ك ذ ب
257ayette
282kez geçiyor
68/114surede
26farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %86 · Medenî %14
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 13
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Rahmân
32 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| كَذَّبُوا | Tef'il Babı | فَعَّلُوا | Yalanladılar | 103 |
| تُكَذِّبَانِ | Tef'il Babı | تُفَعِّلَانِ | İkiniz yalanlarsınız | 41 |
| لِلْمُكَذِّب۪ينَ | İsim | لِلْمُفَعِّلِينَ | Yalanlayanların | 20 |
| الْكَذِبَ | İsim | الْفَعِلَ | Yalan | 18 |
| كَذَّبَتْ | Tef'il Babı | فَعَّلَتْ | Yalanladı | 16 |
| كَذِباً | İsim | فَعِلًا | Yalan | 15 |
| يُكَذِّبُ | Tef'il Babı | يُفَعِّلُ | Yalanlar | 14 |
| الْكَاذِب۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Yalan söyleyenler | 10 |
| لَكَاذِبُونَ | İsim | لَفَاعِلُونَ | Yalan söyleyenler | 10 |
| كَذَبُوا | Feale-Yefilu | فَعَلُوا | Yalan söylediler | 7 |
| كَاذِب۪ينَ | İsim | فَاعِلِينَ | Yalan söyleyenler | 3 |
| الْكَاذِبُونَ | İsim | الْفَاعِلُونَ | Yalan söyleyenler | 3 |
| كَذَّابٌ | Sıfat | فَعَّالٌ | Yalancı | 3 |
| يَكْذِبُونَ | Feale-Yefilu | يَفْعِلُونَ | Yalan söylüyor | 2 |
| نُكَذِّبَ | Tef'il Babı | نُفَعِّلَ | Yalanlarız | 2 |
| كَاذِبٌۜ | İsim | فَاعِلٌ | Yalan söyleyen | 2 |
| كَاذِباً | İsim | فَاعِلًا | Yalan söyleyen | 2 |
| كَذَّابٌ | İsim | فَعَّالٌ | Yalancı | 2 |
| كِذَّاباًۜ | İsim | فِعَّالًا | Yalanlamak | 2 |
| مَكْذُوبٍ | İsim | مَفْعُولٍ | Yalan | 1 |
| فَكَذَبَتْ | Feale-Yefilu | فَفَعَلَتْ | Öyleyse yalan söyledi | 1 |
| تَكْذِبُونَ | Feale-Yefilu | تَفْعِلُونَ | Yalan söylersiniz | 1 |
| كَاذِبَةٌۢ | İsim | فَاعِلَةٌ | Yalan söyleyen | 1 |
| الْمُكَذِّبُونَۙ | İsim | الْمُفَعِّلُونَ | Yalanlayanlar | 1 |
| تَكْذ۪يبٍۙ | İsim | تَفْعِيلٍ | Yalanlama | 1 |
| كَاذِبَةٍ | Sıfat | فَاعِلَةٍ | Yalan söyleyen | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Yalanladılar 37
Yalanladı 37
Yalan 31
İkiniz yalanlarsınız 31
Yalan söyleyenler 26
Yalanlayanların 12
Ve yalanladılar 10
Yalanlarsınız 10
Yalanlayanlar 8
Yalan söyleyen 6
Onu yalanladılar 5
Yalanlar 5
Yalancı 5
Yalanlandı 4
Diğer 31 anlam
Yalan söylediler 4
Seni yalanlarlar 4
Hemen onu yalanladılar 4
Yalanladınız 3
Seni yalanladılar 3
Beni yalanladılar 3
Yalanı 2
Yalanlarız 2
Hemen yalanladı 2
Beni yalanlarlar 2
Hemen yalanladılar 2
Yalan söyledi 2
Ve yalanladı 2
Yalanlamak 2
Yalanlarlar 2
Yalan söylüyor 1
Yalanlandılar 1
Yalan söylerler 1
Öyleyse yalan söyledi 1
Yalancı çıkarıldılar 1
İkisini yalanladılar 1
Sizi yalanladılar 1
Yalanladınız mı? 1
Hemen ikisini yalanladılar 1
Yalan söylersiniz 1
Hemen yalanladın 1
Onun yalanı 1
Hemen yalanladık 1
Ve yalanlayanlar 1
Yalanlama 1
Seni yalanlar 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Yalanladılar” ✕ Süzgeci kaldır
36 ayet
كَدَأْبِ
اٰلِ
فِرْعَوْنَۙ
وَالَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۜ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَاۚ
فَاَخَذَهُمُ
اللّٰهُ
بِذُنُوبِهِمْۜ
وَاللّٰهُ
شَد۪يدُ
الْعِقَابِ
Bunların tutumu, Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibi ki, ayetlerimizi yalanladılar da Allah onları günahlarından dolayı yok (helak) etti. Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.[11]
لَقَدْ
اَخَذْنَا
م۪يثَاقَ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
وَاَرْسَلْـنَٓا
اِلَيْهِمْ
رُسُلاًۜ
كُلَّمَا
جَٓاءَهُمْ
رَسُولٌ
بِمَا
لَا
تَهْوٰٓى
اَنْفُسُهُمْۙ
فَر۪يقاً
كَذَّبُوا
وَفَر۪يقاً
يَقْتُلُونَ
And olsun ki İsrailoğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle onlara her peygamber gelişte, bir kısmını yalanlarlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.[70]
فَقَدْ
كَذَّبُوا
بِالْحَقِّ
لَمَّا
جَٓاءَهُمْۜ
فَسَوْفَ
يَأْت۪يهِمْ
اَنْبٰٓـؤُ۬ا
مَا
كَانُوا
بِه۪
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
Gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Alaya aldıkları şeyin haberleri kendilerine gelecektir.[5]
قَدْ
خَسِرَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِلِقَٓاءِ
اللّٰهِۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
جَٓاءَتْهُمُ
السَّاعَةُ
بَغْتَةً
قَالُوا
يَا حَسْرَتَنَا
عَلٰى
مَا
فَرَّطْنَا
ف۪يهَاۙ
وَهُمْ
يَحْمِلُونَ
اَوْزَارَهُمْ
عَلٰى
ظُهُورِهِمْۜ
اَلَا
سَٓاءَ
مَا
يَزِرُونَ
Allah’a kavuşmayı yalanlayanlar doğrusu kaybedenlerdir ki kıyamet saati onlara ansızın gelince, ağırlıklarını arkalarına yüklenerek, «Dünyada işlediğimiz büyük kusurlardan ötürü yazıklar olsun bize» derler. Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür![31]
وَالَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
صُمٌّ
وَبُكْمٌ
فِي
الظُّلُمَاتِۜ
مَنْ
يَشَأِ
اللّٰهُ
يُضْلِلْهُۜ
وَمَنْ
يَشَأْ
يَجْعَلْهُ
عَلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklarda kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu doğru yola koyar.[39]
وَالَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
يَمَسُّهُمُ
الْعَذَابُ
بِمَا
كَانُوا
يَفْسُقُونَ
Ayetlerimizi inkar edenlere yoldan çıkmalarından ötürü azab dokunacaktır.[49]
قُلْ
هَلُمَّ
شُهَدَٓاءَكُمُ
الَّذ۪ينَ
يَشْهَدُونَ
اَنَّ
اللّٰهَ
حَرَّمَ
هٰذَاۚ
فَاِنْ
شَهِدُوا
فَلَا
تَشْهَدْ
مَعَهُمْۚ
وَلَا
تَتَّبِعْ
اَهْوَٓاءَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَالَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
وَهُمْ
بِرَبِّهِمْ
يَعْدِلُونَ۟
De ki: «Allah’ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin». Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.[150]
وَالَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَاسْتَكْبَرُوا
عَنْهَٓا
اُو۬لٰٓئِكَ
اَصْحَابُ
النَّارِۚ
هُمْ
ف۪يهَا
خَالِدُونَ
Ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı büyüklük taslayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.[36]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَاسْتَكْبَرُوا
عَنْهَا
لَا
تُفَتَّحُ
لَهُمْ
اَبْوَابُ
السَّمَٓاءِ
وَلَا
يَدْخُلُونَ
الْجَنَّةَ
حَتّٰى
يَلِجَ
الْجَمَلُ
ف۪ي
سَمِّ
الْخِيَاطِۜ
وَكَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُجْرِم۪ينَ
Doğrusu ayetlerimizi yalan sayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, göğün kapıları açılmaz; deve iğnenin deliğinden geçmedikçe cennete de giremezler. Suçluları böyle cezalandırırız.[40]
فَكَذَّبُوهُ
فَاَنْجَيْنَاهُ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُ
فِي
الْفُلْكِ
وَاَغْرَقْنَا
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَاۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
قَوْماً
عَم۪ينَ۟
Onu yalanladılar; biz de onu ve gemide beraberinde olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk, çünkü onlar kör bir milletti.[64]
فَاَنْجَيْنَاهُ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُ
بِرَحْمَةٍ
مِنَّا
وَقَطَعْنَا
دَابِرَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَمَا
كَانُوا
مُؤْمِن۪ينَ۟
Biz, rahmetimizle, Hud’u ve beraberinde bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayarak inanmayanların kökünü kestik.[72]
اَلَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
شُعَيْباً
كَاَنْ
لَمْ
يَغْنَوْا
ف۪يهَاۚۛ
اَلَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
شُعَيْباً
كَانُوا
هُمُ
الْخَاسِر۪ينَ
Şuayb’ı yalanlayanlar, yurtlarında sanki hiç yaşamamışlar gibi oldular, izleri bile kalmadı. Mahvolanlar, Şuayb’ı yalanlayanlar oldu.[92]
وَلَوْ
اَنَّ
اَهْلَ
الْقُرٰٓى
اٰمَنُوا
وَاتَّقَوْا
لَفَتَحْنَا
عَلَيْهِمْ
بَرَكَاتٍ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
وَالْاَرْضِ
وَلٰكِنْ
كَذَّبُوا
فَاَخَذْنَاهُمْ
بِمَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Eğer kentlerin halkı inanmış ve Bize karşı gelmekten sakınmış olsalardı, onlara göğün ve yerin bolluklarını verirdik. Ama yalanladılar; bu yüzden onları, yaptıklarına karşılık yakalayıverdik.[96]
تِلْكَ
الْقُرٰى
نَقُصُّ
عَلَيْكَ
مِنْ
اَنْـبَٓائِهَاۚ
وَلَقَدْ
جَٓاءَتْهُمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِۚ
فَمَا
كَانُوا
لِيُؤْمِنُوا
بِمَا
كَذَّبُوا
مِنْ
قَبْلُۜ
كَذٰلِكَ
يَطْبَعُ
اللّٰهُ
عَلٰى
قُلُوبِ
الْكَافِر۪ينَ
İşte o kentlerin haberlerini sana anlatıyoruz. And olsun ki onlara peygamberler belgeler getirdi; önceleri yalanladıklarından ötürü inanamadılar. Allah kafirlerin kalblerini böylece kapatıp mühürler.[101]
فَانْتَقَمْنَا
مِنْهُمْ
فَاَغْرَقْنَاهُمْ
فِي
الْيَمِّ
بِاَنَّهُمْ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَكَانُوا
عَنْهَا
غَافِل۪ينَ
Bu sebeple onlardan öç aldık, ayetlerimizi yalan sayıp umursamadıkları için onları denizde boğduk.[136]
سَاَصْرِفُ
عَنْ
اٰيَاتِيَ
الَّذ۪ينَ
يَتَكَبَّرُونَ
فِي
الْاَرْضِ
بِغَيْرِ
الْحَقِّۜ
وَاِنْ
يَرَوْا
كُلَّ
اٰيَةٍ
لَا
يُؤْمِنُوا
بِهَاۚ
وَاِنْ
يَرَوْا
سَب۪يلَ
الرُّشْدِ
لَا
يَتَّخِذُوهُ
سَب۪يلاًۚ
وَاِنْ
يَرَوْا
سَب۪يلَ
الْغَيِّ
يَتَّخِذُوهُ
سَب۪يلاًۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَكَانُوا
عَنْهَا
غَافِل۪ينَ
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden yüz çevirteceğim. Onlar bütün ayetleri görseler yine de inanmazlar; doğru yolu görseler, yol olarak benimsemezler; azgınlık yolunu görseler, hemen onu yol edinirler. Bu, onların mucizelerimizi yalan saymaları ve onlardan habersiz görünmelerinden ileri gelir.[146]
وَالَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَلِقَٓاءِ
الْاٰخِرَةِ
حَبِطَتْ
اَعْمَالُهُمْۜ
هَلْ
يُجْزَوْنَ
اِلَّا
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ۟
Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan sayan kimselerin işleri boşa gitmiştir. Onlar işlediklerinin karşılığından başka bir şeyle mi cezalanırlar?[147]
وَلَوْ
شِئْنَا
لَرَفَعْنَاهُ
بِهَا
وَلٰكِنَّهُٓ
اَخْلَدَ
اِلَى
الْاَرْضِ
وَاتَّـبَعَ
هَوٰيهُۚ
فَمَثَلُهُ
كَمَثَلِ
الْكَلْبِۚ
اِنْ
تَحْمِلْ
عَلَيْهِ
يَلْهَثْ
اَوْ
تَتْرُكْهُ
يَلْهَثْۜ
ذٰلِكَ
مَثَلُ
الْقَوْمِ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَاۚ
فَاقْصُصِ
الْقَصَصَ
لَعَلَّهُمْ
يَتَفَكَّرُونَ
Dileseydik, onu ayetlerimizle üstün kılardık; fakat o, dünyaya meyletti ve hevesine uydu. Durumu, üstüne varsan da, kendi haline bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalan sayan kimselerin hali böyledir. Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.[176]
سَٓاءَ
مَثَلاًۨ
الْقَوْمُ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَاَنْفُسَهُمْ
كَانُوا
يَظْلِمُونَ
Ayetlerimizi yalan sayan, kendine zulmeden millet ne kötü bir misaldir![177]
وَالَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
سَنَسْتَدْرِجُهُمْ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَعْلَمُونَۚ
Ayetlerimizi yalan sayanları, bilmedikleri yönden, ağır ağır sonuçlarına yaklaştıracağız.[182]
Yükleniyor...