ب
1.898ayette
2.544kez geçiyor
103/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 1
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
224 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| بِمَا | Harfi Cer | بِهِ | Onu | 2544 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onu 207
-dığı şeyi 156
Onunla 151
Allah’a 96
-ması sebebiyle 92
Hak ile 50
Ayetlerimizi 41
Başkasıyla 41
Ona 37
Ayetleri 36
Her 32
Öyleyse hangisini? 32
Onlar sebebiyle 26
Sizi 24
Diğer 694 anlam
İspatları 24
İzniyle 23
Hakkı 22
Onları 21
Sona 19
Tanınan ile 17
Allah 17
Onlarla 15
Allah’a andolsun ki 14
Onun emriyle 12
Sahibi 12
Hamd ile 11
Doğru bölüştürme ile 11
Ayeti 11
-ması ile 10
-dığı şeye 10
Kesinlikle sebebiyle 10
Bazısıyla 10
Azap ile 10
Kimseyi 10
Gafil 9
Onun izniyle 9
Sözü 9
O 9
Kayıp ile 9
Onların Rabbine 9
Size 9
Kuvvet ile 8
Hayrı 8
Kötülük 8
Tanınanı 8
Onların malları ile 8
Ayetlerimize 8
Bana 8
Gece ile 7
Onlara 7
-dığı ile 7
Karşılaşmak ile 7
Aciz bırakanlar 7
Bunu 7
Ayetlerimizle 7
Allah’dan 6
Sana 6
Onların ağızları ile 6
-dığı şeye karşılık 6
Günü 6
İnananlar 6
Azabı 6
İsimle 6
Allah’ın yardımıyla 6
Ölçü ile 6
Güç 6
Onun kulları 6
Batıl 5
-an kimseye 5
Ona karşılık 5
Bazısını 5
Zalimleri 5
Benzer ile 5
Kulları 5
Onların simasıyla 5
Onların yüz kızartıcı suçları sebebiyle 5
Ve -ması sebebiyle 5
Zalim 5
Vekil 5
İyi 5
Kötü 5
-an kimseyi 5
Rabbe 5
Vadide 5
İnananlara 5
Kızgınlık ile 4
Ve anne-babaya 4
Ruh ile 4
Onların küfrü sebebiyle 4
Şey ile 4
Batıl ile 4
Adaletle 4
Akşam 4
Biz 4
Güç ile 4
Nimet ile 4
Cehaletle beraber 4
Hayasızlık 4
Kesinlikle 4
Şer ile 4
Benim iznimle 4
Zarar 4
Yolu bulanları 4
-an kimse ile 4
Kitabı 4
Rahmetle 4
-dığı şey ile 4
Oğullar ile 4
Dün 4
Etkin 4
Su ile 4
Oğlan ile 4
Senle 4
Senin Rabbin 4
Rabbime 4
Onun anne-babasına 4
Ayetlerimi 3
Sabır ile 3
Onların elleri ile 3
İnanmayla 3
İyi davranmak ile 3
-mak 3
Boş söz ile 3
Onun iradesi ile 3
Hayasızlığı 3
Onun yardımı ile 3
Kitaba 3
Sizin Rabbinize 3
Mallarınız ile 3
Onun ilmiyle 3
Hak 3
Elçiler 3
-an kimselere 3
Onun ayetlerini 3
Öyleyse -ması sebeiyle 3
Öyleyse hangisine? 3
Sabah ile 3
Onun kelimeleri ile 3
Yol göstermek ile 3
Hayata 3
Onun benzeri ile 3
Selamet ile 3
Onun tevilini 3
Onun hamdını 3
Rahmana 3
Daha iyiyle 3
-an kimsenin yardımıyla 3
Namazı 3
Kullarımı 3
Kalp ile 3
Azap edilenler 3
Gücü yeten 3
Uyarıcıları 3
Söz 3
Dini 3
Bunun yardımıyla 2
Onların isimleri ile 2
İyiliği 2
Kötülükle 2
Sona karşılık 2
Şeyi 2
Onun rahmetini 2
İnsanlara 2
Uyan 2
Çıkanlar 2
Sizinle 2
Beni 2
Elleriniz ile 2
Onların canları için 2
Onun çocuğu için 2
Kulpu 2
Doğru bölüştürme 2
Kelimeyi 2
Bozanları 2
Onun sözünü 2
İpe 2
Sığınanları 2
-ması sebeiyle 2
-dığı şey sebebiyle 2
-an kimseleri 2
Nimeti 2
Cimriliği 2
Sizin yüzlerinizi 2
Onların dilleri ile 2
Cehennem 2
İkisine 2
Onların zulmü için 2
İsayı 2
Gönderilenler 2
Zorluk ile 2
Sabah 2
Daha bilen 2
Gündüz 2
Örtenler 2
Koruyucu 2
Onların canlarına 2
Zulüm yardımıyla 2
Onların iddiasıyla 2
İlim ile 2
Rahmete 2
Benimle 2
Kötülük ile 2
İspatı 2
Sihir 2
Ve onunla 2
Asân ile 2
Onların canları ile 2
Ordularla 2
Bize 2
Senin rahmetinle 2
Kovan 2
Bizim gözetimim 2
Müjde ile 2
Buzağı 2
İshak ile 2
Senin halkın 2
Parçada 2
Uzak 2
Onların donanımını 2
Uyumlulara 2
Kavimi 2
Anmanın yardımıyla 2
Dil ile 2
Yaratmak 2
Söze 2
Batıla mı? 2
Ve nimete 2
Adaleti 2
Mallar ile 2
Yüz kızartıcı suçları 2
Ölçütle 2
Onun sağ eliyle 2
Onun yanıyla 2
Ve hak ile 2
Buna 2
Kayıp olana 2
Emirle 2
Onların kulluğunu 2
Senin dilin ile 2
Azap yardımıyla 2
Rabbimize 2
Kuranı 2
İlahlarımıza 2
Emrimizle 2
Dört 2
Saati 2
Azabımızı mı? 2
Haberi 2
Yol gösteren 2
Yol göstermek 2
Yan tarafta 2
Onların ortaklarını 2
-masını 2
Suç işleyenleri 2
Alanda 2
Yemişi 2
O sebebiyle 2
Aydınlatma araçları ile 2
Huriler ile 2
Ufukta 2
Geçilenler 2
Ve onların sağları 2
Sevgi ile 2
Cinlenmiş 2
En iyiyi 2
adıyla 1
gayba 1
şeye 1
Ve Ahirete de 1
Ve gününe 1
İnanmadıkları halde 1
sebebiyle 1
hidayete karşılık 1
Onların ışığını 1
Kafirleri 1
İşitmelerini 1
Onun ile 1
bir Sûre 1
Hepsini / Her 1
İsimleri 1
Benim sözümü 1
Sözünüzü 1
Sizin edinmeniz sebebiyle 1
Asân yardımıyla 1
Onun bazısıyla 1
Elçileri 1
Onu uzaklaştıran 1
Bâbile 1
Zarar verenler 1
Kelimelerle 1
İkisini 1
Yol göstermeğe karşılık 1
Bağışlamaya karşılık 1
Onların sözünu 1
Hüre karşılık 1
Kula karşılık 1
Kadına karşılık 1
Tanınana 1
Ay ile 1
Umreyi 1
Kötülük sebebiyle 1
Onları geri döndürmeğe 1
Mülk ile 1
Ordularıyla 1
Nehir ile 1
Onun eliyle 1
Câlut’a 1
Taşkınlaştırana 1
Güneşi 1
Başa kakmakla 1
Tepe 1
Onu alanlar 1
Savaşa 1
Borç ile 1
Seherlerde 1
Senin iraden ile 1
Kabul ile 1
Yahya’yı 1
İbrahime 1
Bir kantar malı 1
Dinarı 1
Küfretmeyi 1
Tevrat’ı 1
Bekkede 1
Onun nimeti yardımıyla 1
Öfkeniz sebebiyle 1
Bedir 1
Üç ile 1
Beş ile 1
Gamla 1
Hoşnutsuzluk 1
İzinle 1
İnanmaya karşılık 1
Adak 1
Ve -an kimse ile 1
Kurtulup başardıkları için 1
İyi ile 1
İnanmanızı 1
Ve sahip ile 1
Yanında 1
Şahidi 1
Düşmanlarınızı 1
Hayırsız şeriat 1
Sağlık dilemeyi 1
Daha iyiyi 1
Sadakayı 1
Sizin kuruntularınız ile 1
Diğerlerini 1
Size azap etmek için 1
Onların anlaşmaları sebebiyle 1
Sebeiyle 1
Ve onların küfretmelei sebebiyle 1
Zulüm için 1
Ve onların alıkoyması sebebiyle 1
Sözleşmeleri 1
Zarlar yardımıyla 1
İnanmayı 1
Başlarınızla 1
Elçilerime 1
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1
Uzatan 1
Benim kötülüğümle 1
Cana karşılık 1
Göze karşılık 1
Buruna karşılık 1
Kulağa karşılık 1
Dişe 1
Fetih ile 1
Kavim 1
Küfür ile 1
Şahitliği 1
Ve benim elçime 1
Onların yüz kızartıcı suçları için 1
Ayetle 1
Onun iki kanadıyla 1
Şükredenler 1
Emniyetle 1
Zulüme 1
Hemen onların yol göstermesine 1
Onun ayetlerine 1
Onların heveslerinin yardımıyla 1
Sınırı aşanları 1
Çıkan 1
İlim 1
Kemiğe 1
Onların azmasıyla 1
Ve sözü 1
Aldatma ile 1
Doğru bölüştürmeyi 1
Ayetlerimiz ile 1
Seneler 1
Musa ile 1
On ile 1
Mesajlarımla 1
Ve kelamımla 1
Onun en iyisini 1
Başı 1
İyiler ile 1
Sizin Rabbiniz 1
Onların arkadaşında 1
Örf ile 1
Binle 1
Azap 1
Ve inananların yardımıyla 1
Çıkarmak ile 1
Küfrüne 1
Örtenleri 1
Ellerimiz ile 1
Ve onun elçisine 1
Allah’la mı? 1
Tanınmayanı 1
Payları ile 1
Payınız ile 1
Paylarından 1
Onların oturmasına 1
Oturmayı 1
Onların yüz kızartıcı suçlarını 1
Sizin alışverişinizle 1
İnanmaları sebebiyle 1
Bir kuranı 1
Rüzgar ile 1
Sûreyi 1
Onun ilmini 1
Fazlalık ile 1
Ve onun rahmetine 1
Hemen ona 1
Bununla beraber 1
Mısırda 1
Bedeninle 1
On 1
Bırakanlar 1
Onun perçemini 1
Yakın 1
Olgun 1
Onların emrini 1
Güvenen 1
Kan 1
Fiyat 1
Senin ailen 1
Onların gizli planı 1
Tevil 1
İlim adamları 1
Onların tuzağını 1
Rahmetimizi 1
Erkek kardeş 1
Onların kapları ile 1
Parayla 1
Yusuf 1
Gömleğimi 1
Sizin halkınız 1
Ona ulaşan 1
Onun ölçüsüyle 1
-dığı şey ile beraber 1
Görüneni 1
Günleri 1
Ölü 1
Sizin imdadınıza yetişen 1
Benim imdadıma yetişenler 1
Vadiye 1
Melekleri 1
Rızık verenler 1
Depolayanlar ile 1
Çıkarılanlar 1
Hemen ne ile? 1
Yolda 1
Önderle 1
Zorlukla 1
Ve yıldız yardımıyla 1
Kadın ile 1
Geri döndürenler 1
Nimeti mi? 1
Küfre 1
Nimetlere 1
Hikmet ile 1
Onun kulunu 1
Canın 1
İnsanları 1
Sesinle 1
Senin atınla 1
Onların önderiyle 1
Namazında 1
Eşikte 1
Gümüş paralarınız ile 1
Rızkı 1
Onların sayısı ile 1
Hurma ağacı yardımıyla 1
Onun meyvesiyle 1
Tevili 1
En büyük zarara uğrayanları 1
Kulluğa 1
Senin çağırman sebebiyle 1
Kütükle 1
Anneme 1
Onlar 1
Çağırma sebebiyle 1
Tutuşmuş odun 1
Sağ elin 1
Sahil ile 1
Ayetlerimle 1
Senin sihrin yardımıyla 1
İkisinin sihrinin yardımıyla 1
Sizin yolunuz 1
Onun orduları ile 1
Bizim gücümüzle 1
Tutma 1
Ve -mazlar/-mezler 1
Anmak 1
Vahiy yardımıyla 1
Sarhoşlar 1
Aracı 1
Eğriliğe yöneltmek ile 1
Zulüm ile 1
Hacı 1
Ev ile 1
Yağı 1
-masına karşılık 1
Onların anması 1
Saptırma 1
Kendi kendilerine 1
Şahitleri 1
Sizin dilleriniz ile 1
Sizin ağızlarınız ile 1
Onların baş örtülerini 1
Ayaklarını 1
Geniş arazilerde 1
Görme organlarını 1
Ve elçi ile 1
Süsü 1
Bulut ile 1
Örnek ile 1
Onun sihri yardımyla 1
Etkinliğe andolsun ki 1
Yararlı hayvanlar ile 1
Ateş parçasıyla 1
Haber 1
Kitabımı 1
Hediye ile 1
Neyle? 1
Mal ile 1
Sizin hediyenize 1
Onun tahtını 1
Ve kimseyle 1
Onun hükmünü 1
Şey yardımıyla 1
Onun halkıyla 1
Kardeşinle 1
Hepsini 1
Işık kaynağı 1
Birbirine bağlı topluluk 1
Ve onun yurdunu 1
Bizi 1
Taşıyanlar 1
Onun yüz kızartıcı suçu için 1
Sağ elinle 1
Yardım ile 1
Hangisini? 1
Sizin ağızlarınızla 1
Ayıplı 1
Diller ile 1
Onların doğru sözlerine 1
Onların öfkesi ile 1
Onların iki bahçesine karşılık 1
-an kimse 1
Bir ile 1
Sizin arakdaşınızda 1
Onların dayandığı kimseler ile 1
Sizin şirkiniz 1
İşittiren 1
Ve kayıt defterleri 1
Ve kitap ile 1
Hayırlarda 1
Onun halkına 1
Bağışlama 1
Üçüncüyle 1
Onun iradesiyle 1
Süs ile 1
Kase ile 1
Ölüler 1
Rabbin hakkında 1
Kurbanlık hayvanı 1
Ve gece ile 1
Kitabınızı 1
Fitneleyenler 1
Onların sahalarına 1
İstediği için 1
Perdeyle 1
Bacakları 1
Yorgunluk ile 1
Ayağını 1
Senin elinle 1
Saf olan ile 1
İleri gelenler 1
İrademle 1
Öyleyse senin etkinliğine andolsun ki 1
Küfrün ile 1
Onun yüzünü 1
Doğruluğu 1
Doğruluk 1
Yeten 1
-an kimseler ile 1
Rahmeti 1
Onların kurtulup başarmaları 1
Onun kuvvetiyle 1
Aydınlık yarmımıyla 1
Nebiler 1
Onların elçisini 1
Bizim yüz kızartıcı suçlarımızı 1
Şey 1
Soya 1
Ona ulaşanlar 1
Ve -şeyi 1
-dığı şey karşılığında 1
Sizin Rabbinizi 1
Bahçe ile 1
Zikri 1
En doğru rehberi 1
Hikmeti 1
Tepsiler yardımıyla 1
Duman 1
Yayılanlar 1
Atalarımızı 1
Atalarınmızı 1
Kesin inanır hale gelenler 1
Siz sebebiyle 1
Kum fırtınaları yardımıyla 1
Aciz bırakan 1
Onların yaratmasında 1
Merkezinde 1
Haber ile 1
Lakaplar ile 1
Sizin dininizi 1
Yaratırken 1
Tehdit 1
Zorlayan 1
Ve seherler ile 1
Onun dayanağıyla 1
Kuvvetler ile 1
Kınanan ile 1
Kahin 1
Bizim gözetimimiz ile 1
En iyiyle 1
Bizim gözetimimiz 1
Seherde 1
Görme organı ile 1
Hesap ile 1
Perçemleri 1
Kaplarla 1
Mevkilere andolsun ki 1
Bununla mı? 1
Sur yardımıyla 1
Elçilerimizi 1
Onun elçisi 1
Onlara zarar veren 1
Ruh yardımıyla 1
Öyleyse izinle 1
İnanmanın yardımıyla 1
İnanmalarını 1
Eşlik akitlerini 1
Suçlamayla 1
Elçiyi 1
Kelimeler ile 1
Onların yüz kızartıcı suçu 1
Hanginizle 1
Abartmayla 1
Onların görme organları ile 1
Patlama sesini 1
Taşan yardımıyla 1
Rüzgar yardımıyla 1
Yanlış yapan ile 1
Onun sağ eline 1
Onun sol eline 1
Onun oğullar ile 1
Onların şahitlikleriyle 1
Rabbime andolsun ki 1
Adamlara 1
Onun Rabbine 1
Gününe 1
Cana andolsun ki 1
Bacağa 1
Adağı 1
Kepçelerle 1
Kıvılcımı 1
Meydanda 1
Eller ile 1
Hangisi sebebiyle? 1
Büzülüp kalanlara andolsun ki 1
Cimrilik eden 1
Senin Rabbinin yardımıyla 1
Kaybolanlar 1
Şafak ile 1
Fıkra 1
Zorlayıcı ile 1
Ad’a 1
Gözetleme aracıyla 1
Buna andolsun ki 1
Burada 1
Sabrı 1
Merhameti 1
Onun taşkınlığı sebebiyle 1
Onların yüz kızartıcı suçunu 1
Daha iyi hükmeden 1
Kalem yardımıyla 1
Sığınmayı 1
Perçemi 1
Arkadaşlarına 1
Taşları 1
hamd ile 1
Rabbine 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ م ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
368 ayet
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اسْتَع۪ينُوا
بِالصَّبْرِ
وَالصَّلٰوةِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
مَعَ
الصَّابِر۪ينَ
Ey İnananlar! Sabır ve namazla yardım dileyin. Allah, muhakkak ki sabredenlerle beraberdir.[153]
لَيْسَ
الْبِرَّ
اَنْ
تُوَلُّوا
وُجُوهَكُمْ
قِبَلَ
الْمَشْرِقِ
وَالْمَغْرِبِ
وَلٰكِنَّ
الْبِرَّ
مَنْ
اٰمَنَ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِ
وَالْمَلٰٓئِكَةِ
وَالْكِتَابِ
وَالنَّبِيّ۪نَۚ
وَاٰتَى
الْمَالَ
عَلٰى
حُبِّه۪
ذَوِي
الْقُرْبٰى
وَالْيَتَامٰى
وَالْمَسَاك۪ينَ
وَابْنَ
السَّب۪يلِ
وَالسَّٓائِل۪ينَ
وَفِي
الرِّقَابِۚ
وَاَقَامَ
الصَّلٰوةَ
وَاٰتَى
الزَّكٰوةَۚ
وَالْمُوفُونَ
بِعَهْدِهِمْ
اِذَا
عَاهَدُواۚ
وَالصَّابِر۪ينَ
فِي
الْبَأْسَٓاءِ
وَالضَّرَّٓاءِ
وَح۪ينَ
الْبَأْسِۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
صَدَقُواۜ
وَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُتَّقُونَ
Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitap’a, peygamberlere inanan, O’nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır.[177]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
كُتِبَ
عَلَيْكُمُ
الْقِصَاصُ
فِي
الْقَتْلٰىۜ
اَلْحُرُّ
بِالْحُرِّ
وَالْعَبْدُ
بِالْعَبْدِ
وَالْاُنْثٰى
بِالْاُنْثٰىۜ
فَمَنْ
عُفِيَ
لَهُ
مِنْ
اَخ۪يهِ
شَيْءٌ
فَاتِّبَاعٌ
بِالْمَعْرُوفِ
وَاَدَٓاءٌ
اِلَيْهِ
بِاِحْسَانٍۜ
ذٰلِكَ
تَخْف۪يفٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
وَرَحْمَةٌۜ
فَمَنِ
اعْتَدٰى
بَعْدَ
ذٰلِكَ
فَلَهُ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hür ile hür insan, köle ile köle ve kadın ile kadın. Öldüren, ölenin kardeşi tarafından bağışlanmışsa, kendisine örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbiniz’den bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem verici azab vardır.[178]
وَاِذَا
سَاَلَكَ
عِبَاد۪ي
عَنّ۪ي
فَاِنّ۪ي
قَر۪يبٌۜ
اُج۪يبُ
دَعْوَةَ
الدَّاعِ
اِذَا
دَعَانِۙ
فَلْيَسْتَج۪يبُوا
ل۪ي
وَلْيُؤْمِنُوا
ب۪ي
لَعَلَّهُمْ
يَرْشُدُونَ
Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar.[186]
وَاَتِمُّوا
الْحَجَّ
وَالْعُمْرَةَ
لِلّٰهِۜ
فَاِنْ
اُحْصِرْتُمْ
فَمَا
اسْتَيْسَرَ
مِنَ
الْهَدْيِۚ
وَلَا
تَحْلِقُوا
رُؤُ۫سَكُمْ
حَتّٰى
يَبْلُغَ
الْهَدْيُ
مَحِلَّهُۜ
فَمَنْ
كَانَ
مِنْكُمْ
مَر۪يضاً
اَوْ
بِه۪ٓ
اَذًى
مِنْ
رَأْسِه۪
فَفِدْيَةٌ
مِنْ
صِيَامٍ
اَوْ
صَدَقَةٍ
اَوْ
نُسُكٍۚ
فَاِذَٓا
اَمِنْتُمْ۠
فَمَنْ
تَمَتَّعَ
بِالْعُمْرَةِ
اِلَى
الْحَجِّ
فَمَا
اسْتَيْسَرَ
مِنَ
الْهَدْيِۚ
فَمَنْ
لَمْ
يَجِدْ
فَصِيَامُ
ثَلٰثَةِ
اَيَّامٍ
فِي
الْحَجِّ
وَسَبْعَةٍ
اِذَا
رَجَعْتُمْۜ
تِلْكَ
عَشَرَةٌ
كَامِلَةٌۜ
ذٰلِكَ
لِمَنْ
لَمْ
يَكُنْ
اَهْلُهُ
حَاضِرِي
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
شَد۪يدُ
الْعِقَابِ۟
Başladığınız hac ve umreyi Allah için tamamlayın. Alıkonursanız, kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulaşıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizde hasta olan veya başından rahatsız bulunan varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir. Güven içinde olursanız, hacca kadar umreden faydalanabilen kimseye kolayına gelen bir kurban kesmek, bulamayana, hac esnasında üç gün ve döndüğünüzde yedi gün, ki o tam on gündür oruç tutmak gerekir. Bu, ailesi Mescidi Haram’da oturmayan kimseler içindir. Allah’tan sakının ve Allah’ın cezasının şiddetli olacağını bilin.[196]
زُيِّنَ
لِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا
وَيَسْخَرُونَ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُواۢ
وَالَّذ۪ينَ
اتَّقَوْا
فَوْقَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
وَاللّٰهُ
يَرْزُقُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
İnkar edenlere, dünya hayatı güzel görünür, onlar, inananlarla alay ederler, oysa, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar kıyamet günü onların üstünde olacaklardır. Allah dilediğini hesabsız şekilde rızıklandırır.[212]
كَانَ
النَّاسُ
اُمَّةً
وَاحِدَةً
فَبَعَثَ
اللّٰهُ
النَّبِيّ۪نَ
مُبَشِّر۪ينَ
وَمُنْذِر۪ينَۖ
وَاَنْزَلَ
مَعَهُمُ
الْكِتَابَ
بِالْحَقِّ
لِيَحْكُمَ
بَيْنَ
النَّاسِ
ف۪يمَا
اخْتَلَفُوا
ف۪يهِۜ
وَمَا
اخْتَلَفَ
ف۪يهِ
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوهُ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَتْهُمُ
الْبَيِّنَاتُ
بَغْياً
بَيْنَهُمْۚ
فَهَدَى
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لِمَا
اخْتَلَفُوا
ف۪يهِ
مِنَ
الْحَقِّ
بِاِذْنِه۪ۜ
وَاللّٰهُ
يَهْد۪ي
مَنْ
يَشَٓاءُ
اِلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
İnsanlar bir tek ümmetti. Allah peygamberleri müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdi; insanların ayrılığa düşecekleri hususlarda aralarında hüküm vermek için onlarla birlikte hak Kitaplar indirdi. Ancak Kitap verilenler, kendilerine belgeler geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden onda ayrılığa düştüler. Allah, inananları, ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izni ile eriştirdi. Allah dilediğini doğru yola eriştirir.[213]
وَلَا
تَنْكِحُوا
الْمُشْرِكَاتِ
حَتّٰى
يُؤْمِنَّۜ
وَلَاَمَةٌ
مُؤْمِنَةٌ
خَيْرٌ
مِنْ
مُشْرِكَةٍ
وَلَوْ
اَعْجَبَتْكُمْۚ
وَلَا
تُنْكِحُوا
الْمُشْرِك۪ينَ
حَتّٰى
يُؤْمِنُواۜ
وَلَعَبْدٌ
مُؤْمِنٌ
خَيْرٌ
مِنْ
مُشْرِكٍ
وَلَوْ
اَعْجَبَكُمْۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
يَدْعُونَ
اِلَى
النَّارِۚ
وَاللّٰهُ
يَدْعُٓوا
اِلَى
الْجَنَّةِ
وَالْمَغْفِرَةِ
بِاِذْنِه۪ۚ
وَيُبَيِّنُ
اٰيَاتِه۪
لِلنَّاسِ
لَعَلَّهُمْ
يَتَذَكَّرُونَ۟
Allah’a eş koşan kadınlarla onlar imana gelinceye kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse de ortak koşan bir kadından daha iyidir. İnanmalarına kadar; ortak koşan erkeklerle mümin kadınları evlendirmeyin. İnanan bir köle, hoşunuza gitmiş olsa da, ortak koşan bir erkekten daha iyidir. İşte onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle cennete ve mağfirete çağırır ve insanlara ibret alsınlar diye ayetlerini açıklar.[221]
وَالْمُطَلَّقَاتُ
يَتَرَبَّصْنَ
بِاَنْفُسِهِنَّ
ثَلٰثَةَ
قُرُٓوءٍۜ
وَلَا
يَحِلُّ
لَهُنَّ
اَنْ
يَكْتُمْنَ
مَا
خَلَقَ
اللّٰهُ
ف۪ٓي
اَرْحَامِهِنَّ
اِنْ
كُنَّ
يُؤْمِنَّ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
وَبُعُولَتُهُنَّ
اَحَقُّ
بِرَدِّهِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
اِنْ
اَرَادُٓوا
اِصْلَاحاًۜ
وَلَهُنَّ
مِثْلُ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِنَّ
بِالْمَعْرُوفِۖ
وَلِلرِّجَالِ
عَلَيْهِنَّ
دَرَجَةٌۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ۟
Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç aybaşı hali beklerler, eğer Allah’a ve ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal değildir. Kocaları bu arada barışmak isterlerse, karılarını geri almakta daha çok hak sahibidirler. Kadınların hakları, örfe uygun bir şekilde vazifelerine denktir. Erkeklerin onlardan bir üstün derecesi vardır. Allah güçlüdür. Hakim’dir.[228]
وَاِذَا
طَلَّقْتُمُ
النِّسَٓاءَ
فَبَلَغْنَ
اَجَلَهُنَّ
فَلَا
تَعْضُلُوهُنَّ
اَنْ
يَنْكِحْنَ
اَزْوَاجَهُنَّ
اِذَا
تَرَاضَوْا
بَيْنَهُمْ
بِالْمَعْرُوفِۜ
ذٰلِكَ
يُوعَظُ
بِه۪
مَنْ
كَانَ
مِنْكُمْ
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
ذٰلِكُمْ
اَزْكٰى
لَكُمْ
وَاَطْهَرُۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
وَاَنْتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Kadınları boşadığınızda, müddetleri sona ermişse, kocaları ile birbirleriyle güzellikle anlaşmışlarsa evlenmelerine engel olmayın. İçinizden Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse bundan ibret alır. Bu sizin için daha nezih ve daha paktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.[232]
فَلَمَّا
فَصَلَ
طَالُوتُ
بِالْجُنُودِۙ
قَالَ
اِنَّ
اللّٰهَ
مُبْتَل۪يكُمْ
بِنَهَرٍۚ
فَمَنْ
شَرِبَ
مِنْهُ
فَلَيْسَ
مِنّ۪يۚ
وَمَنْ
لَمْ
يَطْعَمْهُ
فَاِنَّهُ
مِنّ۪ٓي
اِلَّا
مَنِ
اغْتَرَفَ
غُرْفَةً
بِيَدِه۪ۚ
فَشَرِبُوا
مِنْهُ
اِلَّا
قَل۪يلاً
مِنْهُمْۜ
فَلَمَّا
جَاوَزَهُ
هُوَ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مَعَهُۙ
قَالُوا
لَا
طَاقَةَ
لَنَا
الْيَوْمَ
بِجَالُوتَ
وَجُنُودِه۪ۜ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
يَظُنُّونَ
اَنَّهُمْ
مُلَاقُوا
اللّٰهِۙ
كَمْ
مِنْ
فِئَةٍ
قَل۪يلَةٍ
غَلَبَتْ
فِئَةً
كَث۪يرَةً
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
مَعَ
الصَّابِر۪ينَ
Talut orduyla birlikte ayrıldıktan sonra, «Doğrusu Allah sizi bir ırmakla deneyecektir, ondan içen benden değildir, onu tatmayan eliyle sadece bir avuç avuçlayan müstesna şüphesiz bendendir» dedi. Onlardan pek azı hariç, sudan içtiler. Kendisi ve kendisiyle olan inananlar ırmağı geçince, «Bugün Calut ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yok» dediler. Kendilerinin Allah’a kavuşacağını bilenler ise: «Nice az topluluk çok topluluğa Allah’ın izniyle üstün gelmiştir, Allah sabredenlerle beraberdir» dediler.[249]
تِلْكَ
الرُّسُلُ
فَضَّلْنَا
بَعْضَهُمْ
عَلٰى
بَعْضٍۢ
مِنْهُمْ
مَنْ
كَلَّمَ
اللّٰهُ
وَرَفَعَ
بَعْضَهُمْ
دَرَجَاتٍۜ
وَاٰتَيْنَا
ع۪يسَى
ابْنَ
مَرْيَمَ
الْبَيِّنَاتِ
وَاَيَّدْنَاهُ
بِرُوحِ
الْقُدُسِۜ
وَلَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَا
اقْتَتَلَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
بَعْدِهِمْ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَتْهُمُ
الْبَيِّنَاتُ
وَلٰكِنِ
اخْتَلَفُوا
فَمِنْهُمْ
مَنْ
اٰمَنَ
وَمِنْهُمْ
مَنْ
كَفَرَۜ
وَلَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَا
اقْتَتَلُوا
وَلٰكِنَّ
اللّٰهَ
يَفْعَلُ
مَا
يُر۪يدُ۟
İşte bu peygamberlerden bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Onlardan Allah’ın kendilerine hitabettiği, derecelerle yükselttikleri vardır. Meryem oğlu İsa’ya belgeler verdik, onu Ruhul Kudüs’le destekledik. Allah dileseydi, belgeler kendilerine geldikten sonra, peygamberlerin ardından birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler, kimi inandı, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi, lakin Allah istediğini yapar.[253]
لَٓا
اِكْرَاهَ
فِي
الدّ۪ينِ
قَدْ
تَبَيَّنَ
الرُّشْدُ
مِنَ
الْغَيِّۚ
فَمَنْ
يَكْفُرْ
بِالطَّاغُوتِ
وَيُؤْمِنْ
بِاللّٰهِ
فَقَدِ
اسْتَمْسَكَ
بِالْعُرْوَةِ
الْوُثْقٰىۗ
لَا
انْفِصَامَ
لَهَاۜ
وَاللّٰهُ
سَم۪يعٌ
عَل۪يمٌ
Dinde zorlama yoktur; Artık hak ile batıl iyice ayrılmıştır. Tağutu (saptırıcıları) inkar edip Allah’a inanan kimse, kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır. Allah işitendir, bilendir.[256]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تُبْطِلُوا
صَدَقَاتِكُمْ
بِالْمَنِّ
وَالْاَذٰىۙ
كَالَّذ۪ي
يُنْفِقُ
مَالَهُ
رِئَٓاءَ
النَّاسِ
وَلَا
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
فَمَثَلُهُ
كَمَثَلِ
صَفْوَانٍ
عَلَيْهِ
تُرَابٌ
فَاَصَابَهُ
وَابِلٌ
فَتَرَكَهُ
صَلْداًۜ
لَا
يَقْدِرُونَ
عَلٰى
شَيْءٍ
مِمَّا
كَسَبُواۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْكَافِر۪ينَ
Ey İnananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını sarfeden kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve eza etmekle boşa çıkarmayın. Onun durumu, üzerinde toprak bulunan kayanın durumu gibidir, üzerine bol yağmur yağdığında onu cascavlak bırakır. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah inkar eden kimseleri doğru yola eriştirmez.[264]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَنْفِقُوا
مِنْ
طَيِّبَاتِ
مَا
كَسَبْتُمْ
وَمِمَّٓا
اَخْرَجْنَا
لَكُمْ
مِنَ
الْاَرْضِۖ
وَلَا
تَيَمَّمُوا
الْخَب۪يثَ
مِنْهُ
تُنْفِقُونَ
وَلَسْتُمْ
بِاٰخِذ۪يهِ
اِلَّٓا
اَنْ
تُغْمِضُوا
ف۪يهِۜ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
غَنِيٌّ
حَم۪يدٌ
Ey İnananlar! Kazandıklarınızın temizlerinden ve size yerden çıkardıklarımızdan sarfedin; iğrenmeden alamıyacağınız pis şeyleri vermeye kalkmayın. Allah’ın müstağni ve övülmeye layık olduğunu bilin.[267]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
تَدَايَنْتُمْ
بِدَيْنٍ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّى
فَاكْتُبُوهُۜ
وَلْيَكْتُبْ
بَيْنَكُمْ
كَاتِبٌ
بِالْعَدْلِۖ
وَلَا
يَأْبَ
كَاتِبٌ
اَنْ
يَكْتُبَ
كَمَا
عَلَّمَهُ
اللّٰهُ
فَلْيَكْتُبْۚ
وَلْيُمْلِلِ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِ
الْحَقُّ
وَلْيَتَّقِ
اللّٰهَ
رَبَّهُ
وَلَا
يَبْخَسْ
مِنْهُ
شَيْـٔاًۜ
فَاِنْ
كَانَ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِ
الْحَقُّ
سَف۪يهاً
اَوْ
ضَع۪يفاً
اَوْ
لَا
يَسْتَط۪يعُ
اَنْ
يُمِلَّ
هُوَ
فَلْيُمْلِلْ
وَلِيُّهُ
بِالْعَدْلِۜ
وَاسْتَشْهِدُوا
شَه۪يدَيْنِ
مِنْ
رِجَالِكُمْۚ
فَاِنْ
لَمْ
يَكُونَا
رَجُلَيْنِ
فَرَجُلٌ
وَامْرَاَتَانِ
مِمَّنْ
تَرْضَوْنَ
مِنَ
الشُّهَدَٓاءِ
اَنْ
تَضِلَّ
اِحْدٰيهُمَا
فَتُذَكِّرَ
اِحْدٰيهُمَا
الْاُخْرٰىۜ
وَلَا
يَأْبَ
الشُّهَدَٓاءُ
اِذَا
مَا
دُعُواۜ
وَلَا
تَسْـَٔمُٓوا
اَنْ
تَكْتُبُوهُ
صَغ۪يراً
اَوْ
كَب۪يراً
اِلٰٓى
اَجَلِه۪ۜ
ذٰلِكُمْ
اَقْسَطُ
عِنْدَ
اللّٰهِ
وَاَقْوَمُ
لِلشَّهَادَةِ
وَاَدْنٰٓى
اَلَّا
تَرْتَابُٓوا
اِلَّٓا
اَنْ
تَكُونَ
تِجَارَةً
حَاضِرَةً
تُد۪يرُونَهَا
بَيْنَكُمْ
فَلَيْسَ
عَلَيْكُمْ
جُنَاحٌ
اَلَّا
تَكْتُبُوهَاۜ
وَاَشْهِدُٓوا
اِذَا
تَبَايَعْتُمْۖ
وَلَا
يُضَٓارَّ
كَاتِبٌ
وَلَا
شَه۪يدٌۜ
وَاِنْ
تَفْعَلُوا
فَاِنَّهُ
فُسُوقٌ
بِكُمْۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَۜ
وَيُعَلِّمُكُمُ
اللّٰهُۜ
وَاللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Birbirinize belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız. İçinizden bir katip doğru olarak yazsın; katip onu Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, yazsın. Borçlu olan da yazdırsın, Rabbi olan Allah’tan sakınsın, ondan bir şey eksiltmesin. Eğer borçlu, aptal veya aciz, ya da yazdıramıyacak durumda ise, velisi, doğru olarak yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahid tutun; eğer iki erkek bulunmazsa, şahidlerden razı olacağınız bir erkek, biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir. Şahidler çağırıldıklarında çekinmesinler. Borç büyük veya küçük olsun, onu süresiyle beraber yazmaya üşenmeyin; bu, Allah katında en doğru, şahidlik için en sağlam ve şüphelenmenizden en uzak olandır. Ancak aranızdaki alışveriş peşin olursa, onu yazmamanızda size bir sorumluluk yoktur. Alışveriş yaptığınızda şahid tutun. Katibe de şahide de zarar verilmesin; eğer zarar verirseniz, o zaman doğru yoldan çıkmış olursunuz. Allah’tan sakının, Allah size öğretiyor; Allah her şeyi bilir.[282]
وَاِنْ
كُنْتُمْ
عَلٰى
سَفَرٍ
وَلَمْ
تَجِدُوا
كَاتِباً
فَرِهَانٌ
مَقْبُوضَةٌۜ
فَاِنْ
اَمِنَ
بَعْضُكُمْ
بَعْضاً
فَلْيُؤَدِّ
الَّذِي
اؤْتُمِنَ
اَمَانَتَهُ
وَلْيَتَّقِ
اللّٰهَ
رَبَّهُۜ
وَلَا
تَكْتُمُوا
الشَّهَادَةَۜ
وَمَنْ
يَكْتُمْهَا
فَاِنَّهُٓ
اٰثِمٌ
قَلْبُهُۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
عَل۪يمٌ۟
Eğer yolculukta olup katip bulamazsanız alınan rehin yeter. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin. Rabbi olan Allah’tan sakınsın. Şahidliği gizlemeyin, onu kim gizlerse şüphesiz kalbi günah işlemiş olur. Allah işlediklerinizi bilir.[283]
اٰمَنَ
الرَّسُولُ
بِمَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْهِ
مِنْ
رَبِّه۪
وَالْمُؤْمِنُونَۜ
كُلٌّ
اٰمَنَ
بِاللّٰهِ
وَمَلٰٓئِكَتِه۪
وَكُتُبِه۪
وَرُسُلِه۪ۜ
لَا
نُفَرِّقُ
بَيْنَ
اَحَدٍ
مِنْ
رُسُلِه۪۠
وَقَالُوا
سَمِعْنَا
وَاَطَعْنَا
غُفْرَانَكَ
رَبَّنَا
وَاِلَيْكَ
الْمَص۪يرُ
Peygamber ve inananlar, ona Rabb’inden indirilene inandı. Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. «Peygamberleri arasından hiçbirini ayırdetmeyiz, işittik, itaat ettik, Rabbimiz! Affını dileriz, dönüş Sanadır» dediler.[285]
هُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَنْزَلَ
عَلَيْكَ
الْكِتَابَ
مِنْهُ
اٰيَاتٌ
مُحْكَمَاتٌ
هُنَّ
اُمُّ
الْكِتَابِ
وَاُخَرُ
مُتَشَابِهَاتٌۜ
فَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
زَيْغٌ
فَيَتَّبِعُونَ
مَا
تَشَابَهَ
مِنْهُ
ابْتِغَٓاءَ
الْفِتْنَةِ
وَابْتِغَٓاءَ
تَأْو۪يلِه۪ۚ
وَمَا
يَعْلَمُ
تَأْو۪يلَهُٓ
اِلَّا
اللّٰهُۢ
وَالرَّاسِخُونَ
فِي
الْعِلْمِ
يَقُولُونَ
اٰمَنَّا
بِه۪ۙ
كُلٌّ
مِنْ
عِنْدِ
رَبِّنَاۚ
وَمَا
يَذَّكَّرُ
اِلَّٓا
اُو۬لُوا
الْاَلْبَابِ
Sana Kitap’ı indiren O’dur. Onda Kitap’ın temeli olan kesin anlamlı ayetler vardır, diğerleri de çeşitli anlamlıdırlar. Kalblerinde eğrilik olan kimseler, fitne çıkarmak, kendilerine göre yorumlamak için onların çeşitli anlamlı olanlarına uyarlar. Oysa onların yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: «Ona inandık, hepsi Rabbimiz’in katındandır» derler. Bunu ancak akıl sahipleri düşünür;[7]
وَرَسُولاً
اِلٰى
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
اَنّ۪ي
قَدْ
جِئْتُكُمْ
بِاٰيَةٍ
مِنْ
رَبِّكُمْۙ
اَنّ۪ٓي
اَخْلُقُ
لَكُمْ
مِنَ
الطّ۪ينِ
كَهَيْـَٔةِ
الطَّيْرِ
فَاَنْفُخُ
ف۪يهِ
فَيَكُونُ
طَيْراً
بِاِذْنِ
اللّٰهِۚ
وَاُبْرِئُ
الْاَكْمَهَ
وَالْاَبْرَصَ
وَاُحْـيِ
الْمَوْتٰى
بِاِذْنِ
اللّٰهِۚ
وَاُنَبِّئُكُمْ
بِمَا
تَأْكُلُونَ
وَمَا
تَدَّخِرُونَۙ
ف۪ي
بُيُوتِكُمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةً
لَكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَۚ
Ona Kitabı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretecek, İsrailoğullarına şöyle diyen bir peygamber kılacak: «Ben size Rabbinizden bir ayet getirdim. Ben size çamurdan kuş gibi bir şey yapıp ona üfleyeceğim, Allah’ın izniyle, hemen kuş olacaktır; anadan doğma körleri, alacalıları iyi edeceğim; Allah’ın izniyle, ölüleri dirilteceğim; yediklerinizi ve evlerinizde sakladıklarınızı da size haber vereceğim. İnanmışsanız bunda size delil vardır».[48-49]
Yükleniyor...