ب
1.898ayette
2.544kez geçiyor
103/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 1
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
224 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| بِمَا | Harfi Cer | بِهِ | Onu | 2544 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onu 207
-dığı şeyi 156
Onunla 151
Allah’a 96
-ması sebebiyle 92
Hak ile 50
Ayetlerimizi 41
Başkasıyla 41
Ona 37
Ayetleri 36
Her 32
Öyleyse hangisini? 32
Onlar sebebiyle 26
Sizi 24
Diğer 694 anlam
İspatları 24
İzniyle 23
Hakkı 22
Onları 21
Sona 19
Tanınan ile 17
Allah 17
Onlarla 15
Allah’a andolsun ki 14
Onun emriyle 12
Sahibi 12
Hamd ile 11
Doğru bölüştürme ile 11
Ayeti 11
-ması ile 10
-dığı şeye 10
Kesinlikle sebebiyle 10
Bazısıyla 10
Azap ile 10
Kimseyi 10
Gafil 9
Onun izniyle 9
Sözü 9
O 9
Kayıp ile 9
Onların Rabbine 9
Size 9
Kuvvet ile 8
Hayrı 8
Kötülük 8
Tanınanı 8
Onların malları ile 8
Ayetlerimize 8
Bana 8
Gece ile 7
Onlara 7
-dığı ile 7
Karşılaşmak ile 7
Aciz bırakanlar 7
Bunu 7
Ayetlerimizle 7
Allah’dan 6
Sana 6
Onların ağızları ile 6
-dığı şeye karşılık 6
Günü 6
İnananlar 6
Azabı 6
İsimle 6
Allah’ın yardımıyla 6
Ölçü ile 6
Güç 6
Onun kulları 6
Batıl 5
-an kimseye 5
Ona karşılık 5
Bazısını 5
Zalimleri 5
Benzer ile 5
Kulları 5
Onların simasıyla 5
Onların yüz kızartıcı suçları sebebiyle 5
Ve -ması sebebiyle 5
Zalim 5
Vekil 5
İyi 5
Kötü 5
-an kimseyi 5
Rabbe 5
Vadide 5
İnananlara 5
Kızgınlık ile 4
Ve anne-babaya 4
Ruh ile 4
Onların küfrü sebebiyle 4
Şey ile 4
Batıl ile 4
Adaletle 4
Akşam 4
Biz 4
Güç ile 4
Nimet ile 4
Cehaletle beraber 4
Hayasızlık 4
Kesinlikle 4
Şer ile 4
Benim iznimle 4
Zarar 4
Yolu bulanları 4
-an kimse ile 4
Kitabı 4
Rahmetle 4
-dığı şey ile 4
Oğullar ile 4
Dün 4
Etkin 4
Su ile 4
Oğlan ile 4
Senle 4
Senin Rabbin 4
Rabbime 4
Onun anne-babasına 4
Ayetlerimi 3
Sabır ile 3
Onların elleri ile 3
İnanmayla 3
İyi davranmak ile 3
-mak 3
Boş söz ile 3
Onun iradesi ile 3
Hayasızlığı 3
Onun yardımı ile 3
Kitaba 3
Sizin Rabbinize 3
Mallarınız ile 3
Onun ilmiyle 3
Hak 3
Elçiler 3
-an kimselere 3
Onun ayetlerini 3
Öyleyse -ması sebeiyle 3
Öyleyse hangisine? 3
Sabah ile 3
Onun kelimeleri ile 3
Yol göstermek ile 3
Hayata 3
Onun benzeri ile 3
Selamet ile 3
Onun tevilini 3
Onun hamdını 3
Rahmana 3
Daha iyiyle 3
-an kimsenin yardımıyla 3
Namazı 3
Kullarımı 3
Kalp ile 3
Azap edilenler 3
Gücü yeten 3
Uyarıcıları 3
Söz 3
Dini 3
Bunun yardımıyla 2
Onların isimleri ile 2
İyiliği 2
Kötülükle 2
Sona karşılık 2
Şeyi 2
Onun rahmetini 2
İnsanlara 2
Uyan 2
Çıkanlar 2
Sizinle 2
Beni 2
Elleriniz ile 2
Onların canları için 2
Onun çocuğu için 2
Kulpu 2
Doğru bölüştürme 2
Kelimeyi 2
Bozanları 2
Onun sözünü 2
İpe 2
Sığınanları 2
-ması sebeiyle 2
-dığı şey sebebiyle 2
-an kimseleri 2
Nimeti 2
Cimriliği 2
Sizin yüzlerinizi 2
Onların dilleri ile 2
Cehennem 2
İkisine 2
Onların zulmü için 2
İsayı 2
Gönderilenler 2
Zorluk ile 2
Sabah 2
Daha bilen 2
Gündüz 2
Örtenler 2
Koruyucu 2
Onların canlarına 2
Zulüm yardımıyla 2
Onların iddiasıyla 2
İlim ile 2
Rahmete 2
Benimle 2
Kötülük ile 2
İspatı 2
Sihir 2
Ve onunla 2
Asân ile 2
Onların canları ile 2
Ordularla 2
Bize 2
Senin rahmetinle 2
Kovan 2
Bizim gözetimim 2
Müjde ile 2
Buzağı 2
İshak ile 2
Senin halkın 2
Parçada 2
Uzak 2
Onların donanımını 2
Uyumlulara 2
Kavimi 2
Anmanın yardımıyla 2
Dil ile 2
Yaratmak 2
Söze 2
Batıla mı? 2
Ve nimete 2
Adaleti 2
Mallar ile 2
Yüz kızartıcı suçları 2
Ölçütle 2
Onun sağ eliyle 2
Onun yanıyla 2
Ve hak ile 2
Buna 2
Kayıp olana 2
Emirle 2
Onların kulluğunu 2
Senin dilin ile 2
Azap yardımıyla 2
Rabbimize 2
Kuranı 2
İlahlarımıza 2
Emrimizle 2
Dört 2
Saati 2
Azabımızı mı? 2
Haberi 2
Yol gösteren 2
Yol göstermek 2
Yan tarafta 2
Onların ortaklarını 2
-masını 2
Suç işleyenleri 2
Alanda 2
Yemişi 2
O sebebiyle 2
Aydınlatma araçları ile 2
Huriler ile 2
Ufukta 2
Geçilenler 2
Ve onların sağları 2
Sevgi ile 2
Cinlenmiş 2
En iyiyi 2
adıyla 1
gayba 1
şeye 1
Ve Ahirete de 1
Ve gününe 1
İnanmadıkları halde 1
sebebiyle 1
hidayete karşılık 1
Onların ışığını 1
Kafirleri 1
İşitmelerini 1
Onun ile 1
bir Sûre 1
Hepsini / Her 1
İsimleri 1
Benim sözümü 1
Sözünüzü 1
Sizin edinmeniz sebebiyle 1
Asân yardımıyla 1
Onun bazısıyla 1
Elçileri 1
Onu uzaklaştıran 1
Bâbile 1
Zarar verenler 1
Kelimelerle 1
İkisini 1
Yol göstermeğe karşılık 1
Bağışlamaya karşılık 1
Onların sözünu 1
Hüre karşılık 1
Kula karşılık 1
Kadına karşılık 1
Tanınana 1
Ay ile 1
Umreyi 1
Kötülük sebebiyle 1
Onları geri döndürmeğe 1
Mülk ile 1
Ordularıyla 1
Nehir ile 1
Onun eliyle 1
Câlut’a 1
Taşkınlaştırana 1
Güneşi 1
Başa kakmakla 1
Tepe 1
Onu alanlar 1
Savaşa 1
Borç ile 1
Seherlerde 1
Senin iraden ile 1
Kabul ile 1
Yahya’yı 1
İbrahime 1
Bir kantar malı 1
Dinarı 1
Küfretmeyi 1
Tevrat’ı 1
Bekkede 1
Onun nimeti yardımıyla 1
Öfkeniz sebebiyle 1
Bedir 1
Üç ile 1
Beş ile 1
Gamla 1
Hoşnutsuzluk 1
İzinle 1
İnanmaya karşılık 1
Adak 1
Ve -an kimse ile 1
Kurtulup başardıkları için 1
İyi ile 1
İnanmanızı 1
Ve sahip ile 1
Yanında 1
Şahidi 1
Düşmanlarınızı 1
Hayırsız şeriat 1
Sağlık dilemeyi 1
Daha iyiyi 1
Sadakayı 1
Sizin kuruntularınız ile 1
Diğerlerini 1
Size azap etmek için 1
Onların anlaşmaları sebebiyle 1
Sebeiyle 1
Ve onların küfretmelei sebebiyle 1
Zulüm için 1
Ve onların alıkoyması sebebiyle 1
Sözleşmeleri 1
Zarlar yardımıyla 1
İnanmayı 1
Başlarınızla 1
Elçilerime 1
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1
Uzatan 1
Benim kötülüğümle 1
Cana karşılık 1
Göze karşılık 1
Buruna karşılık 1
Kulağa karşılık 1
Dişe 1
Fetih ile 1
Kavim 1
Küfür ile 1
Şahitliği 1
Ve benim elçime 1
Onların yüz kızartıcı suçları için 1
Ayetle 1
Onun iki kanadıyla 1
Şükredenler 1
Emniyetle 1
Zulüme 1
Hemen onların yol göstermesine 1
Onun ayetlerine 1
Onların heveslerinin yardımıyla 1
Sınırı aşanları 1
Çıkan 1
İlim 1
Kemiğe 1
Onların azmasıyla 1
Ve sözü 1
Aldatma ile 1
Doğru bölüştürmeyi 1
Ayetlerimiz ile 1
Seneler 1
Musa ile 1
On ile 1
Mesajlarımla 1
Ve kelamımla 1
Onun en iyisini 1
Başı 1
İyiler ile 1
Sizin Rabbiniz 1
Onların arkadaşında 1
Örf ile 1
Binle 1
Azap 1
Ve inananların yardımıyla 1
Çıkarmak ile 1
Küfrüne 1
Örtenleri 1
Ellerimiz ile 1
Ve onun elçisine 1
Allah’la mı? 1
Tanınmayanı 1
Payları ile 1
Payınız ile 1
Paylarından 1
Onların oturmasına 1
Oturmayı 1
Onların yüz kızartıcı suçlarını 1
Sizin alışverişinizle 1
İnanmaları sebebiyle 1
Bir kuranı 1
Rüzgar ile 1
Sûreyi 1
Onun ilmini 1
Fazlalık ile 1
Ve onun rahmetine 1
Hemen ona 1
Bununla beraber 1
Mısırda 1
Bedeninle 1
On 1
Bırakanlar 1
Onun perçemini 1
Yakın 1
Olgun 1
Onların emrini 1
Güvenen 1
Kan 1
Fiyat 1
Senin ailen 1
Onların gizli planı 1
Tevil 1
İlim adamları 1
Onların tuzağını 1
Rahmetimizi 1
Erkek kardeş 1
Onların kapları ile 1
Parayla 1
Yusuf 1
Gömleğimi 1
Sizin halkınız 1
Ona ulaşan 1
Onun ölçüsüyle 1
-dığı şey ile beraber 1
Görüneni 1
Günleri 1
Ölü 1
Sizin imdadınıza yetişen 1
Benim imdadıma yetişenler 1
Vadiye 1
Melekleri 1
Rızık verenler 1
Depolayanlar ile 1
Çıkarılanlar 1
Hemen ne ile? 1
Yolda 1
Önderle 1
Zorlukla 1
Ve yıldız yardımıyla 1
Kadın ile 1
Geri döndürenler 1
Nimeti mi? 1
Küfre 1
Nimetlere 1
Hikmet ile 1
Onun kulunu 1
Canın 1
İnsanları 1
Sesinle 1
Senin atınla 1
Onların önderiyle 1
Namazında 1
Eşikte 1
Gümüş paralarınız ile 1
Rızkı 1
Onların sayısı ile 1
Hurma ağacı yardımıyla 1
Onun meyvesiyle 1
Tevili 1
En büyük zarara uğrayanları 1
Kulluğa 1
Senin çağırman sebebiyle 1
Kütükle 1
Anneme 1
Onlar 1
Çağırma sebebiyle 1
Tutuşmuş odun 1
Sağ elin 1
Sahil ile 1
Ayetlerimle 1
Senin sihrin yardımıyla 1
İkisinin sihrinin yardımıyla 1
Sizin yolunuz 1
Onun orduları ile 1
Bizim gücümüzle 1
Tutma 1
Ve -mazlar/-mezler 1
Anmak 1
Vahiy yardımıyla 1
Sarhoşlar 1
Aracı 1
Eğriliğe yöneltmek ile 1
Zulüm ile 1
Hacı 1
Ev ile 1
Yağı 1
-masına karşılık 1
Onların anması 1
Saptırma 1
Kendi kendilerine 1
Şahitleri 1
Sizin dilleriniz ile 1
Sizin ağızlarınız ile 1
Onların baş örtülerini 1
Ayaklarını 1
Geniş arazilerde 1
Görme organlarını 1
Ve elçi ile 1
Süsü 1
Bulut ile 1
Örnek ile 1
Onun sihri yardımyla 1
Etkinliğe andolsun ki 1
Yararlı hayvanlar ile 1
Ateş parçasıyla 1
Haber 1
Kitabımı 1
Hediye ile 1
Neyle? 1
Mal ile 1
Sizin hediyenize 1
Onun tahtını 1
Ve kimseyle 1
Onun hükmünü 1
Şey yardımıyla 1
Onun halkıyla 1
Kardeşinle 1
Hepsini 1
Işık kaynağı 1
Birbirine bağlı topluluk 1
Ve onun yurdunu 1
Bizi 1
Taşıyanlar 1
Onun yüz kızartıcı suçu için 1
Sağ elinle 1
Yardım ile 1
Hangisini? 1
Sizin ağızlarınızla 1
Ayıplı 1
Diller ile 1
Onların doğru sözlerine 1
Onların öfkesi ile 1
Onların iki bahçesine karşılık 1
-an kimse 1
Bir ile 1
Sizin arakdaşınızda 1
Onların dayandığı kimseler ile 1
Sizin şirkiniz 1
İşittiren 1
Ve kayıt defterleri 1
Ve kitap ile 1
Hayırlarda 1
Onun halkına 1
Bağışlama 1
Üçüncüyle 1
Onun iradesiyle 1
Süs ile 1
Kase ile 1
Ölüler 1
Rabbin hakkında 1
Kurbanlık hayvanı 1
Ve gece ile 1
Kitabınızı 1
Fitneleyenler 1
Onların sahalarına 1
İstediği için 1
Perdeyle 1
Bacakları 1
Yorgunluk ile 1
Ayağını 1
Senin elinle 1
Saf olan ile 1
İleri gelenler 1
İrademle 1
Öyleyse senin etkinliğine andolsun ki 1
Küfrün ile 1
Onun yüzünü 1
Doğruluğu 1
Doğruluk 1
Yeten 1
-an kimseler ile 1
Rahmeti 1
Onların kurtulup başarmaları 1
Onun kuvvetiyle 1
Aydınlık yarmımıyla 1
Nebiler 1
Onların elçisini 1
Bizim yüz kızartıcı suçlarımızı 1
Şey 1
Soya 1
Ona ulaşanlar 1
Ve -şeyi 1
-dığı şey karşılığında 1
Sizin Rabbinizi 1
Bahçe ile 1
Zikri 1
En doğru rehberi 1
Hikmeti 1
Tepsiler yardımıyla 1
Duman 1
Yayılanlar 1
Atalarımızı 1
Atalarınmızı 1
Kesin inanır hale gelenler 1
Siz sebebiyle 1
Kum fırtınaları yardımıyla 1
Aciz bırakan 1
Onların yaratmasında 1
Merkezinde 1
Haber ile 1
Lakaplar ile 1
Sizin dininizi 1
Yaratırken 1
Tehdit 1
Zorlayan 1
Ve seherler ile 1
Onun dayanağıyla 1
Kuvvetler ile 1
Kınanan ile 1
Kahin 1
Bizim gözetimimiz ile 1
En iyiyle 1
Bizim gözetimimiz 1
Seherde 1
Görme organı ile 1
Hesap ile 1
Perçemleri 1
Kaplarla 1
Mevkilere andolsun ki 1
Bununla mı? 1
Sur yardımıyla 1
Elçilerimizi 1
Onun elçisi 1
Onlara zarar veren 1
Ruh yardımıyla 1
Öyleyse izinle 1
İnanmanın yardımıyla 1
İnanmalarını 1
Eşlik akitlerini 1
Suçlamayla 1
Elçiyi 1
Kelimeler ile 1
Onların yüz kızartıcı suçu 1
Hanginizle 1
Abartmayla 1
Onların görme organları ile 1
Patlama sesini 1
Taşan yardımıyla 1
Rüzgar yardımıyla 1
Yanlış yapan ile 1
Onun sağ eline 1
Onun sol eline 1
Onun oğullar ile 1
Onların şahitlikleriyle 1
Rabbime andolsun ki 1
Adamlara 1
Onun Rabbine 1
Gününe 1
Cana andolsun ki 1
Bacağa 1
Adağı 1
Kepçelerle 1
Kıvılcımı 1
Meydanda 1
Eller ile 1
Hangisi sebebiyle? 1
Büzülüp kalanlara andolsun ki 1
Cimrilik eden 1
Senin Rabbinin yardımıyla 1
Kaybolanlar 1
Şafak ile 1
Fıkra 1
Zorlayıcı ile 1
Ad’a 1
Gözetleme aracıyla 1
Buna andolsun ki 1
Burada 1
Sabrı 1
Merhameti 1
Onun taşkınlığı sebebiyle 1
Onların yüz kızartıcı suçunu 1
Daha iyi hükmeden 1
Kalem yardımıyla 1
Sığınmayı 1
Perçemi 1
Arkadaşlarına 1
Taşları 1
hamd ile 1
Rabbine 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ع ل م ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
324 ayet
اَلَّذ۪ي
جَعَلَ
لَكُمُ
الْاَرْضَ
فِرَاشاً
وَالسَّمَٓاءَ
بِنَٓاءًۖ
وَاَنْزَلَ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
فَاَخْرَجَ
بِه۪
مِنَ
الثَّمَرَاتِ
رِزْقاً
لَكُمْۚ
فَلَا
تَجْعَلُوا
لِلّٰهِ
اَنْدَاداً
وَاَنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
O, yeryüzünü size bir döşek ve göğü de bir bina kıldı. Gökten su indirip onunla size rızık olmak üzere ürünler meydana getirdi; artık Allah’a, bile bile eş koşmayın.[22]
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَسْتَحْـي۪ٓ
اَنْ
يَضْرِبَ
مَثَلاً
مَا
بَعُوضَةً
فَمَا
فَوْقَهَاۜ
فَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
فَيَعْلَمُونَ
اَنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّهِمْۚ
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
فَيَقُولُونَ
مَاذَٓا
اَرَادَ
اللّٰهُ
بِهٰذَا
مَثَلاًۢ
يُضِلُّ
بِه۪
كَث۪يراً
وَيَهْد۪ي
بِه۪
كَث۪يراًۜ
وَمَا
يُضِلُّ
بِه۪ٓ
اِلَّا
الْفَاسِق۪ينَۙ
Allah sivrisineği ve onun üstününü misal olarak vermekten çekinmez. İnananlar bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise «Allah bu misalle neyi murad etti?» derler, O, bu misalle birçoğunu saptırır, birçoğunu da yola getirir. Onunla saptırdığı yalnız fasıklardır ki onlar Allah’la yapılan sözleşmeyi kabulden sonra bozarlar. Allah’ın birleştirilmesini buyurduğu şeyi ayırırlar ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; zarara uğrayanlar işte onlardır.[26-27]
هُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
لَكُمْ
مَا
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاً
ثُمَّ
اسْتَوٰٓى
اِلَى
السَّمَٓاءِ
فَسَوّٰيهُنَّ
سَبْعَ
سَمٰوَاتٍۜ
وَهُوَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ۟
Yerde olanların hepsini; sizin için yaratan O’dur. Sonra, göğe doğru yönelerek yedi gök olarak onları düzenlemiştir. O her şeyi bilir.[29]
وَاِذْ
قَالَ
رَبُّكَ
لِلْمَلٰٓئِكَةِ
اِنّ۪ي
جَاعِلٌ
فِي
الْاَرْضِ
خَل۪يفَةًۜ
قَالُٓوا
اَتَجْعَلُ
ف۪يهَا
مَنْ
يُفْسِدُ
ف۪يهَا
وَيَسْفِكُ
الدِّمَٓاءَۚ
وَنَحْنُ
نُسَبِّحُ
بِحَمْدِكَ
وَنُقَدِّسُ
لَكَۜ
قَالَ
اِنّ۪ٓي
اَعْلَمُ
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
Rabbin meleklere «Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim» demişti; melekler, «Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve Seni devamlı takdis ediyoruz» dediler; Allah «Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim» dedi.[30]
وَعَلَّمَ
اٰدَمَ
الْاَسْمَٓاءَ
كُلَّهَا
ثُمَّ
عَرَضَهُمْ
عَلَى
الْمَلٰٓئِكَةِ
فَقَالَ
اَنْبِؤُ۫ن۪ي
بِاَسْمَٓاءِ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Ve Adem’e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. «Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin» dedi.[31]
قَالَ
يَٓا اٰدَمُ
اَنْبِئْهُمْ
بِاَسْمَٓائِهِمْۚ
فَلَمَّٓا
اَنْبَاَهُمْ
بِاَسْمَٓائِهِمْۙ
قَالَ
اَلَمْ
اَقُلْ
لَكُمْ
اِنّ۪ٓي
اَعْلَمُ
غَيْبَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَاَعْلَمُ
مَا
تُبْدُونَ
وَمَا
كُنْتُمْ
تَكْتُمُونَ
Allah «Ey Adem onlara isimlerini söyle» dedi. Adem isimlerini söyleyince, Allah «Ben gökler ve yerde görünmeyeni biliyorum, sizin açıkladığınızı ve gizlemekte olduğunuzu da bilirim, diye size söylememiş miydim?» dedi.[33]
وَلَا
تَلْبِسُوا
الْحَقَّ
بِالْبَاطِلِ
وَتَكْتُمُوا
الْحَقَّ
وَاَنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
Hakkı batıla karıştırmayın ve bile bile hakkı gizlemeyin.[42]
وَاِذِ
اسْتَسْقٰى
مُوسٰى
لِقَوْمِه۪
فَقُلْنَا
اضْرِبْ
بِعَصَاكَ
الْحَجَرَۜ
فَانْفَجَرَتْ
مِنْهُ
اثْنَتَا
عَشْرَةَ
عَيْناًۜ
قَدْ
عَلِمَ
كُلُّ
اُنَاسٍ
مَشْرَبَهُمْۜ
كُلُوا
وَاشْرَبُوا
مِنْ
رِزْقِ
اللّٰهِ
وَلَا
تَعْثَوْا
فِي
الْاَرْضِ
مُفْسِد۪ينَ
Musa, milleti için su aramıştı; «Asanla taşa vur» dedik; ondan on iki pınar fışkırdı, herkes içeceği yeri bildi. Allah’ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.[60]
وَلَنْ
يَتَمَنَّوْهُ
اَبَداً
بِمَا
قَدَّمَتْ
اَيْد۪يهِمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
بِالظَّالِم۪ينَ
Bunu, önceden işlediklerinden ötürü, asla dilemeyeceklerdir. Allah zalimleri bilir.[95]
وَاتَّـبَعُوا
مَا
تَتْلُوا
الشَّيَاط۪ينُ
عَلٰى
مُلْكِ
سُلَيْمٰنَۚ
وَمَا
كَفَرَ
سُلَيْمٰنُ
وَلٰكِنَّ
الشَّيَاط۪ينَ
كَفَرُوا
يُعَلِّمُونَ
النَّاسَ
السِّحْرَۗ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
عَلَى
الْمَلَكَيْنِ
بِبَابِلَ
هَارُوتَ
وَمَارُوتَۜ
وَمَا
يُعَلِّمَانِ
مِنْ
اَحَدٍ
حَتّٰى
يَقُولَٓا
اِنَّمَا
نَحْنُ
فِتْنَةٌ
فَلَا
تَكْفُرْۜ
فَيَتَعَلَّمُونَ
مِنْهُمَا
مَا
يُفَرِّقُونَ
بِه۪
بَيْنَ
الْمَرْءِ
وَزَوْجِه۪ۜ
وَمَا
هُمْ
بِضَٓارّ۪ينَ
بِه۪
مِنْ
اَحَدٍ
اِلَّا
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
وَيَتَعَلَّمُونَ
مَا
يَضُرُّهُمْ
وَلَا
يَنْفَعُهُمْۜ
وَلَقَدْ
عَلِمُوا
لَمَنِ
اشْتَرٰيهُ
مَا
لَهُ
فِي
الْاٰخِرَةِ
مِنْ
خَلَاقٍ۠
وَلَبِئْسَ
مَا
شَرَوْا
بِه۪ٓ
اَنْفُسَهُمْۜ
لَوْ
كَانُوا
يَعْلَمُونَ
Şeytanların Süleyman’ın hükümdarlığı hakkında söylediklerine uydular. Oysa Süleyman kafir değildi, ama insanlara sihri öğreten şeytanlar kafir olmuşlardı. Babil’de, melek denilen Harut ve Marut’a bir şey indirilmemişti. Bu ikisi «Biz sadece imtihan ediyoruz, sakın inkar etme» demedikçe kimseye bir şey öğretmezlerdi. Halbuki bu ikisinden, koca ile karısının arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Oysa Allah’ın izni olmadıkça onlar kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek, faydalı olmayacak şeyler öğreniyorlardı. And olsun ki, onu satın alanın ahiretten bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şeyin ne kötü olduğunu keşke bilselerdi![102]
مَا
نَنْسَخْ
مِنْ
اٰيَةٍ
اَوْ
نُنْسِهَا
نَأْتِ
بِخَيْرٍ
مِنْهَٓا
اَوْ
مِثْلِهَاۜ
اَلَمْ
تَعْلَمْ
اَنَّ
اللّٰهَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya unutturursak, onun yerine daha hayırlısını veya onun benzerini getiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?[106]
فَاِنْ
اٰمَنُوا
بِمِثْلِ
مَٓا
اٰمَنْتُمْ
بِه۪
فَقَدِ
اهْتَدَوْاۚ
وَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَاِنَّمَا
هُمْ
ف۪ي
شِقَاقٍۚ
فَسَيَكْف۪يكَهُمُ
اللّٰهُۚ
وَهُوَ
السَّم۪يعُ
الْعَل۪يمُۜ
Sizin inandığınız gibi inanmış olsalar, doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, şüphesiz onlar çıkmazdadırlar. Onlara karşı sana Allah yetecektir. O, işitir ve bilir.[137]
اَمْ
تَقُولُونَ
اِنَّ
اِبْرٰه۪يمَ
وَاِسْمٰع۪يلَ
وَاِسْحٰقَ
وَيَعْقُوبَ
وَالْاَسْبَاطَ
كَانُوا
هُوداً
اَوْ
نَصَارٰىۜ
قُلْ
ءَاَنْتُمْ
اَعْلَمُ
اَمِ
اللّٰهُۜ
وَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنْ
كَتَمَ
شَهَادَةً
عِنْدَهُ
مِنَ
اللّٰهِۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Yoksa İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarının Yahudi veya Hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? Peki, siz mi yoksa Allah mı daha iyi bilir? de. Allah tarafından kendisine bildirilen bir gerçeği gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.[140]
وَكَذٰلِكَ
جَعَلْنَاكُمْ
اُمَّةً
وَسَطاً
لِتَكُونُوا
شُهَدَٓاءَ
عَلَى
النَّاسِ
وَيَكُونَ
الرَّسُولُ
عَلَيْكُمْ
شَه۪يداًۜ
وَمَا
جَعَلْنَا
الْقِبْلَةَ
الَّت۪ي
كُنْتَ
عَلَيْهَٓا
اِلَّا
لِنَعْلَمَ
مَنْ
يَتَّبِـعُ
الرَّسُولَ
مِمَّنْ
يَنْقَلِبُ
عَلٰى
عَقِبَيْهِۜ
وَاِنْ
كَانَتْ
لَكَب۪يرَةً
اِلَّا
عَلَى
الَّذ۪ينَ
هَدَى
اللّٰهُۜ
وَمَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيُض۪يعَ
ا۪يمَانَكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِالنَّاسِ
لَرَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌ
Böylece sizi insanlara şahid ve örnek olmanız için tam ortada bulunan bir ümmet kıldık. Peygamber de size şahid ve örnektir. Senin yöneldiğin yönü, Peygambere uyanları, cayacaklardan ayırdetmek için kıble yaptık. Doğrusu Allah’ın yola koyduğu kimselerden başkasına bu ağır bir şeydir. Allah ibadetlerinizi boşa çıkaracak değildir. Doğrusu Allah insanlara şefkat gösterir, merhamet eder.[143]
قَدْ
نَرٰى
تَقَلُّبَ
وَجْهِكَ
فِي
السَّمَٓاءِۚ
فَلَنُوَلِّيَنَّكَ
قِبْلَةً
تَرْضٰيهَاۖ
فَوَلِّ
وَجْهَكَ
شَطْرَ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِۜ
وَحَيْثُ
مَا
كُنْتُمْ
فَوَلُّوا
وُجُوهَكُمْ
شَطْرَهُۜ
وَاِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
لَيَعْلَمُونَ
اَنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّهِمْۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
يَعْمَلُونَ
Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Hoşnud olacağın kıbleye seni elbette çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir; bulunduğunuz yerde yüzlerinizi o yöne çevirin. Doğrusu Kitap verilenler, bunun Rab’lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.[144]
وَلَئِنْ
اَتَيْتَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
بِكُلِّ
اٰيَةٍ
مَا
تَبِعُوا
قِبْلَتَكَۚ
وَمَٓا
اَنْتَ
بِتَابِـعٍ
قِبْلَتَهُمْۚ
وَمَا
بَعْضُهُمْ
بِتَابِـعٍ
قِبْلَةَ
بَعْضٍۜ
وَلَئِنِ
اتَّبَعْتَ
اَهْوَٓاءَهُمْ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَكَ
مِنَ
الْعِلْمِۙ
اِنَّكَ
اِذاً
لَمِنَ
الظَّالِم۪ينَۢ
Sen, Kitap verilenlere her türlü delili getirsen, yine de kıblene uymazlar; sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. And olsun ki, eğer sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, şüphesiz o zaman zulmedenlerden olursun.[145]
اِنَّ
الصَّفَا
وَالْمَرْوَةَ
مِنْ
شَعَٓائِرِ
اللّٰهِۚ
فَمَنْ
حَجَّ
الْبَيْتَ
اَوِ
اعْتَمَرَ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْهِ
اَنْ
يَطَّوَّفَ
بِهِمَاۜ
وَمَنْ
تَطَوَّعَ
خَيْراًۙ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
شَاكِرٌ
عَل۪يمٌ
Şüphesiz Safa ile Merve Allah’ın nişanelerindendir. Kim Kabe’yi hacceder veya umre yaparsa, bu ikisini de tavaf etmesinde bir beis yoktur. Kim gönülden iyilik yaparsa, karşılığını görür. Doğrusu Allah şükrün karşılığını verendir ve bilendir.[158]
اِنَّمَا
يَأْمُرُكُمْ
بِالسُّٓوءِ
وَالْفَحْشَٓاءِ
وَاَنْ
تَقُولُوا
عَلَى
اللّٰهِ
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
Muhakkak size, kötülüğü, hayasızlığı, Allah’a karşı da bilmediğiniz şeyi söylemenizi emreder.[169]
وَلَا
تَأْكُلُٓوا
اَمْوَالَكُمْ
بَيْنَكُمْ
بِالْبَاطِلِ
وَتُدْلُوا
بِهَٓا
اِلَى
الْحُكَّامِ
لِتَأْكُلُوا
فَر۪يقاً
مِنْ
اَمْوَالِ
النَّاسِ
بِالْاِثْمِ
وَاَنْتُمْ
تَعْلَمُونَ۟
Aranızda mallarınızı haksızlıkla yemeyin; bildiğiniz halde günaha girerek insanların mallarından bir kısmını yemek için onu hakimlere aktarmayın.[188]
اَلشَّهْرُ
الْحَرَامُ
بِالشَّهْرِ
الْحَرَامِ
وَالْحُرُمَاتُ
قِصَاصٌۜ
فَمَنِ
اعْتَدٰى
عَلَيْكُمْ
فَاعْتَدُوا
عَلَيْهِ
بِمِثْلِ
مَا
اعْتَدٰى
عَلَيْكُمْۖ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
مَعَ
الْمُتَّق۪ينَ
Hürmetli ay, hürmetli aya mukabildir, hürmetler karşılıklıdır; o halde, size tecavüz edene (saldırana), size saldırdıkları gibi saldırın. Allah’tan sakının ve Allah’ın sakınanlarla beraber olduğunu bilin.[194]
Yükleniyor...