ب

1.898ayette
2.544kez geçiyor
103/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Alak 1 1. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 224 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
بِمَا Harfi Cer بِهِ Onu 2544

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 694 anlam
İspatları 24 İzniyle 23 Hakkı 22 Onları 21 Sona 19 Tanınan ile 17 Allah 17 Onlarla 15 Allah’a andolsun ki 14 Onun emriyle 12 Sahibi 12 Hamd ile 11 Doğru bölüştürme ile 11 Ayeti 11 -ması ile 10 -dığı şeye 10 Kesinlikle sebebiyle 10 Bazısıyla 10 Azap ile 10 Kimseyi 10 Gafil 9 Onun izniyle 9 Sözü 9 O 9 Kayıp ile 9 Onların Rabbine 9 Size 9 Kuvvet ile 8 Hayrı 8 Kötülük 8 Tanınanı 8 Onların malları ile 8 Ayetlerimize 8 Bana 8 Gece ile 7 Onlara 7 -dığı ile 7 Karşılaşmak ile 7 Aciz bırakanlar 7 Bunu 7 Ayetlerimizle 7 Allah’dan 6 Sana 6 Onların ağızları ile 6 -dığı şeye karşılık 6 Günü 6 İnananlar 6 Azabı 6 İsimle 6 Allah’ın yardımıyla 6 Ölçü ile 6 Güç 6 Onun kulları 6 Batıl 5 -an kimseye 5 Ona karşılık 5 Bazısını 5 Zalimleri 5 Benzer ile 5 Kulları 5 Onların simasıyla 5 Onların yüz kızartıcı suçları sebebiyle 5 Ve -ması sebebiyle 5 Zalim 5 Vekil 5 İyi 5 Kötü 5 -an kimseyi 5 Rabbe 5 Vadide 5 İnananlara 5 Kızgınlık ile 4 Ve anne-babaya 4 Ruh ile 4 Onların küfrü sebebiyle 4 Şey ile 4 Batıl ile 4 Adaletle 4 Akşam 4 Biz 4 Güç ile 4 Nimet ile 4 Cehaletle beraber 4 Hayasızlık 4 Kesinlikle 4 Şer ile 4 Benim iznimle 4 Zarar 4 Yolu bulanları 4 -an kimse ile 4 Kitabı 4 Rahmetle 4 -dığı şey ile 4 Oğullar ile 4 Dün 4 Etkin 4 Su ile 4 Oğlan ile 4 Senle 4 Senin Rabbin 4 Rabbime 4 Onun anne-babasına 4 Ayetlerimi 3 Sabır ile 3 Onların elleri ile 3 İnanmayla 3 İyi davranmak ile 3 -mak 3 Boş söz ile 3 Onun iradesi ile 3 Hayasızlığı 3 Onun yardımı ile 3 Kitaba 3 Sizin Rabbinize 3 Mallarınız ile 3 Onun ilmiyle 3 Hak 3 Elçiler 3 -an kimselere 3 Onun ayetlerini 3 Öyleyse -ması sebeiyle 3 Öyleyse hangisine? 3 Sabah ile 3 Onun kelimeleri ile 3 Yol göstermek ile 3 Hayata 3 Onun benzeri ile 3 Selamet ile 3 Onun tevilini 3 Onun hamdını 3 Rahmana 3 Daha iyiyle 3 -an kimsenin yardımıyla 3 Namazı 3 Kullarımı 3 Kalp ile 3 Azap edilenler 3 Gücü yeten 3 Uyarıcıları 3 Söz 3 Dini 3 Bunun yardımıyla 2 Onların isimleri ile 2 İyiliği 2 Kötülükle 2 Sona karşılık 2 Şeyi 2 Onun rahmetini 2 İnsanlara 2 Uyan 2 Çıkanlar 2 Sizinle 2 Beni 2 Elleriniz ile 2 Onların canları için 2 Onun çocuğu için 2 Kulpu 2 Doğru bölüştürme 2 Kelimeyi 2 Bozanları 2 Onun sözünü 2 İpe 2 Sığınanları 2 -ması sebeiyle 2 -dığı şey sebebiyle 2 -an kimseleri 2 Nimeti 2 Cimriliği 2 Sizin yüzlerinizi 2 Onların dilleri ile 2 Cehennem 2 İkisine 2 Onların zulmü için 2 İsayı 2 Gönderilenler 2 Zorluk ile 2 Sabah 2 Daha bilen 2 Gündüz 2 Örtenler 2 Koruyucu 2 Onların canlarına 2 Zulüm yardımıyla 2 Onların iddiasıyla 2 İlim ile 2 Rahmete 2 Benimle 2 Kötülük ile 2 İspatı 2 Sihir 2 Ve onunla 2 Asân ile 2 Onların canları ile 2 Ordularla 2 Bize 2 Senin rahmetinle 2 Kovan 2 Bizim gözetimim 2 Müjde ile 2 Buzağı 2 İshak ile 2 Senin halkın 2 Parçada 2 Uzak 2 Onların donanımını 2 Uyumlulara 2 Kavimi 2 Anmanın yardımıyla 2 Dil ile 2 Yaratmak 2 Söze 2 Batıla mı? 2 Ve nimete 2 Adaleti 2 Mallar ile 2 Yüz kızartıcı suçları 2 Ölçütle 2 Onun sağ eliyle 2 Onun yanıyla 2 Ve hak ile 2 Buna 2 Kayıp olana 2 Emirle 2 Onların kulluğunu 2 Senin dilin ile 2 Azap yardımıyla 2 Rabbimize 2 Kuranı 2 İlahlarımıza 2 Emrimizle 2 Dört 2 Saati 2 Azabımızı mı? 2 Haberi 2 Yol gösteren 2 Yol göstermek 2 Yan tarafta 2 Onların ortaklarını 2 -masını 2 Suç işleyenleri 2 Alanda 2 Yemişi 2 O sebebiyle 2 Aydınlatma araçları ile 2 Huriler ile 2 Ufukta 2 Geçilenler 2 Ve onların sağları 2 Sevgi ile 2 Cinlenmiş 2 En iyiyi 2 adıyla 1 gayba 1 şeye 1 Ve Ahirete de 1 Ve gününe 1 İnanmadıkları halde 1 sebebiyle 1 hidayete karşılık 1 Onların ışığını 1 Kafirleri 1 İşitmelerini 1 Onun ile 1 bir Sûre 1 Hepsini / Her 1 İsimleri 1 Benim sözümü 1 Sözünüzü 1 Sizin edinmeniz sebebiyle 1 Asân yardımıyla 1 Onun bazısıyla 1 Elçileri 1 Onu uzaklaştıran 1 Bâbile 1 Zarar verenler 1 Kelimelerle 1 İkisini 1 Yol göstermeğe karşılık 1 Bağışlamaya karşılık 1 Onların sözünu 1 Hüre karşılık 1 Kula karşılık 1 Kadına karşılık 1 Tanınana 1 Ay ile 1 Umreyi 1 Kötülük sebebiyle 1 Onları geri döndürmeğe 1 Mülk ile 1 Ordularıyla 1 Nehir ile 1 Onun eliyle 1 Câlut’a 1 Taşkınlaştırana 1 Güneşi 1 Başa kakmakla 1 Tepe 1 Onu alanlar 1 Savaşa 1 Borç ile 1 Seherlerde 1 Senin iraden ile 1 Kabul ile 1 Yahya’yı 1 İbrahime 1 Bir kantar malı 1 Dinarı 1 Küfretmeyi 1 Tevrat’ı 1 Bekkede 1 Onun nimeti yardımıyla 1 Öfkeniz sebebiyle 1 Bedir 1 Üç ile 1 Beş ile 1 Gamla 1 Hoşnutsuzluk 1 İzinle 1 İnanmaya karşılık 1 Adak 1 Ve -an kimse ile 1 Kurtulup başardıkları için 1 İyi ile 1 İnanmanızı 1 Ve sahip ile 1 Yanında 1 Şahidi 1 Düşmanlarınızı 1 Hayırsız şeriat 1 Sağlık dilemeyi 1 Daha iyiyi 1 Sadakayı 1 Sizin kuruntularınız ile 1 Diğerlerini 1 Size azap etmek için 1 Onların anlaşmaları sebebiyle 1 Sebeiyle 1 Ve onların küfretmelei sebebiyle 1 Zulüm için 1 Ve onların alıkoyması sebebiyle 1 Sözleşmeleri 1 Zarlar yardımıyla 1 İnanmayı 1 Başlarınızla 1 Elçilerime 1 Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1 Uzatan 1 Benim kötülüğümle 1 Cana karşılık 1 Göze karşılık 1 Buruna karşılık 1 Kulağa karşılık 1 Dişe 1 Fetih ile 1 Kavim 1 Küfür ile 1 Şahitliği 1 Ve benim elçime 1 Onların yüz kızartıcı suçları için 1 Ayetle 1 Onun iki kanadıyla 1 Şükredenler 1 Emniyetle 1 Zulüme 1 Hemen onların yol göstermesine 1 Onun ayetlerine 1 Onların heveslerinin yardımıyla 1 Sınırı aşanları 1 Çıkan 1 İlim 1 Kemiğe 1 Onların azmasıyla 1 Ve sözü 1 Aldatma ile 1 Doğru bölüştürmeyi 1 Ayetlerimiz ile 1 Seneler 1 Musa ile 1 On ile 1 Mesajlarımla 1 Ve kelamımla 1 Onun en iyisini 1 Başı 1 İyiler ile 1 Sizin Rabbiniz 1 Onların arkadaşında 1 Örf ile 1 Binle 1 Azap 1 Ve inananların yardımıyla 1 Çıkarmak ile 1 Küfrüne 1 Örtenleri 1 Ellerimiz ile 1 Ve onun elçisine 1 Allah’la mı? 1 Tanınmayanı 1 Payları ile 1 Payınız ile 1 Paylarından 1 Onların oturmasına 1 Oturmayı 1 Onların yüz kızartıcı suçlarını 1 Sizin alışverişinizle 1 İnanmaları sebebiyle 1 Bir kuranı 1 Rüzgar ile 1 Sûreyi 1 Onun ilmini 1 Fazlalık ile 1 Ve onun rahmetine 1 Hemen ona 1 Bununla beraber 1 Mısırda 1 Bedeninle 1 On 1 Bırakanlar 1 Onun perçemini 1 Yakın 1 Olgun 1 Onların emrini 1 Güvenen 1 Kan 1 Fiyat 1 Senin ailen 1 Onların gizli planı 1 Tevil 1 İlim adamları 1 Onların tuzağını 1 Rahmetimizi 1 Erkek kardeş 1 Onların kapları ile 1 Parayla 1 Yusuf 1 Gömleğimi 1 Sizin halkınız 1 Ona ulaşan 1 Onun ölçüsüyle 1 -dığı şey ile beraber 1 Görüneni 1 Günleri 1 Ölü 1 Sizin imdadınıza yetişen 1 Benim imdadıma yetişenler 1 Vadiye 1 Melekleri 1 Rızık verenler 1 Depolayanlar ile 1 Çıkarılanlar 1 Hemen ne ile? 1 Yolda 1 Önderle 1 Zorlukla 1 Ve yıldız yardımıyla 1 Kadın ile 1 Geri döndürenler 1 Nimeti mi? 1 Küfre 1 Nimetlere 1 Hikmet ile 1 Onun kulunu 1 Canın 1 İnsanları 1 Sesinle 1 Senin atınla 1 Onların önderiyle 1 Namazında 1 Eşikte 1 Gümüş paralarınız ile 1 Rızkı 1 Onların sayısı ile 1 Hurma ağacı yardımıyla 1 Onun meyvesiyle 1 Tevili 1 En büyük zarara uğrayanları 1 Kulluğa 1 Senin çağırman sebebiyle 1 Kütükle 1 Anneme 1 Onlar 1 Çağırma sebebiyle 1 Tutuşmuş odun 1 Sağ elin 1 Sahil ile 1 Ayetlerimle 1 Senin sihrin yardımıyla 1 İkisinin sihrinin yardımıyla 1 Sizin yolunuz 1 Onun orduları ile 1 Bizim gücümüzle 1 Tutma 1 Ve -mazlar/-mezler 1 Anmak 1 Vahiy yardımıyla 1 Sarhoşlar 1 Aracı 1 Eğriliğe yöneltmek ile 1 Zulüm ile 1 Hacı 1 Ev ile 1 Yağı 1 -masına karşılık 1 Onların anması 1 Saptırma 1 Kendi kendilerine 1 Şahitleri 1 Sizin dilleriniz ile 1 Sizin ağızlarınız ile 1 Onların baş örtülerini 1 Ayaklarını 1 Geniş arazilerde 1 Görme organlarını 1 Ve elçi ile 1 Süsü 1 Bulut ile 1 Örnek ile 1 Onun sihri yardımyla 1 Etkinliğe andolsun ki 1 Yararlı hayvanlar ile 1 Ateş parçasıyla 1 Haber 1 Kitabımı 1 Hediye ile 1 Neyle? 1 Mal ile 1 Sizin hediyenize 1 Onun tahtını 1 Ve kimseyle 1 Onun hükmünü 1 Şey yardımıyla 1 Onun halkıyla 1 Kardeşinle 1 Hepsini 1 Işık kaynağı 1 Birbirine bağlı topluluk 1 Ve onun yurdunu 1 Bizi 1 Taşıyanlar 1 Onun yüz kızartıcı suçu için 1 Sağ elinle 1 Yardım ile 1 Hangisini? 1 Sizin ağızlarınızla 1 Ayıplı 1 Diller ile 1 Onların doğru sözlerine 1 Onların öfkesi ile 1 Onların iki bahçesine karşılık 1 -an kimse 1 Bir ile 1 Sizin arakdaşınızda 1 Onların dayandığı kimseler ile 1 Sizin şirkiniz 1 İşittiren 1 Ve kayıt defterleri 1 Ve kitap ile 1 Hayırlarda 1 Onun halkına 1 Bağışlama 1 Üçüncüyle 1 Onun iradesiyle 1 Süs ile 1 Kase ile 1 Ölüler 1 Rabbin hakkında 1 Kurbanlık hayvanı 1 Ve gece ile 1 Kitabınızı 1 Fitneleyenler 1 Onların sahalarına 1 İstediği için 1 Perdeyle 1 Bacakları 1 Yorgunluk ile 1 Ayağını 1 Senin elinle 1 Saf olan ile 1 İleri gelenler 1 İrademle 1 Öyleyse senin etkinliğine andolsun ki 1 Küfrün ile 1 Onun yüzünü 1 Doğruluğu 1 Doğruluk 1 Yeten 1 -an kimseler ile 1 Rahmeti 1 Onların kurtulup başarmaları 1 Onun kuvvetiyle 1 Aydınlık yarmımıyla 1 Nebiler 1 Onların elçisini 1 Bizim yüz kızartıcı suçlarımızı 1 Şey 1 Soya 1 Ona ulaşanlar 1 Ve -şeyi 1 -dığı şey karşılığında 1 Sizin Rabbinizi 1 Bahçe ile 1 Zikri 1 En doğru rehberi 1 Hikmeti 1 Tepsiler yardımıyla 1 Duman 1 Yayılanlar 1 Atalarımızı 1 Atalarınmızı 1 Kesin inanır hale gelenler 1 Siz sebebiyle 1 Kum fırtınaları yardımıyla 1 Aciz bırakan 1 Onların yaratmasında 1 Merkezinde 1 Haber ile 1 Lakaplar ile 1 Sizin dininizi 1 Yaratırken 1 Tehdit 1 Zorlayan 1 Ve seherler ile 1 Onun dayanağıyla 1 Kuvvetler ile 1 Kınanan ile 1 Kahin 1 Bizim gözetimimiz ile 1 En iyiyle 1 Bizim gözetimimiz 1 Seherde 1 Görme organı ile 1 Hesap ile 1 Perçemleri 1 Kaplarla 1 Mevkilere andolsun ki 1 Bununla mı? 1 Sur yardımıyla 1 Elçilerimizi 1 Onun elçisi 1 Onlara zarar veren 1 Ruh yardımıyla 1 Öyleyse izinle 1 İnanmanın yardımıyla 1 İnanmalarını 1 Eşlik akitlerini 1 Suçlamayla 1 Elçiyi 1 Kelimeler ile 1 Onların yüz kızartıcı suçu 1 Hanginizle 1 Abartmayla 1 Onların görme organları ile 1 Patlama sesini 1 Taşan yardımıyla 1 Rüzgar yardımıyla 1 Yanlış yapan ile 1 Onun sağ eline 1 Onun sol eline 1 Onun oğullar ile 1 Onların şahitlikleriyle 1 Rabbime andolsun ki 1 Adamlara 1 Onun Rabbine 1 Gününe 1 Cana andolsun ki 1 Bacağa 1 Adağı 1 Kepçelerle 1 Kıvılcımı 1 Meydanda 1 Eller ile 1 Hangisi sebebiyle? 1 Büzülüp kalanlara andolsun ki 1 Cimrilik eden 1 Senin Rabbinin yardımıyla 1 Kaybolanlar 1 Şafak ile 1 Fıkra 1 Zorlayıcı ile 1 Ad’a 1 Gözetleme aracıyla 1 Buna andolsun ki 1 Burada 1 Sabrı 1 Merhameti 1 Onun taşkınlığı sebebiyle 1 Onların yüz kızartıcı suçunu 1 Daha iyi hükmeden 1 Kalem yardımıyla 1 Sığınmayı 1 Perçemi 1 Arkadaşlarına 1 Taşları 1 hamd ile 1 Rabbine 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 5 kez 2. inen: Kalem — 11 kez 3. inen: Müzzemmil — 1 kez 4. inen: Müddessir — 3 kez 5. inen: Fâtiha — 1 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 6 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 2 kez 10. inen: Fecr — 4 kez 11. inen: Duhâ — 1 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 2 kez 14. inen: Âdiyât — 3 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 1 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 2 kez 20. inen: Felâk — 1 kez 21. inen: Nâs — 1 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 12 kez 24. inen: Abese — 1 kez 25. inen: Kadr — 1 kez 26. inen: Şems — 2 kez 27. inen: Bürûc — 2 kez 28. inen: Tîn — 2 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 8 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 5 kez 34. inen: Kâf — 16 kez 35. inen: Beled — 5 kez 36. inen: Târık — 1 kez 37. inen: Kamer — 9 kez 38. inen: Sâd — 22 kez 39. inen: A’râf — 129 kez 40. inen: Cin — 9 kez 41. inen: Yâsîn — 13 kez 42. inen: Furkân — 20 kez 43. inen: Fâtır — 22 kez 44. inen: Meryem — 23 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 37 kez 46. inen: Vâkı’a — 7 kez 47. inen: Şu’arâ — 29 kez 48. inen: Neml — 39 kez 49. inen: Kasas — 39 kez 50. inen: İsrâ — 56 kez 51. inen: Yûnus — 65 kez 52. inen: Hûd — 58 kez 53. inen: Yûsuf — 49 kez 54. inen: Hicr — 24 kez 55. inen: En’âm — 124 kez 56. inen: Sâffât — 21 kez 57. inen: Lokman — 22 kez 58. inen: Sebe’ — 28 kez 59. inen: Zümer — 36 kez 60. inen: Mü’min — 51 kez 61. inen: Fussilet — 25 kez 62. inen: Şûrâ — 24 kez 63. inen: Zuhruf — 26 kez 64. inen: Duhân — 11 kez 65. inen: Câsiye — 16 kez 66. inen: Ahkâf — 29 kez 67. inen: Zâriyât — 9 kez 68. inen: Gâşiye — 1 kez 69. inen: Kehf — 40 kez 70. inen: Nahl — 61 kez 71. inen: Nûh — 1 kez 72. inen: İbrahim — 27 kez 73. inen: Enbiyâ — 27 kez 74. inen: Mü’minûn — 39 kez 75. inen: Secde — 14 kez 76. inen: Tûr — 16 kez 77. inen: Mülk — 12 kez 78. inen: Hâkka — 13 kez 79. inen: Me’âric — 6 kez 80. inen: Nebe’ — 2 kez 81. inen: Nâzi’ât — 2 kez 82. inen: İnfitâr — 3 kez 83. inen: İnşikâk — 5 kez 84. inen: Rûm — 26 kez 85. inen: Ankebût — 41 kez 86. inen: Mutaffifîn — 5 kez 87. inen: Bakara — 224 kez 88. inen: Enfâl — 36 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 132 kez 90. inen: Ahzâb — 28 kez 91. inen: Mümtehine — 14 kez 92. inen: Nisâ — 129 kez 93. inen: Zilzâl — 1 kez 94. inen: Hadîd — 24 kez 95. inen: Muhammed — 8 kez 96. inen: Ra’d — 41 kez 97. inen: Rahmân — 37 kez 98. inen: İnsan — 4 kez 99. inen: Talâk — 8 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 8 kez 102. inen: Nûr — 37 kez 103. inen: Hac — 39 kez 104. inen: Münâfikûn — 2 kez 105. inen: Mücâdele — 18 kez 106. inen: Hucurât — 10 kez 107. inen: Tahrîm — 4 kez 108. inen: Teğâbun — 13 kez 109. inen: Saff — 6 kez 110. inen: Cum’a — 5 kez 111. inen: Fetih — 18 kez 112. inen: Mâide — 93 kez 113. inen: Tevbe — 92 kez 114. inen: Nasr — 1 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ أ ت ي ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

247 ayet

وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اللّٰهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكاًۜ قَالُٓوا اَنّٰى يَكُونُ لَهُ الْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ اَحَقُّ بِالْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِنَ الْمَالِۜ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُ بَسْطَةً فِي الْعِلْمِ وَالْجِسْمِۜ وَاللّٰهُ يُؤْت۪ي مُلْكَهُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ
Peygamberleri onlara «Allah size şüphesiz, Talut’u hükümdar olarak gönderdi» dedi. «Biz hükümdarlığa ondan layık iken ve ona malca da bir bolluk verilmemişken bize hükümdar olmağa o nasıl layık olabilir?» dediler, «Doğrusu Allah size onu seçti, bilgice ve vücutça gücünü artırdı» dedi. Allah mülkü dilediğine verir. Allah her şeyi kaplar ve bilir.[247]
فَهَزَمُوهُمْ بِاِذْنِ اللّٰهِۙ وَقَتَلَ دَاوُ۫دُ جَالُوتَ وَاٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُ مِمَّا يَشَٓاءُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَفَسَدَتِ الْاَرْضُ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَ
Onları Allah’ın izniyle bozguna uğrattılar; Davud Calut’u öldürdü, Allah Davud’a hükümranlık ve hikmet verdi ve ona dilediğinden öğretti. Allah’ın insanları birbiriyle savması olmasaydı yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah alemlere lütufkardır.[251]
تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۢ مِنْهُمْ مَنْ كَلَّمَ اللّٰهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍۜ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلٰكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ۟
İşte bu peygamberlerden bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Onlardan Allah’ın kendilerine hitabettiği, derecelerle yükselttikleri vardır. Meryem oğlu İsa’ya belgeler verdik, onu Ruhul Kudüs’le destekledik. Allah dileseydi, belgeler kendilerine geldikten sonra, peygamberlerin ardından birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler, kimi inandı, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi, lakin Allah istediğini yapar.[253]
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ي حَٓاجَّ اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي رَبِّه۪ٓ اَنْ اٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَۢ اِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّيَ الَّذ۪ي يُحْـي۪ وَيُم۪يتُۙ قَالَ اَنَا۬ اُحْـي۪ وَاُم۪يتُۜ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ فَاِنَّ اللّٰهَ يَأْت۪ي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذ۪ي كَفَرَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۚ
Allah kendisine mülk verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? İbrahim: «Rabbim, dirilten ve öldürendir» demişti. «Ben de diriltir ve öldürürüm» dedi; İbrahim, «Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene» dedi. İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.[258]
وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْب۪يتاً مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِۚ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ
Allah’ın rızasını kazanmak ve kalblerini sağlamlaştırmak için mallarını sarfedenlerin durumu, yüksekçe bir tepede bulunan, bol yağmur aldığında yemişlerini iki kat veren, bol yağmur yağmasa bile çisentisi düşen bir bahçenin durumu gibidir. Allah işlediklerinizi görür.[265]
اِنْ تُبْدُوا الصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَۚ وَاِنْ تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَـرَٓاءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ وَيُكَفِّرُ عَنْكُمْ مِنْ سَيِّـَٔاتِكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ
Sadakaları açıkça verirseniz o ne güzel! Eğer onları yoksullara gizlice verirseniz sizin için daha iyidir. Allah onları kötülüklerinizden bir kısmına karşı tutar. Allah işlediklerinizden haberdardır.[271]
اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ۠ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْياً بَيْنَهُمْۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ
Allah katında din, şüphesiz İslam’dır. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah’ın ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür.[19]
فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّـبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟
Eğer seninle tartışmaya girişirlerse, «Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah’a verdim» de. Kendilerine Kitap verilenlere ve kitapsızlara: «Siz de İslam oldunuz mu?» de, şayet İslam olurlarsa doğru yola girmişlerdir, yüz çevirirlerse, sana yalnız tebliğ etmek düşer. Allah kullarını görür.[20]
قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
De ki: «Mülkün sahibi olan Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin; dilediğinden çekip alırsın; dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; iyilik elindedir. Doğrusu Sen, her şeye Kadir’sin.[26]
وَلَا تُؤْمِنُٓوا اِلَّا لِمَنْ تَبِـعَ د۪ينَكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْهُدٰى هُدَى اللّٰهِۙ اَنْ يُؤْتٰٓى اَحَدٌ مِثْلَ مَٓا اُو۫ت۪يتُمْ اَوْ يُحَٓاجُّوكُمْ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِۚ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ
Kitap ehlinden bir takımı şöyle dedi: «İnananlara indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin ki, belki dönerler ve dininize uyanlardan başkasına inanmayın». De ki: «Doğru yol Allah’ın yoludur». Ve yine başkasına da verildiğine veya Rabbinizin katında Müslümanların karşı delil getirip sizi alt edeceğine inanmayın, derler. De ki: «Doğrusu bol nimet Allah’ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah’ın fazlı her şeyi kaplar, O her şeyi bilir».[72-73]
مَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُؤْتِيَهُ اللّٰهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَاداً ل۪ي مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ كُونُوا رَبَّانِيّ۪نَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَۙ
Allah’ın kendisine Kitap’ı, hükmü, peygamberliği verdiği insanoğluna: «Allah’ı bırakıp bana kulluk edin» demek yaraşmaz, fakat: «Kitabı öğrettiğinize, okuduğunuza göre Rabb’e kul olun» demek yaraşır.[79]
وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ النَّبِيّ۪نَ لَـمَٓا اٰتَيْتُكُمْ مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِه۪ وَلَتَنْصُرُنَّهُۜ قَالَ ءَاَقْرَرْتُمْ وَاَخَذْتُمْ عَلٰى ذٰلِكُمْ اِصْر۪يۜ قَالُٓوا اَقْرَرْنَاۜ قَالَ فَاشْهَدُوا وَاَنَا۬ مَعَكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ
Allah peygamberlerden ahid almıştı: «And olsun ki size Kitap, hikmet verdim; sizde olanı tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksınız ve ona mutlaka yardım edeceksiniz, ikrar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?» demişti. «İkrar ettik» demişlerdi de: «Şahid olun, Ben de sizinle beraber şahidlerdenim» demişti.[81]
قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
«Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Rableri tarafından Musa, İsa ve peygamberlere verilene inandık, onları birbirinden ayırt etmeyiz, biz O’na teslim olanlarız» de.[84]
كُلُّ الطَّعَامِ كَانَ حِلاًّ لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اِلَّا مَا حَرَّمَ اِسْرَٓائ۪لُ عَلٰى نَفْسِه۪ مِنْ قَبْلِ اَنْ تُنَزَّلَ التَّوْرٰيةُۜ قُلْ فَأْتُوا بِالتَّوْرٰيةِ فَاتْلُوهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Tevrat’ın indirilmesinden önce İsrail’in kendisine haram ettiğinden başka bütün yiyecekler İsrailoğullarına helal idi. De ki: «Doğru sözlü iseniz Tevrat’ı getirip okuyun».[93]
بَلٰٓىۙ اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُسَوِّم۪ينَ
İnananlara: «Rabbinizin size gönderilmiş üç bin melekle yardım etmesi size yetmeyecek mi?» diyordun. Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar de hemen üzerinize gelirlerse Rabbiniz size, nişanlı beş bin melekle imdat edecektir.[124-125]
وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَاباً مُؤَجَّلاًۜ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ
Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükafatını vereceğiz.[145]
وَمَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَغُلَّۜ وَمَنْ يَغْلُلْ يَأْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
Hiçbir peygambere ganimete ve millet malına hiyanet yaraşmaz; haksızlık kim yaparsa, kıyamet günü yaptığı ile gelir, sonra, haksızlık yapılmaksızın herkese kazanmış olduğu ödenir.[161]
فَرِح۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۙ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذ۪ينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْۙ اَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۢ
Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler. Allah’ın bol nimetinden onlara verdiği şeylerle sevinç içinde rızıklanırlar, arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.[169-170]
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْراً لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِه۪ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟
Allah’ın bol nimetinden verdiklerinde cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah işlediklerinizden haberdardır.[180]
اَلَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ عَهِدَ اِلَيْنَٓا اَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتّٰى يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ النَّارُۜ قُلْ قَدْ جَٓاءَكُمْ رُسُلٌ مِنْ قَبْل۪ي بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالَّذ۪ي قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
«Doğrusu, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamak üzere Allah bize ahid verdi» diyenlere sen, de ki: «Benden önce peygamberler size belgeler ve dediğiniz şeyi getirdi. Doğru sözlü iseniz niçin onları öldürdünüz?»[183]
Yükleniyor...