ق ل ب
155ayette
168kez geçiyor
48/114surede
17farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %36 · Medenî %64
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 31
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Âl-i İmrân
15 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| قُلُوبِهِمْ | İsim | فُعُولِهِمْ | Onların kalpleri | 112 |
| بِقَلْبٍ | İsim | فَعْلِكَ | Onun kalbi | 19 |
| انْقَلَبْتُمْ | İnfial Babı | انْفَعَلُوا | Döndüler | 8 |
| يَنْقَلِبْ | İnfial Babı | يَنْفَعِلْ | Döner | 7 |
| تَقَلُّبَ | İsim | تَفَعُّلَ | Dönmek | 5 |
| مُنْقَلِبُونَۚ | İsim | مُنْفَعِلُونَ | Dönenler | 3 |
| فَتَنْقَلِبُوا | İnfial Babı | فَتَنْفَعِلُوا | Hemen dönersiniz | 2 |
| وَنُقَلِّبُ | Tef'il Babı | وَنُفَعِّلُ | Döndürürüz | 2 |
| يُقَلِّبُ | Tef'il Babı | يُفَعِّلُ | Döndürür | 2 |
| وَقَلَّبُوا | Tef'il Babı | وَفَعَّلُوا | Ve döndürdüler | 1 |
| مُنْقَلَباً | İsim | مُنْفَعَلًا | Kesin dönüş yeri | 1 |
| تَتَقَلَّبُ | Tefe'ale Babı | تَتَفَعَّلُ | Döner | 1 |
| مُنْقَلَبٍ | İsim | مُنْفَعَلٍ | Dönüş | 1 |
| تُقْلَبُونَ | Feale-Yefilu | تُفْعَلُونَ | Döndürülürsünüz | 1 |
| قَلْبَيْنِ | İsim | فَعْلَيْنِ | İki kalp | 1 |
| تُقَلَّبُ | Tef'il Babı | تُفَعَّلُ | Döndürülür | 1 |
| مُتَقَلَّبَكُمْ | İsim | مُتَفَعَّلَكُمْ | Sizin döndüğünüz yer | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onların kalpleri 67
Kalpler 21
Kalpleriniz 14
Onun kalbi 7
Kalplerimiz 6
Döner 5
Kalbin 3
Kalp 3
Dönenler 3
Döndüler 3
Kalp ile 3
Dönmek 2
Döndünüz 2
Ve onun kalbi 2
Diğer 24 anlam
Onların dönmesi 2
Döndürür 2
Ve onların kalpleri 2
Kalbim 1
Hemen dönerler 1
Hemen dönersiniz 1
Hemen döndüler 1
Dönmeniz sebebiyle 1
Döndürürüz 1
Ve döndüler 1
Ve döndürdüler 1
Ve onları döndürürüz 1
Kesin dönüş yeri 1
Döndü 1
Ve senin dönmen 1
Dönüş 1
Dönerler 1
Döndürülürsünüz 1
İki kalp 1
Kalpleriniz için 1
Döndürülür 1
Sizin döndüğünüz yer 1
İkinizin kalpleri 1
Ve döner 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ك و ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
33 ayet
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
مَرَضٌۙ
فَزَادَهُمُ
اللّٰهُ
مَرَضاًۚ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌۙ
بِمَا
كَانُوا
يَكْذِبُونَ
Kalblerinde hastalık vardır, Allah hastalıklarını artırmıştır. Yalan söyleye geldikleri için onlara elem verici azab vardır.[10]
وَاِذْ
اَخَذْنَا
م۪يثَاقَكُمْ
وَرَفَعْنَا
فَوْقَكُمُ
الطُّورَۜ
خُذُوا
مَٓا
اٰتَيْنَاكُمْ
بِقُوَّةٍ
وَاسْمَعُواۜ
قَالُوا
سَمِعْنَا
وَعَصَيْنَا
وَاُشْرِبُوا
ف۪ي
قُلُوبِهِمُ
الْعِجْلَ
بِكُفْرِهِمْۜ
قُلْ
بِئْسَمَا
يَأْمُرُكُمْ
بِه۪ٓ
ا۪يمَانُكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Sizden kesin söz almış ve Tur’u tepenize dikmiştik, «Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin» demiştik «İşittik ve karşı geldik» dediler de inkarları yüzünden buzağı sevgisi kalblerine sindirildi. De ki, «Eğer inanmışsanız, imanınız size ne kötü şey emrediyor?»[93]
قُلْ
مَنْ
كَانَ
عَدُواًّ
لِجِبْر۪يلَ
فَاِنَّهُ
نَزَّلَهُ
عَلٰى
قَلْبِكَ
بِاِذْنِ
اللّٰهِ
مُصَدِّقاً
لِمَا
بَيْنَ
يَدَيْهِ
وَهُدًى
وَبُشْرٰى
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
De ki, «Cebrail’e düşman olan kimse Allah’a düşmandır», çünkü O, Kuran’ı Allah’ın izniyle kendinden öncekini tasdik ederek, yol gösterici ve inananlara müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.[97]
وَكَذٰلِكَ
جَعَلْنَاكُمْ
اُمَّةً
وَسَطاً
لِتَكُونُوا
شُهَدَٓاءَ
عَلَى
النَّاسِ
وَيَكُونَ
الرَّسُولُ
عَلَيْكُمْ
شَه۪يداًۜ
وَمَا
جَعَلْنَا
الْقِبْلَةَ
الَّت۪ي
كُنْتَ
عَلَيْهَٓا
اِلَّا
لِنَعْلَمَ
مَنْ
يَتَّبِـعُ
الرَّسُولَ
مِمَّنْ
يَنْقَلِبُ
عَلٰى
عَقِبَيْهِۜ
وَاِنْ
كَانَتْ
لَكَب۪يرَةً
اِلَّا
عَلَى
الَّذ۪ينَ
هَدَى
اللّٰهُۜ
وَمَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيُض۪يعَ
ا۪يمَانَكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِالنَّاسِ
لَرَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌ
Böylece sizi insanlara şahid ve örnek olmanız için tam ortada bulunan bir ümmet kıldık. Peygamber de size şahid ve örnektir. Senin yöneldiğin yönü, Peygambere uyanları, cayacaklardan ayırdetmek için kıble yaptık. Doğrusu Allah’ın yola koyduğu kimselerden başkasına bu ağır bir şeydir. Allah ibadetlerinizi boşa çıkaracak değildir. Doğrusu Allah insanlara şefkat gösterir, merhamet eder.[143]
قَدْ
نَرٰى
تَقَلُّبَ
وَجْهِكَ
فِي
السَّمَٓاءِۚ
فَلَنُوَلِّيَنَّكَ
قِبْلَةً
تَرْضٰيهَاۖ
فَوَلِّ
وَجْهَكَ
شَطْرَ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِۜ
وَحَيْثُ
مَا
كُنْتُمْ
فَوَلُّوا
وُجُوهَكُمْ
شَطْرَهُۜ
وَاِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
لَيَعْلَمُونَ
اَنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّهِمْۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
يَعْمَلُونَ
Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Hoşnud olacağın kıbleye seni elbette çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir; bulunduğunuz yerde yüzlerinizi o yöne çevirin. Doğrusu Kitap verilenler, bunun Rab’lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.[144]
وَاِنْ
كُنْتُمْ
عَلٰى
سَفَرٍ
وَلَمْ
تَجِدُوا
كَاتِباً
فَرِهَانٌ
مَقْبُوضَةٌۜ
فَاِنْ
اَمِنَ
بَعْضُكُمْ
بَعْضاً
فَلْيُؤَدِّ
الَّذِي
اؤْتُمِنَ
اَمَانَتَهُ
وَلْيَتَّقِ
اللّٰهَ
رَبَّهُۜ
وَلَا
تَكْتُمُوا
الشَّهَادَةَۜ
وَمَنْ
يَكْتُمْهَا
فَاِنَّهُٓ
اٰثِمٌ
قَلْبُهُۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
عَل۪يمٌ۟
Eğer yolculukta olup katip bulamazsanız alınan rehin yeter. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin. Rabbi olan Allah’tan sakınsın. Şahidliği gizlemeyin, onu kim gizlerse şüphesiz kalbi günah işlemiş olur. Allah işlediklerinizi bilir.[283]
وَاعْتَصِمُوا
بِحَبْلِ
اللّٰهِ
جَم۪يعاً
وَلَا
تَفَرَّقُواۖ
وَاذْكُرُوا
نِعْمَتَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْ
اِذْ
كُنْتُمْ
اَعْدَٓاءً
فَاَلَّفَ
بَيْنَ
قُلُوبِكُمْ
فَاَصْبَحْتُمْ
بِنِعْمَتِه۪ٓ
اِخْوَاناًۚ
وَكُنْتُمْ
عَلٰى
شَفَا
حُفْرَةٍ
مِنَ
النَّارِ
فَاَنْقَذَكُمْ
مِنْهَاۜ
كَذٰلِكَ
يُبَيِّنُ
اللّٰهُ
لَكُمْ
اٰيَاتِه۪
لَعَلَّكُمْ
تَهْتَدُونَ
Toptan Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah’ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar.[103]
ثُمَّ
اَنْزَلَ
عَلَيْكُمْ
مِنْ
بَعْدِ
الْغَمِّ
اَمَنَةً
نُعَاساً
يَغْشٰى
طَٓائِفَةً
مِنْكُمْۙ
وَطَٓائِفَةٌ
قَدْ
اَهَمَّتْهُمْ
اَنْفُسُهُمْ
يَظُنُّونَ
بِاللّٰهِ
غَيْرَ
الْحَقِّ
ظَنَّ
الْجَاهِلِيَّةِۜ
يَقُولُونَ
هَلْ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
مِنْ
شَيْءٍۜ
قُلْ
اِنَّ
الْاَمْرَ
كُلَّهُ
لِلّٰهِۜ
يُخْفُونَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ
مَا
لَا
يُبْدُونَ
لَكَۜ
يَقُولُونَ
لَوْ
كَانَ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
شَيْءٌ
مَا
قُتِلْنَا
هٰهُنَاۜ
قُلْ
لَوْ
كُنْتُمْ
ف۪ي
بُيُوتِكُمْ
لَبَرَزَ
الَّذ۪ينَ
كُتِبَ
عَلَيْهِمُ
الْقَتْلُ
اِلٰى
مَضَاجِعِهِمْۚ
وَلِيَبْتَلِيَ
اللّٰهُ
مَا
ف۪ي
صُدُورِكُمْ
وَلِيُمَحِّصَ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
بِذَاتِ
الصُّدُورِ
Kederden sonra, bir takımınızı kendinden geçirecek şekilde size huzur ve emniyet indirdi; oysa bir takımınız da kendi derdlerine düşmüşlerdi. Haksız yere Allah hakkında, cahiliye devrinde olduğu gibi inanıyorlar. «Bu işte bizim bir fikrimiz var mı?» diyorlardı; De ki: «Buyruğun hepsi Allah’ındır». Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlar. «Bu işte bizim fikrimiz alınsaydı, burada öldürülmezdik» diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı. Bu, Allah’ın içinizde olanı denemesi, kalblerinizde olanı arıtması içindir. Allah gönüllerde olanı bilir.[154]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَكُونُوا
كَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَقَالُوا
لِاِخْوَانِهِمْ
اِذَا
ضَرَبُوا
فِي
الْاَرْضِ
اَوْ
كَانُوا
غُزًّى
لَوْ
كَانُوا
عِنْدَنَا
مَا
مَاتُوا
وَمَا
قُتِلُواۚ
لِيَجْعَلَ
اللّٰهُ
ذٰلِكَ
حَسْرَةً
ف۪ي
قُلُوبِهِمْۜ
وَاللّٰهُ
يُحْـي۪
وَيُم۪يتُۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Ey İnananlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında: «Onlar yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi» diyen inkarcılar gibi olmayın ki, Allah bunu onların kalblerinde bir hasret olarak bıraksın. Dirilten de öldüren de Allah’tır. Allah işlediklerinizi görür.[156]
فَبِمَا
رَحْمَةٍ
مِنَ
اللّٰهِ
لِنْتَ
لَهُمْۚ
وَلَوْ
كُنْتَ
فَظًّا
غَل۪يظَ
الْقَلْبِ
لَانْفَضُّوا
مِنْ
حَوْلِكَۖ
فَاعْفُ
عَنْهُمْ
وَاسْتَغْفِرْ
لَهُمْ
وَشَاوِرْهُمْ
فِي
الْاَمْرِۚ
فَاِذَا
عَزَمْتَ
فَتَوَكَّلْ
عَلَى
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يُحِبُّ
الْمُتَوَكِّل۪ينَ
Allah’ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allah’a güven, doğrusu Allah güvenenleri sever.[159]
قَالُوا
نُر۪يدُ
اَنْ
نَأْكُلَ
مِنْهَا
وَتَطْمَئِنَّ
قُلُوبُنَا
وَنَعْلَمَ
اَنْ
قَدْ
صَدَقْتَنَا
وَنَكُونَ
عَلَيْهَا
مِنَ
الشَّاهِد۪ينَ
«Ondan yemeyi, kalblerimizin kanmasını ve senin bize doğru söylediğini bilmeyi, ona şahid olmayı istiyoruz» dediler.[113]
فَلَوْلَٓا
اِذْ
جَٓاءَهُمْ
بَأْسُنَا
تَضَرَّعُوا
وَلٰكِنْ
قَسَتْ
قُلُوبُهُمْ
وَزَيَّنَ
لَهُمُ
الشَّيْطَانُ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Hiç değilse, onlara şiddetimiz geldiği zaman yalvarıp yakarmalı değil miydiler? Lakin kalbleri katılaştı, şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi.[43]
تِلْكَ
الْقُرٰى
نَقُصُّ
عَلَيْكَ
مِنْ
اَنْـبَٓائِهَاۚ
وَلَقَدْ
جَٓاءَتْهُمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِۚ
فَمَا
كَانُوا
لِيُؤْمِنُوا
بِمَا
كَذَّبُوا
مِنْ
قَبْلُۜ
كَذٰلِكَ
يَطْبَعُ
اللّٰهُ
عَلٰى
قُلُوبِ
الْكَافِر۪ينَ
İşte o kentlerin haberlerini sana anlatıyoruz. And olsun ki onlara peygamberler belgeler getirdi; önceleri yalanladıklarından ötürü inanamadılar. Allah kafirlerin kalblerini böylece kapatıp mühürler.[101]
فَاَعْقَبَهُمْ
نِفَاقاً
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
اِلٰى
يَوْمِ
يَلْقَوْنَهُ
بِمَٓا
اَخْلَفُوا
اللّٰهَ
مَا
وَعَدُوهُ
وَبِمَا
كَانُوا
يَكْذِبُونَ
Allah’a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için O’nunla karşılaşacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.[77]
رَضُوا
بِاَنْ
يَكُونُوا
مَعَ
الْخَوَالِفِ
وَطُبِـعَ
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
فَهُمْ
لَا
يَفْقَهُونَ
Geri kalan kadınlarla beraber bulunmaya razı oldular. Kalbleri kapanmıştır, bu yüzden anlamazlar.[87]
اِنَّمَا
السَّب۪يلُ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
يَسْتَأْذِنُونَكَ
وَهُمْ
اَغْنِيَٓاءُۚ
رَضُوا
بِاَنْ
يَكُونُوا
مَعَ
الْخَوَالِفِۙ
وَطَبَعَ
اللّٰهُ
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
فَهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyen, geride kalan kadınlarla bulunmaya razı olanlara ve Allah kalblerini mühürlemiş olduğu için bilmeyenleredir.[93]
سَيَحْلِفُونَ
بِاللّٰهِ
لَكُمْ
اِذَا
انْقَلَبْتُمْ
اِلَيْهِمْ
لِتُعْرِضُوا
عَنْهُمْۜ
فَاَعْرِضُوا
عَنْهُمْۜ
اِنَّهُمْ
رِجْسٌۘ
وَمَأْوٰيهُمْ
جَهَنَّمُۚ
جَزَٓاءً
بِمَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Döndüğünüzde kendilerine çıkışmamanız için, Allah’a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin; çünkü pistirler. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer cehennemdir.[95]
ثُمَّ
بَعَثْنَا
مِنْ
بَعْدِه۪
رُسُلاً
اِلٰى
قَوْمِهِمْ
فَجَٓاؤُ۫هُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
فَمَا
كَانُوا
لِيُؤْمِنُوا
بِمَا
كَذَّبُوا
بِه۪
مِنْ
قَبْلُۜ
كَذٰلِكَ
نَطْبَعُ
عَلٰى
قُلُوبِ
الْمُعْتَد۪ينَ
Sonra onun ardından milletlere peygamberler gönderdik, onlara belgeler getirdiler. Diğerlerinin daha önce yalan saymış olduklarına bunlar da inanmadılar. Aşırı gidenlerin kalblerini işte böylece mühürleriz.[74]
وَاصْبِرْ
نَفْسَكَ
مَعَ
الَّذ۪ينَ
يَدْعُونَ
رَبَّهُمْ
بِالْغَدٰوةِ
وَالْعَشِيِّ
يُر۪يدُونَ
وَجْهَهُ
وَلَا
تَعْدُ
عَيْنَاكَ
عَنْهُمْۚ
تُر۪يدُ
ز۪ينَةَ
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
وَلَا
تُطِـعْ
مَنْ
اَغْفَلْنَا
قَلْبَهُ
عَنْ
ذِكْرِنَا
وَاتَّبَعَ
هَوٰيهُ
وَكَانَ
اَمْرُهُ
فُرُطاً
Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O’na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi anmasını kendisine unutturduğumuz ve işinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma.[28]
اَفَلَمْ
يَس۪يرُوا
فِي
الْاَرْضِ
فَتَكُونَ
لَهُمْ
قُلُوبٌ
يَعْقِلُونَ
بِهَٓا
اَوْ
اٰذَانٌ
يَسْمَعُونَ
بِهَاۚ
فَاِنَّهَا
لَا
تَعْمَى
الْاَبْصَارُ
وَلٰكِنْ
تَعْمَى
الْقُلُوبُ
الَّت۪ي
فِي
الصُّدُورِ
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.[46]
Yükleniyor...