ل ي ت
15ayette
15kez geçiyor
13/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %80 · Medenî %20
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Fecr 24
10. inen sure
En çok geçtiği sure
Furkân
2 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| يَا لَيْتَن۪ي | Harfi Nasb | يَالَيْتَنِي | Ah keşke ben | 14 |
| يَلِتْكُمْ | Feale-Yefilu | يَفْعِلْكُمْ | Sizi eksiltir | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
15 ayet
وَلَئِنْ
اَصَابَكُمْ
فَضْلٌ
مِنَ
اللّٰهِ
لَيَقُولَنَّ
كَاَنْ
لَمْ
تَكُنْ
بَيْنَكُمْ
وَبَيْنَهُ
مَوَدَّةٌ
يَا لَيْتَن۪ي
كُنْتُ
مَعَهُمْ
فَاَفُوزَ
فَوْزاً
عَظ۪يماً
Allah’tan size bir nimet erişse, and olsun ki, sizinle kendi arasında bir dostluk yokmuş gibi: «Keşki onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım» der.[73]
وَلَوْ
تَرٰٓى
اِذْ
وُقِفُوا
عَلَى
النَّارِ
فَقَالُوا
يَا لَيْتَنَا
نُرَدُّ
وَلَا
نُكَذِّبَ
بِاٰيَاتِ
رَبِّنَا
وَنَكُونَ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, «keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz’in ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık» dediklerini bir görsen![27]
وَاُح۪يطَ
بِثَمَرِه۪
فَاَصْبَحَ
يُقَلِّبُ
كَفَّيْهِ
عَلٰى
مَٓا
اَنْفَقَ
ف۪يهَا
وَهِيَ
خَاوِيَةٌ
عَلٰى
عُرُوشِهَا
وَيَقُولُ
يَا لَيْتَن۪ي
لَمْ
اُشْرِكْ
بِرَبّ۪ٓي
اَحَداً
Nitekim, ürünleri yok edildi; bağın altüst olmuş çardakları karşısında, sarfettiği emeğe içi yanarak ellerini oğuşturup «Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım» diyordu.[42]
فَاَجَٓاءَهَا
الْمَخَاضُ
اِلٰى
جِذْعِ
النَّخْلَةِۚ
قَالَتْ
يَا لَيْتَن۪ي
مِتُّ
قَبْلَ
هٰذَا
وَكُنْتُ
نَسْياً
مَنْسِياًّ
Doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine gitmeğe mecbur etti. «Keşke ben bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim» dedi.[23]
وَيَوْمَ
يَعَضُّ
الظَّالِمُ
عَلٰى
يَدَيْهِ
يَقُولُ
يَا لَيْتَنِي
اتَّخَذْتُ
مَعَ
الرَّسُولِ
سَب۪يلاً
O gün, zalim kimse ellerini ısırıp: «Keşke Peygamberle beraber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene; keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kuran’dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor» der.[27-29]
يَا وَيْلَتٰى
لَيْتَن۪ي
لَمْ
اَتَّخِذْ
فُلَاناً
خَل۪يلاً
O gün, zalim kimse ellerini ısırıp: «Keşke Peygamberle beraber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene; keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kuran’dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor» der.[27-29]
فَخَرَجَ
عَلٰى
قَوْمِه۪
ف۪ي
ز۪ينَتِه۪ۜ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
يُر۪يدُونَ
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَا
يَا لَيْتَ
لَنَا
مِثْلَ
مَٓا
اُو۫تِيَ
قَارُونُۙ
اِنَّهُ
لَذُو
حَظٍّ
عَظ۪يمٍ
Karun, ihtişam içinde milletinin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: «Karun’a verildiği gibi bizim de olsa; doğrusu o büyük bir varlık sahibidir» demişlerdi.[79]
يَوْمَ
تُقَلَّبُ
وُجُوهُهُمْ
فِي
النَّارِ
يَقُولُونَ
يَا لَيْتَنَٓا
اَطَعْنَا
اللّٰهَ
وَاَطَعْنَا
الرَّسُولَا
Yüzleri ateşte çevrildiği gün: «Keşke Allah’a itaat etseydik, keşke Peygamber’e itaat etseydik!» derler.[66]
ق۪يلَ
ادْخُلِ
الْجَنَّةَۜ
قَالَ
يَا لَيْتَ
قَوْم۪ي
يَعْلَمُونَۙ
Ona «Cennete gir» denince, «Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!» demişti.[26-27]
حَتّٰٓى
اِذَا
جَٓاءَنَا
قَالَ
يَا لَيْتَ
بَيْن۪ي
وَبَيْنَكَ
بُعْدَ
الْمَشْرِقَيْنِ
فَبِئْسَ
الْقَر۪ينُ
Sonunda Bize gelince arkadaşına: «Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar uzaklık olsaydı, sen ne kötü arkadaş imişsin!» der. Nedametin bugün size hiç faydası dokunmaz; zira haksızlık etmiştiniz, şimdi azabda ortaksınız.[38-39]
قَالَتِ
الْاَعْرَابُ
اٰمَنَّاۜ
قُلْ
لَمْ
تُؤْمِنُوا
وَلٰكِنْ
قُولُٓوا
اَسْلَمْنَا
وَلَمَّا
يَدْخُلِ
الْا۪يمَانُ
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَاِنْ
تُط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
لَا
يَلِتْكُمْ
مِنْ
اَعْمَالِكُمْ
شَيْـٔاًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Bedeviler: «İnandık» dediler, de ki: «İnanmadınız ama İslam olduk deyin; inanç henüz gönüllerinize yerleşmedi; eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, işlediklerinizden bir şey eksilmez; doğrusu Allah, bağışlar, merhamet eder.»[14]
وَاَمَّا
مَنْ
اُو۫تِيَ
كِتَابَهُ
بِشِمَالِه۪
فَيَقُولُ
يَا لَيْتَن۪ي
لَمْ
اُو۫تَ
كِتَابِيَهْۚ
Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: «Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı» der.[25-29]
يَا لَيْتَهَا
كَانَتِ
الْقَاضِيَةَۚ
Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: «Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı» der.[25-29]
اِنَّٓا
اَنْذَرْنَاكُمْ
عَذَاباً
قَر۪يباًۚ
يَوْمَ
يَنْظُرُ
الْمَرْءُ
مَا
قَدَّمَتْ
يَدَاهُ
وَيَقُولُ
الْـكَافِرُ
يَا لَيْتَن۪ي
كُنْتُ
تُرَاباً
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: «Keşke toprak olaydım» der.[40]
يَقُولُ
يَا لَيْتَن۪ي
قَدَّمْتُ
لِحَيَات۪يۚ
«Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım» der.[24]
Yükleniyor...