ق د
388ayette
406kez geçiyor
65/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %66 · Medenî %34
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 43
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Âl-i İmrân
25 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَلَقَدْ | Harfi Tahkik | وَلَقَدْ | Öyleyse | 406 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ ل ه ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
150 ayet
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَصَدُّوا
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
قَدْ
ضَلُّوا
ضَلَالاً
بَع۪يداً
İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır.[167]
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
قَدْ
جَٓاءَكُمُ
الرَّسُولُ
بِالْحَقِّ
مِنْ
رَبِّكُمْ
فَاٰمِنُوا
خَيْراً
لَكُمْۜ
وَاِنْ
تَكْفُرُوا
فَاِنَّ
لِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَل۪يماً
حَك۪يماً
Ey İnsanlar! Peygamber Rabbiniz’den size gerçekle geldi, inanın, bu sizin hayrınızadır. İnkar ederseniz, bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Allah bilendir. Hakim’dir.[170]
وَلَقَدْ
اَخَذَ
اللّٰهُ
م۪يثَاقَ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَۚ
وَبَعَثْنَا
مِنْهُمُ
اثْنَيْ
عَشَرَ
نَق۪يباًۜ
وَقَالَ
اللّٰهُ
اِنّ۪ي
مَعَكُمْۜ
لَئِنْ
اَقَمْتُمُ
الصَّلٰوةَ
وَاٰتَيْتُمُ
الزَّكٰوةَ
وَاٰمَنْتُمْ
بِرُسُل۪ي
وَعَزَّرْتُمُوهُمْ
وَاَقْرَضْتُمُ
اللّٰهَ
قَرْضاً
حَسَناً
لَاُكَفِّرَنَّ
عَنْكُمْ
سَيِّـَٔاتِكُمْ
وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
فَمَنْ
كَفَرَ
بَعْدَ
ذٰلِكَ
مِنْكُمْ
فَقَدْ
ضَلَّ
سَوَٓاءَ
السَّب۪يلِ
And olsun ki, Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. Onlardan oniki reis seçtik. Allah: «Ben şüphesiz sizinleyim, namaz kılarsanız, zekat verirseniz, peygamberlerime inanır ve onlara yardım ederseniz, Allah uğrunda güzel bir takdimede bulunursanız, and olsun ki kötülüklerinizi örterim. And olsun ki, sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse şüphesiz doğru yoldan sapmış olur» dedi.[12]
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
قَدْ
جَٓاءَكُمْ
رَسُولُنَا
يُبَيِّنُ
لَكُمْ
كَث۪يراً
مِمَّا
كُنْتُمْ
تُخْفُونَ
مِنَ
الْكِتَابِ
وَيَعْفُوا
عَنْ
كَث۪يرٍۜ
قَدْ
جَٓاءَكُمْ
مِنَ
اللّٰهِ
نُورٌ
وَكِتَابٌ
مُب۪ينٌۙ
Ey Kitap ehli! Kitap’dan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatan ve çoğundan da geçiveren peygamberimiz gelmiştir. Doğrusu size Allah’tan bir nur ve apaçık bir Kitap gelmiştir.[15]
لَقَدْ
كَفَرَ
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اِنَّ
اللّٰهَ
هُوَ
الْمَس۪يحُ
ابْنُ
مَرْيَمَۜ
قُلْ
فَمَنْ
يَمْلِكُ
مِنَ
اللّٰهِ
شَيْـٔاً
اِنْ
اَرَادَ
اَنْ
يُهْلِكَ
الْمَس۪يحَ
ابْنَ
مَرْيَمَ
وَاُمَّهُ
وَمَنْ
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاًۜ
وَلِلّٰهِ
مُلْكُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَاۜ
يَخْلُقُ
مَا
يَشَٓاءُۜ
وَاللّٰهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
«Allah ancak Meryem oğlu Mesih’tir» diyenler and olsun ki kafir olmuşlardır. De ki: «Allah Meryem oğlu Mesih’i, anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmeyi dilerse kim O’na karşı koyabilir?» Göklerin, yerin ve arasındakilerin hükümranlığı Allah’ındır, dilediğini yaratır. Allah her şeye Kadir’dir.[17]
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
قَدْ
جَٓاءَكُمْ
رَسُولُنَا
يُبَيِّنُ
لَكُمْ
عَلٰى
فَتْرَةٍ
مِنَ
الرُّسُلِ
اَنْ
تَقُولُوا
مَا
جَٓاءَنَا
مِنْ
بَش۪يرٍ
وَلَا
نَذ۪يرٍۘ
فَقَدْ
جَٓاءَكُمْ
بَش۪يرٌ
وَنَذ۪يرٌۜ
وَاللّٰهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ۟
Ey Kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiğinde, «Bize müjdeci ve uyarıcı gelmedi» dersiniz diye, size açıkça anlatacak peygamberimiz geldi. Şüphesiz O, size müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Allah her şeye Kadir’dir.[19]
وَاِذَا
جَٓاؤُ۫كُمْ
قَالُٓوا
اٰمَنَّا
وَقَدْ
دَخَلُوا
بِالْـكُفْرِ
وَهُمْ
قَدْ
خَرَجُوا
بِه۪ۜ
وَاللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِمَا
كَانُوا
يَكْتُمُونَ
Size geldiklerinde «İnandık» derler, oysa yanınıza inkarcı olarak girmiş ve yine inkarcı olarak çıkmışlardır. Gizlemekte olduklarını Allah daha iyi bilir.[61]
لَقَدْ
كَفَرَ
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اِنَّ
اللّٰهَ
هُوَ
الْمَس۪يحُ
ابْنُ
مَرْيَمَۜ
وَقَالَ
الْمَس۪يحُ
يَا بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
رَبّ۪ي
وَرَبَّكُمْۜ
اِنَّهُ
مَنْ
يُشْرِكْ
بِاللّٰهِ
فَقَدْ
حَرَّمَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِ
الْجَنَّةَ
وَمَأْوٰيهُ
النَّارُۜ
وَمَا
لِلظَّالِم۪ينَ
مِنْ
اَنْصَارٍ
And olsun ki, «Allah ancak Meryem oğlu Mesih’tir» diyenler kafir oldular. Oysa Mesih, «Ey İsrailoğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin; kim Allah’a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacağı yer ateştir, zulmedenlerin yardımcıları yoktur» dedi.[72]
لَقَدْ
كَفَرَ
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اِنَّ
اللّٰهَ
ثَالِثُ
ثَلٰثَةٍۢ
وَمَا
مِنْ
اِلٰهٍ
اِلَّٓا
اِلٰهٌ
وَاحِدٌۜ
وَاِنْ
لَمْ
يَنْتَهُوا
عَمَّا
يَقُولُونَ
لَيَمَسَّنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
And olsun ki, «Allah üçten biridir» diyenler kafir olmuştur; oysa tanrı ancak bir tek Tanrı’dır. Dediklerinden vazgeçmezlerse, and olsun onlardan inkar edenler elem verici bir azaba uğrayacaktır.[73]
وَاِذْ
قَالَ
اللّٰهُ
يَا ع۪يسَى
ابْنَ
مَرْيَمَ
ءَاَنْتَ
قُلْتَ
لِلنَّاسِ
اتَّخِذُون۪ي
وَاُمِّيَ
اِلٰهَيْنِ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۜ
قَالَ
سُبْحَانَكَ
مَا
يَكُونُ
ل۪ٓي
اَنْ
اَقُولَ
مَا
لَيْسَ
ل۪ي
بِحَقٍّۜ
اِنْ
كُنْتُ
قُلْتُهُ
فَقَدْ
عَلِمْتَهُۜ
تَعْلَمُ
مَا
ف۪ي
نَفْس۪ي
وَلَٓا
اَعْلَمُ
مَا
ف۪ي
نَفْسِكَۜ
اِنَّكَ
اَنْتَ
عَلَّامُ
الْغُيُوبِ
Allah, «Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah’tan başka iki tanrı olarak benimseyin dedin?» demişti de, «Haşa, hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem, şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim içimde olanı bilirsin; ben Senin içinde olanı bilmem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin» demişti, «Ben onlara sadece ’Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetce onlar hakkında şahiddim, beni aralarından aldığında onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahidsin.»[116-117]
قَدْ
خَسِرَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِلِقَٓاءِ
اللّٰهِۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
جَٓاءَتْهُمُ
السَّاعَةُ
بَغْتَةً
قَالُوا
يَا حَسْرَتَنَا
عَلٰى
مَا
فَرَّطْنَا
ف۪يهَاۙ
وَهُمْ
يَحْمِلُونَ
اَوْزَارَهُمْ
عَلٰى
ظُهُورِهِمْۜ
اَلَا
سَٓاءَ
مَا
يَزِرُونَ
Allah’a kavuşmayı yalanlayanlar doğrusu kaybedenlerdir ki kıyamet saati onlara ansızın gelince, ağırlıklarını arkalarına yüklenerek, «Dünyada işlediğimiz büyük kusurlardan ötürü yazıklar olsun bize» derler. Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür![31]
قَدْ
نَعْلَمُ
اِنَّهُ
لَيَحْزُنُكَ
الَّذ۪ي
يَقُولُونَ
فَاِنَّهُمْ
لَا
يُكَذِّبُونَكَ
وَلٰكِنَّ
الظَّالِم۪ينَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
يَجْحَدُونَ
Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette biliyoruz; doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar, fakat zalimler Allah’ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlar.[33]
وَلَقَدْ
كُذِّبَتْ
رُسُلٌ
مِنْ
قَبْلِكَ
فَصَبَرُوا
عَلٰى
مَا
كُذِّبُوا
وَاُو۫ذُوا
حَتّٰٓى
اَتٰيهُمْ
نَصْرُنَاۚ
وَلَا
مُبَدِّلَ
لِكَلِمَاتِ
اللّٰهِۚ
وَلَقَدْ
جَٓاءَكَ
مِنْ
نَبَا۬ئِ
الْمُرْسَل۪ينَ
Senden önce nice peygamberler yalanlandı ve kendilerine yardımımız gelene kadar yalanlanmalarına ve sıkıştırılmaya katlandılar. Allah’ın sözlerini değiştirebilecek yoktur; and olsun ki peygamberlerin haberi sana da geldi.[34]
قُلْ
اِنّ۪ي
نُه۪يتُ
اَنْ
اَعْبُدَ
الَّذ۪ينَ
تَدْعُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۜ
قُلْ
لَٓا
اَتَّبِـعُ
اَهْوَٓاءَكُمْۙ
قَدْ
ضَلَلْتُ
اِذاً
وَمَٓا
اَنَا۬
مِنَ
الْمُهْتَد۪ينَ
De ki: «Allah’tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum.» «Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum» de.[56]
وَحَٓاجَّهُ
قَوْمُهُۜ
قَالَ
اَتُحَٓاجُّٓونّ۪ي
فِي
اللّٰهِ
وَقَدْ
هَدٰينِۜ
وَلَٓا
اَخَافُ
مَا
تُشْرِكُونَ
بِه۪ٓ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
رَبّ۪ي
شَيْـٔاًۜ
وَسِعَ
رَبّ۪ي
كُلَّ
شَيْءٍ
عِلْماًۜ
اَفَلَا
تَتَذَكَّرُونَ
Milleti onunla tartışmaya girişti. «Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? O’na ortak koştuklarınızdan korkmuyorum, meğer ki Rabbim bir şeyi dilemiş ola. Rabbim ilimce her şeyi kuşatmıştır; hala öğüt kabul etmez misiniz?» dedi.[80]
وَمَا
لَكُمْ
اَلَّا
تَأْكُلُوا
مِمَّا
ذُكِرَ
اسْمُ
اللّٰهِ
عَلَيْهِ
وَقَدْ
فَصَّلَ
لَكُمْ
مَا
حَرَّمَ
عَلَيْكُمْ
اِلَّا
مَا
اضْطُرِرْتُمْ
اِلَيْهِۜ
وَاِنَّ
كَث۪يراً
لَيُضِلُّونَ
بِاَهْوَٓائِهِمْ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
اَعْلَمُ
بِالْمُعْتَد۪ينَ
Size ne oluyor ki, Allah size darda kalmanızın dışında, haram olanları genişçe anlatmışken adının üzerine anıldığı şeyden yemiyorsunuz? Doğrusu çoğunluk, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden sapıtıyorlar. Aşırı gidenleri en iyi bilen Rabbindir.[119]
وَيَوْمَ
يَحْشُرُهُمْ
جَم۪يعاًۚ
يَا مَعْشَرَ
الْجِنِّ
قَدِ
اسْتَكْثَرْتُمْ
مِنَ
الْاِنْسِۚ
وَقَالَ
اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ
مِنَ
الْاِنْسِ
رَبَّـنَا
اسْتَمْتَعَ
بَعْضُنَا
بِبَعْضٍ
وَبَلَغْنَٓا
اَجَلَنَا
الَّـذ۪ٓي
اَجَّلْتَ
لَنَاۜ
قَالَ
النَّارُ
مَثْوٰيكُمْ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اِلَّا
مَا
شَٓاءَ
اللّٰهُۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
حَك۪يمٌ
عَل۪يمٌ
Allah hepsini toplayacağı gün, «Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız» der, insanlardan onlara uymuş olanlar, «Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık» derler. «Cehennem, Allah’ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır» der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir.[128]
قَدْ
خَسِرَ
الَّذ۪ينَ
قَتَلُٓوا
اَوْلَادَهُمْ
سَفَهاً
بِغَيْرِ
عِلْمٍ
وَحَرَّمُوا
مَا
رَزَقَهُمُ
اللّٰهُ
افْتِرَٓاءً
عَلَى
اللّٰهِۜ
قَدْ
ضَلُّوا
وَمَا
كَانُوا
مُهْتَد۪ينَ۟
Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği nimetleri Allah’a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuşlardır; onlar sapıtmışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi.[140]
اَوْ
تَقُولُوا
لَوْ
اَنَّٓا
اُنْزِلَ
عَلَيْنَا
الْكِتَابُ
لَكُنَّٓا
اَهْدٰى
مِنْهُمْۚ
فَقَدْ
جَٓاءَكُمْ
بَيِّنَةٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
وَهُدًى
وَرَحْمَةٌۚ
فَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنْ
كَذَّبَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
وَصَدَفَ
عَنْهَاۜ
سَنَجْزِي
الَّذ۪ينَ
يَصْدِفُونَ
عَنْ
اٰيَاتِنَا
سُٓوءَ
الْعَذَابِ
بِمَا
كَانُوا
يَصْدِفُونَ
Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap’dır, ona uyun. «Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok» demekten veya «Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk» demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.[155-157]
يَا بَن۪ٓي
اٰدَمَ
قَدْ
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكُمْ
لِبَاساً
يُوَار۪ي
سَوْاٰتِكُمْ
وَر۪يشاً۠
وَلِبَاسُ
التَّقْوٰى
ذٰلِكَ
خَيْرٌۜ
ذٰلِكَ
مِنْ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
لَعَلَّهُمْ
يَذَّكَّرُونَ
Ey İnsanoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik. Takva örtüsü ise bunlardan daha hayırlıdır. Allah’ın bu ayetleri öğüt almanız içindir.[26]
Yükleniyor...