ل ق ي
135ayette
146kez geçiyor
53/114surede
43farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %77 · Medenî %23
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müzzemmil 5
3. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
11 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَاَلْقَيْنَا | İfal Babı | أَفْعَلَ | Koydu | 26 |
| وَاَلْقَوْا | İfal Babı | أَفْعِلُوا | Koyun | 23 |
| لِقَٓاءَ | İsim | فِعَالَ | Karşılaşmak | 19 |
| يُلْقِي | İfal Babı | يُفْعِلُ | Koyar | 6 |
| الْتَقَى | İftial Babı | افْتَعَلَ | Karşılaştı | 5 |
| وَلِقَٓائِه۪ | İsim | وَفِعَالِهِ | Ve onunla karşılaşmak | 5 |
| يُلْقُونَ | İfal Babı | يُفْعِلُونَ | Koyarlar | 4 |
| لَق۪يتُمُ | Feile-Yefalu | فَعِلْتُمْ | Karşılaştınız | 4 |
| يَلْقَوْنَهُ | Feile-Yefalu | يَفْعَلُونَهُ | Onunla karşılaşırlar | 4 |
| لَقُوا | Feile-Yefalu | فَعَلُوا | Karşılaştıkları | 3 |
| مُلَاقُوا | İsim | مُفَاعِلُونَ | Karşılaşanlar | 3 |
| اَلْقٰيهَٓا | İfal Babı | أَفْعَلَهَا | Onu koydu | 3 |
| تُلْقِيَ | İfal Babı | تُفْعِلَ | Koyarsın | 3 |
| يُلَقّٰيهَٓا | Tef'il Babı | يُفَعَّلُهَا | Onunla karşılaşır | 3 |
| يُلَاقُوا | Faale Babı | يُفَاعِلُوا | Karşılaşırlar | 3 |
| تُلْقُوا | İfal Babı | تُفْعِلُوا | Koymayın | 2 |
| سَنُلْق۪ي | İfal Babı | سَنُفْعِلُ | Yakında koyacağız | 2 |
| مُلْقُونَ | İsim | مُفْعِلُونَ | Koyanlar | 2 |
| مُلَاق۪يكُمْ | İsim | مُفَاعِلُكُمْ | Sizinle karşılaşan | 2 |
| فَتَلَقّٰٓى | Tefe'ale Babı | فَتَفَعَّلَ | Aldı | 1 |
| مُلَاقُوهُۜ | İsim | مُفَاعِلُوهُ | Onunla karşılaşanlar | 1 |
| الْتَقَتَاۜ | İftial Babı | افْتَعَلَا | İkisi karşılaştı | 1 |
| تَلْقَوْهُۖ | Feile-Yefalu | تَفْعَلُوهُ | Onunla karşılaşırsınız | 1 |
| تِلْقَٓاءَ | Mekan Zarfı | تِفْعَالَ | Karşılaşma yeri | 1 |
| الْمُلْق۪ينَ | İsim | الْمُفْعِلِينَ | Koyanlar | 1 |
| تِلْقَٓائِ۬ | İsim | تِفْعَالِ | Karşılaşmak | 1 |
| يَلْقٰيهُ | Feale-Yefilu | يَفْعَلُهُ | Onunla karşılaşır | 1 |
| لَق۪ينَا | Feale-Yefilu | فَعِلْنَا | Karşılaştık | 1 |
| وَتَتَلَقّٰيهُمُ | Tefe'ale Babı | وَتَتَفَعَّلُهُمُ | Ve onları alır | 1 |
| تَلَقَّوْنَهُ | Tefe'ale Babı | تَتَفَعَّلُونَهُ | Onu alırsınız | 1 |
| وَيُلَقَّوْنَ | Tef'il Babı | وَيُفَعَّلُونَ | Ve onlarla karşılaşılır | 1 |
| لَتُلَقَّى | Tef'il Babı | لَتُفَعَّلُ | Karşılaştırılırsın | 1 |
| تِلْقَٓاءَ | İsim | تِفْعَالَ | Karşılaşmak | 1 |
| لَاق۪يهِ | İsim | فَاعِلُهِ | Onunla karşılaşan | 1 |
| التَّلَاقِۙ | İsim | التَّفَاعُلِ | Buluşma | 1 |
| يَتَلَقَّى | Tefe'ale Babı | يَتَفَعَّلُ | Alır | 1 |
| الْمُتَلَقِّيَانِ | İsim | الْمُتَفَعِّلَانِ | İki alıcı | 1 |
| ءَاُلْقِيَ | İfal Babı | أَؤُفْعِلَ | Koyuldu mu? | 1 |
| يَلْتَقِيَانِۙ | İftial Babı | يَفْتَعِلَانِ | İkisi karşılaşır | 1 |
| مُلَاقٍ | İsim | مُفَاعِلٌ | Karşılaşan | 1 |
| وَلَقّٰيهُمْ | Tef'il Babı | وَفَعَّلَهُمْ | Ve onlarla karşılaştı | 1 |
| فَالْمُلْقِيَاتِ | İsim | فَالْمُفْعِيَاتِ | Hemen koyanlar | 1 |
| وَاَلْقَتْ | İfal Babı | وَأَفْعَلَتْ | Ve koydu | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Karşılaşmak 10
Koydu 7
Karşılaşmak ile 7
Koyuldu 5
Koyun 4
Koydular 4
Ve koydu 4
Karşılaştınız 4
Bizimle karşılaşmak 4
Onunla karşılaşır 4
Karşılaşırlar 4
Karşılaşanlar 3
Karşılaştı 3
Onu koydu 3
Diğer 59 anlam
Koyanlar 3
Koy 3
Ve koyduk 3
Koyar 3
Koyulur 3
İkisi karşılaştı 2
Koyarlar 2
Yakında koyacağız 2
Ve koydular 2
Hemen koydu 2
Koyarsın 2
Ve karşılaşmak 2
Onunla karşılaşırlar 2
Hemen onu koyun 2
Ve onunla karşılaşmak 2
Koyuldular 2
Karşılaştıkları 1
Aldı 1
Karşılaştılar 1
Koymayın 1
Onunla karşılaşanlar 1
Sizinle karşılaştılar 1
Onunla karşılaşırsınız 1
Ve koyarlar 1
Koyduk 1
Karşılaşma yeri 1
Yakında koyacağım 1
Ve onu koyun 1
Koyulman sebebiyle 1
Karşılaştık 1
Onu koy 1
Hemen onu koysun 1
Koydum 1
Ve onları alır 1
Onu alırsınız 1
Karşılaşır 1
Ve onlarla karşılaşılır 1
Hemen koydular 1
Hemen koyuldu 1
Karşılaştırılırsın 1
Ve koy 1
Hemen koy 1
Öyleyse onu koy 1
Onunla karşılaşan 1
Onunla karşılaşmak 1
Buluşma 1
Alır 1
İki alıcı 1
İkiniz koyun 1
Hemen ikiniz onu koyun 1
Hemen karşılaştı 1
Koyuldu mu? 1
İkisi karşılaşır 1
Koyarsınız 1
Sizinle karşılaşan 1
Karşılaşan 1
Ve onlarla karşılaştı 1
Hemen koyanlar 1
Hemen onunla karşılaşan 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
135 ayet
وَفَجَّرْنَا
الْاَرْضَ
عُيُوناً
فَالْتَقَى
الْمَٓاءُ
عَلٰٓى
اَمْرٍ
قَدْ
قُدِرَۚ
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.[12]
ءَاُلْقِيَ
الذِّكْرُ
عَلَيْهِ
مِنْ
بَيْنِنَا
بَلْ
هُوَ
كَذَّابٌ
اَشِرٌ
«İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir» dediler.[24-25]
مَرَجَ
الْبَحْرَيْنِ
يَلْتَقِيَانِۙ
Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.[19]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَتَّخِذُوا
عَدُوّ۪ي
وَعَدُوَّكُمْ
اَوْلِيَٓاءَ
تُلْقُونَ
اِلَيْهِمْ
بِالْمَوَدَّةِ
وَقَدْ
كَفَرُوا
بِمَا
جَٓاءَكُمْ
مِنَ
الْحَقِّۚ
يُخْرِجُونَ
الرَّسُولَ
وَاِيَّاكُمْ
اَنْ
تُؤْمِنُوا
بِاللّٰهِ
رَبِّكُمْۜ
اِنْ
كُنْتُمْ
خَرَجْتُمْ
جِهَاداً
ف۪ي
سَب۪يل۪ي
وَابْتِغَٓاءَ
مَرْضَات۪ي
تُسِرُّونَ
اِلَيْهِمْ
بِالْمَوَدَّةِۗ
وَاَنَا۬
اَعْلَمُ
بِمَٓا
اَخْفَيْتُمْ
وَمَٓا
اَعْلَنْتُمْۜ
وَمَنْ
يَفْعَلْهُ
مِنْكُمْ
فَقَدْ
ضَلَّ
سَوَٓاءَ
السَّب۪يلِ
Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar, size gelen gerçeği inkar etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan ötürü sizi ve Peygamberi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer sizler Benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Ben, sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden onlara sevgi gösteren kimse, şüphesiz doğru yoldan sapmıştır.[1]
قُلْ
اِنَّ
الْمَوْتَ
الَّذ۪ي
تَفِرُّونَ
مِنْهُ
فَاِنَّهُ
مُلَاق۪يكُمْ
ثُمَّ
تُرَدُّونَ
اِلٰى
عَالِمِ
الْغَيْبِ
وَالشَّهَادَةِ
فَيُنَبِّئُكُمْ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ۟
De ki: «Doğrusu kendisinden kaçtığınız ölüm mutlaka karşınıza çıkacaktır; sonra; görüleni de görülmeyeni de bilen Allah’a döndürüleceksiniz, O size işlediklerinizi haber verecektir.»[8]
اِذَٓا
اُلْقُوا
ف۪يهَا
سَمِعُوا
لَهَا
شَه۪يقاً
وَهِيَ
تَفُورُۙ
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.[7]
تَكَادُ
تَمَيَّزُ
مِنَ
الْغَيْظِۜ
كُلَّمَٓا
اُلْقِيَ
ف۪يهَا
فَوْجٌ
سَاَلَهُمْ
خَزَنَتُهَٓا
اَلَمْ
يَأْتِكُمْ
نَذ۪يرٌ
Nerede ise öfkesinden paralanacak! İçine her bir topluluğun atılmasında, bekçileri onlara: «Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?» diye sorarlar.[8]
اِنّ۪ي
ظَنَنْتُ
اَنّ۪ي
مُلَاقٍ
حِسَابِيَهْۚ
Kitabı sağından verilen; «Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum» der.[19-20]
فَذَرْهُمْ
يَخُوضُوا
وَيَلْعَبُوا
حَتّٰى
يُلَاقُوا
يَوْمَهُمُ
الَّذ۪ي
يُوعَدُونَۙ
Onları bırak; kendilerine söz verilen güne kavuşmalarına kadar dalıp oynasınlar.[42]
اِنَّا
سَنُلْق۪ي
عَلَيْكَ
قَوْلاً
ثَق۪يلاًۜ
Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz.[5]
وَلَوْ
اَلْقٰى
مَعَاذ۪يرَهُۜ
Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.[14-15]
فَوَقٰيهُمُ
اللّٰهُ
شَرَّ
ذٰلِكَ
الْيَوْمِ
وَلَقّٰيهُمْ
نَضْرَةً
وَسُرُوراًۚ
Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.[11]
فَالْمُلْقِيَاتِ
ذِكْراًۙ
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah’ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.[1-7]
وَاَلْقَتْ
مَا
ف۪يهَا
وَتَخَلَّتْۙ
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir[3-5]
يَٓا اَيُّهَا
الْاِنْسَانُ
اِنَّكَ
كَادِحٌ
اِلٰى
رَبِّكَ
كَدْحاً
فَمُلَاق۪يهِۚ
Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O’na kavuşacaksın.[6]
Yükleniyor...