ب
1.898ayette
2.544kez geçiyor
103/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 1
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
224 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| بِمَا | Harfi Cer | بِهِ | Onu | 2544 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onu 207
-dığı şeyi 156
Onunla 151
Allah’a 96
-ması sebebiyle 92
Hak ile 50
Ayetlerimizi 41
Başkasıyla 41
Ona 37
Ayetleri 36
Her 32
Öyleyse hangisini? 32
Onlar sebebiyle 26
Sizi 24
Diğer 694 anlam
İspatları 24
İzniyle 23
Hakkı 22
Onları 21
Sona 19
Tanınan ile 17
Allah 17
Onlarla 15
Allah’a andolsun ki 14
Onun emriyle 12
Sahibi 12
Hamd ile 11
Doğru bölüştürme ile 11
Ayeti 11
-ması ile 10
-dığı şeye 10
Kesinlikle sebebiyle 10
Bazısıyla 10
Azap ile 10
Kimseyi 10
Gafil 9
Onun izniyle 9
Sözü 9
O 9
Kayıp ile 9
Onların Rabbine 9
Size 9
Kuvvet ile 8
Hayrı 8
Kötülük 8
Tanınanı 8
Onların malları ile 8
Ayetlerimize 8
Bana 8
Gece ile 7
Onlara 7
-dığı ile 7
Karşılaşmak ile 7
Aciz bırakanlar 7
Bunu 7
Ayetlerimizle 7
Allah’dan 6
Sana 6
Onların ağızları ile 6
-dığı şeye karşılık 6
Günü 6
İnananlar 6
Azabı 6
İsimle 6
Allah’ın yardımıyla 6
Ölçü ile 6
Güç 6
Onun kulları 6
Batıl 5
-an kimseye 5
Ona karşılık 5
Bazısını 5
Zalimleri 5
Benzer ile 5
Kulları 5
Onların simasıyla 5
Onların yüz kızartıcı suçları sebebiyle 5
Ve -ması sebebiyle 5
Zalim 5
Vekil 5
İyi 5
Kötü 5
-an kimseyi 5
Rabbe 5
Vadide 5
İnananlara 5
Kızgınlık ile 4
Ve anne-babaya 4
Ruh ile 4
Onların küfrü sebebiyle 4
Şey ile 4
Batıl ile 4
Adaletle 4
Akşam 4
Biz 4
Güç ile 4
Nimet ile 4
Cehaletle beraber 4
Hayasızlık 4
Kesinlikle 4
Şer ile 4
Benim iznimle 4
Zarar 4
Yolu bulanları 4
-an kimse ile 4
Kitabı 4
Rahmetle 4
-dığı şey ile 4
Oğullar ile 4
Dün 4
Etkin 4
Su ile 4
Oğlan ile 4
Senle 4
Senin Rabbin 4
Rabbime 4
Onun anne-babasına 4
Ayetlerimi 3
Sabır ile 3
Onların elleri ile 3
İnanmayla 3
İyi davranmak ile 3
-mak 3
Boş söz ile 3
Onun iradesi ile 3
Hayasızlığı 3
Onun yardımı ile 3
Kitaba 3
Sizin Rabbinize 3
Mallarınız ile 3
Onun ilmiyle 3
Hak 3
Elçiler 3
-an kimselere 3
Onun ayetlerini 3
Öyleyse -ması sebeiyle 3
Öyleyse hangisine? 3
Sabah ile 3
Onun kelimeleri ile 3
Yol göstermek ile 3
Hayata 3
Onun benzeri ile 3
Selamet ile 3
Onun tevilini 3
Onun hamdını 3
Rahmana 3
Daha iyiyle 3
-an kimsenin yardımıyla 3
Namazı 3
Kullarımı 3
Kalp ile 3
Azap edilenler 3
Gücü yeten 3
Uyarıcıları 3
Söz 3
Dini 3
Bunun yardımıyla 2
Onların isimleri ile 2
İyiliği 2
Kötülükle 2
Sona karşılık 2
Şeyi 2
Onun rahmetini 2
İnsanlara 2
Uyan 2
Çıkanlar 2
Sizinle 2
Beni 2
Elleriniz ile 2
Onların canları için 2
Onun çocuğu için 2
Kulpu 2
Doğru bölüştürme 2
Kelimeyi 2
Bozanları 2
Onun sözünü 2
İpe 2
Sığınanları 2
-ması sebeiyle 2
-dığı şey sebebiyle 2
-an kimseleri 2
Nimeti 2
Cimriliği 2
Sizin yüzlerinizi 2
Onların dilleri ile 2
Cehennem 2
İkisine 2
Onların zulmü için 2
İsayı 2
Gönderilenler 2
Zorluk ile 2
Sabah 2
Daha bilen 2
Gündüz 2
Örtenler 2
Koruyucu 2
Onların canlarına 2
Zulüm yardımıyla 2
Onların iddiasıyla 2
İlim ile 2
Rahmete 2
Benimle 2
Kötülük ile 2
İspatı 2
Sihir 2
Ve onunla 2
Asân ile 2
Onların canları ile 2
Ordularla 2
Bize 2
Senin rahmetinle 2
Kovan 2
Bizim gözetimim 2
Müjde ile 2
Buzağı 2
İshak ile 2
Senin halkın 2
Parçada 2
Uzak 2
Onların donanımını 2
Uyumlulara 2
Kavimi 2
Anmanın yardımıyla 2
Dil ile 2
Yaratmak 2
Söze 2
Batıla mı? 2
Ve nimete 2
Adaleti 2
Mallar ile 2
Yüz kızartıcı suçları 2
Ölçütle 2
Onun sağ eliyle 2
Onun yanıyla 2
Ve hak ile 2
Buna 2
Kayıp olana 2
Emirle 2
Onların kulluğunu 2
Senin dilin ile 2
Azap yardımıyla 2
Rabbimize 2
Kuranı 2
İlahlarımıza 2
Emrimizle 2
Dört 2
Saati 2
Azabımızı mı? 2
Haberi 2
Yol gösteren 2
Yol göstermek 2
Yan tarafta 2
Onların ortaklarını 2
-masını 2
Suç işleyenleri 2
Alanda 2
Yemişi 2
O sebebiyle 2
Aydınlatma araçları ile 2
Huriler ile 2
Ufukta 2
Geçilenler 2
Ve onların sağları 2
Sevgi ile 2
Cinlenmiş 2
En iyiyi 2
adıyla 1
gayba 1
şeye 1
Ve Ahirete de 1
Ve gününe 1
İnanmadıkları halde 1
sebebiyle 1
hidayete karşılık 1
Onların ışığını 1
Kafirleri 1
İşitmelerini 1
Onun ile 1
bir Sûre 1
Hepsini / Her 1
İsimleri 1
Benim sözümü 1
Sözünüzü 1
Sizin edinmeniz sebebiyle 1
Asân yardımıyla 1
Onun bazısıyla 1
Elçileri 1
Onu uzaklaştıran 1
Bâbile 1
Zarar verenler 1
Kelimelerle 1
İkisini 1
Yol göstermeğe karşılık 1
Bağışlamaya karşılık 1
Onların sözünu 1
Hüre karşılık 1
Kula karşılık 1
Kadına karşılık 1
Tanınana 1
Ay ile 1
Umreyi 1
Kötülük sebebiyle 1
Onları geri döndürmeğe 1
Mülk ile 1
Ordularıyla 1
Nehir ile 1
Onun eliyle 1
Câlut’a 1
Taşkınlaştırana 1
Güneşi 1
Başa kakmakla 1
Tepe 1
Onu alanlar 1
Savaşa 1
Borç ile 1
Seherlerde 1
Senin iraden ile 1
Kabul ile 1
Yahya’yı 1
İbrahime 1
Bir kantar malı 1
Dinarı 1
Küfretmeyi 1
Tevrat’ı 1
Bekkede 1
Onun nimeti yardımıyla 1
Öfkeniz sebebiyle 1
Bedir 1
Üç ile 1
Beş ile 1
Gamla 1
Hoşnutsuzluk 1
İzinle 1
İnanmaya karşılık 1
Adak 1
Ve -an kimse ile 1
Kurtulup başardıkları için 1
İyi ile 1
İnanmanızı 1
Ve sahip ile 1
Yanında 1
Şahidi 1
Düşmanlarınızı 1
Hayırsız şeriat 1
Sağlık dilemeyi 1
Daha iyiyi 1
Sadakayı 1
Sizin kuruntularınız ile 1
Diğerlerini 1
Size azap etmek için 1
Onların anlaşmaları sebebiyle 1
Sebeiyle 1
Ve onların küfretmelei sebebiyle 1
Zulüm için 1
Ve onların alıkoyması sebebiyle 1
Sözleşmeleri 1
Zarlar yardımıyla 1
İnanmayı 1
Başlarınızla 1
Elçilerime 1
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1
Uzatan 1
Benim kötülüğümle 1
Cana karşılık 1
Göze karşılık 1
Buruna karşılık 1
Kulağa karşılık 1
Dişe 1
Fetih ile 1
Kavim 1
Küfür ile 1
Şahitliği 1
Ve benim elçime 1
Onların yüz kızartıcı suçları için 1
Ayetle 1
Onun iki kanadıyla 1
Şükredenler 1
Emniyetle 1
Zulüme 1
Hemen onların yol göstermesine 1
Onun ayetlerine 1
Onların heveslerinin yardımıyla 1
Sınırı aşanları 1
Çıkan 1
İlim 1
Kemiğe 1
Onların azmasıyla 1
Ve sözü 1
Aldatma ile 1
Doğru bölüştürmeyi 1
Ayetlerimiz ile 1
Seneler 1
Musa ile 1
On ile 1
Mesajlarımla 1
Ve kelamımla 1
Onun en iyisini 1
Başı 1
İyiler ile 1
Sizin Rabbiniz 1
Onların arkadaşında 1
Örf ile 1
Binle 1
Azap 1
Ve inananların yardımıyla 1
Çıkarmak ile 1
Küfrüne 1
Örtenleri 1
Ellerimiz ile 1
Ve onun elçisine 1
Allah’la mı? 1
Tanınmayanı 1
Payları ile 1
Payınız ile 1
Paylarından 1
Onların oturmasına 1
Oturmayı 1
Onların yüz kızartıcı suçlarını 1
Sizin alışverişinizle 1
İnanmaları sebebiyle 1
Bir kuranı 1
Rüzgar ile 1
Sûreyi 1
Onun ilmini 1
Fazlalık ile 1
Ve onun rahmetine 1
Hemen ona 1
Bununla beraber 1
Mısırda 1
Bedeninle 1
On 1
Bırakanlar 1
Onun perçemini 1
Yakın 1
Olgun 1
Onların emrini 1
Güvenen 1
Kan 1
Fiyat 1
Senin ailen 1
Onların gizli planı 1
Tevil 1
İlim adamları 1
Onların tuzağını 1
Rahmetimizi 1
Erkek kardeş 1
Onların kapları ile 1
Parayla 1
Yusuf 1
Gömleğimi 1
Sizin halkınız 1
Ona ulaşan 1
Onun ölçüsüyle 1
-dığı şey ile beraber 1
Görüneni 1
Günleri 1
Ölü 1
Sizin imdadınıza yetişen 1
Benim imdadıma yetişenler 1
Vadiye 1
Melekleri 1
Rızık verenler 1
Depolayanlar ile 1
Çıkarılanlar 1
Hemen ne ile? 1
Yolda 1
Önderle 1
Zorlukla 1
Ve yıldız yardımıyla 1
Kadın ile 1
Geri döndürenler 1
Nimeti mi? 1
Küfre 1
Nimetlere 1
Hikmet ile 1
Onun kulunu 1
Canın 1
İnsanları 1
Sesinle 1
Senin atınla 1
Onların önderiyle 1
Namazında 1
Eşikte 1
Gümüş paralarınız ile 1
Rızkı 1
Onların sayısı ile 1
Hurma ağacı yardımıyla 1
Onun meyvesiyle 1
Tevili 1
En büyük zarara uğrayanları 1
Kulluğa 1
Senin çağırman sebebiyle 1
Kütükle 1
Anneme 1
Onlar 1
Çağırma sebebiyle 1
Tutuşmuş odun 1
Sağ elin 1
Sahil ile 1
Ayetlerimle 1
Senin sihrin yardımıyla 1
İkisinin sihrinin yardımıyla 1
Sizin yolunuz 1
Onun orduları ile 1
Bizim gücümüzle 1
Tutma 1
Ve -mazlar/-mezler 1
Anmak 1
Vahiy yardımıyla 1
Sarhoşlar 1
Aracı 1
Eğriliğe yöneltmek ile 1
Zulüm ile 1
Hacı 1
Ev ile 1
Yağı 1
-masına karşılık 1
Onların anması 1
Saptırma 1
Kendi kendilerine 1
Şahitleri 1
Sizin dilleriniz ile 1
Sizin ağızlarınız ile 1
Onların baş örtülerini 1
Ayaklarını 1
Geniş arazilerde 1
Görme organlarını 1
Ve elçi ile 1
Süsü 1
Bulut ile 1
Örnek ile 1
Onun sihri yardımyla 1
Etkinliğe andolsun ki 1
Yararlı hayvanlar ile 1
Ateş parçasıyla 1
Haber 1
Kitabımı 1
Hediye ile 1
Neyle? 1
Mal ile 1
Sizin hediyenize 1
Onun tahtını 1
Ve kimseyle 1
Onun hükmünü 1
Şey yardımıyla 1
Onun halkıyla 1
Kardeşinle 1
Hepsini 1
Işık kaynağı 1
Birbirine bağlı topluluk 1
Ve onun yurdunu 1
Bizi 1
Taşıyanlar 1
Onun yüz kızartıcı suçu için 1
Sağ elinle 1
Yardım ile 1
Hangisini? 1
Sizin ağızlarınızla 1
Ayıplı 1
Diller ile 1
Onların doğru sözlerine 1
Onların öfkesi ile 1
Onların iki bahçesine karşılık 1
-an kimse 1
Bir ile 1
Sizin arakdaşınızda 1
Onların dayandığı kimseler ile 1
Sizin şirkiniz 1
İşittiren 1
Ve kayıt defterleri 1
Ve kitap ile 1
Hayırlarda 1
Onun halkına 1
Bağışlama 1
Üçüncüyle 1
Onun iradesiyle 1
Süs ile 1
Kase ile 1
Ölüler 1
Rabbin hakkında 1
Kurbanlık hayvanı 1
Ve gece ile 1
Kitabınızı 1
Fitneleyenler 1
Onların sahalarına 1
İstediği için 1
Perdeyle 1
Bacakları 1
Yorgunluk ile 1
Ayağını 1
Senin elinle 1
Saf olan ile 1
İleri gelenler 1
İrademle 1
Öyleyse senin etkinliğine andolsun ki 1
Küfrün ile 1
Onun yüzünü 1
Doğruluğu 1
Doğruluk 1
Yeten 1
-an kimseler ile 1
Rahmeti 1
Onların kurtulup başarmaları 1
Onun kuvvetiyle 1
Aydınlık yarmımıyla 1
Nebiler 1
Onların elçisini 1
Bizim yüz kızartıcı suçlarımızı 1
Şey 1
Soya 1
Ona ulaşanlar 1
Ve -şeyi 1
-dığı şey karşılığında 1
Sizin Rabbinizi 1
Bahçe ile 1
Zikri 1
En doğru rehberi 1
Hikmeti 1
Tepsiler yardımıyla 1
Duman 1
Yayılanlar 1
Atalarımızı 1
Atalarınmızı 1
Kesin inanır hale gelenler 1
Siz sebebiyle 1
Kum fırtınaları yardımıyla 1
Aciz bırakan 1
Onların yaratmasında 1
Merkezinde 1
Haber ile 1
Lakaplar ile 1
Sizin dininizi 1
Yaratırken 1
Tehdit 1
Zorlayan 1
Ve seherler ile 1
Onun dayanağıyla 1
Kuvvetler ile 1
Kınanan ile 1
Kahin 1
Bizim gözetimimiz ile 1
En iyiyle 1
Bizim gözetimimiz 1
Seherde 1
Görme organı ile 1
Hesap ile 1
Perçemleri 1
Kaplarla 1
Mevkilere andolsun ki 1
Bununla mı? 1
Sur yardımıyla 1
Elçilerimizi 1
Onun elçisi 1
Onlara zarar veren 1
Ruh yardımıyla 1
Öyleyse izinle 1
İnanmanın yardımıyla 1
İnanmalarını 1
Eşlik akitlerini 1
Suçlamayla 1
Elçiyi 1
Kelimeler ile 1
Onların yüz kızartıcı suçu 1
Hanginizle 1
Abartmayla 1
Onların görme organları ile 1
Patlama sesini 1
Taşan yardımıyla 1
Rüzgar yardımıyla 1
Yanlış yapan ile 1
Onun sağ eline 1
Onun sol eline 1
Onun oğullar ile 1
Onların şahitlikleriyle 1
Rabbime andolsun ki 1
Adamlara 1
Onun Rabbine 1
Gününe 1
Cana andolsun ki 1
Bacağa 1
Adağı 1
Kepçelerle 1
Kıvılcımı 1
Meydanda 1
Eller ile 1
Hangisi sebebiyle? 1
Büzülüp kalanlara andolsun ki 1
Cimrilik eden 1
Senin Rabbinin yardımıyla 1
Kaybolanlar 1
Şafak ile 1
Fıkra 1
Zorlayıcı ile 1
Ad’a 1
Gözetleme aracıyla 1
Buna andolsun ki 1
Burada 1
Sabrı 1
Merhameti 1
Onun taşkınlığı sebebiyle 1
Onların yüz kızartıcı suçunu 1
Daha iyi hükmeden 1
Kalem yardımıyla 1
Sığınmayı 1
Perçemi 1
Arkadaşlarına 1
Taşları 1
hamd ile 1
Rabbine 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ع ل م ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
324 ayet
جَعَلَ
اللّٰهُ
الْكَعْبَةَ
الْبَيْتَ
الْحَرَامَ
قِيَاماً
لِلنَّاسِ
وَالشَّهْرَ
الْحَرَامَ
وَالْهَدْيَ
وَالْقَلَٓائِدَۜ
ذٰلِكَ
لِتَعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
يَعْلَمُ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Allah, hürmetli ev Kabe’yi, hürmetli ayı, kurbanı, boynu tasmalı kurbanlıkları insanların faydası için ortaya koydu. Bu, Allah’ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah’ın şüphesiz her şeyi Bilen olduğunu bilmeniz içindir.[97]
اِذْ
قَالَ
اللّٰهُ
يَا ع۪يسَى
ابْنَ
مَرْيَمَ
اذْكُرْ
نِعْمَت۪ي
عَلَيْكَ
وَعَلٰى
وَالِدَتِكَۢ
اِذْ
اَيَّدْتُكَ
بِرُوحِ
الْقُدُسِ
تُكَلِّمُ
النَّاسَ
فِي
الْمَهْدِ
وَكَهْلاًۚ
وَاِذْ
عَلَّمْتُكَ
الْكِتَابَ
وَالْحِكْمَةَ
وَالتَّوْرٰيةَ
وَالْاِنْج۪يلَۚ
وَاِذْ
تَخْلُقُ
مِنَ
الطّ۪ينِ
كَـهَيْـَٔةِ
الطَّيْرِ
بِاِذْن۪ي
فَتَنْفُخُ
ف۪يهَا
فَتَكُونُ
طَيْراً
بِاِذْن۪ي
وَتُبْرِئُ
الْاَكْمَهَ
وَالْاَبْرَصَ
بِاِذْن۪يۚ
وَاِذْ
تُخْرِجُ
الْمَوْتٰى
بِاِذْن۪يۚ
وَاِذْ
كَفَفْتُ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
عَنْكَ
اِذْ
جِئْتَهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
فَقَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْهُمْ
اِنْ
هٰذَٓا
اِلَّا
سِحْرٌ
مُب۪ينٌ
Allah, «Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve anana olan nimetimi an» demişti, «Seni Ruhul Kudüs ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; sana Kitap’ı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretmiştim. Sen iznimle, çamurdan kuş gibi bir şey yapmış ona üflemiştin de iznimle kuş olmuştu; anadan doğma körü, alacalıyı iznimle iyi etmiştin. Ölüleri iznimle diriltiyordun. İsrailoğullarına belgelerle geldiğinde, onlardan inkar edenler, ’Bu apaçık bir büyüdür’ demişlerdi de Ben onların sana zarar vermelerini önlemiştim.»[110]
وَاِذْ
قَالَ
اللّٰهُ
يَا ع۪يسَى
ابْنَ
مَرْيَمَ
ءَاَنْتَ
قُلْتَ
لِلنَّاسِ
اتَّخِذُون۪ي
وَاُمِّيَ
اِلٰهَيْنِ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۜ
قَالَ
سُبْحَانَكَ
مَا
يَكُونُ
ل۪ٓي
اَنْ
اَقُولَ
مَا
لَيْسَ
ل۪ي
بِحَقٍّۜ
اِنْ
كُنْتُ
قُلْتُهُ
فَقَدْ
عَلِمْتَهُۜ
تَعْلَمُ
مَا
ف۪ي
نَفْس۪ي
وَلَٓا
اَعْلَمُ
مَا
ف۪ي
نَفْسِكَۜ
اِنَّكَ
اَنْتَ
عَلَّامُ
الْغُيُوبِ
Allah, «Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah’tan başka iki tanrı olarak benimseyin dedin?» demişti de, «Haşa, hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem, şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim içimde olanı bilirsin; ben Senin içinde olanı bilmem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin» demişti, «Ben onlara sadece ’Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetce onlar hakkında şahiddim, beni aralarından aldığında onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahidsin.»[116-117]
قَدْ
نَعْلَمُ
اِنَّهُ
لَيَحْزُنُكَ
الَّذ۪ي
يَقُولُونَ
فَاِنَّهُمْ
لَا
يُكَذِّبُونَكَ
وَلٰكِنَّ
الظَّالِم۪ينَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
يَجْحَدُونَ
Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette biliyoruz; doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar, fakat zalimler Allah’ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlar.[33]
وَكَذٰلِكَ
فَتَنَّا
بَعْضَهُمْ
بِبَعْضٍ
لِيَقُولُٓوا
اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ
مَنَّ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمْ
مِنْ
بَيْنِنَاۜ
اَلَيْسَ
اللّٰهُ
بِاَعْلَمَ
بِالشَّاكِر۪ينَ
Böylece, «Aramızdan Allah bunlara mı iyilikte bulundu?» demeleri için onları birbiriyle denedik. Allah şükredenleri iyi bilen değil midir?[53]
قُلْ
لَوْ
اَنَّ
عِنْد۪ي
مَا
تَسْتَعْجِلُونَ
بِه۪
لَقُضِيَ
الْاَمْرُ
بَيْن۪ي
وَبَيْنَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِالظَّالِم۪ينَ
De ki: «Acele istediğiniz şey elimde olsaydı, benimle aranızdaki iş bitmiş olurdu.» Allah zulmedenleri en iyi bilendir.[58]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
يَتَوَفّٰيكُمْ
بِالَّيْلِ
وَيَعْلَمُ
مَا
جَرَحْتُمْ
بِالنَّهَارِ
ثُمَّ
يَبْعَثُـكُمْ
ف۪يهِ
لِيُقْضٰٓى
اَجَلٌ
مُسَمًّىۚ
ثُمَّ
اِلَيْهِ
مَرْجِعُكُمْ
ثُمَّ
يُنَبِّئُكُمْ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ۟
Geceleyin sizi ölü gibi uyutan, gündüzün yaptıklarınızı bilen, mukadder olan hayat süreniz doluncaya kadar gündüzleri sizi tekrar kaldıran O’dur. Sonra dönüşünüz O’nadır, işlediklerinizi size bildirecektir.[60]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
بِالْحَقِّۜ
وَيَوْمَ
يَقُولُ
كُنْ
فَيَكُونُۜ
قَوْلُهُ
الْحَقُّۜ
وَلَهُ
الْمُلْكُ
يَوْمَ
يُنْفَخُ
فِي
الصُّورِۜ
عَالِمُ
الْغَيْبِ
وَالشَّهَادَةِۜ
وَهُوَ
الْحَك۪يمُ
الْخَب۪يرُ
Gökleri ve yeri gerçekle yaratan O’dur ki «Ol» dediği gün (an) hemen olur; sözü gerçektir. Sura üfleneceği gün hükümranlık O’nundur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. O Hakim’dir, haberdardır.[73]
وَحَٓاجَّهُ
قَوْمُهُۜ
قَالَ
اَتُحَٓاجُّٓونّ۪ي
فِي
اللّٰهِ
وَقَدْ
هَدٰينِۜ
وَلَٓا
اَخَافُ
مَا
تُشْرِكُونَ
بِه۪ٓ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
رَبّ۪ي
شَيْـٔاًۜ
وَسِعَ
رَبّ۪ي
كُلَّ
شَيْءٍ
عِلْماًۜ
اَفَلَا
تَتَذَكَّرُونَ
Milleti onunla tartışmaya girişti. «Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? O’na ortak koştuklarınızdan korkmuyorum, meğer ki Rabbim bir şeyi dilemiş ola. Rabbim ilimce her şeyi kuşatmıştır; hala öğüt kabul etmez misiniz?» dedi.[80]
وَكَيْفَ
اَخَافُ
مَٓا
اَشْرَكْتُمْ
وَلَا
تَخَافُونَ
اَنَّكُمْ
اَشْرَكْتُمْ
بِاللّٰهِ
مَا
لَمْ
يُنَزِّلْ
بِه۪
عَلَيْكُمْ
سُلْطَاناًۜ
فَاَيُّ
الْفَر۪يقَيْنِ
اَحَقُّ
بِالْاَمْنِۚ
اِنْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَۢ
«Allah’a koştuğunuz ortaklardan nasıl korkarım? Oysa siz, Allah’ın hakkında size bir delil indirmediği bir şeyi O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha gereklidir, bir bilseniz.»[81]
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
هَدَى
اللّٰهُ
فَبِهُدٰيهُمُ
اقْتَدِهْۜ
قُلْ
لَٓا
اَسْـَٔلُكُمْ
عَلَيْهِ
اَجْراًۜ
اِنْ
هُوَ
اِلَّا
ذِكْرٰى
لِلْعَالَم۪ينَ۟
İşte bunlar Allah’ın doğru yola eriştirdikleridir, onların yoluna uy, «Sizden buna karşılık bir ücret istemem, bu sadece herkes için bir hatırlatmadır» de.[90]
وَمَا
قَدَرُوا
اللّٰهَ
حَقَّ
قَدْرِه۪ٓ
اِذْ
قَالُوا
مَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
عَلٰى
بَشَرٍ
مِنْ
شَيْءٍۜ
قُلْ
مَنْ
اَنْزَلَ
الْكِتَابَ
الَّذ۪ي
جَٓاءَ
بِه۪
مُوسٰى
نُوراً
وَهُدًى
لِلنَّاسِ
تَجْعَلُونَهُ
قَرَاط۪يسَ
تُبْدُونَهَا
وَتُخْفُونَ
كَث۪يراًۚ
وَعُلِّمْتُمْ
مَا
لَمْ
تَعْلَمُٓوا
اَنْتُمْ
وَلَٓا
اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ
قُلِ
اللّٰهُۙ
ثُمَّ
ذَرْهُمْ
ف۪ي
خَوْضِهِمْ
يَلْعَبُونَ
«Allah hiçbir insana bir şey indirmemiştir» demekle Allah’ı gereği gibi değerlendiremediler. De ki: «Musa’nın insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği Kitap’ı kim indirdi? Ki siz onu kağıtlara yazıp bir kısmını gösterip çoğunu gizlersiniz, atalarınızın ve sizin bilmediğiniz size onunla öğretilmiştir.» «Allah» de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynasınlar.[91]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
لَكُمُ
النُّجُومَ
لِتَهْتَدُوا
بِهَا
ف۪ي
ظُلُمَاتِ
الْبَرِّ
وَالْبَحْرِۜ
قَدْ
فَصَّلْنَا
الْاٰيَاتِ
لِقَوْمٍ
يَعْلَمُونَ
O, yıldızları kara ve denizin karanlıklarında yol bulasınız diye sizin için var edendir. Bilen millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.[97]
وَجَعَلُوا
لِلّٰهِ
شُرَكَٓاءَ
الْجِنَّ
وَخَلَقَهُمْ
وَخَرَقُوا
لَهُ
بَن۪ينَ
وَبَنَاتٍ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۜ
سُبْحَانَهُ
وَتَعَالٰى
عَمَّا
يَصِفُونَ۟
Cinleri O yaratmışken kafirler Allah’a ortak koştular. Körü körüne O’na oğullar ve kızlar uydurdular. Haşa, O onların vasıflandırmalarından yücedir.[100]
بَد۪يعُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
اَنّٰى
يَكُونُ
لَهُ
وَلَدٌ
وَلَمْ
تَكُنْ
لَهُ
صَاحِبَةٌۜ
وَخَلَقَ
كُلَّ
شَيْءٍۚ
وَهُوَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
O, gökleri ve yeri yoktan yaratandır. Zevcesi olmadan nasıl çocuğu olabilir? Oysa her şeyi O yaratmıştır, her şeyi bilir.[101]
وَلَا
تَسُبُّوا
الَّذ۪ينَ
يَدْعُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
فَيَسُبُّوا
اللّٰهَ
عَدْواً
بِغَيْرِ
عِلْمٍۜ
كَذٰلِكَ
زَيَّنَّا
لِكُلِّ
اُمَّةٍ
عَمَلَهُمْ
ثُمَّ
اِلٰى
رَبِّهِمْ
مَرْجِعُهُمْ
فَيُنَبِّئُهُمْ
بِمَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Allah’tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle ileri giderek Allah’a sövmesinler. Böylece her ümmete işini güzel gösterdik, sonra dönüşleri Rab’lerinedir. O, işlediklerini haber verir.[108]
اَفَغَيْرَ
اللّٰهِ
اَبْتَغ۪ي
حَكَماً
وَهُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَنْزَلَ
اِلَيْكُمُ
الْكِتَابَ
مُفَصَّلاًۜ
وَالَّذ۪ينَ
اٰتَيْنَاهُمُ
الْكِتَابَ
يَعْلَمُونَ
اَنَّهُ
مُنَزَّلٌ
مِنْ
رَبِّكَ
بِالْحَقِّ
فَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
الْمُمْتَر۪ينَ
«Allah size Kitap’ı açık açık indirmişken O’ndan başka bir hakem mi isteyeyim?» Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun gerçekten Rableri katından indirilmiş olduğunu bilirler. Öyleyse, sen şüpheye düşenlerden olma![114]
اِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
اَعْلَمُ
مَنْ
يَضِلُّ
عَنْ
سَب۪يلِه۪ۚ
وَهُوَ
اَعْلَمُ
بِالْمُهْتَد۪ينَ
Doğrusu Rabbin, yolundan kimin saptığını daha iyi bilir. Doğru yolda olanları da en iyi O bilir.[117]
وَمَا
لَكُمْ
اَلَّا
تَأْكُلُوا
مِمَّا
ذُكِرَ
اسْمُ
اللّٰهِ
عَلَيْهِ
وَقَدْ
فَصَّلَ
لَكُمْ
مَا
حَرَّمَ
عَلَيْكُمْ
اِلَّا
مَا
اضْطُرِرْتُمْ
اِلَيْهِۜ
وَاِنَّ
كَث۪يراً
لَيُضِلُّونَ
بِاَهْوَٓائِهِمْ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
اَعْلَمُ
بِالْمُعْتَد۪ينَ
Size ne oluyor ki, Allah size darda kalmanızın dışında, haram olanları genişçe anlatmışken adının üzerine anıldığı şeyden yemiyorsunuz? Doğrusu çoğunluk, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden sapıtıyorlar. Aşırı gidenleri en iyi bilen Rabbindir.[119]
وَاِذَا
جَٓاءَتْهُمْ
اٰيَةٌ
قَالُوا
لَنْ
نُؤْمِنَ
حَتّٰى
نُؤْتٰى
مِثْلَ
مَٓا
اُو۫تِيَ
رُسُلُ
اللّٰهِۜ
اَللّٰهُ
اَعْلَمُ
حَيْثُ
يَجْعَلُ
رِسَالَتَهُۜ
سَيُص۪يبُ
الَّذ۪ينَ
اَجْرَمُوا
صَغَارٌ
عِنْدَ
اللّٰهِ
وَعَذَابٌ
شَد۪يدٌ
بِمَا
كَانُوا
يَمْكُرُونَ
Onlara bir ayet geldiği zaman, «Allah’ın peygamberlerine verilen bize de verilmedikçe inanmayız» derler. Allah, peygamberliğini vereceği kimseyi daha iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve hilelerinden ötürü de şiddetli bir azab erişecektir.[124]
Yükleniyor...