ق ر أ
79ayette
88kez geçiyor
42/114surede
11farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %91 · Medenî %9
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 1
1. inen sure
En çok geçtiği sure
İsrâ
16 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| الْقُرْاٰنَ | İsmi Alem | الْفُعْلَانَ | Kuran | 68 |
| اِقْرَأْ | Feale-Yefalu | افْعَلْ | Oku | 5 |
| قَرَأْتَ | Feale-Yefalu | فَعَلْتَ | Okudun | 4 |
| قُرِئَ | Feale-Yefalu | فُعِلَ | Okundu | 2 |
| يَقْرَؤُ۫نَ | Feale-Yefalu | يَفْعَلُونَ | Okurlar | 2 |
| وَقُرْاٰنَهُۚ | İsim | وَفُعْلَانَهُ | Ve onun okunuşu | 2 |
| قُرُٓوءٍۜ | İsim | فُعُولٍ | Adet dönemleri | 1 |
| نَقْرَؤُ۬هُۜ | Feale-Yefalu | نَفْعَلُهُ | Onu okuruz | 1 |
| لِتَقْرَاَهُ۫ | Feale-Yefalu | لِتَفْعَلَهُ | Onu okuman için | 1 |
| اقْرَؤُ۫ا | Feale-Yefalu | افْعَلُوا | Okuyun | 1 |
| سَنُقْرِئُكَ | İfal Babı | سَنُفْعِلُكَ | Yakında seni okutacağız | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Kuran” ✕ Süzgeci kaldır
43 ayet
شَهْرُ
رَمَضَانَ
الَّذ۪ٓي
اُنْزِلَ
ف۪يهِ
الْقُرْاٰنُ
هُدًى
لِلنَّاسِ
وَبَيِّنَاتٍ
مِنَ
الْهُدٰى
وَالْفُرْقَانِۚ
فَمَنْ
شَهِدَ
مِنْكُمُ
الشَّهْرَ
فَلْيَصُمْهُۜ
وَمَنْ
كَانَ
مَر۪يضاً
اَوْ
عَلٰى
سَفَرٍ
فَعِدَّةٌ
مِنْ
اَيَّامٍ
اُخَرَۜ
يُر۪يدُ
اللّٰهُ
بِكُمُ
الْيُسْرَ
وَلَا
يُر۪يدُ
بِكُمُ
الْعُسْرَۘ
وَلِتُكْمِلُوا
الْعِدَّةَ
وَلِتُكَبِّرُوا
اللّٰهَ
عَلٰى
مَا
هَدٰيكُمْ
وَلَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğine karşılık O’nu ululamanız için meşru kılmıştır; ola ki şükredersiniz.[185]
اَفَلَا
يَتَدَبَّرُونَ
الْقُرْاٰنَۜ
وَلَوْ
كَانَ
مِنْ
عِنْدِ
غَيْرِ
اللّٰهِ
لَوَجَدُوا
ف۪يهِ
اخْتِلَافاً
كَث۪يراً
Kuran’ı durup düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah’tan başkasından gelseydi, onda çok aykırılıklar bulurlardı.[82]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَسْـَٔلُوا
عَنْ
اَشْيَٓاءَ
اِنْ
تُبْدَ
لَكُمْ
تَسُؤْكُمْۚ
وَاِنْ
تَسْـَٔلُوا
عَنْهَا
ح۪ينَ
يُنَزَّلُ
الْقُرْاٰنُ
تُبْدَ
لَكُمْۜ
عَفَا
اللّٰهُ
عَنْهَاۜ
وَاللّٰهُ
غَفُورٌ
حَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran indirilirken onları sorarsanız size açıklanır (ama üzülürsünüz). Allah sorduğunuz şeyleri affetmiştir. Allah Bağışlayan’dır, Halim’dir.[101]
قُلْ
اَيُّ
شَيْءٍ
اَكْبَرُ
شَهَادَةًۜ
قُلِ
اللّٰهُ
شَه۪يدٌ
بَيْن۪ي
وَبَيْنَكُمْ
وَاُو۫حِيَ
اِلَيَّ
هٰذَا
الْقُرْاٰنُ
لِاُنْذِرَكُمْ
بِه۪
وَمَنْ
بَلَغَۜ
اَئِنَّكُمْ
لَتَشْهَدُونَ
اَنَّ
مَعَ
اللّٰهِ
اٰلِهَةً
اُخْرٰىۜ
قُلْ
لَٓا
اَشْهَدُۚ
قُلْ
اِنَّمَا
هُوَ
اِلٰهٌ
وَاحِدٌ
وَاِنَّن۪ي
بَر۪ٓيءٌ
مِمَّا
تُشْرِكُونَۢ
«Şahit olarak hangi şey daha büyüktür» de. «Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Bu Kuran bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu; Allah’la beraber başka tanrılar bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?» de. «Ben şehadet etmem» de. «O ancak tek Tanrıdır, doğrusu ben ortak koşmanızdan uzağım» de.[19]
وَاِذَا
قُرِئَ
الْقُرْاٰنُ
فَاسْتَمِعُوا
لَهُ
وَاَنْصِتُوا
لَعَلَّكُمْ
تُرْحَمُونَ
Kuran okunduğu zaman ona kulak verin, dinleyin ki merhamet olunasınız.[204]
وَمَا
كَانَ
هٰذَا
الْقُرْاٰنُ
اَنْ
يُفْتَرٰى
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
وَلٰكِنْ
تَصْد۪يقَ
الَّذ۪ي
بَيْنَ
يَدَيْهِ
وَتَفْص۪يلَ
الْكِتَابِ
لَا
رَيْبَ
ف۪يهِ
مِنْ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ۠
Bu Kuran, Allah’tandır, başkası tarafından uydurulmuş değildir. Ancak kendinden öncekini doğrular ve O Kitap’ı açıklar. Alemlerin Rabbinden geldiğinden şüphe yoktur.[37]
نَحْنُ
نَقُصُّ
عَلَيْكَ
اَحْسَنَ
الْقَصَصِ
بِمَٓا
اَوْحَيْنَٓا
اِلَيْكَ
هٰذَا
الْقُرْاٰنَۗ
وَاِنْ
كُنْتَ
مِنْ
قَبْلِه۪
لَمِنَ
الْغَافِل۪ينَ
Biz bu Kuran’ı vahyederek, sana en güzel kıssaları anlatıyoruz.. Oysa daha önce sen bunlardan habersizdin.[3]
اَلَّذ۪ينَ
جَعَلُوا
الْقُرْاٰنَ
عِض۪ينَ
Kuran’ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.[90-93]
فَاِذَا
قَرَأْتَ
الْقُرْاٰنَ
فَاسْتَعِذْ
بِاللّٰهِ
مِنَ
الشَّيْطَانِ
الرَّج۪يمِ
Kuran okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.[98]
اِنَّ
هٰذَا
الْقُرْاٰنَ
يَهْد۪ي
لِلَّت۪ي
هِيَ
اَقْوَمُ
وَيُبَشِّرُ
الْمُؤْمِن۪ينَ
الَّذ۪ينَ
يَعْمَلُونَ
الصَّالِحَاتِ
اَنَّ
لَهُمْ
اَجْراً
كَب۪يراًۙ
Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler.[9-10]
وَلَقَدْ
صَرَّفْنَا
ف۪ي
هٰذَا
الْقُرْاٰنِ
لِيَذَّكَّرُواۜ
وَمَا
يَز۪يدُهُمْ
اِلَّا
نُفُوراً
Biz, and olsun ki öğüt almaları için bu Kuran’da bunları türlü türlü açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır.[41]
وَاِذَا
قَرَأْتَ
الْقُرْاٰنَ
جَعَلْنَا
بَيْنَكَ
وَبَيْنَ
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
حِجَاباً
مَسْتُوراًۙ
Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyen bir perde çekeriz.[45]
وَجَعَلْنَا
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
اَكِنَّةً
اَنْ
يَفْقَهُوهُ
وَف۪ٓي
اٰذَانِهِمْ
وَقْراًۜ
وَاِذَا
ذَكَرْتَ
رَبَّكَ
فِي
الْقُرْاٰنِ
وَحْدَهُ
وَلَّوْا
عَلٰٓى
اَدْبَارِهِمْ
نُفُوراً
Kuran’ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Kuran’da Rabbini bir tek olarak andığın zaman, onlar ürkerek ardlarına dönerler.[46]
وَاِذْ
قُلْنَا
لَكَ
اِنَّ
رَبَّكَ
اَحَاطَ
بِالنَّاسِۜ
وَمَا
جَعَلْنَا
الرُّءْيَا
الَّت۪ٓي
اَرَيْنَاكَ
اِلَّا
فِتْنَةً
لِلنَّاسِ
وَالشَّجَرَةَ
الْمَلْعُونَةَ
فِي
الْقُرْاٰنِۜ
وَنُخَوِّفُهُمْۙ
فَمَا
يَز۪يدُهُمْ
اِلَّا
طُغْيَاناً
كَب۪يراً۟
Sana: «Rabbin şüphesiz insanları kuşatmıştır» demiştik; sana gösterdiğimiz rüya ile ve Kuran’da lanetlenmiş ağaçla, sadece insanları denedik. Biz onları korkutuyoruz, fakat bu onlara büyük taşkınlık vermekten başka birşeye yaramıyor.[60]
وَنُنَزِّلُ
مِنَ
الْقُرْاٰنِ
مَا
هُوَ
شِفَٓاءٌ
وَرَحْمَةٌ
لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ
وَلَا
يَز۪يدُ
الظَّالِم۪ينَ
اِلَّا
خَسَاراً
Kuran’dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybını artırır.[82]
قُلْ
لَئِنِ
اجْتَمَعَتِ
الْاِنْسُ
وَالْجِنُّ
عَلٰٓى
اَنْ
يَأْتُوا
بِمِثْلِ
هٰذَا
الْقُرْاٰنِ
لَا
يَأْتُونَ
بِمِثْلِه۪
وَلَوْ
كَانَ
بَعْضُهُمْ
لِبَعْضٍ
ظَه۪يراً
De ki: «İnsanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak bu Kuran’ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, and olsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar.»[88]
وَلَقَدْ
صَرَّفْنَا
لِلنَّاسِ
ف۪ي
هٰذَا
الْقُرْاٰنِ
مِنْ
كُلِّ
مَثَلٍۘ
فَاَبٰٓى
اَكْثَرُ
النَّاسِ
اِلَّا
كُفُوراً
And olsun ki, biz Kuran’da insanlara türlü türlü misal gösterip açıkladık. Öyleyken insanların çoğu nankör olmakta direndiler.[89]
وَلَقَدْ
صَرَّفْنَا
ف۪ي
هٰذَا
الْقُرْاٰنِ
لِلنَّاسِ
مِنْ
كُلِّ
مَثَلٍۜ
وَكَانَ
الْاِنْسَانُ
اَكْثَرَ
شَيْءٍ
جَدَلاً
And olsun ki, Biz bu Kuran’da insanlara türlü türlü misali gösterip açıkladık. İnsanın en çok yaptığı iş tartışmadır.[54]
مَٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكَ
الْقُرْاٰنَ
لِتَشْقٰىۙ
Kuran’ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah’tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.[2-4]
وَقَالَ
الرَّسُولُ
يَا رَبِّ
اِنَّ
قَوْمِي
اتَّخَذُوا
هٰذَا
الْقُرْاٰنَ
مَهْجُوراً
Peygamber: «Ey Rabbim! Doğrusu milletim bu Kuran’ı terketmişti» der.[30]
Yükleniyor...