ق د ر
121ayette
132kez geçiyor
58/114surede
23farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 25
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
9 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| قَد۪يرٌ | İsim | فَعِيلٌ | Güçlü | 39 |
| بِقَدَرٍ | İsim | بِفَعَلٍ | Ölçü ile | 16 |
| وَيَقْدِرُۜ | Feale-Yefilu | وَيَفْعِلُ | Ve ölçer | 15 |
| قَدَّرَۙ | Tef'il Babı | فَعَّلَ | Ölçüp biçti | 15 |
| بِقَادِرٍ | İsim | بِفَاعِلٍ | Gücü yeten | 7 |
| قَدَرُوا | Feale-Yefilu | فَعَلُوا | Ölçtüler | 7 |
| قَد۪يراً | İsim | فَعِيلًا | Güçlü | 5 |
| قَادِرُونَ | İsim | لَفَاعِلُونَ | Gücü yetenler | 4 |
| تَقْد۪يرُ | İsim | تَفْعِيلُ | Ölçüp biçmek | 3 |
| بِمِقْدَارٍ | İsim | مِفْعَالُهُ | Onun ölçüsü | 3 |
| تَقْدِرُوا | Feale-Yefilu | تَفْعِلُوا | Güç yetirirsiniz | 2 |
| تَقْد۪يراً | İsim | تَفْعِيلًا | Ölçüp biçmek | 2 |
| قَدَراً | İsim | فَعَلًا | Ölçü | 2 |
| مُقْتَدِرٍ | İsim | مُفْتَعِلٍ | Güçlü | 2 |
| قَادِر۪ينَ | İsim | فَاعِلِينَ | Gücü yetenler | 2 |
| قَد۪يراً | Sıfat | فَعِيلًا | Güçlü | 1 |
| مُقْتَدِراً | İsim | مُفْتَعِلًا | Güçlü | 1 |
| نَقْدِرَ | Feale-Yefilu | لَنْ | güç yetiremeyeceğiz | 1 |
| مَقْدُوراًۙ | İsim | مَفْعُولًا | Ölçülen | 1 |
| وَقُدُورٍ | İsim | وَفُعُولٍ | Ve kazanlar | 1 |
| مُقْتَدِرُونَ | İsim | مُفْتَعِلُونَ | Güçlüler | 1 |
| يُقَدِّرُ | Tef'il Babı | يُفَعِّلُ | Ölçüp biçer | 1 |
| الْقَادِرُونَ | İsim | الْفَاعِلُونَ | Gücü yetenler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Güçlü 46
Ve ölçer 9
Gücü yeten 7
Gücü yetenler 7
Ölçü ile 6
Ölçüp biçmek 5
Onun ölçüsü 4
Güç yetirirler 3
Ölçtüler 3
Onun ölçmesi 3
Güç yetirir 3
Ölçü 3
Ölçüp biçti 3
Ölçme 3
Diğer 21 anlam
Güç yetirirsiniz 2
Ölçüp biçtik 2
Hemen onu ölçüp biçti 2
Onu ölçüp biçtik 2
Ve ölçüp biçti 2
Ölçüldü 2
Kadirdir 1
Kadir dir 1
Ve onu ölçüp biçti 1
Onun ölçüsüyle 1
güç yetiremeyeceğiz 1
Ölçülen 1
Ve ölçüp biç 1
Ve kazanlar 1
Ve ölçüp biçtik 1
Güçlüler 1
Ölçmek 1
Ölçüp biçer 1
Onu ölçüp biçtiler 1
Hemen güç yetirdik 1
Hemen ölçtü 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ر ز ق ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
14 ayet
اَللّٰهُ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَقْدِرُۜ
وَفَرِحُوا
بِالْحَيٰوةِ
الدُّنْيَاۜ
وَمَا
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا
فِي
الْاٰخِرَةِ
اِلَّا
مَتَاعٌ۟
Allah dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. Dünya hayatıyla övünenler bilsinler ki dünyadaki hayat ahiret yanında sadece bir geçimlikten ibarettir.[26]
ضَرَبَ
اللّٰهُ
مَثَلاً
عَبْداً
مَمْلُوكاً
لَا
يَقْدِرُ
عَلٰى
شَيْءٍ
وَمَنْ
رَزَقْنَاهُ
مِنَّا
رِزْقاً
حَسَناً
فَهُوَ
يُنْفِقُ
مِنْهُ
سِراًّ
وَجَهْراًۜ
هَلْ
يَسْتَوُ۫نَۜ
اَلْحَمْدُ
لِلّٰهِۜ
بَلْ
اَكْثَرُهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel nimetlerden gizlice ve açıkça sarfeden kimseyi misal gösterir: Hiç bunlar eşit olur mu? Övülmeğe layık olan Allah’tır, fakat çoğu bilmezler.[75]
اِنَّ
رَبَّكَ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَقْدِرُۜ
اِنَّهُ
كَانَ
بِعِبَادِه۪
خَب۪يراً
بَص۪يراً۟
Doğrusu senin Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O kullarını gören ve haberdar olandır.[30]
وَاَصْبَحَ
الَّذ۪ينَ
تَمَنَّوْا
مَكَانَهُ
بِالْاَمْسِ
يَقُولُونَ
وَيْكَاَنَّ
اللّٰهَ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
مِنْ
عِبَادِه۪
وَيَقْدِرُۚ
لَوْلَٓا
اَنْ
مَنَّ
اللّٰهُ
عَلَيْنَا
لَخَسَفَ
بِنَاۜ
وَيْكَاَنَّهُ
لَا
يُفْلِحُ
الْكَافِرُونَ۟
Daha dün onun yerinde olmayı dileyenler: «Demek Allah kullarından dilediğinin rızkını genişletip bir ölçüye göre veriyor. Eğer Allah bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki inkarcılar başarıya eremezler» demeye başladılar.[82]
اَللّٰهُ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
مِنْ
عِبَادِه۪
وَيَقْدِرُ
لَهُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Allah, kullarından dilediğine rızkı bol ve ölçüye göre verir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.[62]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّ
اللّٰهَ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَقْدِرُۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ
Allah’ın, rızkı dilediğine yayıp bir ölçüye göre verdiğini görmezler mi? Doğrusu bunda, inananlar için dersler vardır.[37]
قُلْ
اِنَّ
رَبّ۪ي
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَقْدِرُ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يَعْلَمُونَ۟
De ki: «Şüphesiz Rabbim rızkı dilediğine genişletir ve bir ölçüye göre verir, fakat insanların çoğu bilmezler.»[36]
قُلْ
اِنَّ
رَبّ۪ي
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
مِنْ
عِبَادِه۪
وَيَقْدِرُ
لَهُۜ
وَمَٓا
اَنْفَقْتُمْ
مِنْ
شَيْءٍ
فَهُوَ
يُخْلِفُهُۚ
وَهُوَ
خَيْرُ
الرَّازِق۪ينَ
De ki: «Doğrusu Rabbim, kullarından dilediğinin rızkını hem genişletir ve hem de ona daraltıp bir ölçüye göre verir; sarfettiğiniz herhangi bir şeyin yerine O daha iyisini koyar, çünkü O rızık verenlerin en hayırlısıdır.»[39]
اَوَلَمْ
يَعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَقْدِرُۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ۟
Allah’ın rızkı dilediğine yaydığını ve kısıp bir ölçüye göre verdiğini bilmezler mi? Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.[52]
لَهُ
مَقَال۪يدُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۚ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَقْدِرُۜ
اِنَّهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Göklerin ve yerin kilitleri O’nundur. Dilediğine rızkı yayar ve isterse kısar, bir ölçüye göre verir. Doğrusu O herşeyi bilendir.[12]
وَلَوْ
بَسَطَ
اللّٰهُ
الرِّزْقَ
لِعِبَادِه۪
لَبَغَوْا
فِي
الْاَرْضِ
وَلٰكِنْ
يُنَزِّلُ
بِقَدَرٍ
مَا
يَشَٓاءُۜ
اِنَّهُ
بِعِبَادِه۪
خَب۪يرٌ
بَص۪يرٌ
Eğer Allah rızkı kullarının hepsine bol bol verseydi, yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Ama O, dilediğini bir ölçüye göre indirir. Doğrusu O, kullarından haberdardır, onları görendir.[27]
وَيَرْزُقْهُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَحْتَسِبُۜ
وَمَنْ
يَتَوَكَّلْ
عَلَى
اللّٰهِ
فَهُوَ
حَسْبُهُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بَالِغُ
اَمْرِه۪ۜ
قَدْ
جَعَلَ
اللّٰهُ
لِكُلِّ
شَيْءٍ
قَدْراً
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allaha ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allaha güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.[2-3]
لِيُنْفِقْ
ذُو
سَعَةٍ
مِنْ
سَعَتِه۪ۜ
وَمَنْ
قُدِرَ
عَلَيْهِ
رِزْقُهُ
فَلْيُنْفِقْ
مِمَّٓا
اٰتٰيهُ
اللّٰهُۜ
لَا
يُكَلِّفُ
اللّٰهُ
نَفْساً
اِلَّا
مَٓا
اٰتٰيهَاۜ
سَيَجْعَلُ
اللّٰهُ
بَعْدَ
عُسْرٍ
يُسْراً۟
Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin; rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah’ın kendisine verdiğinden versin; Allah kimseye, verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.[7]
وَاَمَّٓا
اِذَا
مَا
ابْتَلٰيهُ
فَقَدَرَ
عَلَيْهِ
رِزْقَهُ
فَيَقُولُ
رَبّ۪ٓي
اَهَانَنِۚ
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: «Rabbim bana hor baktı» der.[16]
Yükleniyor...