ب
1.898ayette
2.544kez geçiyor
103/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 1
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
224 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| بِمَا | Harfi Cer | بِهِ | Onu | 2544 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onu 207
-dığı şeyi 156
Onunla 151
Allah’a 96
-ması sebebiyle 92
Hak ile 50
Ayetlerimizi 41
Başkasıyla 41
Ona 37
Ayetleri 36
Her 32
Öyleyse hangisini? 32
Onlar sebebiyle 26
Sizi 24
Diğer 694 anlam
İspatları 24
İzniyle 23
Hakkı 22
Onları 21
Sona 19
Tanınan ile 17
Allah 17
Onlarla 15
Allah’a andolsun ki 14
Onun emriyle 12
Sahibi 12
Hamd ile 11
Doğru bölüştürme ile 11
Ayeti 11
-ması ile 10
-dığı şeye 10
Kesinlikle sebebiyle 10
Bazısıyla 10
Azap ile 10
Kimseyi 10
Gafil 9
Onun izniyle 9
Sözü 9
O 9
Kayıp ile 9
Onların Rabbine 9
Size 9
Kuvvet ile 8
Hayrı 8
Kötülük 8
Tanınanı 8
Onların malları ile 8
Ayetlerimize 8
Bana 8
Gece ile 7
Onlara 7
-dığı ile 7
Karşılaşmak ile 7
Aciz bırakanlar 7
Bunu 7
Ayetlerimizle 7
Allah’dan 6
Sana 6
Onların ağızları ile 6
-dığı şeye karşılık 6
Günü 6
İnananlar 6
Azabı 6
İsimle 6
Allah’ın yardımıyla 6
Ölçü ile 6
Güç 6
Onun kulları 6
Batıl 5
-an kimseye 5
Ona karşılık 5
Bazısını 5
Zalimleri 5
Benzer ile 5
Kulları 5
Onların simasıyla 5
Onların yüz kızartıcı suçları sebebiyle 5
Ve -ması sebebiyle 5
Zalim 5
Vekil 5
İyi 5
Kötü 5
-an kimseyi 5
Rabbe 5
Vadide 5
İnananlara 5
Kızgınlık ile 4
Ve anne-babaya 4
Ruh ile 4
Onların küfrü sebebiyle 4
Şey ile 4
Batıl ile 4
Adaletle 4
Akşam 4
Biz 4
Güç ile 4
Nimet ile 4
Cehaletle beraber 4
Hayasızlık 4
Kesinlikle 4
Şer ile 4
Benim iznimle 4
Zarar 4
Yolu bulanları 4
-an kimse ile 4
Kitabı 4
Rahmetle 4
-dığı şey ile 4
Oğullar ile 4
Dün 4
Etkin 4
Su ile 4
Oğlan ile 4
Senle 4
Senin Rabbin 4
Rabbime 4
Onun anne-babasına 4
Ayetlerimi 3
Sabır ile 3
Onların elleri ile 3
İnanmayla 3
İyi davranmak ile 3
-mak 3
Boş söz ile 3
Onun iradesi ile 3
Hayasızlığı 3
Onun yardımı ile 3
Kitaba 3
Sizin Rabbinize 3
Mallarınız ile 3
Onun ilmiyle 3
Hak 3
Elçiler 3
-an kimselere 3
Onun ayetlerini 3
Öyleyse -ması sebeiyle 3
Öyleyse hangisine? 3
Sabah ile 3
Onun kelimeleri ile 3
Yol göstermek ile 3
Hayata 3
Onun benzeri ile 3
Selamet ile 3
Onun tevilini 3
Onun hamdını 3
Rahmana 3
Daha iyiyle 3
-an kimsenin yardımıyla 3
Namazı 3
Kullarımı 3
Kalp ile 3
Azap edilenler 3
Gücü yeten 3
Uyarıcıları 3
Söz 3
Dini 3
Bunun yardımıyla 2
Onların isimleri ile 2
İyiliği 2
Kötülükle 2
Sona karşılık 2
Şeyi 2
Onun rahmetini 2
İnsanlara 2
Uyan 2
Çıkanlar 2
Sizinle 2
Beni 2
Elleriniz ile 2
Onların canları için 2
Onun çocuğu için 2
Kulpu 2
Doğru bölüştürme 2
Kelimeyi 2
Bozanları 2
Onun sözünü 2
İpe 2
Sığınanları 2
-ması sebeiyle 2
-dığı şey sebebiyle 2
-an kimseleri 2
Nimeti 2
Cimriliği 2
Sizin yüzlerinizi 2
Onların dilleri ile 2
Cehennem 2
İkisine 2
Onların zulmü için 2
İsayı 2
Gönderilenler 2
Zorluk ile 2
Sabah 2
Daha bilen 2
Gündüz 2
Örtenler 2
Koruyucu 2
Onların canlarına 2
Zulüm yardımıyla 2
Onların iddiasıyla 2
İlim ile 2
Rahmete 2
Benimle 2
Kötülük ile 2
İspatı 2
Sihir 2
Ve onunla 2
Asân ile 2
Onların canları ile 2
Ordularla 2
Bize 2
Senin rahmetinle 2
Kovan 2
Bizim gözetimim 2
Müjde ile 2
Buzağı 2
İshak ile 2
Senin halkın 2
Parçada 2
Uzak 2
Onların donanımını 2
Uyumlulara 2
Kavimi 2
Anmanın yardımıyla 2
Dil ile 2
Yaratmak 2
Söze 2
Batıla mı? 2
Ve nimete 2
Adaleti 2
Mallar ile 2
Yüz kızartıcı suçları 2
Ölçütle 2
Onun sağ eliyle 2
Onun yanıyla 2
Ve hak ile 2
Buna 2
Kayıp olana 2
Emirle 2
Onların kulluğunu 2
Senin dilin ile 2
Azap yardımıyla 2
Rabbimize 2
Kuranı 2
İlahlarımıza 2
Emrimizle 2
Dört 2
Saati 2
Azabımızı mı? 2
Haberi 2
Yol gösteren 2
Yol göstermek 2
Yan tarafta 2
Onların ortaklarını 2
-masını 2
Suç işleyenleri 2
Alanda 2
Yemişi 2
O sebebiyle 2
Aydınlatma araçları ile 2
Huriler ile 2
Ufukta 2
Geçilenler 2
Ve onların sağları 2
Sevgi ile 2
Cinlenmiş 2
En iyiyi 2
adıyla 1
gayba 1
şeye 1
Ve Ahirete de 1
Ve gününe 1
İnanmadıkları halde 1
sebebiyle 1
hidayete karşılık 1
Onların ışığını 1
Kafirleri 1
İşitmelerini 1
Onun ile 1
bir Sûre 1
Hepsini / Her 1
İsimleri 1
Benim sözümü 1
Sözünüzü 1
Sizin edinmeniz sebebiyle 1
Asân yardımıyla 1
Onun bazısıyla 1
Elçileri 1
Onu uzaklaştıran 1
Bâbile 1
Zarar verenler 1
Kelimelerle 1
İkisini 1
Yol göstermeğe karşılık 1
Bağışlamaya karşılık 1
Onların sözünu 1
Hüre karşılık 1
Kula karşılık 1
Kadına karşılık 1
Tanınana 1
Ay ile 1
Umreyi 1
Kötülük sebebiyle 1
Onları geri döndürmeğe 1
Mülk ile 1
Ordularıyla 1
Nehir ile 1
Onun eliyle 1
Câlut’a 1
Taşkınlaştırana 1
Güneşi 1
Başa kakmakla 1
Tepe 1
Onu alanlar 1
Savaşa 1
Borç ile 1
Seherlerde 1
Senin iraden ile 1
Kabul ile 1
Yahya’yı 1
İbrahime 1
Bir kantar malı 1
Dinarı 1
Küfretmeyi 1
Tevrat’ı 1
Bekkede 1
Onun nimeti yardımıyla 1
Öfkeniz sebebiyle 1
Bedir 1
Üç ile 1
Beş ile 1
Gamla 1
Hoşnutsuzluk 1
İzinle 1
İnanmaya karşılık 1
Adak 1
Ve -an kimse ile 1
Kurtulup başardıkları için 1
İyi ile 1
İnanmanızı 1
Ve sahip ile 1
Yanında 1
Şahidi 1
Düşmanlarınızı 1
Hayırsız şeriat 1
Sağlık dilemeyi 1
Daha iyiyi 1
Sadakayı 1
Sizin kuruntularınız ile 1
Diğerlerini 1
Size azap etmek için 1
Onların anlaşmaları sebebiyle 1
Sebeiyle 1
Ve onların küfretmelei sebebiyle 1
Zulüm için 1
Ve onların alıkoyması sebebiyle 1
Sözleşmeleri 1
Zarlar yardımıyla 1
İnanmayı 1
Başlarınızla 1
Elçilerime 1
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1
Uzatan 1
Benim kötülüğümle 1
Cana karşılık 1
Göze karşılık 1
Buruna karşılık 1
Kulağa karşılık 1
Dişe 1
Fetih ile 1
Kavim 1
Küfür ile 1
Şahitliği 1
Ve benim elçime 1
Onların yüz kızartıcı suçları için 1
Ayetle 1
Onun iki kanadıyla 1
Şükredenler 1
Emniyetle 1
Zulüme 1
Hemen onların yol göstermesine 1
Onun ayetlerine 1
Onların heveslerinin yardımıyla 1
Sınırı aşanları 1
Çıkan 1
İlim 1
Kemiğe 1
Onların azmasıyla 1
Ve sözü 1
Aldatma ile 1
Doğru bölüştürmeyi 1
Ayetlerimiz ile 1
Seneler 1
Musa ile 1
On ile 1
Mesajlarımla 1
Ve kelamımla 1
Onun en iyisini 1
Başı 1
İyiler ile 1
Sizin Rabbiniz 1
Onların arkadaşında 1
Örf ile 1
Binle 1
Azap 1
Ve inananların yardımıyla 1
Çıkarmak ile 1
Küfrüne 1
Örtenleri 1
Ellerimiz ile 1
Ve onun elçisine 1
Allah’la mı? 1
Tanınmayanı 1
Payları ile 1
Payınız ile 1
Paylarından 1
Onların oturmasına 1
Oturmayı 1
Onların yüz kızartıcı suçlarını 1
Sizin alışverişinizle 1
İnanmaları sebebiyle 1
Bir kuranı 1
Rüzgar ile 1
Sûreyi 1
Onun ilmini 1
Fazlalık ile 1
Ve onun rahmetine 1
Hemen ona 1
Bununla beraber 1
Mısırda 1
Bedeninle 1
On 1
Bırakanlar 1
Onun perçemini 1
Yakın 1
Olgun 1
Onların emrini 1
Güvenen 1
Kan 1
Fiyat 1
Senin ailen 1
Onların gizli planı 1
Tevil 1
İlim adamları 1
Onların tuzağını 1
Rahmetimizi 1
Erkek kardeş 1
Onların kapları ile 1
Parayla 1
Yusuf 1
Gömleğimi 1
Sizin halkınız 1
Ona ulaşan 1
Onun ölçüsüyle 1
-dığı şey ile beraber 1
Görüneni 1
Günleri 1
Ölü 1
Sizin imdadınıza yetişen 1
Benim imdadıma yetişenler 1
Vadiye 1
Melekleri 1
Rızık verenler 1
Depolayanlar ile 1
Çıkarılanlar 1
Hemen ne ile? 1
Yolda 1
Önderle 1
Zorlukla 1
Ve yıldız yardımıyla 1
Kadın ile 1
Geri döndürenler 1
Nimeti mi? 1
Küfre 1
Nimetlere 1
Hikmet ile 1
Onun kulunu 1
Canın 1
İnsanları 1
Sesinle 1
Senin atınla 1
Onların önderiyle 1
Namazında 1
Eşikte 1
Gümüş paralarınız ile 1
Rızkı 1
Onların sayısı ile 1
Hurma ağacı yardımıyla 1
Onun meyvesiyle 1
Tevili 1
En büyük zarara uğrayanları 1
Kulluğa 1
Senin çağırman sebebiyle 1
Kütükle 1
Anneme 1
Onlar 1
Çağırma sebebiyle 1
Tutuşmuş odun 1
Sağ elin 1
Sahil ile 1
Ayetlerimle 1
Senin sihrin yardımıyla 1
İkisinin sihrinin yardımıyla 1
Sizin yolunuz 1
Onun orduları ile 1
Bizim gücümüzle 1
Tutma 1
Ve -mazlar/-mezler 1
Anmak 1
Vahiy yardımıyla 1
Sarhoşlar 1
Aracı 1
Eğriliğe yöneltmek ile 1
Zulüm ile 1
Hacı 1
Ev ile 1
Yağı 1
-masına karşılık 1
Onların anması 1
Saptırma 1
Kendi kendilerine 1
Şahitleri 1
Sizin dilleriniz ile 1
Sizin ağızlarınız ile 1
Onların baş örtülerini 1
Ayaklarını 1
Geniş arazilerde 1
Görme organlarını 1
Ve elçi ile 1
Süsü 1
Bulut ile 1
Örnek ile 1
Onun sihri yardımyla 1
Etkinliğe andolsun ki 1
Yararlı hayvanlar ile 1
Ateş parçasıyla 1
Haber 1
Kitabımı 1
Hediye ile 1
Neyle? 1
Mal ile 1
Sizin hediyenize 1
Onun tahtını 1
Ve kimseyle 1
Onun hükmünü 1
Şey yardımıyla 1
Onun halkıyla 1
Kardeşinle 1
Hepsini 1
Işık kaynağı 1
Birbirine bağlı topluluk 1
Ve onun yurdunu 1
Bizi 1
Taşıyanlar 1
Onun yüz kızartıcı suçu için 1
Sağ elinle 1
Yardım ile 1
Hangisini? 1
Sizin ağızlarınızla 1
Ayıplı 1
Diller ile 1
Onların doğru sözlerine 1
Onların öfkesi ile 1
Onların iki bahçesine karşılık 1
-an kimse 1
Bir ile 1
Sizin arakdaşınızda 1
Onların dayandığı kimseler ile 1
Sizin şirkiniz 1
İşittiren 1
Ve kayıt defterleri 1
Ve kitap ile 1
Hayırlarda 1
Onun halkına 1
Bağışlama 1
Üçüncüyle 1
Onun iradesiyle 1
Süs ile 1
Kase ile 1
Ölüler 1
Rabbin hakkında 1
Kurbanlık hayvanı 1
Ve gece ile 1
Kitabınızı 1
Fitneleyenler 1
Onların sahalarına 1
İstediği için 1
Perdeyle 1
Bacakları 1
Yorgunluk ile 1
Ayağını 1
Senin elinle 1
Saf olan ile 1
İleri gelenler 1
İrademle 1
Öyleyse senin etkinliğine andolsun ki 1
Küfrün ile 1
Onun yüzünü 1
Doğruluğu 1
Doğruluk 1
Yeten 1
-an kimseler ile 1
Rahmeti 1
Onların kurtulup başarmaları 1
Onun kuvvetiyle 1
Aydınlık yarmımıyla 1
Nebiler 1
Onların elçisini 1
Bizim yüz kızartıcı suçlarımızı 1
Şey 1
Soya 1
Ona ulaşanlar 1
Ve -şeyi 1
-dığı şey karşılığında 1
Sizin Rabbinizi 1
Bahçe ile 1
Zikri 1
En doğru rehberi 1
Hikmeti 1
Tepsiler yardımıyla 1
Duman 1
Yayılanlar 1
Atalarımızı 1
Atalarınmızı 1
Kesin inanır hale gelenler 1
Siz sebebiyle 1
Kum fırtınaları yardımıyla 1
Aciz bırakan 1
Onların yaratmasında 1
Merkezinde 1
Haber ile 1
Lakaplar ile 1
Sizin dininizi 1
Yaratırken 1
Tehdit 1
Zorlayan 1
Ve seherler ile 1
Onun dayanağıyla 1
Kuvvetler ile 1
Kınanan ile 1
Kahin 1
Bizim gözetimimiz ile 1
En iyiyle 1
Bizim gözetimimiz 1
Seherde 1
Görme organı ile 1
Hesap ile 1
Perçemleri 1
Kaplarla 1
Mevkilere andolsun ki 1
Bununla mı? 1
Sur yardımıyla 1
Elçilerimizi 1
Onun elçisi 1
Onlara zarar veren 1
Ruh yardımıyla 1
Öyleyse izinle 1
İnanmanın yardımıyla 1
İnanmalarını 1
Eşlik akitlerini 1
Suçlamayla 1
Elçiyi 1
Kelimeler ile 1
Onların yüz kızartıcı suçu 1
Hanginizle 1
Abartmayla 1
Onların görme organları ile 1
Patlama sesini 1
Taşan yardımıyla 1
Rüzgar yardımıyla 1
Yanlış yapan ile 1
Onun sağ eline 1
Onun sol eline 1
Onun oğullar ile 1
Onların şahitlikleriyle 1
Rabbime andolsun ki 1
Adamlara 1
Onun Rabbine 1
Gününe 1
Cana andolsun ki 1
Bacağa 1
Adağı 1
Kepçelerle 1
Kıvılcımı 1
Meydanda 1
Eller ile 1
Hangisi sebebiyle? 1
Büzülüp kalanlara andolsun ki 1
Cimrilik eden 1
Senin Rabbinin yardımıyla 1
Kaybolanlar 1
Şafak ile 1
Fıkra 1
Zorlayıcı ile 1
Ad’a 1
Gözetleme aracıyla 1
Buna andolsun ki 1
Burada 1
Sabrı 1
Merhameti 1
Onun taşkınlığı sebebiyle 1
Onların yüz kızartıcı suçunu 1
Daha iyi hükmeden 1
Kalem yardımıyla 1
Sığınmayı 1
Perçemi 1
Arkadaşlarına 1
Taşları 1
hamd ile 1
Rabbine 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Mâide suresi ✕ Süzgeci kaldır
60 ayet
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَوْفُوا
بِالْعُقُودِۜ
اُحِلَّتْ
لَكُمْ
بَه۪يمَةُ
الْاَنْعَامِ
اِلَّا
مَا
يُتْلٰى
عَلَيْكُمْ
غَيْرَ
مُحِلِّي
الصَّيْدِ
وَاَنْتُمْ
حُرُمٌۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يَحْكُمُ
مَا
يُر۪يدُ
Ey İnananlar! Akidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışında, hayvanlar helal kılındı; Allah dilediği hükmü verir.[1]
حُرِّمَتْ
عَلَيْكُمُ
الْمَيْتَةُ
وَالدَّمُ
وَلَحْمُ
الْخِنْز۪يرِ
وَمَٓا
اُهِلَّ
لِغَيْرِ
اللّٰهِ
بِه۪
وَالْمُنْخَنِقَةُ
وَالْمَوْقُوذَةُ
وَالْمُتَرَدِّيَةُ
وَالنَّط۪يحَةُ
وَمَٓا
اَكَلَ
السَّبُعُ
اِلَّا
مَا
ذَكَّيْتُمْ
وَمَا
ذُبِحَ
عَلَى
النُّصُبِ
وَاَنْ
تَسْتَقْسِمُوا
بِالْاَزْلَامِۜ
ذٰلِكُمْ
فِسْقٌۜ
اَلْيَوْمَ
يَـئِسَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
د۪ينِكُمْ
فَلَا
تَخْشَوْهُمْ
وَاخْشَوْنِۜ
اَلْيَوْمَ
اَكْمَلْتُ
لَكُمْ
د۪ينَكُمْ
وَاَتْمَمْتُ
عَلَيْكُمْ
نِعْمَت۪ي
وَرَض۪يتُ
لَكُمُ
الْاِسْلَامَ
د۪يناًۜ
فَمَنِ
اضْطُرَّ
ف۪ي
مَخْمَصَةٍ
غَيْرَ
مُتَجَانِفٍ
لِاِثْمٍۙ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler, -canları çıkmadan önce kesmemişseniz, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları- dikili taşlar üzerine boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı; bunlar fasıklıktır. Bugün, inkar edenler sizi dininizden etmekten umutlarını kesmişlerdir, onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam’ı beğendim. Açlıktan darda kalan, günaha kaymaksızın yiyebilir. Doğrusu Allah Bağışlayan’dır, merhametli olandır.[3]
اَلْيَوْمَ
اُحِلَّ
لَكُمُ
الطَّيِّبَاتُۜ
وَطَعَامُ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
حِلٌّ
لَكُمْۖ
وَطَعَامُكُمْ
حِلٌّ
لَهُمْۘ
وَالْمُحْصَنَاتُ
مِنَ
الْمُؤْمِنَاتِ
وَالْمُحْصَنَاتُ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
اِذَٓا
اٰتَيْتُمُوهُنَّ
اُجُورَهُنَّ
مُحْصِن۪ينَ
غَيْرَ
مُسَافِح۪ينَ
وَلَا
مُتَّخِذ۪ٓي
اَخْدَانٍۜ
وَمَنْ
يَكْفُرْ
بِالْا۪يمَانِ
فَقَدْ
حَبِطَ
عَمَلُهُۘ
وَهُوَ
فِي
الْاٰخِرَةِ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ۟
Bugün, size temiz olanlar helal kılındı. Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. İnanan hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kitap verilenlerin hür ve iffetli kadınları -zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve mehirlerini verdiğiniz takdirde- size helaldir. Kim imanı inkar ederse, şüphesiz amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.[5]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
قُمْتُمْ
اِلَى
الصَّلٰوةِ
فَاغْسِلُوا
وُجُوهَكُمْ
وَاَيْدِيَكُمْ
اِلَى
الْمَرَافِقِ
وَامْسَحُوا
بِرُؤُ۫سِكُمْ
وَاَرْجُلَكُمْ
اِلَى
الْكَعْبَيْنِۜ
وَاِنْ
كُنْتُمْ
جُنُباً
فَاطَّهَّرُواۜ
وَاِنْ
كُنْتُمْ
مَرْضٰٓى
اَوْ
عَلٰى
سَفَرٍ
اَوْ
جَٓاءَ
اَحَدٌ
مِنْكُمْ
مِنَ
الْغَٓائِطِ
اَوْ
لٰمَسْتُمُ
النِّسَٓاءَ
فَلَمْ
تَجِدُوا
مَٓاءً
فَتَيَمَّمُوا
صَع۪يداً
طَيِّباً
فَامْسَحُوا
بِوُجُوهِكُمْ
وَاَيْد۪يكُمْ
مِنْهُۜ
مَا
يُر۪يدُ
اللّٰهُ
لِيَجْعَلَ
عَلَيْكُمْ
مِنْ
حَرَجٍ
وَلٰكِنْ
يُر۪يدُ
لِيُطَهِّرَكُمْ
وَلِيُتِمَّ
نِعْمَتَهُ
عَلَيْكُمْ
لَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Ey İnananlar! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, -başlarınızı meshedip- topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz yıkanıp temizlenin; şayet hasta veya yolculukta iseniz veya ayak yolundan gelmişseniz yahut kadınlara yaklaşmışsanız ve su bulamamışsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla meshedin. Allah sizi zorlamak istemez, Allah sizi arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.[6]
وَاذْكُرُوا
نِعْمَةَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْ
وَم۪يثَاقَهُ
الَّذ۪ي
وَاثَقَكُمْ
بِه۪ٓۙ
اِذْ
قُلْتُمْ
سَمِعْنَا
وَاَطَعْنَاۘ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَل۪يمٌ
بِذَاتِ
الصُّدُورِ
Allah’ın size olan nimetini ve «İşittik, itaat ettik» dediğinizde sizi andına bağladığı sözünü anın. Allah’tan sakının, Allah içinizde olanı elbette bilir.[7]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
كُونُوا
قَوَّام۪ينَ
لِلّٰهِ
شُهَدَٓاءَ
بِالْقِسْطِۘ
وَلَا
يَجْرِمَنَّكُمْ
شَنَاٰنُ
قَوْمٍ
عَلٰٓى
اَلَّا
تَعْدِلُواۜ
اِعْدِلُوا۠
هُوَ
اَقْرَبُ
لِلتَّقْوٰىۘ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
خَب۪يرٌ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
Ey İnananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahidler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin; adil olun; bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’tan sakının, doğrusu Allah işlediklerinizden Haberdar’dır.[8]
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَكَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَٓا
اُو۬لٰٓئِكَ
اَصْحَابُ
الْجَح۪يمِ
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.[10]
وَلَقَدْ
اَخَذَ
اللّٰهُ
م۪يثَاقَ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَۚ
وَبَعَثْنَا
مِنْهُمُ
اثْنَيْ
عَشَرَ
نَق۪يباًۜ
وَقَالَ
اللّٰهُ
اِنّ۪ي
مَعَكُمْۜ
لَئِنْ
اَقَمْتُمُ
الصَّلٰوةَ
وَاٰتَيْتُمُ
الزَّكٰوةَ
وَاٰمَنْتُمْ
بِرُسُل۪ي
وَعَزَّرْتُمُوهُمْ
وَاَقْرَضْتُمُ
اللّٰهَ
قَرْضاً
حَسَناً
لَاُكَفِّرَنَّ
عَنْكُمْ
سَيِّـَٔاتِكُمْ
وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
فَمَنْ
كَفَرَ
بَعْدَ
ذٰلِكَ
مِنْكُمْ
فَقَدْ
ضَلَّ
سَوَٓاءَ
السَّب۪يلِ
And olsun ki, Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. Onlardan oniki reis seçtik. Allah: «Ben şüphesiz sizinleyim, namaz kılarsanız, zekat verirseniz, peygamberlerime inanır ve onlara yardım ederseniz, Allah uğrunda güzel bir takdimede bulunursanız, and olsun ki kötülüklerinizi örterim. And olsun ki, sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse şüphesiz doğru yoldan sapmış olur» dedi.[12]
فَبِمَا
نَقْضِهِمْ
م۪يثَاقَهُمْ
لَعَنَّاهُمْ
وَجَعَلْنَا
قُلُوبَهُمْ
قَاسِيَةًۚ
يُحَرِّفُونَ
الْكَلِمَ
عَنْ
مَوَاضِعِه۪ۙ
وَنَسُوا
حَظاًّ
مِمَّا
ذُكِّرُوا
بِه۪ۚ
وَلَا
تَزَالُ
تَطَّلِعُ
عَلٰى
خَٓائِنَةٍ
مِنْهُمْ
اِلَّا
قَل۪يلاً
مِنْهُمْ
فَاعْفُ
عَنْهُمْ
وَاصْفَحْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يُحِبُّ
الْمُحْسِن۪ينَ
Sözlerini bozdukları için onlara lanet ettik, kalblerini katılaştırdık. Onlar sözleri yerlerinden değiştirirler. Kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular. İçlerinden pek azından başkasının daima hainliklerini görürsün, onları affet ve geç. Allah iyilik yapanları şüphesiz sever.[13]
وَمِنَ
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اِنَّا
نَصَارٰٓى
اَخَذْنَا
م۪يثَاقَهُمْ
فَنَسُوا
حَظاًّ
مِمَّا
ذُكِّرُوا
بِه۪ۖ
فَاَغْرَيْنَا
بَيْنَهُمُ
الْعَدَاوَةَ
وَالْبَغْضَٓاءَ
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِۜ
وَسَوْفَ
يُنَبِّئُهُمُ
اللّٰهُ
بِمَا
كَانُوا
يَصْنَعُونَ
«Biz hıristiyanız» diyenlerden de söz almıştık; onlar, kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular, bu yüzden aralarına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Allah, yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.[14]
يَهْد۪ي
بِهِ
اللّٰهُ
مَنِ
اتَّبَعَ
رِضْوَانَهُ
سُبُلَ
السَّلَامِ
وَيُخْرِجُهُمْ
مِنَ
الظُّلُمَاتِ
اِلَى
النُّورِ
بِاِذْنِه۪
وَيَهْد۪يهِمْ
اِلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
Allah, rızasını gözetenleri onunla, selamet yollarına eriştirir ve onları, izni ile, karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Onları doğru yola iletir.[16]
وَقَالَتِ
الْيَهُودُ
وَالنَّصَارٰى
نَحْنُ
اَبْنَٓاءُ
اللّٰهِ
وَاَحِبَّٓاؤُ۬هُۜ
قُلْ
فَلِمَ
يُعَذِّبُكُمْ
بِذُنُوبِكُمْۜ
بَلْ
اَنْتُمْ
بَشَرٌ
مِمَّنْ
خَلَقَۜ
يَغْفِرُ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيُعَذِّبُ
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَلِلّٰهِ
مُلْكُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَاۘ
وَاِلَيْهِ
الْمَص۪يرُ
Yahudiler ve hıristiyanlar, «Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz» dediler. «Öyleyse günahlarınızdan ötürü size niçin azabediyor? Bilakis siz O’nun yarattığı insanlarsınız» de, Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş O’nadır.[18]
وَاتْلُ
عَلَيْهِمْ
نَبَاَ
ابْنَيْ
اٰدَمَ
بِالْحَقِّۢ
اِذْ
قَرَّبَا
قُرْبَاناً
فَتُقُبِّلَ
مِنْ
اَحَدِهِمَا
وَلَمْ
يُتَقَبَّلْ
مِنَ
الْاٰخَرِۜ
قَالَ
لَاَقْتُلَنَّكَۜ
قَالَ
اِنَّمَا
يَتَقَبَّلُ
اللّٰهُ
مِنَ
الْمُتَّق۪ينَ
Onlara, Adem’in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat: İkisi birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. Kabul edilmeyen, «And olsun seni öldüreceğim» deyince, kardeşi: «Allah ancak sakınanların takdimesini kabul eder» demişti.[27]
لَئِنْ
بَسَطْتَ
اِلَيَّ
يَدَكَ
لِتَقْتُلَن۪ي
مَٓا
اَنَا۬
بِبَاسِطٍ
يَدِيَ
اِلَيْكَ
لِاَقْتُلَكَۚ
اِنّ۪ٓي
اَخَافُ
اللّٰهَ
رَبَّ
الْعَالَم۪ينَ
«Beni öldürmek üzere elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için sana elimi uzatmam, çünkü ben, Alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.[28]
اِنّ۪ٓي
اُر۪يدُ
اَنْ
تَبُٓوأَ
بِاِثْم۪ي
وَاِثْمِكَ
فَتَكُونَ
مِنْ
اَصْحَابِ
النَّارِۚ
وَذٰلِكَ
جَزٰٓؤُا
الظَّالِم۪ينَۚ
Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenip cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası budur».[29]
مِنْ
اَجْلِ
ذٰلِكَۚۛ
كَتَبْنَا
عَلٰى
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
اَنَّهُ
مَنْ
قَتَلَ
نَفْساً
بِغَيْرِ
نَفْسٍ
اَوْ
فَسَادٍ
فِي
الْاَرْضِ
فَكَاَنَّمَا
قَتَلَ
النَّاسَ
جَم۪يـعاًۜ
وَمَنْ
اَحْيَاهَا
فَكَاَنَّمَٓا
اَحْيَا
النَّاسَ
جَم۪يعاًۜ
وَلَقَدْ
جَٓاءَتْهُمْ
رُسُلُنَا
بِالْبَيِّنَاتِۘ
ثُمَّ
اِنَّ
كَث۪يراً
مِنْهُمْ
بَعْدَ
ذٰلِكَ
فِي
الْاَرْضِ
لَمُسْرِفُونَ
Bunun için İsrailoğullarına şöyle yazdık: «Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur». And olsun ki, onlara belgelerle peygamberlerimiz geldi, sonra buna rağmen, onların çoğu yeryüzünde taşkınlık edenler oldu.[32]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لَوْ
اَنَّ
لَهُمْ
مَا
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاً
وَمِثْلَهُ
مَعَهُ
لِيَفْتَدُوا
بِه۪
مِنْ
عَذَابِ
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِ
مَا
تُقُبِّلَ
مِنْهُمْۚ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Doğrusu, yeryüzünde olan bütün şeyler ve onların bir katı daha kafirlerin olsa da, kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verseler kabul edilmez. Onlara elem verici azab vardır.[36]
يُر۪يدُونَ
اَنْ
يَخْرُجُوا
مِنَ
النَّارِ
وَمَا
هُمْ
بِخَارِج۪ينَ
مِنْهَاۘ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
مُق۪يمٌ
Ateşten çıkmak isterler, çıkamazlar. Onlara sürekli azab vardır.[37]
وَالسَّارِقُ
وَالسَّارِقَةُ
فَاقْطَعُٓوا
اَيْدِيَهُمَا
جَزَٓاءً
بِمَا
كَسَبَا
نَكَالاً
مِنَ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
Erkek hırsız ve kadın hırsızın, yaptıklarından ötürü Allah tarafından ibret verici bir ceza olarak, ellerini kesin. Allah Güçlü’dür, Hakim’dir.[38]
يَٓا اَيُّهَا
الرَّسُولُ
لَا
يَحْزُنْكَ
الَّذ۪ينَ
يُسَارِعُونَ
فِي
الْكُفْرِ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اٰمَنَّا
بِاَفْوَاهِهِمْ
وَلَمْ
تُؤْمِنْ
قُلُوبُهُمْۚ
وَمِنَ
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
سَمَّاعُونَ
لِلْكَذِبِ
سَمَّاعُونَ
لِقَوْمٍ
اٰخَر۪ينَۙ
لَمْ
يَأْتُوكَۜ
يُحَرِّفُونَ
الْكَلِمَ
مِنْ
بَعْدِ
مَوَاضِعِه۪ۚ
يَقُولُونَ
اِنْ
اُو۫ت۪يتُمْ
هٰذَا
فَخُذُوهُ
وَاِنْ
لَمْ
تُؤْتَوْهُ
فَاحْذَرُواۜ
وَمَنْ
يُرِدِ
اللّٰهُ
فِتْنَتَهُ
فَلَنْ
تَمْلِكَ
لَهُ
مِنَ
اللّٰهِ
شَيْـٔاًۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
لَمْ
يُرِدِ
اللّٰهُ
اَنْ
يُطَهِّرَ
قُلُوبَهُمْۜ
لَهُمْ
فِي
الدُّنْيَا
خِزْيٌ
وَلَهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌ
Kalbleri inanmamışken, ağızlarıyla, «İnandık» diyenler, yahudilerden yalana kulak verenler ve başka bir topluluk hesabına casusluk edenlerden inkara koşanlar seni üzmesin. Sözleri asıl yerlerinden değiştirirler de, «Böyle bir fetva size verilirse alın, verilmezse kaçının» derler. Allah’ın fitneye düşmesini dilediği kimse için Allah’a karşı senin elinden bir şey gelmez. İşte onlar Allah’ın, kalblerini arıtmak istemediği kimselerdir. Dünyada rezillik onlaradır. Onlara ahirette de büyük azab vardır.[41]
Yükleniyor...