ل ع ل
126ayette
129kez geçiyor
41/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %64 · Medenî %36
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Abese 3
24. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
17 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| لَعَلَّكُمْ | Harfi Nasb | لَعَلَّكُمْ | Umulur ki siz | 129 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ذ ك ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
29 ayet
وَاِذْ
اَخَذْنَا
م۪يثَاقَكُمْ
وَرَفَعْنَا
فَوْقَكُمُ
الطُّورَۜ
خُذُوا
مَٓا
اٰتَيْنَاكُمْ
بِقُوَّةٍ
وَاذْكُرُوا
مَا
ف۪يهِ
لَعَلَّكُمْ
تَتَّقُونَ
Sizden kesin söz almıştık. Tur dağını yükselterek tepenize dikmiştik. «Allah’a karşı gelmekten sakınanlardan olabilmeniz için, size verdiğimiz Kitab’a kuvvetle sarılın, onda bulunanları hatırda tutun» demiştik.[63]
وَلَا
تَنْكِحُوا
الْمُشْرِكَاتِ
حَتّٰى
يُؤْمِنَّۜ
وَلَاَمَةٌ
مُؤْمِنَةٌ
خَيْرٌ
مِنْ
مُشْرِكَةٍ
وَلَوْ
اَعْجَبَتْكُمْۚ
وَلَا
تُنْكِحُوا
الْمُشْرِك۪ينَ
حَتّٰى
يُؤْمِنُواۜ
وَلَعَبْدٌ
مُؤْمِنٌ
خَيْرٌ
مِنْ
مُشْرِكٍ
وَلَوْ
اَعْجَبَكُمْۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
يَدْعُونَ
اِلَى
النَّارِۚ
وَاللّٰهُ
يَدْعُٓوا
اِلَى
الْجَنَّةِ
وَالْمَغْفِرَةِ
بِاِذْنِه۪ۚ
وَيُبَيِّنُ
اٰيَاتِه۪
لِلنَّاسِ
لَعَلَّهُمْ
يَتَذَكَّرُونَ۟
Allah’a eş koşan kadınlarla onlar imana gelinceye kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse de ortak koşan bir kadından daha iyidir. İnanmalarına kadar; ortak koşan erkeklerle mümin kadınları evlendirmeyin. İnanan bir köle, hoşunuza gitmiş olsa da, ortak koşan bir erkekten daha iyidir. İşte onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle cennete ve mağfirete çağırır ve insanlara ibret alsınlar diye ayetlerini açıklar.[221]
وَاعْتَصِمُوا
بِحَبْلِ
اللّٰهِ
جَم۪يعاً
وَلَا
تَفَرَّقُواۖ
وَاذْكُرُوا
نِعْمَتَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْ
اِذْ
كُنْتُمْ
اَعْدَٓاءً
فَاَلَّفَ
بَيْنَ
قُلُوبِكُمْ
فَاَصْبَحْتُمْ
بِنِعْمَتِه۪ٓ
اِخْوَاناًۚ
وَكُنْتُمْ
عَلٰى
شَفَا
حُفْرَةٍ
مِنَ
النَّارِ
فَاَنْقَذَكُمْ
مِنْهَاۜ
كَذٰلِكَ
يُبَيِّنُ
اللّٰهُ
لَكُمْ
اٰيَاتِه۪
لَعَلَّكُمْ
تَهْتَدُونَ
Toptan Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah’ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar.[103]
وَمَا
عَلَى
الَّذ۪ينَ
يَتَّقُونَ
مِنْ
حِسَابِهِمْ
مِنْ
شَيْءٍ
وَلٰكِنْ
ذِكْرٰى
لَعَلَّهُمْ
يَتَّقُونَ
Sakınan kimselere, onların hesaplarından bir sorumluluk yoktur. Fakat bir hatırlatmadır; belki sakınırlar.[69]
وَلَا
تَقْرَبُوا
مَالَ
الْيَت۪يمِ
اِلَّا
بِالَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُ
حَتّٰى
يَبْلُغَ
اَشُدَّهُۚ
وَاَوْفُوا
الْكَيْلَ
وَالْم۪يزَانَ
بِالْقِسْطِۚ
لَا
نُكَلِّفُ
نَفْساً
اِلَّا
وُسْعَهَا
وَاِذَا
قُلْتُمْ
فَاعْدِلُوا
وَلَوْ
كَانَ
ذَا
قُرْبٰىۚ
وَبِعَهْدِ
اللّٰهِ
اَوْفُواۜ
ذٰلِكُمْ
وَصّٰيكُمْ
بِه۪
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَۙ
Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah’ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır.[152]
يَا بَن۪ٓي
اٰدَمَ
قَدْ
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكُمْ
لِبَاساً
يُوَار۪ي
سَوْاٰتِكُمْ
وَر۪يشاً۠
وَلِبَاسُ
التَّقْوٰى
ذٰلِكَ
خَيْرٌۜ
ذٰلِكَ
مِنْ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
لَعَلَّهُمْ
يَذَّكَّرُونَ
Ey İnsanoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik. Takva örtüsü ise bunlardan daha hayırlıdır. Allah’ın bu ayetleri öğüt almanız içindir.[26]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
يُرْسِلُ
الرِّيَاحَ
بُشْراً
بَيْنَ
يَدَيْ
رَحْمَتِه۪ۜ
حَتّٰٓى
اِذَٓا
اَقَلَّتْ
سَحَاباً
ثِقَالاً
سُقْنَاهُ
لِبَلَدٍ
مَيِّتٍ
فَاَنْزَلْنَا
بِهِ
الْمَٓاءَ
فَاَخْرَجْنَا
بِه۪
مِنْ
كُلِّ
الثَّمَرَاتِۜ
كَذٰلِكَ
نُخْرِجُ
الْمَوْتٰى
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَ
Rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgarları gönderen Allah’tır. Rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları taşıdığında, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her türlü ürünü yetiştiririz; ölüleri de bunun gibi diriltip, çıkarırız; belki bundan ibret alırsınız.[57]
اَوَعَجِبْتُمْ
اَنْ
جَٓاءَكُمْ
ذِكْرٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
عَلٰى
رَجُلٍ
مِنْكُمْ
لِيُنْذِرَكُمْ
وَلِتَتَّقُوا
وَلَعَلَّكُمْ
تُرْحَمُونَ
«Ey milletim! Bende bir sapıklık yoktur, ancak ben Alemlerin Rabbinin peygamberiyim, Rabbimin sözlerini size bildiriyor, öğüt veriyorum. Sizin bilmediğinizi Allah katından ben biliyorum. Sakınmanızı ve böylece merhamete uğramanızı sağlamak üzere sizi uyarmak için aranızdan biri vasıtasıyla Rabbinizden size haber gelmesine mi şaşıyorsunuz?» dedi.[61-63]
اَوَعَجِبْتُمْ
اَنْ
جَٓاءَكُمْ
ذِكْرٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
عَلٰى
رَجُلٍ
مِنْكُمْ
لِيُنْذِرَكُمْۜ
وَاذْكُرُٓوا
اِذْ
جَعَلَكُمْ
خُلَـفَٓاءَ
مِنْ
بَعْدِ
قَوْمِ
نُوحٍ
وَزَادَكُمْ
فِي
الْخَلْقِ
بَصْۣـطَةًۚ
فَاذْكُرُٓوا
اٰلَٓاءَ
اللّٰهِ
لَعَلَّكُمْ
تُفْلِحُونَ
Size Rabbimin sözlerini bildiriyorum. Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm; sizi uyarmak üzere, aranızdan bir adam vasıtasiyle Rabbinizden size bir haber gelmesine mi şaşıyorsunuz? Allah’ın sizi Nuh’un milleti yerine getirdiğini ve vücutça da onlardan üstün kıldığını hatırlayın, başarıya erişebilmeniz için Allah’ın nimetlerini anın» dedi.[68-69]
وَلَقَدْ
اَخَذْنَٓا
اٰلَ
فِرْعَوْنَ
بِالسِّن۪ينَ
وَنَقْصٍ
مِنَ
الثَّمَرَاتِ
لَعَلَّهُمْ
يَذَّكَّرُونَ
And olsun ki, Biz de Firavun ailesini, ders alsınlar diye, yıllarca kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.[130]
وَاِذْ
نَتَقْنَا
الْجَبَلَ
فَوْقَهُمْ
كَاَنَّهُ
ظُلَّةٌ
وَظَنُّٓوا
اَنَّهُ
وَاقِعٌ
بِهِمْۚ
خُذُوا
مَٓا
اٰتَيْنَاكُمْ
بِقُوَّةٍ
وَاذْكُرُوا
مَا
ف۪يهِ
لَعَلَّكُمْ
تَتَّقُونَ۟
Tur dağını, gölgelik gibi onların üzerlerine yükseltmiştik, onlar tepelerine düşeceğini sanmışlardı. Onlara: «Size verdiğimiz Kitap’a sıkıca sarılın, içinde olanı düşünün ki sakınanlardan olasınız» demiştik.[171]
وَاذْكُـرُٓوا
اِذْ
اَنْتُمْ
قَل۪يلٌ
مُسْتَضْعَفُونَ
فِي
الْاَرْضِ
تَخَافُونَ
اَنْ
يَتَخَطَّفَكُمُ
النَّاسُ
فَاٰوٰيكُمْ
وَاَيَّدَكُمْ
بِنَصْرِه۪
وَرَزَقَكُمْ
مِنَ
الطَّيِّبَاتِ
لَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Yeryüzünde az sayıda olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi esir olarak alıp götürmesinden korktuğunuz zamanları, hatırlayın. Allah, şükredesiniz diye sizi barındırmış, yardımıyla desteklemiş, temiz şeylerle rızıklandırmıştır.[26]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
لَق۪يتُمْ
فِئَةً
فَاثْبُتُوا
وَاذْكُرُوا
اللّٰهَ
كَث۪يراً
لَعَلَّكُمْ
تُفْلِحُونَۚ
Ey inananlar! Bir toplulukla karşılaşırsanız dayanın; başarıya erişebilmeniz için Allah’ı çok anın.[45]
فَاِمَّا
تَثْقَفَنَّهُمْ
فِي
الْحَرْبِ
فَشَرِّدْ
بِهِمْ
مَنْ
خَلْفَهُمْ
لَعَلَّهُمْ
يَذَّكَّرُونَ
Anlaşma yaptığın kimseler, sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında bozarlar. Savaşta onları yakalarsan, arkalarındakilere ibret olacak şekilde, darmadağın et.[56-57]
تُؤْت۪ٓي
اُكُلَهَا
كُلَّ
ح۪ينٍ
بِاِذْنِ
رَبِّهَاۜ
وَيَضْرِبُ
اللّٰهُ
الْاَمْثَالَ
لِلنَّاسِ
لَعَلَّهُمْ
يَتَذَكَّرُونَ
Allah’ın, hoş bir sözü; kökü sağlam, dalları göğe doğru olan, Rabbinin izniyle her zaman meyve veren hoş bir ağaca benzeterek nasıl misal verdiğini görmüyor musun? İnsanlar ibret alsın diye Allah onlara misal gösteriyor.[24-25]
بِالْبَيِّنَاتِ
وَالزُّبُرِۜ
وَاَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
الذِّكْرَ
لِتُبَيِّنَ
لِلنَّاسِ
مَا
نُزِّلَ
اِلَيْهِمْ
وَلَعَلَّهُمْ
يَتَفَكَّرُونَ
Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran’ı indirdik. Belki düşünürler.[43-44]
اِنَّ
اللّٰهَ
يَأْمُرُ
بِالْعَدْلِ
وَالْاِحْسَانِ
وَا۪يتَٓائِ
ذِي
الْقُرْبٰى
وَيَنْهٰى
عَنِ
الْفَحْشَٓاءِ
وَالْمُنْكَرِ
وَالْبَغْيِۚ
يَعِظُكُمْ
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَ
Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.[90]
فَقُولَا
لَهُ
قَوْلاً
لَيِّناً
لَعَلَّهُ
يَتَذَكَّرُ
اَوْ
يَخْشٰى
Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar.[44]
وَكَذٰلِكَ
اَنْزَلْنَاهُ
قُرْاٰناً
عَرَبِياًّ
وَصَرَّفْنَا
ف۪يهِ
مِنَ
الْوَع۪يدِ
لَعَلَّهُمْ
يَتَّقُونَ
اَوْ
يُحْدِثُ
لَهُمْ
ذِكْراً
İşte Kuran’ı, Arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açıkladık ki belki sakınırlar yahut onlara ibret verir.[113]
وَالْبُدْنَ
جَعَلْنَاهَا
لَكُمْ
مِنْ
شَعَٓائِرِ
اللّٰهِ
لَكُمْ
ف۪يهَا
خَيْرٌۗ
فَاذْكُرُوا
اسْمَ
اللّٰهِ
عَلَيْهَا
صَوَٓافَّۚ
فَاِذَا
وَجَبَتْ
جُنُوبُهَا
فَكُلُوا
مِنْهَا
وَاَطْعِمُوا
الْقَانِـعَ
وَالْمُعْتَرَّۜ
كَذٰلِكَ
سَخَّرْنَاهَا
لَكُمْ
لَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
İşte kurbanlık deve ve sığırları Allah’ın size olan nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Bağlı halde keserken üzerlerine Allah’ın adını anın. Yan üstü düşüp ölünce onlardan yiyin, isteyene de istemeyene de verin. Şükredersiniz diye onları böylece sizin buyruğunuza verdik.[36]
Yükleniyor...