ق ط ع
36ayette
36kez geçiyor
23/114surede
15farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %64 · Medenî %36
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 72
39. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
4 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَيَقْطَعُونَ | Feale-Yefalu | وَيَفْعَلُونَ | Ve keserler | 6 |
| وَقَطَّعْنَاهُمُ | Tef'il Babı | وَفَعَّلْنَاهُمُ | Onları kestik | 5 |
| فَقُطِـعَ | Feale-Yefalu | فَفُعِلَ | Hemen kesildi | 4 |
| تَقَطَّعَ | Tefe'ale Babı | تَفَعَّلَ | Parçalandılar | 4 |
| لَاُقَطِّعَنَّ | Tef'il Babı | لَأُفَعِّلَنَّ | Kesinlikle keseceğim | 3 |
| بِقِطْعٍ | İsim | بِفِعْلٍ | Parçada | 3 |
| تُقَطَّعَ | Tef'il Babı | تُفَعَّلَ | Kesilir | 2 |
| قُطِّعَتْ | Tef'il Babı | فُعِّلَتْ | Kesildi | 2 |
| وَتَقَطَّعَتْ | Tefe'ale Babı | وَتَفَعَّلَتْ | Ve parçalandı | 1 |
| فَاقْطَعُٓوا | Feale-Yefalu | فَافْعَلُوا | Öyleyse kesin | 1 |
| قِطَعاً | İsim | فِعَلًا | Parçalar | 1 |
| مَقْطُوعٌ | İsim | مَفْعُولٌ | Kesilen | 1 |
| قَاطِعَةً | İsim | فَاعِلَةً | Kesen | 1 |
| وَتَقْطَعُونَ | Feale-Yefalu | وَتَفْعَلُونَ | Ve kesersiniz | 1 |
| مَقْطُوعَةٍ | İsim | مَفْعُولَةٍ | Kesilen | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ د ب ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
5 ayet
فَقُطِـعَ
دَابِرُ
الْقَوْمِ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُواۜ
وَالْحَمْدُ
لِلّٰهِ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ
Zulmeden milletin kökü böylece kesildi. Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.[45]
فَاَنْجَيْنَاهُ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُ
بِرَحْمَةٍ
مِنَّا
وَقَطَعْنَا
دَابِرَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَمَا
كَانُوا
مُؤْمِن۪ينَ۟
Biz, rahmetimizle, Hud’u ve beraberinde bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayarak inanmayanların kökünü kestik.[72]
وَاِذْ
يَعِدُكُمُ
اللّٰهُ
اِحْدَى
الطَّٓائِفَتَيْنِ
اَنَّهَا
لَكُمْ
وَتَوَدُّونَ
اَنَّ
غَيْرَ
ذَاتِ
الشَّوْكَةِ
تَكُونُ
لَكُمْ
وَيُر۪يدُ
اللّٰهُ
اَنْ
يُحِقَّ
الْحَقَّ
بِكَلِمَاتِه۪
وَيَقْطَعَ
دَابِرَ
الْكَافِر۪ينَۙ
Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu.[7-8]
فَاَسْرِ
بِاَهْلِكَ
بِقِطْعٍ
مِنَ
الَّيْلِ
وَاتَّبِـعْ
اَدْبَارَهُمْ
وَلَا
يَلْتَفِتْ
مِنْكُمْ
اَحَدٌ
وَامْضُوا
حَيْثُ
تُؤْمَرُونَ
«Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün» dediler.[63-65]
وَقَضَيْنَٓا
اِلَيْهِ
ذٰلِكَ
الْاَمْرَ
اَنَّ
دَابِرَ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
مَقْطُوعٌ
مُصْبِح۪ينَ
Böylece Lut’a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.[66]
Yükleniyor...