م و ت
143ayette
165kez geçiyor
53/114surede
31farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %61 · Medenî %39
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’lâ 13
8. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
21 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| الْمَوْتَ | İsim | الْفَعْلِ | Ölüm | 49 |
| الْمَوْتٰى | İsim | الْفَعْلَى | Ölüler | 15 |
| يُم۪يتُكُمْ | İfal Babı | وَيُفْعِلُ | Ve öldürür | 14 |
| مِتْنَا | Feale-Yefulu | فُعِلْنَا | Öldük | 11 |
| الْمَيِّتِ | İsim | الْفَيْعِلِ | Ölü | 10 |
| وَمَاتُوا | Feale-Yefulu | وَفَعَلُوا | Ve öldüler | 9 |
| يَمُوتُ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُ | Ölür | 7 |
| تَمُوتُنَّ | Feale-Yefulu | تَفْعُلُنَّ | Kesinlikle öleceksiniz | 5 |
| الْمَيْتَةَ | İsim | الْفَعْلَةَ | Ölü | 5 |
| مَيْتاً | Sıfat | فَعْلًا | Ölü | 4 |
| اَمْوَاتاً | İsim | أَفْعَالًا | Ölüler | 3 |
| اَمْوَاتٌۜ | İsim | أَفْعَالٌ | Ölüler | 3 |
| فَاَمَاتَهُ | İfal Babı | فَأَفْعَلَهُ | Hemen onu öldürdü | 3 |
| وَمَمَات۪ي | İsim | وَمَفْعَلِي | Ve ölümüm | 3 |
| مُوتُوا | Feale-Yefulu | افْعُلُوا | Ölün | 2 |
| مَيِّتٍ | Sıfat | فَيْعِلٍ | Ölü | 2 |
| وَنُم۪يتُ | İfal Babı | وَنُفْعِلُ | Ve öldürürüz | 2 |
| لَمَيِّتُونَۜ | İsim | لَفَيْعِلُونَ | Ölüler | 2 |
| نَمُوتُ | Feale-Yefulu | نَفْعُلُ | Ölürüz | 2 |
| الْمَوْتٰىۚ | Sıfat | الْفَعْلَى | Ölüler | 2 |
| مَوْتَتَنَا | İsim | فَعْلَتَنَا | Ölümümüz | 2 |
| فَيَمُتْ | Feale-Yefulu | فَيَفْعُلْ | Ölür | 1 |
| وَاُم۪يتُۜ | İfal Babı | وَأُفْعِلُ | Ve öldürürüm | 1 |
| مَيْتاً | İsim | فَعْلًا | Ölü | 1 |
| اَمُوتُ | Feale-Yefulu | أَفْعُلُ | Ölürüm | 1 |
| مَوْتاً | İsim | فَعْلًا | Ölüm | 1 |
| الْمَيْتَةُۚ | Sıfat | الْفَعْلَةُ | Ölü | 1 |
| بِمَيِّت۪ينَۙ | İsim | بِفَيْعِلِينَ | Ölüler | 1 |
| تَمُتْ | Feale-Yefulu | تَفْعُلْ | Ölürsün | 1 |
| اَمَتَّنَا | İfal Babı | أَفْعَلْتَنَا | Bizi öldürdün | 1 |
| الْمَوْتَةَ | İsim | الْفَعْلَةَ | Ölüm | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ش ي أ ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
16 ayet
اَوْ
كَالَّذ۪ي
مَرَّ
عَلٰى
قَرْيَةٍ
وَهِيَ
خَاوِيَةٌ
عَلٰى
عُرُوشِهَاۚ
قَالَ
اَنّٰى
يُحْـي۪
هٰذِهِ
اللّٰهُ
بَعْدَ
مَوْتِهَاۚ
فَاَمَاتَهُ
اللّٰهُ
مِائَةَ
عَامٍ
ثُمَّ
بَعَثَهُۜ
قَالَ
كَمْ
لَبِثْتَۜ
قَالَ
لَبِثْتُ
يَوْماً
اَوْ
بَعْضَ
يَوْمٍۜ
قَالَ
بَلْ
لَبِثْتَ
مِائَةَ
عَامٍ
فَانْظُرْ
اِلٰى
طَعَامِكَ
وَشَرَابِكَ
لَمْ
يَتَسَنَّهْۚ
وَانْظُرْ
اِلٰى
حِمَارِكَ
وَلِنَجْعَلَكَ
اٰيَةً
لِلنَّاسِ
وَانْظُرْ
اِلَى
الْعِظَامِ
كَيْفَ
نُنْشِزُهَا
ثُمَّ
نَكْسُوهَا
لَحْماًۜ
فَلَمَّا
تَبَيَّنَ
لَهُۙ
قَالَ
اَعْلَمُ
اَنَّ
اللّٰهَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi görmedin mi? «Allah burayı ölümünden sonra acaba nasıl diriltecek?» dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra diriltti, «Ne kadar kaldın?» dedi, «Bir gün veya bir günden az kaldım» dedi, «Hayır yüz yıl kaldın, yiyeceğine içeceğine bak, bozulmamış; eşeğine bak ve hem seni insanlar için bir ibret kılacağız, kemiklere bak, onları nasıl birleştirip, sonra onlara et giydiriyoruz» dedi; bu ona apaçık belli olunca, «Artık Allah’ın her şeye Kadir olduğuna inanmış bulunuyorum» dedi.[259]
تُولِجُ
الَّيْلَ
فِي
النَّهَارِ
وَتُولِجُ
النَّهَارَ
فِي
الَّيْلِۘ
وَتُخْرِجُ
الْحَيَّ
مِنَ
الْمَيِّتِ
وَتُخْرِجُ
الْمَيِّتَ
مِنَ
الْحَيِّۘ
وَتَرْزُقُ
مَنْ
تَشَٓاءُ
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
Geceyi gündüze, gündüzü geceye geçirirsin; ölüden diri, diriden ölü çıkarırsın; dilediğini hesapsız rızıklandırırsın».[27]
وَمَا
مُحَمَّدٌ
اِلَّا
رَسُولٌۚ
قَدْ
خَلَتْ
مِنْ
قَبْلِهِ
الرُّسُلُۜ
اَفَا۬ئِنْ
مَاتَ
اَوْ
قُتِلَ
انْقَلَبْتُمْ
عَلٰٓى
اَعْقَابِكُمْۜ
وَمَنْ
يَنْقَلِبْ
عَلٰى
عَقِبَيْهِ
فَلَنْ
يَضُرَّ
اللّٰهَ
شَيْـٔاًۜ
وَسَيَجْزِي
اللّٰهُ
الشَّاكِر۪ينَ
Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmişti. Ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah’a hiçbir zarar vermez. Allah şükredenlerin mükafatını verecektir.[144]
وَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنِ
افْتَرٰى
عَلَى
اللّٰهِ
كَذِباً
اَوْ
قَالَ
اُو۫حِيَ
اِلَيَّ
وَلَمْ
يُوحَ
اِلَيْهِ
شَيْءٌ
وَمَنْ
قَالَ
سَاُنْزِلُ
مِثْلَ
مَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُۜ
وَلَوْ
تَرٰٓى
اِذِ
الظَّالِمُونَ
ف۪ي
غَمَرَاتِ
الْمَوْتِ
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
بَاسِطُٓوا
اَيْد۪يهِمْۚ
اَخْرِجُٓوا
اَنْفُسَكُمْۜ
اَلْيَوْمَ
تُجْزَوْنَ
عَذَابَ
الْهُونِ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَقُولُونَ
عَلَى
اللّٰهِ
غَيْرَ
الْحَقِّ
وَكُنْتُمْ
عَنْ
اٰيَاتِه۪
تَسْتَكْبِرُونَ
Allah’a karşı yalan uydurandan veya kendisine bir şey vahyedilmemişken «Bana vahyolundu, Allah’ın indirdiği gibi ben de indireceğim» diyenden daha zalim kim olabilir? Bu zalimleri can çekişirlerken melekler ellerini uzatmış, «Canlarınızı verin, bugün Allah’a karşı haksız yere söylediklerinizden, O’nun ayetlerine büyüklük taslamanızdan ötürü alçaltıcı azabla cezalandırılacaksınız» derken bir görsen![93]
وَلَوْ
اَنَّـنَا
نَزَّلْـنَٓا
اِلَيْهِمُ
الْمَلٰٓئِكَةَ
وَكَلَّمَهُمُ
الْمَوْتٰى
وَحَشَرْنَا
عَلَيْهِمْ
كُلَّ
شَيْءٍ
قُبُلاً
مَا
كَانُوا
لِيُؤْمِنُٓوا
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَهُمْ
يَجْهَلُونَ
Eğer biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de inanmazlardı; fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.[111]
وَلَوْ
اَنَّ
قُرْاٰناً
سُيِّرَتْ
بِهِ
الْجِبَالُ
اَوْ
قُطِّعَتْ
بِهِ
الْاَرْضُ
اَوْ
كُلِّمَ
بِهِ
الْمَوْتٰىۜ
بَلْ
لِلّٰهِ
الْاَمْرُ
جَم۪يعاًۜ
اَفَلَمْ
يَايْـَٔسِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَنْ
لَوْ
يَشَٓاءُ
اللّٰهُ
لَهَدَى
النَّاسَ
جَم۪يعاًۜ
وَلَا
يَزَالُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
تُص۪يبُهُمْ
بِمَا
صَنَعُوا
قَارِعَةٌ
اَوْ
تَحُلُّ
قَر۪يباً
مِنْ
دَارِهِمْ
حَتّٰى
يَأْتِيَ
وَعْدُ
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُخْلِفُ
الْم۪يعَادَ۟
Eğer Kuran ile dağlar yürütülmüş veya yeryüzü parçalanmış yahut ölüler konuşturulmuş olsaydı, kafirler yine de inanmazlardı. Oysa bütün işler Allah’a aittir. İnananların, «Allah dilese bütün insanları doğru yola eriştirebilir» gerçeğini akılları kesmedi mi? Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, yaptıkları işler sebebiyle inkar edenlere bir belanın dokunması veya evlerinin yakınına inmesi devam eder durur. Allah, verdiği sözden şüphesiz caymaz.[31]
ذٰلِكَ
بِاَنَّ
اللّٰهَ
هُوَ
الْحَقُّ
وَاَنَّهُ
يُحْـيِ
الْمَوْتٰى
وَاَنَّهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌۙ
Bunlar, yalnız Allah’ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün herşeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyamet saatinin geleceğini, Allah’ın kabirlerde olanı dirilteceğini gösterir.[6-7]
وَاتَّخَذُوا
مِنْ
دُونِه۪ٓ
اٰلِهَةً
لَا
يَخْلُقُونَ
شَيْـٔاً
وَهُمْ
يُخْلَقُونَ
وَلَا
يَمْلِكُونَ
لِاَنْفُسِهِمْ
ضَراًّ
وَلَا
نَفْعاً
وَلَا
يَمْلِكُونَ
مَوْتاً
وَلَا
حَيٰوةً
وَلَا
نُشُوراً
Kafirler, O’nu bırakıp, birşey yaratamayan, bilakis kendileri yaratılmış olan, kendilerine ne zarar ve ne de fayda verebilen; öldürmeye, diriltmeye ve ölümden sonra tekrar canlandırmaya güçleri yetmeyen tanrılar edindiler.[3]
اَللّٰهُ
الَّذ۪ي
خَلَقَكُمْ
ثُمَّ
رَزَقَكُمْ
ثُمَّ
يُم۪يتُكُمْ
ثُمَّ
يُحْي۪يكُمْۜ
هَلْ
مِنْ
شُرَكَٓائِكُمْ
مَنْ
يَفْعَلُ
مِنْ
ذٰلِكُمْ
مِنْ
شَيْءٍۜ
سُبْحَانَهُ
وَتَعَالٰى
عَمَّا
يُشْرِكُونَ۟
Sizi yaratan, sonra rızıklandıran, sonra öldüren, daha sonra da dirilten Allah’tır. O’na koştuğunuz ortaklarınızdan böyle bir şey yapan var mıdır? Allah onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir.[40]
فَانْظُرْ
اِلٰٓى
اٰثَارِ
رَحْمَتِ
اللّٰهِ
كَيْفَ
يُحْـيِ
الْاَرْضَ
بَعْدَ
مَوْتِهَاۜ
اِنَّ
ذٰلِكَ
لَمُحْـيِ
الْمَوْتٰىۚ
وَهُوَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Allah’ın rahmetinin belirtilerine bir bak, yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor? Şüphesiz ölüleri O diriltir. O her şeye Kadir’dir.[50]
وَمَا
يَسْتَوِي
الْاَحْيَٓاءُ
وَلَا
الْاَمْوَاتُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يُسْمِــعُ
مَنْ
يَشَٓاءُۚ
وَمَٓا
اَنْتَ
بِمُسْمِــعٍ
مَنْ
فِي
الْقُبُورِ
Dirilerle ölüler de bir değildir. Doğrusu Allah, dilediği kimseye işittirir. Sen, kabirlerde olanlara işittiremezsin.[22]
اِنَّا
نَحْنُ
نُحْـيِ
الْمَوْتٰى
وَنَكْتُبُ
مَا
قَدَّمُوا
وَاٰثَارَهُمْۜ
وَكُلَّ
شَيْءٍ
اَحْصَيْنَاهُ
ف۪ٓي
اِمَامٍ
مُب۪ينٍ۟
Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan Biziz; herşeyi, apaçık bir kitabda saymışızdır.[12]
وَمِنْ
اٰيَاتِه۪ٓ
اَنَّكَ
تَرَى
الْاَرْضَ
خَاشِعَةً
فَاِذَٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْهَا
الْمَٓاءَ
اهْتَزَّتْ
وَرَبَتْۜ
اِنَّ
الَّـذ۪ٓي
اَحْيَاهَا
لَمُحْـيِ
الْمَوْتٰىۜ
اِنَّهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Kupkuru gördüğün yeryüzünün, Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçmesi, kabarması, Allah’ın varlığının belgelerindendir. Ona can veren Allah şüphesiz ölüleri de diriltir. Doğrusu O her şeye kadir’dir.[39]
اَمِ
اتَّخَذُوا
مِنْ
دُونِه۪ٓ
اَوْلِيَٓاءَۚ
فَاللّٰهُ
هُوَ
الْوَلِيُّ
وَهُوَ
يُحْـيِ
الْمَوْتٰىۘ
وَهُوَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ۟
Demek onlar Allah’tan başka dostlar edindiler? Oysa dost, ancak Allah’tır. O, ölüleri diriltir. Her şeye Kadir’dir.[9]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّ
اللّٰهَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَلَمْ
يَعْيَ
بِخَلْقِهِنَّ
بِقَادِرٍ
عَلٰٓى
اَنْ
يُحْيِيَ
الْمَوْتٰىۜ
بَلٰٓى
اِنَّهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Gökleri, yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmezler mi? Evet; O her şeye Kadir’dir.[33]
لَهُ
مُلْكُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۚ
يُحْـي۪
وَيُم۪يتُۚ
وَهُوَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur; diriltir, öldürür. O, her şeye Kadir’dir.[2]
Yükleniyor...