ل ق ي

135ayette
146kez geçiyor
53/114surede
43farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %77 · Medenî %23
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Müzzemmil 5 3. inen sure En çok geçtiği sure A’râf 11 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
وَاَلْقَيْنَا İfal Babı أَفْعَلَ Koydu 26
وَاَلْقَوْا İfal Babı أَفْعِلُوا Koyun 23
لِقَٓاءَ İsim فِعَالَ Karşılaşmak 19
يُلْقِي İfal Babı يُفْعِلُ Koyar 6
الْتَقَى İftial Babı افْتَعَلَ Karşılaştı 5
وَلِقَٓائِه۪ İsim وَفِعَالِهِ Ve onunla karşılaşmak 5
يُلْقُونَ İfal Babı يُفْعِلُونَ Koyarlar 4
لَق۪يتُمُ Feile-Yefalu فَعِلْتُمْ Karşılaştınız 4
يَلْقَوْنَهُ Feile-Yefalu يَفْعَلُونَهُ Onunla karşılaşırlar 4
لَقُوا Feile-Yefalu فَعَلُوا Karşılaştıkları 3
مُلَاقُوا İsim مُفَاعِلُونَ Karşılaşanlar 3
اَلْقٰيهَٓا İfal Babı أَفْعَلَهَا Onu koydu 3
تُلْقِيَ İfal Babı تُفْعِلَ Koyarsın 3
يُلَقّٰيهَٓا Tef'il Babı يُفَعَّلُهَا Onunla karşılaşır 3
يُلَاقُوا Faale Babı يُفَاعِلُوا Karşılaşırlar 3
تُلْقُوا İfal Babı تُفْعِلُوا Koymayın 2
سَنُلْق۪ي İfal Babı سَنُفْعِلُ Yakında koyacağız 2
مُلْقُونَ İsim مُفْعِلُونَ Koyanlar 2
مُلَاق۪يكُمْ İsim مُفَاعِلُكُمْ Sizinle karşılaşan 2
فَتَلَقّٰٓى Tefe'ale Babı فَتَفَعَّلَ Aldı 1
مُلَاقُوهُۜ İsim مُفَاعِلُوهُ Onunla karşılaşanlar 1
الْتَقَتَاۜ İftial Babı افْتَعَلَا İkisi karşılaştı 1
تَلْقَوْهُۖ Feile-Yefalu تَفْعَلُوهُ Onunla karşılaşırsınız 1
تِلْقَٓاءَ Mekan Zarfı تِفْعَالَ Karşılaşma yeri 1
الْمُلْق۪ينَ İsim الْمُفْعِلِينَ Koyanlar 1
تِلْقَٓائِ۬ İsim تِفْعَالِ Karşılaşmak 1
يَلْقٰيهُ Feale-Yefilu يَفْعَلُهُ Onunla karşılaşır 1
لَق۪ينَا Feale-Yefilu فَعِلْنَا Karşılaştık 1
وَتَتَلَقّٰيهُمُ Tefe'ale Babı وَتَتَفَعَّلُهُمُ Ve onları alır 1
تَلَقَّوْنَهُ Tefe'ale Babı تَتَفَعَّلُونَهُ Onu alırsınız 1
وَيُلَقَّوْنَ Tef'il Babı وَيُفَعَّلُونَ Ve onlarla karşılaşılır 1
لَتُلَقَّى Tef'il Babı لَتُفَعَّلُ Karşılaştırılırsın 1
تِلْقَٓاءَ İsim تِفْعَالَ Karşılaşmak 1
لَاق۪يهِ İsim فَاعِلُهِ Onunla karşılaşan 1
التَّلَاقِۙ İsim التَّفَاعُلِ Buluşma 1
يَتَلَقَّى Tefe'ale Babı يَتَفَعَّلُ Alır 1
الْمُتَلَقِّيَانِ İsim الْمُتَفَعِّلَانِ İki alıcı 1
ءَاُلْقِيَ İfal Babı أَؤُفْعِلَ Koyuldu mu? 1
يَلْتَقِيَانِۙ İftial Babı يَفْتَعِلَانِ İkisi karşılaşır 1
مُلَاقٍ İsim مُفَاعِلٌ Karşılaşan 1
وَلَقّٰيهُمْ Tef'il Babı وَفَعَّلَهُمْ Ve onlarla karşılaştı 1
فَالْمُلْقِيَاتِ İsim فَالْمُفْعِيَاتِ Hemen koyanlar 1
وَاَلْقَتْ İfal Babı وَأَفْعَلَتْ Ve koydu 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 59 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 0 kez 3. inen: Müzzemmil — 1 kez 4. inen: Müddessir — 0 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 0 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 0 kez 10. inen: Fecr — 0 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 0 kez 24. inen: Abese — 0 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 1 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 1 kez 34. inen: Kâf — 6 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 2 kez 38. inen: Sâd — 1 kez 39. inen: A’râf — 11 kez 40. inen: Cin — 0 kez 41. inen: Yâsîn — 0 kez 42. inen: Furkân — 5 kez 43. inen: Fâtır — 0 kez 44. inen: Meryem — 1 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 10 kez 46. inen: Vâkı’a — 0 kez 47. inen: Şu’arâ — 7 kez 48. inen: Neml — 4 kez 49. inen: Kasas — 6 kez 50. inen: İsrâ — 2 kez 51. inen: Yûnus — 8 kez 52. inen: Hûd — 1 kez 53. inen: Yûsuf — 3 kez 54. inen: Hicr — 1 kez 55. inen: En’âm — 3 kez 56. inen: Sâffât — 1 kez 57. inen: Lokman — 1 kez 58. inen: Sebe’ — 0 kez 59. inen: Zümer — 1 kez 60. inen: Mü’min — 2 kez 61. inen: Fussilet — 4 kez 62. inen: Şûrâ — 0 kez 63. inen: Zuhruf — 2 kez 64. inen: Duhân — 0 kez 65. inen: Câsiye — 1 kez 66. inen: Ahkâf — 0 kez 67. inen: Zâriyât — 0 kez 68. inen: Gâşiye — 0 kez 69. inen: Kehf — 4 kez 70. inen: Nahl — 4 kez 71. inen: Nûh — 0 kez 72. inen: İbrahim — 0 kez 73. inen: Enbiyâ — 1 kez 74. inen: Mü’minûn — 1 kez 75. inen: Secde — 3 kez 76. inen: Tûr — 1 kez 77. inen: Mülk — 2 kez 78. inen: Hâkka — 1 kez 79. inen: Me’âric — 1 kez 80. inen: Nebe’ — 0 kez 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez 82. inen: İnfitâr — 0 kez 83. inen: İnşikâk — 2 kez 84. inen: Rûm — 2 kez 85. inen: Ankebût — 2 kez 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez 87. inen: Bakara — 7 kez 88. inen: Enfâl — 5 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 7 kez 90. inen: Ahzâb — 1 kez 91. inen: Mümtehine — 1 kez 92. inen: Nisâ — 4 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 0 kez 95. inen: Muhammed — 1 kez 96. inen: Ra’d — 1 kez 97. inen: Rahmân — 1 kez 98. inen: İnsan — 1 kez 99. inen: Talâk — 0 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 0 kez 102. inen: Nûr — 1 kez 103. inen: Hac — 3 kez 104. inen: Münâfikûn — 0 kez 105. inen: Mücâdele — 0 kez 106. inen: Hucurât — 0 kez 107. inen: Tahrîm — 0 kez 108. inen: Teğâbun — 0 kez 109. inen: Saff — 0 kez 110. inen: Cum’a — 1 kez 111. inen: Fetih — 0 kez 112. inen: Mâide — 1 kez 113. inen: Tevbe — 1 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ ك و ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

30 ayet

قَدْ كَانَ لَكُمْ اٰيَةٌ ف۪ي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَاۜ فِئَةٌ تُقَاتِلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاُخْرٰى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِۜ وَاللّٰهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ
Karşı karşıya gelen iki topluluğun durumlarında sizin için ibret vardır; biri Allah yolunda savaşanlardır, diğeri inkarcılardır ki, bunlar karşı tarafı gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Bunda görebilenler için ibret vardır.[13]
ذٰلِكَ مِنْ اَنْـبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهِ اِلَيْكَۜ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يُلْقُونَ اَقْلَامَهُمْ اَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَۖ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يَخْتَصِمُونَ
Bu Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin, çekişirlerken de orada bulunmadın.[44]
وَلَقَدْ كُنْتُمْ تَمَنَّوْنَ الْمَوْتَ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَلْقَوْهُۖ فَقَدْ رَاَيْتُمُوهُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ۟
And olsun ki, ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz; işte onu gözlerinizle bakarak gördünüz.[143]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ضَرَبْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ اَلْقٰٓى اِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِناًۚ تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۘ فَعِنْدَ اللّٰهِ مَغَانِمُ كَث۪يرَةٌۜ كَذٰلِكَ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلُ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً
Ey İnananlar! Allah yolunda yürüdüğünüz vakit, her şeyi iyice anlayın. Size, müslüman olduğunu bildirene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek: «Sen mümin değilsin» demeyin. Allah katında birçok ganimetler vardır. Evvelce siz de öyleydiniz. Allah size iyilikte bulundu, iyice araştırıp anlayın, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.[94]
يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ اِنَّمَا الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّٰهِ وَكَلِمَتُهُۚ اَلْقٰيهَٓا اِلٰى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُۘ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَلَا تَقُولُوا ثَلٰثَةٌۜ اِنْتَهُوا خَيْراً لَكُمْۜ اِنَّمَا اللّٰهُ اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ سُبْحَانَهُٓ اَنْ يَكُونَ لَهُ وَلَدٌۢ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً۟
Ey Kitap ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin. Allah hakkında ancak gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı kelimesi ve kendinden bir ruhtur. Allah’a ve peygamberlerine inanın, «üçtür» demeyin, vazgeçin, bu hayrınızadır. Allah ancak bir tek Tanrı’dır, çocuğu olmaktan münezzehtir, göklerde olanlar da yerde olanlar da O’nundur. Vekil olarak Allah yeter.[171]
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪ي وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا شَهِدْنَا عَلٰٓى اَنْفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ
«Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?» «Kendi hakkımızda şahidiz» derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkarcı olduklarına, kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler.[130]
اَلَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَهْواً وَلَعِباً وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ نَنْسٰيهُمْ كَمَا نَسُوا لِقَٓاءَ يَوْمِهِمْ هٰذَاۙ وَمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ
Cehennemlikler cennetliklere, «Bize biraz su veya Allah’ın size verdiği rızıktan gönderin» diye seslenirler, onlar da, «Doğrusu Allah dinlerini alay ve eğlenceye alan, dünya hayatına aldanan inkarcılara ikisini de haram etmiştir» derler. Bugünle karşılaşacaklarını unuttukları, ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de onları unutuyoruz.[50-51]
قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ نَحْنُ الْمُلْق۪ينَ
Sihirbazlar: «Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy veya biz koyalım» dediler.[115]
وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟
Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan sayan kimselerin işleri boşa gitmiştir. Onlar işlediklerinin karşılığından başka bir şeyle mi cezalanırlar?[147]
وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا غَنِمْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَاَنَّ لِلّٰهِ خُمُسَهُ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا يَوْمَ الْفُرْقَانِ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Eğer Allah’a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah’ın, Peygamber’in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir’dir.[41]
وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلاً وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْراً كَانَ مَفْعُولاًۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟
Karşılaştığınızda, olacak işi oldurmak için, onları gözlerinize az gösteriyor ve sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler dönüp Allah’a varır.[44]
فَاَعْقَبَهُمْ نِفَاقاً ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلٰى يَوْمِ يَلْقَوْنَهُ بِمَٓا اَخْلَفُوا اللّٰهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ
Allah’a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için O’nunla karşılaşacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.[77]
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَيْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُۜ قُلْ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ۬ نَفْس۪يۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ
Ayetlerimiz onlara açık açık okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar, «Bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir» dediler. De ki: «Onu kendiliğimden değiştiremem, ben ancak, bana vahyolunana uyarım. Ben Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabına uğramaktan korkarım.»[15]
وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَاَنْ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْۜ قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ
Onları toplayacağı kıyamet günü, sanki gündüz, birbirleriyle sadece tanışacakları bir saat kadar kalmış gibidirler. Allah’ın karşısına çıkmayı yalan sayanlar kaybetmişlerdir.[45]
قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ لَا تَقْتُلُوا يُوسُفَ وَاَلْقُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّ يَلْتَقِطْهُ بَعْضُ السَّيَّارَةِ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ
İçlerinden biri: «Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Böyle yaparsanız yolculardan onu bulup alan olur» dedi.[10]
اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُٓوءٍۜ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: «Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk» diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.[28]
وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا شُرَكَٓاءَهُمْ قَالُوا رَبَّـنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُرَكَٓاؤُ۬نَا الَّذ۪ينَ كُنَّا نَدْعُوا مِنْ دُونِكَۚ فَاَلْقَوْا اِلَيْهِمُ الْقَوْلَ اِنَّكُمْ لَكَاذِبُونَۚ
Allah’a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: «Rabbimiz! Seni bırakıp yalvardığımız ortaklarımız bunlardır» derler. Koştukları ortaklar: «Doğrusu siz yalancısınız» diye söz atarlar.[86]
وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ
Puta tapanlar o gün Allah’ın hükmüne teslim olurlar; uydurdukları şeyler onlardan uzaklaşırlar.[87]
قُلْ اِنَّـمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّـمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ رَبِّه۪ فَلْيَعْمَلْ عَمَلاً صَالِحاً وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّه۪ٓ اَحَداً
De ki: «Ben de ancak sizin gibi bir insanım; ancak bana tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyolunuyor. Rabbine kavuşmayı uman kimse yararlı iş işleşin ve Rabbine kullukta hiç ortak koşmasın.»[110]
قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَلْقٰى
«Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy, ya da önce biz koyalım» dediler.[65]
Yükleniyor...