ب
1.898ayette
2.544kez geçiyor
103/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 1
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
224 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| بِمَا | Harfi Cer | بِهِ | Onu | 2544 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onu 207
-dığı şeyi 156
Onunla 151
Allah’a 96
-ması sebebiyle 92
Hak ile 50
Ayetlerimizi 41
Başkasıyla 41
Ona 37
Ayetleri 36
Her 32
Öyleyse hangisini? 32
Onlar sebebiyle 26
Sizi 24
Diğer 694 anlam
İspatları 24
İzniyle 23
Hakkı 22
Onları 21
Sona 19
Tanınan ile 17
Allah 17
Onlarla 15
Allah’a andolsun ki 14
Onun emriyle 12
Sahibi 12
Hamd ile 11
Doğru bölüştürme ile 11
Ayeti 11
-ması ile 10
-dığı şeye 10
Kesinlikle sebebiyle 10
Bazısıyla 10
Azap ile 10
Kimseyi 10
Gafil 9
Onun izniyle 9
Sözü 9
O 9
Kayıp ile 9
Onların Rabbine 9
Size 9
Kuvvet ile 8
Hayrı 8
Kötülük 8
Tanınanı 8
Onların malları ile 8
Ayetlerimize 8
Bana 8
Gece ile 7
Onlara 7
-dığı ile 7
Karşılaşmak ile 7
Aciz bırakanlar 7
Bunu 7
Ayetlerimizle 7
Allah’dan 6
Sana 6
Onların ağızları ile 6
-dığı şeye karşılık 6
Günü 6
İnananlar 6
Azabı 6
İsimle 6
Allah’ın yardımıyla 6
Ölçü ile 6
Güç 6
Onun kulları 6
Batıl 5
-an kimseye 5
Ona karşılık 5
Bazısını 5
Zalimleri 5
Benzer ile 5
Kulları 5
Onların simasıyla 5
Onların yüz kızartıcı suçları sebebiyle 5
Ve -ması sebebiyle 5
Zalim 5
Vekil 5
İyi 5
Kötü 5
-an kimseyi 5
Rabbe 5
Vadide 5
İnananlara 5
Kızgınlık ile 4
Ve anne-babaya 4
Ruh ile 4
Onların küfrü sebebiyle 4
Şey ile 4
Batıl ile 4
Adaletle 4
Akşam 4
Biz 4
Güç ile 4
Nimet ile 4
Cehaletle beraber 4
Hayasızlık 4
Kesinlikle 4
Şer ile 4
Benim iznimle 4
Zarar 4
Yolu bulanları 4
-an kimse ile 4
Kitabı 4
Rahmetle 4
-dığı şey ile 4
Oğullar ile 4
Dün 4
Etkin 4
Su ile 4
Oğlan ile 4
Senle 4
Senin Rabbin 4
Rabbime 4
Onun anne-babasına 4
Ayetlerimi 3
Sabır ile 3
Onların elleri ile 3
İnanmayla 3
İyi davranmak ile 3
-mak 3
Boş söz ile 3
Onun iradesi ile 3
Hayasızlığı 3
Onun yardımı ile 3
Kitaba 3
Sizin Rabbinize 3
Mallarınız ile 3
Onun ilmiyle 3
Hak 3
Elçiler 3
-an kimselere 3
Onun ayetlerini 3
Öyleyse -ması sebeiyle 3
Öyleyse hangisine? 3
Sabah ile 3
Onun kelimeleri ile 3
Yol göstermek ile 3
Hayata 3
Onun benzeri ile 3
Selamet ile 3
Onun tevilini 3
Onun hamdını 3
Rahmana 3
Daha iyiyle 3
-an kimsenin yardımıyla 3
Namazı 3
Kullarımı 3
Kalp ile 3
Azap edilenler 3
Gücü yeten 3
Uyarıcıları 3
Söz 3
Dini 3
Bunun yardımıyla 2
Onların isimleri ile 2
İyiliği 2
Kötülükle 2
Sona karşılık 2
Şeyi 2
Onun rahmetini 2
İnsanlara 2
Uyan 2
Çıkanlar 2
Sizinle 2
Beni 2
Elleriniz ile 2
Onların canları için 2
Onun çocuğu için 2
Kulpu 2
Doğru bölüştürme 2
Kelimeyi 2
Bozanları 2
Onun sözünü 2
İpe 2
Sığınanları 2
-ması sebeiyle 2
-dığı şey sebebiyle 2
-an kimseleri 2
Nimeti 2
Cimriliği 2
Sizin yüzlerinizi 2
Onların dilleri ile 2
Cehennem 2
İkisine 2
Onların zulmü için 2
İsayı 2
Gönderilenler 2
Zorluk ile 2
Sabah 2
Daha bilen 2
Gündüz 2
Örtenler 2
Koruyucu 2
Onların canlarına 2
Zulüm yardımıyla 2
Onların iddiasıyla 2
İlim ile 2
Rahmete 2
Benimle 2
Kötülük ile 2
İspatı 2
Sihir 2
Ve onunla 2
Asân ile 2
Onların canları ile 2
Ordularla 2
Bize 2
Senin rahmetinle 2
Kovan 2
Bizim gözetimim 2
Müjde ile 2
Buzağı 2
İshak ile 2
Senin halkın 2
Parçada 2
Uzak 2
Onların donanımını 2
Uyumlulara 2
Kavimi 2
Anmanın yardımıyla 2
Dil ile 2
Yaratmak 2
Söze 2
Batıla mı? 2
Ve nimete 2
Adaleti 2
Mallar ile 2
Yüz kızartıcı suçları 2
Ölçütle 2
Onun sağ eliyle 2
Onun yanıyla 2
Ve hak ile 2
Buna 2
Kayıp olana 2
Emirle 2
Onların kulluğunu 2
Senin dilin ile 2
Azap yardımıyla 2
Rabbimize 2
Kuranı 2
İlahlarımıza 2
Emrimizle 2
Dört 2
Saati 2
Azabımızı mı? 2
Haberi 2
Yol gösteren 2
Yol göstermek 2
Yan tarafta 2
Onların ortaklarını 2
-masını 2
Suç işleyenleri 2
Alanda 2
Yemişi 2
O sebebiyle 2
Aydınlatma araçları ile 2
Huriler ile 2
Ufukta 2
Geçilenler 2
Ve onların sağları 2
Sevgi ile 2
Cinlenmiş 2
En iyiyi 2
adıyla 1
gayba 1
şeye 1
Ve Ahirete de 1
Ve gününe 1
İnanmadıkları halde 1
sebebiyle 1
hidayete karşılık 1
Onların ışığını 1
Kafirleri 1
İşitmelerini 1
Onun ile 1
bir Sûre 1
Hepsini / Her 1
İsimleri 1
Benim sözümü 1
Sözünüzü 1
Sizin edinmeniz sebebiyle 1
Asân yardımıyla 1
Onun bazısıyla 1
Elçileri 1
Onu uzaklaştıran 1
Bâbile 1
Zarar verenler 1
Kelimelerle 1
İkisini 1
Yol göstermeğe karşılık 1
Bağışlamaya karşılık 1
Onların sözünu 1
Hüre karşılık 1
Kula karşılık 1
Kadına karşılık 1
Tanınana 1
Ay ile 1
Umreyi 1
Kötülük sebebiyle 1
Onları geri döndürmeğe 1
Mülk ile 1
Ordularıyla 1
Nehir ile 1
Onun eliyle 1
Câlut’a 1
Taşkınlaştırana 1
Güneşi 1
Başa kakmakla 1
Tepe 1
Onu alanlar 1
Savaşa 1
Borç ile 1
Seherlerde 1
Senin iraden ile 1
Kabul ile 1
Yahya’yı 1
İbrahime 1
Bir kantar malı 1
Dinarı 1
Küfretmeyi 1
Tevrat’ı 1
Bekkede 1
Onun nimeti yardımıyla 1
Öfkeniz sebebiyle 1
Bedir 1
Üç ile 1
Beş ile 1
Gamla 1
Hoşnutsuzluk 1
İzinle 1
İnanmaya karşılık 1
Adak 1
Ve -an kimse ile 1
Kurtulup başardıkları için 1
İyi ile 1
İnanmanızı 1
Ve sahip ile 1
Yanında 1
Şahidi 1
Düşmanlarınızı 1
Hayırsız şeriat 1
Sağlık dilemeyi 1
Daha iyiyi 1
Sadakayı 1
Sizin kuruntularınız ile 1
Diğerlerini 1
Size azap etmek için 1
Onların anlaşmaları sebebiyle 1
Sebeiyle 1
Ve onların küfretmelei sebebiyle 1
Zulüm için 1
Ve onların alıkoyması sebebiyle 1
Sözleşmeleri 1
Zarlar yardımıyla 1
İnanmayı 1
Başlarınızla 1
Elçilerime 1
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1
Uzatan 1
Benim kötülüğümle 1
Cana karşılık 1
Göze karşılık 1
Buruna karşılık 1
Kulağa karşılık 1
Dişe 1
Fetih ile 1
Kavim 1
Küfür ile 1
Şahitliği 1
Ve benim elçime 1
Onların yüz kızartıcı suçları için 1
Ayetle 1
Onun iki kanadıyla 1
Şükredenler 1
Emniyetle 1
Zulüme 1
Hemen onların yol göstermesine 1
Onun ayetlerine 1
Onların heveslerinin yardımıyla 1
Sınırı aşanları 1
Çıkan 1
İlim 1
Kemiğe 1
Onların azmasıyla 1
Ve sözü 1
Aldatma ile 1
Doğru bölüştürmeyi 1
Ayetlerimiz ile 1
Seneler 1
Musa ile 1
On ile 1
Mesajlarımla 1
Ve kelamımla 1
Onun en iyisini 1
Başı 1
İyiler ile 1
Sizin Rabbiniz 1
Onların arkadaşında 1
Örf ile 1
Binle 1
Azap 1
Ve inananların yardımıyla 1
Çıkarmak ile 1
Küfrüne 1
Örtenleri 1
Ellerimiz ile 1
Ve onun elçisine 1
Allah’la mı? 1
Tanınmayanı 1
Payları ile 1
Payınız ile 1
Paylarından 1
Onların oturmasına 1
Oturmayı 1
Onların yüz kızartıcı suçlarını 1
Sizin alışverişinizle 1
İnanmaları sebebiyle 1
Bir kuranı 1
Rüzgar ile 1
Sûreyi 1
Onun ilmini 1
Fazlalık ile 1
Ve onun rahmetine 1
Hemen ona 1
Bununla beraber 1
Mısırda 1
Bedeninle 1
On 1
Bırakanlar 1
Onun perçemini 1
Yakın 1
Olgun 1
Onların emrini 1
Güvenen 1
Kan 1
Fiyat 1
Senin ailen 1
Onların gizli planı 1
Tevil 1
İlim adamları 1
Onların tuzağını 1
Rahmetimizi 1
Erkek kardeş 1
Onların kapları ile 1
Parayla 1
Yusuf 1
Gömleğimi 1
Sizin halkınız 1
Ona ulaşan 1
Onun ölçüsüyle 1
-dığı şey ile beraber 1
Görüneni 1
Günleri 1
Ölü 1
Sizin imdadınıza yetişen 1
Benim imdadıma yetişenler 1
Vadiye 1
Melekleri 1
Rızık verenler 1
Depolayanlar ile 1
Çıkarılanlar 1
Hemen ne ile? 1
Yolda 1
Önderle 1
Zorlukla 1
Ve yıldız yardımıyla 1
Kadın ile 1
Geri döndürenler 1
Nimeti mi? 1
Küfre 1
Nimetlere 1
Hikmet ile 1
Onun kulunu 1
Canın 1
İnsanları 1
Sesinle 1
Senin atınla 1
Onların önderiyle 1
Namazında 1
Eşikte 1
Gümüş paralarınız ile 1
Rızkı 1
Onların sayısı ile 1
Hurma ağacı yardımıyla 1
Onun meyvesiyle 1
Tevili 1
En büyük zarara uğrayanları 1
Kulluğa 1
Senin çağırman sebebiyle 1
Kütükle 1
Anneme 1
Onlar 1
Çağırma sebebiyle 1
Tutuşmuş odun 1
Sağ elin 1
Sahil ile 1
Ayetlerimle 1
Senin sihrin yardımıyla 1
İkisinin sihrinin yardımıyla 1
Sizin yolunuz 1
Onun orduları ile 1
Bizim gücümüzle 1
Tutma 1
Ve -mazlar/-mezler 1
Anmak 1
Vahiy yardımıyla 1
Sarhoşlar 1
Aracı 1
Eğriliğe yöneltmek ile 1
Zulüm ile 1
Hacı 1
Ev ile 1
Yağı 1
-masına karşılık 1
Onların anması 1
Saptırma 1
Kendi kendilerine 1
Şahitleri 1
Sizin dilleriniz ile 1
Sizin ağızlarınız ile 1
Onların baş örtülerini 1
Ayaklarını 1
Geniş arazilerde 1
Görme organlarını 1
Ve elçi ile 1
Süsü 1
Bulut ile 1
Örnek ile 1
Onun sihri yardımyla 1
Etkinliğe andolsun ki 1
Yararlı hayvanlar ile 1
Ateş parçasıyla 1
Haber 1
Kitabımı 1
Hediye ile 1
Neyle? 1
Mal ile 1
Sizin hediyenize 1
Onun tahtını 1
Ve kimseyle 1
Onun hükmünü 1
Şey yardımıyla 1
Onun halkıyla 1
Kardeşinle 1
Hepsini 1
Işık kaynağı 1
Birbirine bağlı topluluk 1
Ve onun yurdunu 1
Bizi 1
Taşıyanlar 1
Onun yüz kızartıcı suçu için 1
Sağ elinle 1
Yardım ile 1
Hangisini? 1
Sizin ağızlarınızla 1
Ayıplı 1
Diller ile 1
Onların doğru sözlerine 1
Onların öfkesi ile 1
Onların iki bahçesine karşılık 1
-an kimse 1
Bir ile 1
Sizin arakdaşınızda 1
Onların dayandığı kimseler ile 1
Sizin şirkiniz 1
İşittiren 1
Ve kayıt defterleri 1
Ve kitap ile 1
Hayırlarda 1
Onun halkına 1
Bağışlama 1
Üçüncüyle 1
Onun iradesiyle 1
Süs ile 1
Kase ile 1
Ölüler 1
Rabbin hakkında 1
Kurbanlık hayvanı 1
Ve gece ile 1
Kitabınızı 1
Fitneleyenler 1
Onların sahalarına 1
İstediği için 1
Perdeyle 1
Bacakları 1
Yorgunluk ile 1
Ayağını 1
Senin elinle 1
Saf olan ile 1
İleri gelenler 1
İrademle 1
Öyleyse senin etkinliğine andolsun ki 1
Küfrün ile 1
Onun yüzünü 1
Doğruluğu 1
Doğruluk 1
Yeten 1
-an kimseler ile 1
Rahmeti 1
Onların kurtulup başarmaları 1
Onun kuvvetiyle 1
Aydınlık yarmımıyla 1
Nebiler 1
Onların elçisini 1
Bizim yüz kızartıcı suçlarımızı 1
Şey 1
Soya 1
Ona ulaşanlar 1
Ve -şeyi 1
-dığı şey karşılığında 1
Sizin Rabbinizi 1
Bahçe ile 1
Zikri 1
En doğru rehberi 1
Hikmeti 1
Tepsiler yardımıyla 1
Duman 1
Yayılanlar 1
Atalarımızı 1
Atalarınmızı 1
Kesin inanır hale gelenler 1
Siz sebebiyle 1
Kum fırtınaları yardımıyla 1
Aciz bırakan 1
Onların yaratmasında 1
Merkezinde 1
Haber ile 1
Lakaplar ile 1
Sizin dininizi 1
Yaratırken 1
Tehdit 1
Zorlayan 1
Ve seherler ile 1
Onun dayanağıyla 1
Kuvvetler ile 1
Kınanan ile 1
Kahin 1
Bizim gözetimimiz ile 1
En iyiyle 1
Bizim gözetimimiz 1
Seherde 1
Görme organı ile 1
Hesap ile 1
Perçemleri 1
Kaplarla 1
Mevkilere andolsun ki 1
Bununla mı? 1
Sur yardımıyla 1
Elçilerimizi 1
Onun elçisi 1
Onlara zarar veren 1
Ruh yardımıyla 1
Öyleyse izinle 1
İnanmanın yardımıyla 1
İnanmalarını 1
Eşlik akitlerini 1
Suçlamayla 1
Elçiyi 1
Kelimeler ile 1
Onların yüz kızartıcı suçu 1
Hanginizle 1
Abartmayla 1
Onların görme organları ile 1
Patlama sesini 1
Taşan yardımıyla 1
Rüzgar yardımıyla 1
Yanlış yapan ile 1
Onun sağ eline 1
Onun sol eline 1
Onun oğullar ile 1
Onların şahitlikleriyle 1
Rabbime andolsun ki 1
Adamlara 1
Onun Rabbine 1
Gününe 1
Cana andolsun ki 1
Bacağa 1
Adağı 1
Kepçelerle 1
Kıvılcımı 1
Meydanda 1
Eller ile 1
Hangisi sebebiyle? 1
Büzülüp kalanlara andolsun ki 1
Cimrilik eden 1
Senin Rabbinin yardımıyla 1
Kaybolanlar 1
Şafak ile 1
Fıkra 1
Zorlayıcı ile 1
Ad’a 1
Gözetleme aracıyla 1
Buna andolsun ki 1
Burada 1
Sabrı 1
Merhameti 1
Onun taşkınlığı sebebiyle 1
Onların yüz kızartıcı suçunu 1
Daha iyi hükmeden 1
Kalem yardımıyla 1
Sığınmayı 1
Perçemi 1
Arkadaşlarına 1
Taşları 1
hamd ile 1
Rabbine 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Âl-i İmrân suresi ✕ Süzgeci kaldır
89 ayet
بَلٰٓىۙ
اِنْ
تَصْبِرُوا
وَتَتَّقُوا
وَيَأْتُوكُمْ
مِنْ
فَوْرِهِمْ
هٰذَا
يُمْدِدْكُمْ
رَبُّكُمْ
بِخَمْسَةِ
اٰلَافٍ
مِنَ
الْمَلٰٓئِكَةِ
مُسَوِّم۪ينَ
İnananlara: «Rabbinizin size gönderilmiş üç bin melekle yardım etmesi size yetmeyecek mi?» diyordun. Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar de hemen üzerinize gelirlerse Rabbiniz size, nişanlı beş bin melekle imdat edecektir.[124-125]
وَمَا
جَعَلَهُ
اللّٰهُ
اِلَّا
بُشْرٰى
لَكُمْ
وَلِتَطْمَئِنَّ
قُلُوبُكُمْ
بِه۪ۜ
وَمَا
النَّصْرُ
اِلَّا
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِ
الْعَز۪يزِ
الْحَك۪يمِۙ
Allah bunu, ancak size müjde olsun ve böylece kalbleriniz yatışsın diye yapmıştır. İnkar edenlerin bir kısmını kesmek veya ümidsiz olarak geri dönecek şekilde bozguna uğratmak için gereken yardım, ancak Güçlü ve Hakim olan Allah katından olur.[126-127]
وَمَا
كَانَ
لِنَفْسٍ
اَنْ
تَمُوتَ
اِلَّا
بِاِذْنِ
اللّٰهِ
كِتَاباً
مُؤَجَّلاًۜ
وَمَنْ
يُرِدْ
ثَوَابَ
الدُّنْيَا
نُؤْتِه۪
مِنْهَاۚ
وَمَنْ
يُرِدْ
ثَوَابَ
الْاٰخِرَةِ
نُؤْتِه۪
مِنْهَاۜ
وَسَنَجْزِي
الشَّاكِر۪ينَ
Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükafatını vereceğiz.[145]
سَنُلْق۪ي
ف۪ي
قُلُوبِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
الرُّعْبَ
بِمَٓا
اَشْرَكُوا
بِاللّٰهِ
مَا
لَمْ
يُنَزِّلْ
بِه۪
سُلْطَاناًۚ
وَمَأْوٰيهُمُ
النَّارُۜ
وَبِئْسَ
مَثْوَى
الظَّالِم۪ينَ
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah’a ortak koşmalarından ötürü, inkar edenlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer cehennemdir. Zalimlerin durağı ne kötüdür![151]
وَلَقَدْ
صَدَقَكُمُ
اللّٰهُ
وَعْدَهُٓ
اِذْ
تَحُسُّونَهُمْ
بِاِذْنِه۪ۚ
حَتّٰٓى
اِذَا
فَشِلْتُمْ
وَتَنَازَعْتُمْ
فِي
الْاَمْرِ
وَعَصَيْتُمْ
مِنْ
بَعْدِ
مَٓا
اَرٰيكُمْ
مَا
تُحِبُّونَۜ
مِنْكُمْ
مَنْ
يُر۪يدُ
الدُّنْيَا
وَمِنْكُمْ
مَنْ
يُر۪يدُ
الْاٰخِرَةَۚ
ثُمَّ
صَرَفَكُمْ
عَنْهُمْ
لِيَبْتَلِيَكُمْۚ
وَلَقَدْ
عَفَا
عَنْكُمْۜ
وَاللّٰهُ
ذُو
فَضْلٍ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
And olsun ki, Allah, size verdiği sözde durdu. Onun izniyle kafirleri kırıp biçiyordunuz, ama Allah size arzuladığınız zaferi gösterdikten sonra gevşeyip bu hususta çekiştiniz ve isyan ettiniz; sizden kimi dünyayı, kimi ahireti istiyordu; derken denemek için Allah sizi geri çevirip bozguna uğrattı. And olsun ki O, sizi bağışladı. Allah’ın inananlara nimeti boldur.[152]
اِذْ
تُصْعِدُونَ
وَلَا
تَلْوُ۫نَ
عَلٰٓى
اَحَدٍ
وَالرَّسُولُ
يَدْعُوكُمْ
ف۪ٓي
اُخْرٰيكُمْ
فَاَثَابَكُمْ
غَماًّ
بِغَمٍّ
لِكَيْلَا
تَحْزَنُوا
عَلٰى
مَا
فَاتَكُمْ
وَلَا
مَٓا
اَصَابَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
خَب۪يرٌ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
Peygamber arkanızdan sizi çağırırken, kimseye bakmadan kaçıyordunuz; kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye, Allah sizi kederden kedere uğrattı. Allah, işlediklerinizden haberdardır.[153]
ثُمَّ
اَنْزَلَ
عَلَيْكُمْ
مِنْ
بَعْدِ
الْغَمِّ
اَمَنَةً
نُعَاساً
يَغْشٰى
طَٓائِفَةً
مِنْكُمْۙ
وَطَٓائِفَةٌ
قَدْ
اَهَمَّتْهُمْ
اَنْفُسُهُمْ
يَظُنُّونَ
بِاللّٰهِ
غَيْرَ
الْحَقِّ
ظَنَّ
الْجَاهِلِيَّةِۜ
يَقُولُونَ
هَلْ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
مِنْ
شَيْءٍۜ
قُلْ
اِنَّ
الْاَمْرَ
كُلَّهُ
لِلّٰهِۜ
يُخْفُونَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ
مَا
لَا
يُبْدُونَ
لَكَۜ
يَقُولُونَ
لَوْ
كَانَ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
شَيْءٌ
مَا
قُتِلْنَا
هٰهُنَاۜ
قُلْ
لَوْ
كُنْتُمْ
ف۪ي
بُيُوتِكُمْ
لَبَرَزَ
الَّذ۪ينَ
كُتِبَ
عَلَيْهِمُ
الْقَتْلُ
اِلٰى
مَضَاجِعِهِمْۚ
وَلِيَبْتَلِيَ
اللّٰهُ
مَا
ف۪ي
صُدُورِكُمْ
وَلِيُمَحِّصَ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
بِذَاتِ
الصُّدُورِ
Kederden sonra, bir takımınızı kendinden geçirecek şekilde size huzur ve emniyet indirdi; oysa bir takımınız da kendi derdlerine düşmüşlerdi. Haksız yere Allah hakkında, cahiliye devrinde olduğu gibi inanıyorlar. «Bu işte bizim bir fikrimiz var mı?» diyorlardı; De ki: «Buyruğun hepsi Allah’ındır». Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlar. «Bu işte bizim fikrimiz alınsaydı, burada öldürülmezdik» diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı. Bu, Allah’ın içinizde olanı denemesi, kalblerinizde olanı arıtması içindir. Allah gönüllerde olanı bilir.[154]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
تَوَلَّوْا
مِنْكُمْ
يَوْمَ
الْتَقَى
الْجَمْعَانِۙ
اِنَّمَا
اسْتَزَلَّهُمُ
الشَّيْطَانُ
بِبَعْضِ
مَا
كَسَبُواۚ
وَلَقَدْ
عَفَا
اللّٰهُ
عَنْهُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
حَل۪يمٌ۟
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirenlerin, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan ayaklarını kaydırıp yoldan çıkarmak istemişti. Allah, and olsun ki, onları affetti. Allah bağışlayandır. Halim’dir.[155]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَكُونُوا
كَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَقَالُوا
لِاِخْوَانِهِمْ
اِذَا
ضَرَبُوا
فِي
الْاَرْضِ
اَوْ
كَانُوا
غُزًّى
لَوْ
كَانُوا
عِنْدَنَا
مَا
مَاتُوا
وَمَا
قُتِلُواۚ
لِيَجْعَلَ
اللّٰهُ
ذٰلِكَ
حَسْرَةً
ف۪ي
قُلُوبِهِمْۜ
وَاللّٰهُ
يُحْـي۪
وَيُم۪يتُۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Ey İnananlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında: «Onlar yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi» diyen inkarcılar gibi olmayın ki, Allah bunu onların kalblerinde bir hasret olarak bıraksın. Dirilten de öldüren de Allah’tır. Allah işlediklerinizi görür.[156]
فَبِمَا
رَحْمَةٍ
مِنَ
اللّٰهِ
لِنْتَ
لَهُمْۚ
وَلَوْ
كُنْتَ
فَظًّا
غَل۪يظَ
الْقَلْبِ
لَانْفَضُّوا
مِنْ
حَوْلِكَۖ
فَاعْفُ
عَنْهُمْ
وَاسْتَغْفِرْ
لَهُمْ
وَشَاوِرْهُمْ
فِي
الْاَمْرِۚ
فَاِذَا
عَزَمْتَ
فَتَوَكَّلْ
عَلَى
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يُحِبُّ
الْمُتَوَكِّل۪ينَ
Allah’ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allah’a güven, doğrusu Allah güvenenleri sever.[159]
وَمَا
كَانَ
لِنَبِيٍّ
اَنْ
يَغُلَّۜ
وَمَنْ
يَغْلُلْ
يَأْتِ
بِمَا
غَلَّ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۚ
ثُمَّ
تُوَفّٰى
كُلُّ
نَفْسٍ
مَا
كَسَبَتْ
وَهُمْ
لَا
يُظْلَمُونَ
Hiçbir peygambere ganimete ve millet malına hiyanet yaraşmaz; haksızlık kim yaparsa, kıyamet günü yaptığı ile gelir, sonra, haksızlık yapılmaksızın herkese kazanmış olduğu ödenir.[161]
اَفَمَنِ
اتَّبَعَ
رِضْوَانَ
اللّٰهِ
كَمَنْ
بَٓاءَ
بِسَخَطٍ
مِنَ
اللّٰهِ
وَمَأْوٰيهُ
جَهَنَّمُۜ
وَبِئْسَ
الْمَص۪يرُ
Allah’ın rızasına uyan kimse, Allah’ın hışmına uğrayan gibi midir? Bu kimsenin varacağı yer cehennemdir; o ne kötü varılacak yerdir![162]
هُمْ
دَرَجَاتٌ
عِنْدَ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
بَص۪يرٌ
بِمَا
يَعْمَلُونَ۟
Onlar Allah katında derece derecedir. Allah, işlediklerini görmektedir.[163]
وَمَٓا
اَصَابَكُمْ
يَوْمَ
الْتَقَى
الْجَمْعَانِ
فَبِاِذْنِ
اللّٰهِ
وَلِيَعْلَمَ
الْمُؤْمِن۪ينَۙ
İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen, Allah’ın izniyledir. Bu, inananları da, münafıklık edenleri de belirtmesi içindir. Münafıklık edenlere: «gelin, Allah yolunda savaşın, veya hiç olmazsa savunmada bulunun» dendiği zaman: «Eğer savaşmayı bilseydik, ardınızdan gelirdik» dediler. O gün, onlar imandan çok inkara yakındılar. Kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar. Allah gizlediklerini onlardan iyi bilir.[166-167]
وَلِيَعْلَمَ
الَّذ۪ينَ
نَافَقُواۚ
وَق۪يلَ
لَهُمْ
تَعَالَوْا
قَاتِلُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
اَوِ
ادْفَعُواۜ
قَالُوا
لَوْ
نَعْلَمُ
قِتَالاً
لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ
هُمْ
لِلْكُفْرِ
يَوْمَئِذٍ
اَقْرَبُ
مِنْهُمْ
لِلْا۪يمَانِۚ
يَقُولُونَ
بِاَفْوَاهِهِمْ
مَا
لَيْسَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْۜ
وَاللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِمَا
يَكْتُمُونَۚ
İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen, Allah’ın izniyledir. Bu, inananları da, münafıklık edenleri de belirtmesi içindir. Münafıklık edenlere: «gelin, Allah yolunda savaşın, veya hiç olmazsa savunmada bulunun» dendiği zaman: «Eğer savaşmayı bilseydik, ardınızdan gelirdik» dediler. O gün, onlar imandan çok inkara yakındılar. Kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar. Allah gizlediklerini onlardan iyi bilir.[166-167]
فَرِح۪ينَ
بِمَٓا
اٰتٰيهُمُ
اللّٰهُ
مِنْ
فَضْلِه۪ۙ
وَيَسْتَبْشِرُونَ
بِالَّذ۪ينَ
لَمْ
يَلْحَقُوا
بِهِمْ
مِنْ
خَلْفِهِمْۙ
اَلَّا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَۢ
Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler. Allah’ın bol nimetinden onlara verdiği şeylerle sevinç içinde rızıklanırlar, arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.[169-170]
يَسْتَبْشِرُونَ
بِنِعْمَةٍ
مِنَ
اللّٰهِ
وَفَضْلٍۙ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُض۪يعُ
اَجْرَ
الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ ۟
Onlar Allah’tan olan bir nimeti, bolluğu ve Allah’ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.[171]
فَانْقَلَبُوا
بِنِعْمَةٍ
مِنَ
اللّٰهِ
وَفَضْلٍ
لَمْ
يَمْسَسْهُمْ
سُٓوءٌۙ
وَاتَّبَعُوا
رِضْوَانَ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
ذُو
فَضْلٍ
عَظ۪يمٍ
Bu yüzden kendilerine bir fenalık dokunmadan, Allah’tan nimet ve bollukla geri döndüler; Allah’ın rızasına uydular. Allah büyük, bol nimet sahibidir.[174]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اشْتَرَوُا
الْكُفْرَ
بِالْا۪يمَانِ
لَنْ
يَضُرُّوا
اللّٰهَ
شَيْـٔاًۚ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
İmanı inkara değişenler, şüphesiz Allah’a bir zarar veremeyeceklerdir. Elem verici azab onlaradır.[177]
مَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيَذَرَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
عَلٰى
مَٓا
اَنْتُمْ
عَلَيْهِ
حَتّٰى
يَم۪يزَ
الْخَب۪يثَ
مِنَ
الطَّيِّبِۜ
وَمَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيُطْلِعَكُمْ
عَلَى
الْغَيْبِ
وَلٰكِنَّ
اللّٰهَ
يَجْتَب۪ي
مِنْ
رُسُلِه۪
مَنْ
يَشَٓاءُ
فَاٰمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَرُسُلِه۪ۚ
وَاِنْ
تُؤْمِنُوا
وَتَتَّقُوا
فَلَكُمْ
اَجْرٌ
عَظ۪يمٌ
Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Allah size gaybı bildirecek değildir; fakat Allah peygamberlerinden dilediğini seçip, ona gaybı bildirir. Artık Allah’a ve peygamberlerine inanın; inanır ve sakınırsanız size büyük ecir vardır.[179]
Yükleniyor...