ب

1.898ayette
2.544kez geçiyor
103/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Alak 1 1. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 224 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
بِمَا Harfi Cer بِهِ Onu 2544

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 694 anlam
İspatları 24 İzniyle 23 Hakkı 22 Onları 21 Sona 19 Tanınan ile 17 Allah 17 Onlarla 15 Allah’a andolsun ki 14 Onun emriyle 12 Sahibi 12 Hamd ile 11 Doğru bölüştürme ile 11 Ayeti 11 -ması ile 10 -dığı şeye 10 Kesinlikle sebebiyle 10 Bazısıyla 10 Azap ile 10 Kimseyi 10 Gafil 9 Onun izniyle 9 Sözü 9 O 9 Kayıp ile 9 Onların Rabbine 9 Size 9 Kuvvet ile 8 Hayrı 8 Kötülük 8 Tanınanı 8 Onların malları ile 8 Ayetlerimize 8 Bana 8 Gece ile 7 Onlara 7 -dığı ile 7 Karşılaşmak ile 7 Aciz bırakanlar 7 Bunu 7 Ayetlerimizle 7 Allah’dan 6 Sana 6 Onların ağızları ile 6 -dığı şeye karşılık 6 Günü 6 İnananlar 6 Azabı 6 İsimle 6 Allah’ın yardımıyla 6 Ölçü ile 6 Güç 6 Onun kulları 6 Batıl 5 -an kimseye 5 Ona karşılık 5 Bazısını 5 Zalimleri 5 Benzer ile 5 Kulları 5 Onların simasıyla 5 Onların yüz kızartıcı suçları sebebiyle 5 Ve -ması sebebiyle 5 Zalim 5 Vekil 5 İyi 5 Kötü 5 -an kimseyi 5 Rabbe 5 Vadide 5 İnananlara 5 Kızgınlık ile 4 Ve anne-babaya 4 Ruh ile 4 Onların küfrü sebebiyle 4 Şey ile 4 Batıl ile 4 Adaletle 4 Akşam 4 Biz 4 Güç ile 4 Nimet ile 4 Cehaletle beraber 4 Hayasızlık 4 Kesinlikle 4 Şer ile 4 Benim iznimle 4 Zarar 4 Yolu bulanları 4 -an kimse ile 4 Kitabı 4 Rahmetle 4 -dığı şey ile 4 Oğullar ile 4 Dün 4 Etkin 4 Su ile 4 Oğlan ile 4 Senle 4 Senin Rabbin 4 Rabbime 4 Onun anne-babasına 4 Ayetlerimi 3 Sabır ile 3 Onların elleri ile 3 İnanmayla 3 İyi davranmak ile 3 -mak 3 Boş söz ile 3 Onun iradesi ile 3 Hayasızlığı 3 Onun yardımı ile 3 Kitaba 3 Sizin Rabbinize 3 Mallarınız ile 3 Onun ilmiyle 3 Hak 3 Elçiler 3 -an kimselere 3 Onun ayetlerini 3 Öyleyse -ması sebeiyle 3 Öyleyse hangisine? 3 Sabah ile 3 Onun kelimeleri ile 3 Yol göstermek ile 3 Hayata 3 Onun benzeri ile 3 Selamet ile 3 Onun tevilini 3 Onun hamdını 3 Rahmana 3 Daha iyiyle 3 -an kimsenin yardımıyla 3 Namazı 3 Kullarımı 3 Kalp ile 3 Azap edilenler 3 Gücü yeten 3 Uyarıcıları 3 Söz 3 Dini 3 Bunun yardımıyla 2 Onların isimleri ile 2 İyiliği 2 Kötülükle 2 Sona karşılık 2 Şeyi 2 Onun rahmetini 2 İnsanlara 2 Uyan 2 Çıkanlar 2 Sizinle 2 Beni 2 Elleriniz ile 2 Onların canları için 2 Onun çocuğu için 2 Kulpu 2 Doğru bölüştürme 2 Kelimeyi 2 Bozanları 2 Onun sözünü 2 İpe 2 Sığınanları 2 -ması sebeiyle 2 -dığı şey sebebiyle 2 -an kimseleri 2 Nimeti 2 Cimriliği 2 Sizin yüzlerinizi 2 Onların dilleri ile 2 Cehennem 2 İkisine 2 Onların zulmü için 2 İsayı 2 Gönderilenler 2 Zorluk ile 2 Sabah 2 Daha bilen 2 Gündüz 2 Örtenler 2 Koruyucu 2 Onların canlarına 2 Zulüm yardımıyla 2 Onların iddiasıyla 2 İlim ile 2 Rahmete 2 Benimle 2 Kötülük ile 2 İspatı 2 Sihir 2 Ve onunla 2 Asân ile 2 Onların canları ile 2 Ordularla 2 Bize 2 Senin rahmetinle 2 Kovan 2 Bizim gözetimim 2 Müjde ile 2 Buzağı 2 İshak ile 2 Senin halkın 2 Parçada 2 Uzak 2 Onların donanımını 2 Uyumlulara 2 Kavimi 2 Anmanın yardımıyla 2 Dil ile 2 Yaratmak 2 Söze 2 Batıla mı? 2 Ve nimete 2 Adaleti 2 Mallar ile 2 Yüz kızartıcı suçları 2 Ölçütle 2 Onun sağ eliyle 2 Onun yanıyla 2 Ve hak ile 2 Buna 2 Kayıp olana 2 Emirle 2 Onların kulluğunu 2 Senin dilin ile 2 Azap yardımıyla 2 Rabbimize 2 Kuranı 2 İlahlarımıza 2 Emrimizle 2 Dört 2 Saati 2 Azabımızı mı? 2 Haberi 2 Yol gösteren 2 Yol göstermek 2 Yan tarafta 2 Onların ortaklarını 2 -masını 2 Suç işleyenleri 2 Alanda 2 Yemişi 2 O sebebiyle 2 Aydınlatma araçları ile 2 Huriler ile 2 Ufukta 2 Geçilenler 2 Ve onların sağları 2 Sevgi ile 2 Cinlenmiş 2 En iyiyi 2 adıyla 1 gayba 1 şeye 1 Ve Ahirete de 1 Ve gününe 1 İnanmadıkları halde 1 sebebiyle 1 hidayete karşılık 1 Onların ışığını 1 Kafirleri 1 İşitmelerini 1 Onun ile 1 bir Sûre 1 Hepsini / Her 1 İsimleri 1 Benim sözümü 1 Sözünüzü 1 Sizin edinmeniz sebebiyle 1 Asân yardımıyla 1 Onun bazısıyla 1 Elçileri 1 Onu uzaklaştıran 1 Bâbile 1 Zarar verenler 1 Kelimelerle 1 İkisini 1 Yol göstermeğe karşılık 1 Bağışlamaya karşılık 1 Onların sözünu 1 Hüre karşılık 1 Kula karşılık 1 Kadına karşılık 1 Tanınana 1 Ay ile 1 Umreyi 1 Kötülük sebebiyle 1 Onları geri döndürmeğe 1 Mülk ile 1 Ordularıyla 1 Nehir ile 1 Onun eliyle 1 Câlut’a 1 Taşkınlaştırana 1 Güneşi 1 Başa kakmakla 1 Tepe 1 Onu alanlar 1 Savaşa 1 Borç ile 1 Seherlerde 1 Senin iraden ile 1 Kabul ile 1 Yahya’yı 1 İbrahime 1 Bir kantar malı 1 Dinarı 1 Küfretmeyi 1 Tevrat’ı 1 Bekkede 1 Onun nimeti yardımıyla 1 Öfkeniz sebebiyle 1 Bedir 1 Üç ile 1 Beş ile 1 Gamla 1 Hoşnutsuzluk 1 İzinle 1 İnanmaya karşılık 1 Adak 1 Ve -an kimse ile 1 Kurtulup başardıkları için 1 İyi ile 1 İnanmanızı 1 Ve sahip ile 1 Yanında 1 Şahidi 1 Düşmanlarınızı 1 Hayırsız şeriat 1 Sağlık dilemeyi 1 Daha iyiyi 1 Sadakayı 1 Sizin kuruntularınız ile 1 Diğerlerini 1 Size azap etmek için 1 Onların anlaşmaları sebebiyle 1 Sebeiyle 1 Ve onların küfretmelei sebebiyle 1 Zulüm için 1 Ve onların alıkoyması sebebiyle 1 Sözleşmeleri 1 Zarlar yardımıyla 1 İnanmayı 1 Başlarınızla 1 Elçilerime 1 Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1 Uzatan 1 Benim kötülüğümle 1 Cana karşılık 1 Göze karşılık 1 Buruna karşılık 1 Kulağa karşılık 1 Dişe 1 Fetih ile 1 Kavim 1 Küfür ile 1 Şahitliği 1 Ve benim elçime 1 Onların yüz kızartıcı suçları için 1 Ayetle 1 Onun iki kanadıyla 1 Şükredenler 1 Emniyetle 1 Zulüme 1 Hemen onların yol göstermesine 1 Onun ayetlerine 1 Onların heveslerinin yardımıyla 1 Sınırı aşanları 1 Çıkan 1 İlim 1 Kemiğe 1 Onların azmasıyla 1 Ve sözü 1 Aldatma ile 1 Doğru bölüştürmeyi 1 Ayetlerimiz ile 1 Seneler 1 Musa ile 1 On ile 1 Mesajlarımla 1 Ve kelamımla 1 Onun en iyisini 1 Başı 1 İyiler ile 1 Sizin Rabbiniz 1 Onların arkadaşında 1 Örf ile 1 Binle 1 Azap 1 Ve inananların yardımıyla 1 Çıkarmak ile 1 Küfrüne 1 Örtenleri 1 Ellerimiz ile 1 Ve onun elçisine 1 Allah’la mı? 1 Tanınmayanı 1 Payları ile 1 Payınız ile 1 Paylarından 1 Onların oturmasına 1 Oturmayı 1 Onların yüz kızartıcı suçlarını 1 Sizin alışverişinizle 1 İnanmaları sebebiyle 1 Bir kuranı 1 Rüzgar ile 1 Sûreyi 1 Onun ilmini 1 Fazlalık ile 1 Ve onun rahmetine 1 Hemen ona 1 Bununla beraber 1 Mısırda 1 Bedeninle 1 On 1 Bırakanlar 1 Onun perçemini 1 Yakın 1 Olgun 1 Onların emrini 1 Güvenen 1 Kan 1 Fiyat 1 Senin ailen 1 Onların gizli planı 1 Tevil 1 İlim adamları 1 Onların tuzağını 1 Rahmetimizi 1 Erkek kardeş 1 Onların kapları ile 1 Parayla 1 Yusuf 1 Gömleğimi 1 Sizin halkınız 1 Ona ulaşan 1 Onun ölçüsüyle 1 -dığı şey ile beraber 1 Görüneni 1 Günleri 1 Ölü 1 Sizin imdadınıza yetişen 1 Benim imdadıma yetişenler 1 Vadiye 1 Melekleri 1 Rızık verenler 1 Depolayanlar ile 1 Çıkarılanlar 1 Hemen ne ile? 1 Yolda 1 Önderle 1 Zorlukla 1 Ve yıldız yardımıyla 1 Kadın ile 1 Geri döndürenler 1 Nimeti mi? 1 Küfre 1 Nimetlere 1 Hikmet ile 1 Onun kulunu 1 Canın 1 İnsanları 1 Sesinle 1 Senin atınla 1 Onların önderiyle 1 Namazında 1 Eşikte 1 Gümüş paralarınız ile 1 Rızkı 1 Onların sayısı ile 1 Hurma ağacı yardımıyla 1 Onun meyvesiyle 1 Tevili 1 En büyük zarara uğrayanları 1 Kulluğa 1 Senin çağırman sebebiyle 1 Kütükle 1 Anneme 1 Onlar 1 Çağırma sebebiyle 1 Tutuşmuş odun 1 Sağ elin 1 Sahil ile 1 Ayetlerimle 1 Senin sihrin yardımıyla 1 İkisinin sihrinin yardımıyla 1 Sizin yolunuz 1 Onun orduları ile 1 Bizim gücümüzle 1 Tutma 1 Ve -mazlar/-mezler 1 Anmak 1 Vahiy yardımıyla 1 Sarhoşlar 1 Aracı 1 Eğriliğe yöneltmek ile 1 Zulüm ile 1 Hacı 1 Ev ile 1 Yağı 1 -masına karşılık 1 Onların anması 1 Saptırma 1 Kendi kendilerine 1 Şahitleri 1 Sizin dilleriniz ile 1 Sizin ağızlarınız ile 1 Onların baş örtülerini 1 Ayaklarını 1 Geniş arazilerde 1 Görme organlarını 1 Ve elçi ile 1 Süsü 1 Bulut ile 1 Örnek ile 1 Onun sihri yardımyla 1 Etkinliğe andolsun ki 1 Yararlı hayvanlar ile 1 Ateş parçasıyla 1 Haber 1 Kitabımı 1 Hediye ile 1 Neyle? 1 Mal ile 1 Sizin hediyenize 1 Onun tahtını 1 Ve kimseyle 1 Onun hükmünü 1 Şey yardımıyla 1 Onun halkıyla 1 Kardeşinle 1 Hepsini 1 Işık kaynağı 1 Birbirine bağlı topluluk 1 Ve onun yurdunu 1 Bizi 1 Taşıyanlar 1 Onun yüz kızartıcı suçu için 1 Sağ elinle 1 Yardım ile 1 Hangisini? 1 Sizin ağızlarınızla 1 Ayıplı 1 Diller ile 1 Onların doğru sözlerine 1 Onların öfkesi ile 1 Onların iki bahçesine karşılık 1 -an kimse 1 Bir ile 1 Sizin arakdaşınızda 1 Onların dayandığı kimseler ile 1 Sizin şirkiniz 1 İşittiren 1 Ve kayıt defterleri 1 Ve kitap ile 1 Hayırlarda 1 Onun halkına 1 Bağışlama 1 Üçüncüyle 1 Onun iradesiyle 1 Süs ile 1 Kase ile 1 Ölüler 1 Rabbin hakkında 1 Kurbanlık hayvanı 1 Ve gece ile 1 Kitabınızı 1 Fitneleyenler 1 Onların sahalarına 1 İstediği için 1 Perdeyle 1 Bacakları 1 Yorgunluk ile 1 Ayağını 1 Senin elinle 1 Saf olan ile 1 İleri gelenler 1 İrademle 1 Öyleyse senin etkinliğine andolsun ki 1 Küfrün ile 1 Onun yüzünü 1 Doğruluğu 1 Doğruluk 1 Yeten 1 -an kimseler ile 1 Rahmeti 1 Onların kurtulup başarmaları 1 Onun kuvvetiyle 1 Aydınlık yarmımıyla 1 Nebiler 1 Onların elçisini 1 Bizim yüz kızartıcı suçlarımızı 1 Şey 1 Soya 1 Ona ulaşanlar 1 Ve -şeyi 1 -dığı şey karşılığında 1 Sizin Rabbinizi 1 Bahçe ile 1 Zikri 1 En doğru rehberi 1 Hikmeti 1 Tepsiler yardımıyla 1 Duman 1 Yayılanlar 1 Atalarımızı 1 Atalarınmızı 1 Kesin inanır hale gelenler 1 Siz sebebiyle 1 Kum fırtınaları yardımıyla 1 Aciz bırakan 1 Onların yaratmasında 1 Merkezinde 1 Haber ile 1 Lakaplar ile 1 Sizin dininizi 1 Yaratırken 1 Tehdit 1 Zorlayan 1 Ve seherler ile 1 Onun dayanağıyla 1 Kuvvetler ile 1 Kınanan ile 1 Kahin 1 Bizim gözetimimiz ile 1 En iyiyle 1 Bizim gözetimimiz 1 Seherde 1 Görme organı ile 1 Hesap ile 1 Perçemleri 1 Kaplarla 1 Mevkilere andolsun ki 1 Bununla mı? 1 Sur yardımıyla 1 Elçilerimizi 1 Onun elçisi 1 Onlara zarar veren 1 Ruh yardımıyla 1 Öyleyse izinle 1 İnanmanın yardımıyla 1 İnanmalarını 1 Eşlik akitlerini 1 Suçlamayla 1 Elçiyi 1 Kelimeler ile 1 Onların yüz kızartıcı suçu 1 Hanginizle 1 Abartmayla 1 Onların görme organları ile 1 Patlama sesini 1 Taşan yardımıyla 1 Rüzgar yardımıyla 1 Yanlış yapan ile 1 Onun sağ eline 1 Onun sol eline 1 Onun oğullar ile 1 Onların şahitlikleriyle 1 Rabbime andolsun ki 1 Adamlara 1 Onun Rabbine 1 Gününe 1 Cana andolsun ki 1 Bacağa 1 Adağı 1 Kepçelerle 1 Kıvılcımı 1 Meydanda 1 Eller ile 1 Hangisi sebebiyle? 1 Büzülüp kalanlara andolsun ki 1 Cimrilik eden 1 Senin Rabbinin yardımıyla 1 Kaybolanlar 1 Şafak ile 1 Fıkra 1 Zorlayıcı ile 1 Ad’a 1 Gözetleme aracıyla 1 Buna andolsun ki 1 Burada 1 Sabrı 1 Merhameti 1 Onun taşkınlığı sebebiyle 1 Onların yüz kızartıcı suçunu 1 Daha iyi hükmeden 1 Kalem yardımıyla 1 Sığınmayı 1 Perçemi 1 Arkadaşlarına 1 Taşları 1 hamd ile 1 Rabbine 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 5 kez 2. inen: Kalem — 11 kez 3. inen: Müzzemmil — 1 kez 4. inen: Müddessir — 3 kez 5. inen: Fâtiha — 1 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 6 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 2 kez 10. inen: Fecr — 4 kez 11. inen: Duhâ — 1 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 2 kez 14. inen: Âdiyât — 3 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 1 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 2 kez 20. inen: Felâk — 1 kez 21. inen: Nâs — 1 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 12 kez 24. inen: Abese — 1 kez 25. inen: Kadr — 1 kez 26. inen: Şems — 2 kez 27. inen: Bürûc — 2 kez 28. inen: Tîn — 2 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 8 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 5 kez 34. inen: Kâf — 16 kez 35. inen: Beled — 5 kez 36. inen: Târık — 1 kez 37. inen: Kamer — 9 kez 38. inen: Sâd — 22 kez 39. inen: A’râf — 129 kez 40. inen: Cin — 9 kez 41. inen: Yâsîn — 13 kez 42. inen: Furkân — 20 kez 43. inen: Fâtır — 22 kez 44. inen: Meryem — 23 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 37 kez 46. inen: Vâkı’a — 7 kez 47. inen: Şu’arâ — 29 kez 48. inen: Neml — 39 kez 49. inen: Kasas — 39 kez 50. inen: İsrâ — 56 kez 51. inen: Yûnus — 65 kez 52. inen: Hûd — 58 kez 53. inen: Yûsuf — 49 kez 54. inen: Hicr — 24 kez 55. inen: En’âm — 124 kez 56. inen: Sâffât — 21 kez 57. inen: Lokman — 22 kez 58. inen: Sebe’ — 28 kez 59. inen: Zümer — 36 kez 60. inen: Mü’min — 51 kez 61. inen: Fussilet — 25 kez 62. inen: Şûrâ — 24 kez 63. inen: Zuhruf — 26 kez 64. inen: Duhân — 11 kez 65. inen: Câsiye — 16 kez 66. inen: Ahkâf — 29 kez 67. inen: Zâriyât — 9 kez 68. inen: Gâşiye — 1 kez 69. inen: Kehf — 40 kez 70. inen: Nahl — 61 kez 71. inen: Nûh — 1 kez 72. inen: İbrahim — 27 kez 73. inen: Enbiyâ — 27 kez 74. inen: Mü’minûn — 39 kez 75. inen: Secde — 14 kez 76. inen: Tûr — 16 kez 77. inen: Mülk — 12 kez 78. inen: Hâkka — 13 kez 79. inen: Me’âric — 6 kez 80. inen: Nebe’ — 2 kez 81. inen: Nâzi’ât — 2 kez 82. inen: İnfitâr — 3 kez 83. inen: İnşikâk — 5 kez 84. inen: Rûm — 26 kez 85. inen: Ankebût — 41 kez 86. inen: Mutaffifîn — 5 kez 87. inen: Bakara — 224 kez 88. inen: Enfâl — 36 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 132 kez 90. inen: Ahzâb — 28 kez 91. inen: Mümtehine — 14 kez 92. inen: Nisâ — 129 kez 93. inen: Zilzâl — 1 kez 94. inen: Hadîd — 24 kez 95. inen: Muhammed — 8 kez 96. inen: Ra’d — 41 kez 97. inen: Rahmân — 37 kez 98. inen: İnsan — 4 kez 99. inen: Talâk — 8 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 8 kez 102. inen: Nûr — 37 kez 103. inen: Hac — 39 kez 104. inen: Münâfikûn — 2 kez 105. inen: Mücâdele — 18 kez 106. inen: Hucurât — 10 kez 107. inen: Tahrîm — 4 kez 108. inen: Teğâbun — 13 kez 109. inen: Saff — 6 kez 110. inen: Cum’a — 5 kez 111. inen: Fetih — 18 kez 112. inen: Mâide — 93 kez 113. inen: Tevbe — 92 kez 114. inen: Nasr — 1 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

Mâide suresi ✕ Süzgeci kaldır

60 ayet

لُعِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ عَلٰى لِسَانِ دَاوُ۫دَ وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ
İsrailoğullarından inkar edenler, Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlenmişlerdi. Bu, baş kaldırmaları ve aşırı gitmelerindendi.[78]
وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالنَّبِيِّ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ فَاسِقُونَ
Eğer Allah’a, Peygambere ve ona indirilen Kuran’a inanmış olsalardı, onları dost edinmezlerdi, fakat onların çoğu fasıktır.[81]
لَتَجِدَنَّ اَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۚ وَلَتَجِدَنَّ اَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّ مِنْهُمْ قِسّ۪يس۪ينَ وَرُهْبَاناً وَاَنَّهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ
İnananlara en şiddetli düşman olarak, insanlardan yahudileri ve Allah’a eş koşanları bulursun. Onlardan, inananlara sevgice en yakın «Biz hıristiyanız» diyenleri bulursun. Bu, onların içinde bilginler ve rahibler bulunmasından ve büyüklük taslamamalarındandır.[82]
وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا جَٓاءَنَا مِنَ الْحَقِّۙ وَنَطْمَعُ اَنْ يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ الْقَوْمِ الصَّالِح۪ينَ
Peygambere indirilen Kuran’ı işittiklerinde, gerçeği öğrenmelerinden gözlerinin yaşla dolarak, «Rabbimiz! İnandık, bizi de şahidlerden yaz. Rabbimizin bizi iyi milletle birlikte bulundurmasını umarken niçin Allah’a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?» dediklerini görürsün.[83-84]
فَاَثَابَهُمُ اللّٰهُ بِمَا قَالُوا جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْمُحْسِن۪ينَ
Allah onlara, dediklerine karşılık, temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler verdi. Bu, iyi davrananların mükafatıdır.[85]
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.[86]
وَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالاً طَيِّباًۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّـذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ
Allah’ın size verdiği rızıktan temiz ve helal olarak yiyin. İnandığınız Allah’tan sakının.[88]
لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا عَقَّدْتُمُ الْاَيْمَانَۚ فَكَفَّارَتُهُٓ اِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاك۪ينَ مِنْ اَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ اَهْل۪يكُمْ اَوْ كِسْوَتُهُمْ اَوْ تَحْر۪يرُ رَقَبَةٍۜ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ كَفَّارَةُ اَيْمَانِكُمْ اِذَا حَلَفْتُمْۜ وَاحْفَظُٓوا اَيْمَانَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Allah size rasgele yeminlerinizden dolayı değil, bile bile ettiğiniz yeminlerden ötürü hesap sorar. Yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on düşkünü yedirmek yahut giydirmek ya da bir köle azad etmektir. Bulamayan üç gün oruç tutmalıdır; yeminlerinizin keffareti budur. Yemin ettiğinizde yeminlerinizi tutun. Şükredesiniz diye Allah size böylece ayetlerini açıklıyor.[89]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللّٰهُ بِشَيْءٍ مِنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُٓ اَيْد۪يكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَخَافُهُ بِالْغَيْبِۚ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Gıyabında Kendisinden, kimin korktuğunu ortaya koymak için, (ihramlıyken) elinizin ve mızraklarınızın ulaştığı avdan bir şeyle Allah and olsun ki sizi dener. Bundan sonra kim haddi aşarsa ona elem verici azab vardır.[94]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ وَمَنْ قَتَلَهُ مِنْكُمْ مُتَعَمِّداً فَجَزَٓاءٌ مِثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِه۪ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ هَدْياً بَالِغَ الْكَعْبَةِ اَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاك۪ينَ اَوْ عَدْلُ ذٰلِكَ صِيَاماً لِيَذُوقَ وَبَالَ اَمْرِه۪ۜ عَفَا اللّٰهُ عَمَّا سَلَفَۜ وَمَنْ عَادَ فَيَنْتَقِمُ اللّٰهُ مِنْهُۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ
Ey İnananlar! İhramlı iken avı öldürmeyin. Sizden bile bile onu öldürene, ehli hayvanlardan öldürdüğü kadar olduğuna içinizden iki adil kimsenin hükmedeceği, Kabe’ye ulaşacak bir kurbanı ödeme, yahut düşkünlere yemek yedirme şeklinde keffaret ya da yaptığının ağırlığını tatmak üzere bunlara denk oruç tutma vardır. Allah geçmiştekileri affetmiştir, kim tekrar yaparsa Allah ondan öç alır. Allah Güçlü’dür, Öçalıcı’dır.[95]
جَعَلَ اللّٰهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَاماً لِلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْيَ وَالْقَلَٓائِدَۜ ذٰلِكَ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ
Allah, hürmetli ev Kabe’yi, hürmetli ayı, kurbanı, boynu tasmalı kurbanlıkları insanların faydası için ortaya koydu. Bu, Allah’ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah’ın şüphesiz her şeyi Bilen olduğunu bilmeniz içindir.[97]
قَدْ سَاَلَهَا قَوْمٌ مِنْ قَبْلِكُمْ ثُمَّ اَصْبَحُوا بِهَا كَافِر۪ينَ
Sizden önce bir millet onları sormuştu, sonra da onları inkar etmişlerdi.[102]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ اَنْفُسَكُمْۚ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعاً فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Ey İnananlar! Siz kendinize bakın; doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.[105]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا شَهَادَةُ بَيْنِكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ ح۪ينَ الْوَصِيَّةِ اثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ اَوْ اٰخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ اِنْ اَنْتُمْ ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَاَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةُ الْمَوْتِۜ تَحْبِسُونَهُمَا مِنْ بَعْدِ الصَّلٰوةِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ اِنِ ارْتَبْتُمْ لَا نَشْتَر۪ي بِه۪ ثَمَناً وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۙ وَلَا نَكْتُمُ شَهَادَةَ اللّٰهِ اِنَّٓا اِذاً لَمِنَ الْاٰثِم۪ينَ
Ey İnananlar! Ölüm birinize geldiği zaman vasiyet ederken içinizden iki adil kimseyi; şayet yolculukta olup başınıza da ölüm musibeti gelmişse, namazdan sonra alıkoyacağınız, şüpheleniyorsanız, «Akraba bile olsa yeminle hiçbir değeri değiştirmeyeceğiz, Allah’ın şahidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa şüphesiz günahkarlardan oluruz» diye yemin eden sizden olmayan iki kişiyi şahid tutun.[106]
فَاِنْ عُثِرَ عَلٰٓى اَنَّهُمَا اسْتَحَقَّٓا اِثْماً فَاٰخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ الَّذ۪ينَ اسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْاَوْلَيَانِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ لَشَهَادَتُـنَٓا اَحَقُّ مِنْ شَهَادَتِهِمَا وَمَا اعْتَدَيْنَاۘ اِنَّٓا اِذاً لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ
Eğer bu şahidlerin günah işlemiş oldukları ortaya çıkarsa ölene daha yakın hak sahibi diğer iki kişi bunların yerine geçer ve «Bizim şahidliğimiz ikisininkinden de daha doğrudur, biz aşırı gitmedik, yoksa şüphesiz zulmedenlerden oluruz» diye Allah’a yemin ederler.[107]
ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِالشَّهَادَةِ عَلٰى وَجْهِهَٓا اَوْ يَخَافُٓوا اَنْ تُرَدَّ اَيْمَانٌ بَعْدَ اَيْمَانِهِمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاسْمَعُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟
Bu, şahidliği gerektiği gibi yapmalarını veya yeminlerinden sonra yeminlerin kabul edilmemesinden korkmalarını daha iyi sağlar. Allah’tan sakının, dinleyin. Allah fasık kimselere yol göstermez.[108]
اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَت۪ي عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَۢ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاًۚ وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطّ۪ينِ كَـهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ بِاِذْن۪ي فَتَنْفُخُ ف۪يهَا فَتَكُونُ طَيْراً بِاِذْن۪ي وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ كَفَفْتُ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ
Allah, «Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve anana olan nimetimi an» demişti, «Seni Ruhul Kudüs ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; sana Kitap’ı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretmiştim. Sen iznimle, çamurdan kuş gibi bir şey yapmış ona üflemiştin de iznimle kuş olmuştu; anadan doğma körü, alacalıyı iznimle iyi etmiştin. Ölüleri iznimle diriltiyordun. İsrailoğullarına belgelerle geldiğinde, onlardan inkar edenler, ’Bu apaçık bir büyüdür’ demişlerdi de Ben onların sana zarar vermelerini önlemiştim.»[110]
وَاِذْ اَوْحَيْتُ اِلَى الْحَوَارِيّ۪نَ اَنْ اٰمِنُوا ب۪ي وَبِرَسُول۪يۚ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَاشْهَدْ بِاَنَّـنَا مُسْلِمُونَ
Havarilere, «Bana ve peygamberime inanın» diye bildirmiştim, «İnandık, bizim müslimler olduğumuza şahid ol» demişlerdi.[111]
وَاِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ ءَاَنْتَ قُلْتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُون۪ي وَاُمِّيَ اِلٰهَيْنِ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اَقُولَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِحَقٍّۜ اِنْ كُنْتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُۜ تَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْس۪ي وَلَٓا اَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْسِكَۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ
Allah, «Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah’tan başka iki tanrı olarak benimseyin dedin?» demişti de, «Haşa, hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem, şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim içimde olanı bilirsin; ben Senin içinde olanı bilmem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin» demişti, «Ben onlara sadece ’Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetce onlar hakkında şahiddim, beni aralarından aldığında onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahidsin.»[116-117]
مَا قُلْتُ لَهُمْ اِلَّا مَٓا اَمَرْتَن۪ي بِه۪ٓ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۚ وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَه۪يداً مَا دُمْتُ ف۪يهِمْۚ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَن۪ي كُنْتَ اَنْتَ الرَّق۪يبَ عَلَيْهِمْۜ وَاَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ
Allah, «Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah’tan başka iki tanrı olarak benimseyin dedin?» demişti de, «Haşa, hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem, şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim içimde olanı bilirsin; ben Senin içinde olanı bilmem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin» demişti, «Ben onlara sadece ’Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetce onlar hakkında şahiddim, beni aralarından aldığında onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahidsin.»[116-117]
Yükleniyor...