fitne çıkarmaları istense hemen buna girişip derhal yapmaktan geri kalmazlardı.[14]
قَدْ
يَعْلَمُ
اللّٰهُ
الْمُعَوِّق۪ينَ
مِنْكُمْ
وَالْقَٓائِل۪ينَ
لِاِخْوَانِهِمْ
هَلُمَّ
اِلَيْنَاۚ
وَلَا
يَأْتُونَ
الْبَأْسَ
اِلَّا
قَل۪يلاًۙ
Allah, içinizden sizi alıkoyanları, size Allah’ın yardımını kıskanarak, kardeşlerine «Bize gelin, zorlanmadıkça savaşa gitmeyin» diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönerek, sana baktıklarını görürsün. Korkuları gidince iyiliğinize olanı çekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamışlardır, Allah, bu sebeple işlerini boşa çıkarmıştır; bu, Allah için kolaydır.[18-19]
يَحْسَبُونَ
الْاَحْزَابَ
لَمْ
يَذْهَبُواۚ
وَاِنْ
يَأْتِ
الْاَحْزَابُ
يَوَدُّوا
لَوْ
اَنَّهُمْ
بَادُونَ
فِي
الْاَعْرَابِ
يَسْـَٔلُونَ
عَنْ
اَنْبَٓائِكُمْۜ
وَلَوْ
كَانُوا
ف۪يكُمْ
مَا
قَاتَلُٓوا
اِلَّا
قَل۪يلاً۟
Bunlar, düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Bu birlikler tekrar gelmiş olsalardı, kendileri çöllerde bedevilerin yanında bulunup, sadece sizin haberlerinizi sormayı dilerlerdi. Aranızda olsalar ancak pek az savaşırlardı.[20]
يَا نِسَٓاءَ
النَّبِيِّ
مَنْ
يَأْتِ
مِنْكُنَّ
بِفَاحِشَةٍ
مُبَيِّنَةٍ
يُضَاعَفْ
لَهَا
الْعَذَابُ
ضِعْفَيْنِۜ
وَكَانَ
ذٰلِكَ
عَلَى
اللّٰهِ
يَس۪يراً
Ey Peygamber’in hanımları! Sizlerden biri açık bir hayasızlık yapacak olursa, onun azabı iki kat olur. Bu Allah’a kolaydır.[30]
وَمَنْ
يَقْنُتْ
مِنْكُنَّ
لِلّٰهِ
وَرَسُولِه۪
وَتَعْمَلْ
صَالِحاً
نُؤْتِهَٓا
اَجْرَهَا
مَرَّتَيْنِۙ
وَاَعْتَدْنَا
لَهَا
رِزْقاً
كَر۪يماً
Sizlerden Allah’a ve Peygamberine boyun eğip yararlı iş işleyenlere ecrini iki kat veririz; ona cömertçe rızık hazırlamışızdır.[31]
وَقَرْنَ
ف۪ي
بُيُوتِكُنَّ
وَلَا
تَبَرَّجْنَ
تَبَرُّجَ
الْجَاهِلِيَّةِ
الْاُو۫لٰى
وَاَقِمْنَ
الصَّلٰوةَ
وَاٰت۪ينَ
الزَّكٰوةَ
وَاَطِعْنَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُۜ
اِنَّمَا
يُر۪يدُ
اللّٰهُ
لِيُذْهِبَ
عَنْكُمُ
الرِّجْسَ
اَهْلَ
الْبَيْتِ
وَيُطَهِّرَكُمْ
تَطْه۪يراًۚ
Evlerinizde oturun; eski Cahiliyye’de olduğu gibi açılıp saçılmayın; namazı kılın; zekatı verin; Allah’a ve Peygamberine itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! (ehl-i beyt) Şüphesiz Allah sizden kusuru giderip sizi tertemiz yapmak ister.[33]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
اِنَّٓا
اَحْلَلْنَا
لَكَ
اَزْوَاجَكَ
الّٰـت۪ٓي
اٰتَيْتَ
اُجُورَهُنَّ
وَمَا
مَلَكَتْ
يَم۪ينُكَ
مِمَّٓا
اَفَٓاءَ
اللّٰهُ
عَلَيْكَ
وَبَنَاتِ
عَمِّكَ
وَبَنَاتِ
عَمَّاتِكَ
وَبَنَاتِ
خَالِكَ
وَبَنَاتِ
خَالَاتِكَ
الّٰت۪ي
هَاجَرْنَ
مَعَكَۘ
وَامْرَاَةً
مُؤْمِنَةً
اِنْ
وَهَبَتْ
نَفْسَهَا
لِلنَّبِيِّ
اِنْ
اَرَادَ
النَّبِيُّ
اَنْ
يَسْتَنْكِحَهَاۗ
خَالِصَةً
لَكَ
مِنْ
دُونِ
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
قَدْ
عَلِمْنَا
مَا
فَرَضْنَا
عَلَيْهِمْ
ف۪ٓي
اَزْوَاجِهِمْ
وَمَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُمْ
لِكَيْلَا
يَكُونَ
عَلَيْكَ
حَرَجٌۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve Peygamber nikahlanmayı dilediği takdirde müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin mehrini Peygambere hibe eden mümin kadını almanı helal kılmışızdır. Bir zorluğa uğramaman için; müminlerin eşleri ve cariyeleri hakkında onların üzerine neyi farz kılmış olduğumuzu bildirmiştik. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.[50]
تُرْج۪ي
مَنْ
تَشَٓاءُ
مِنْهُنَّ
وَتُــْٔـو۪ٓي
اِلَيْكَ
مَنْ
تَشَٓاءُۜ
وَمَنِ
ابْتَغَيْتَ
مِمَّنْ
عَزَلْتَ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكَۜ
ذٰلِكَ
اَدْنٰٓى
اَنْ
تَقَرَّ
اَعْيُنُهُنَّ
وَلَا
يَحْزَنَّ
وَيَرْضَيْنَ
بِمَٓا
اٰتَيْتَهُنَّ
كُلُّهُنَّۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَل۪يماً
حَل۪يماً
Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış olduklarından da arzu ettiğini yanına almanda sana bir sorumluluk yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalblerinizde olanı bilir; Allah bilendir, Halim olandır.[51]
رَبَّنَٓا
اٰتِهِمْ
ضِعْفَيْنِ
مِنَ
الْعَذَابِ
وَالْعَنْهُمْ
لَعْناً
كَب۪يراً۟
«Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar.», «Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver, onları büyük bir lanete uğrat» derler.[67-68]
Yükleniyor...